T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 570
KARAR NO : 2017 / 677
KARAR TR : 27.11.2017
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A.S.A.Ş.
Vekili :Av. Y. S.
Davalı :Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili :Av. S.S.
İhbar Olunan
(Adli Yargıda): K. İ. Ltd. Şti. ve A.MühendislikA.Ş. Ortaklığı
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili Şirkete sigortalı 33 … 03 plaka sayılı aracın 07.02.2016 tarihindesürücü G. G.’ün’ün sevk ve idaresindeHilton Oteli istikametinden İnönü Bulvarını takiben 1.Cadde istikametine seyri sırasında Tulumba köprüaltına geldiğinde, yol üzerinde bulunan demirızgaraların birisinin açık olduğu, diğerininise geçişi sırasında yerindençıktığı ve aracın alt kısımlarınıçarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini;kaza tespit tutanağında; davalı idarenin kazanınoluşumunda yolun bakım ve onarımından sorumlu ilgilikuruluşun 2918 sayılı KTK'nın 101-b1 maddesinde belirtilen “yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak”kuralını ihlal ettiğinin, müvekkili şirketsigortalısı araç sürücüsünün kuralihlalinin olmadığının belirtildiğini; meydana gelenkazanın idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığını;ekspertiz İncelemesi sonucunda araçta tespit edilen 7.040,00 TLhasar bedelinin ilgili firmalara müvekkili şirkettarafından ödendiğini; kazanın meydana geldiği yolkesiminde demir ızgaraların birinin açık diğerininde geçişi sırasında yerinden çıkacakşekilde bakım ve onarımının yapılmamasındandolayı, kazanın oluşumunda, yolun yapım vebakımından sorumlu Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin kusurluolduğunu ifade ederek; 7.040.00 TL maddi zararın,sigortalılarına ödenme tarihi olan 07.04.2016’dan itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tazmini istemiyle2.8.2016 tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
MERSİN1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 12.1.2017 gün ve E:2016/521, K:2017/13sayı ile, “(…) Dava dilekçesi içeriği vetüm dosya kapsamı dikkate alındığında;Davacı tarafından açılan davanın belediyenin hizmetkusuru nedeniyle oluşan zarardan kaynaklı rücuen tazminatdavasıdır.
Kamu hizmetigörmekle yükümlü olan idareler kamu hizmetisırasında verdikleri zarardan dolayı Özel HukukHükümlerine tabii değildir. Kamu Tüzel kişilerininyasa tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması esnasında oluşan zararlar niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlardır. Bu zararlarıntazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdariYargılama Usulü Hakkındaki Kanununun 2.maddesi hükmüuyarınca İdari Yargı yerinde tam yargı davasıaçılması gerekmektedir. Hukuk Genel Kurulunun 04/11/2015 tarih2015/17-86 Esas, 2015/2364 Karar sayılı kararı da buyöndedir.
Mahkememizce yapılandeğerlendirme sonucunda; görev kurallarının kamudüzenine ilişkin olması ve mahkemece res'en dikkatealınmasının zorunlu olması, dava içeriğiitibariyle mahkememizin görevsiz olması ve davanın İdariYargılama Usulü Kanununun 2.maddesi hükmü uyarıncaİdari Yargı'da tam yargı davası olarak görülecekdavalardan olması nedeniyle tüm dosya kapsamıgözönüne alınarak aşağıdaki şekildehüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1-HMK'nun114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik davaşartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Görevlimahkemenin Mersin Nöbetçi İdare Mahkemesi olduğuna,
3-Davacınıngörevli ve yetkili İdare Mahkemesine başvurmaktamuhtariyetine…” karar vermiş, bu karar istinaf yolunabaşvurulmaksızın kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu defa, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
MERSİN1.İDARE MAHKEMESİ; 10.6.2017 gün ve E:2017/519 sayı ile,“(…) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
2918sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde;“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de;“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” hükümleri yer almaktadır.
(…)
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye HukukMahkemesi'nce yapılan itiraz başvurulan üzerine konuyu inceleyenAnayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: "... Anayasa Mahkemesi’nin dahaönceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihselgelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2., 125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir...” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı karan; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s. 136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında; "Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır." denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğan tümsorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda;2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 01.04.2014 tarih ve E:2014/280, K2014/325sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle, Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 12.01.2017 tarihve E:2016/521, K:2017/13 sayılı kararı ile verilengörevsizlik kararının kesinleşmesi üzerineMahkememizde 2017/519 esas sayılı dosya ile açılan davadagörevsiz olduğumuz sonucuna varıldığından, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanununun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesi'ne başvuru yapılmasına, UyuşmazlıkMahkemesi'nden karar gelinceye kadar dava hakkında karar verilmesininertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 27.11.2017günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, UYAP sistemine kayıtlı adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararının davalı idarece giderilmesi istemindenibaret bulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı şirket tarafından sigortalı33 … 03 plakalı aracın, sürücüsününsevk ve idaresinde 07.02.2016 tarihinde, Hilton Oteli istikametindenİnönü Bulvarını takiben 1. Cadde istikametine seyirhalindeyken, Tulumba Köprüsü altına geldiğinde yolüzerinde bulunan demir ızgaraların birinin açıkolması, diğerinin ise geçişi esnasında yerindençıkması ve aracın alt kısımlarınaçarpması sonucu araçta hasar oluştuğu, 7.040,00 TLtutarındaki hasar bedelinin; yolun yapım ve bakımından, dolayısıylakazanın oluşumundan sorumlu olduğu iddia edilen davalıİdareden, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte rücuen tazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Mersin 1.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile,Mersin 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin, 12.1.2017 gün ve E:2016/521, K:2017/13sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Mersin 1.İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Mersin 1.Asliye HukukMahkemesinin, 12.1.2017 gün ve E:2016/521, K:2017/13 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 27.11.2017gününde Üyelerden Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Turgay Tuncay VARLI KARŞI OY 03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olan düşüncedoğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyoruz. 27.11.2017 ÜYE ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN TurgayTuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy