T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2016 / 628 KARAR NO : 2017 / 29 KARAR TR : 20.2.2017 ÖZET : İç güvenlik bölgesinde jandarma komando er olarak vatani görevini yaparken yaralanan ve hastalanan, sonrasında Çamlıca Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi görürken tüberküloz teşhisiyle 08.03.1993 tarihinde vefat eden davacının yasal mirasçılarına 2330 sayılı Yasa gereği nakdi tazminat ödenmesine yönelik başvurunun reddine ilişkin 28.8.2015 tarih ve 760164 sayılı Jandarma Genel Komutanlığı işleminin iptali ve davacıya nakdi tazminat verilmesi istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : H. K. Vekili :Av. H. Ö. Davalı :Jandarma Genel Komutanlığı Vekili : Av. S. V. O L A Y : Davacı vekili, içgüvenlik bölgesinde jandarma komando er olarak vatani göreviniyaparken yaralanan ve hastalanan, sonrasında ÇamlıcaGöğüs Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi görürkentüberküloz teşhisiyle 08/03/1993 tarihinde vefat eden M.K.’unyasal mirasçıları olan davacı H.K. ile babası İ.K.’a2330 sayılı Yasa gereği nakdi tazminat ödenmesineyönelik başvurunun reddine ilişkin 28.8.2015 tarih ve 760164 sayılıJandarma Genel Komutanlığı işleminin iptali ve nakditazminatın yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle idariyargı yerinde 08.10.2015 tarihinde dava açmıştır. Ankara 5. İdare Mahkemesi:11/12/2015 gün ve 2015/2614 Esas, 2015/2511 Karar sayılıkararı ile ‘‘…2577 Sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 4001 Sayılı Kanunladeğişik 5. maddesinin 1. fıkrasında; Her idari işlemaleyhine ayrı ayrı dava açılacağı ancakaralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya dasebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işlemekarşı da bir dilekçe ile dava açılabileceği,2. fıkrasında ise, birden fazla şahsın müşterekdilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hakveya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddiolay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerektiği hükmebağlanmıştır. Dava dosyasınınincelenmesinden, davacıların oğlu M.K.'un askerlik göreviniyerine getirmekte iken 08/03/1993 tarihinde vefat ettiği, 2330sayılı Kanun kapsamında nakdi tazminat ödenmesi talebinin05/12/1996 tarihli İçişleri Bakanlığı NakdiTazminat Komisyonu kararı ile reddedilmesi üzerine davacı İ.K.tarafından bu işlemin iptali istemiyle açılan davadaAskeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin 29/01/1999 günlü, E:1998/1334, K: 1999/40 sayılı karar ile davanın reddine kararverildiği, davacılar vekilinin 2330 sayılı Kanunkapsamında nakdi tazminat ödenmesi yönündekibaşvurusunun 28/08/2015 günlü işlemle reddi üzerine buişlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanınaçıldığı anlaşılmıştır. Olayda, davacılardan İ.K.'unyukarıda aktarılan daha önceki başvurusu nedeniyle ve H.K.ile aynı hukuki durumda bulunmadıkları dolayısıyla heriki davacı tarafından ayrı ayrı davaaçılması gerektiği sonucuna varılmış, davadilekçesi 2577 sayılı Kanunun 5'inci maddesine uygungörülmemiştir…’’ şeklindekigerekçesiyle dilekçenin reddine karar vermiştir. Davacı vekilidilekçesini yenileyerek davacı H.K. adına aynı istemleidari yargı yerinde 08/02/2016 tarihinde davaaçmıştır. Davalı idare vekilitarafından birinci savunma dilekçesinde, davanınçözümünde AYİM’in görevli olduğuileri sürülerek görev itirazında bulunulmuştur. ANKARA 5. İDAREMAHKEMESİ: 29/06/2016 gün ve 2016/562 Esas sayılıkararı ile aynen, ‘‘…Anayasanın 157. maddesinde;Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin, askeri olmayan makamlarca tesisedilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmeteilişkin idari işlem ve eylemlerden doğanuyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derecemahkemesi olduğu; askerlik yükümlülüğündendoğan uyuşmazlıklarda ise asker kişi olmaşartının aranmayacağı belirtilmiş; 1602sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun 20.maddesinde de bu kurala yer verilmiştir. Askeri Yüksek İdareMahkemesinin bir davaya bakabilmesi için işlemin; "askerkişiyi ilgilendirmesi" ve "askeri hizmete ilişkinbulunması" gerekmektedir. Bu bağlamda, her ne kadardavacının murisinin asker kişi olduğunda kuşkubulunmamakta ise de, görev uyuşmazlığınınçözümü için, idari işlemin askeri hizmete ilişkinolup olmadığının irdelenmesi gerekir. İdari işlem askerigereklere, askeri usul ve yönteme ve askeri hizmete göre tesisedilmiş ise, bu işlemin askeri hizmete ilişkin olduğu kabuledilmelidir. Diğer bir ifadeyle, askeri hizmete ilişkin idari işlemler;idarenin bir asker kişinin askeri yeterlik ve yetenekleri, tutum vedavranışları, askeri geçmişi, asker kişiolmaktan kaynaklanan hak ve ödevleri, askerlik hizmetinin amacı,askeri görev yerlerinin özellikleri, askeri kural ve gerekler gözönünde tutularak tesis edilen işlemlerdir. Dosyanın incelenmesinden,davacının vatani görevini yapmakta iken vefat eden oğlunedeniyle kendisine 2330 sayılı Kanun uyarınca nakdi tazminatödenmesine yönelik başvurusunun reddine ilişkin 28/8/2015tarih ve 760164 sayılı Jandarma Genel Komutanlığıişleminin iptali ile nakdi tazminatın yasal faiziyle ödenmesinekarar verilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı, uyuşmazlığın 2330sayılı Kanun’dan kaynaklandığı ve askeri hizmeteilişkin olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, Anayasanın 157.ve 1602 sayılı Kanunun 20. maddelerinde öngörülen,idari işlemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askeri hizmeteilişkin bulunması koşullan birliktegerçekleşmediğinden, davanın görüm veçözümü genel idari yargının görevalanında bulunmaktadır…’’ şeklindekigerekçesiyle davalı idarenin görev itirazınıreddederek görevlilik kararı vermiştir. Davalı idare vekilince,süresinde verilen dilekçe ile askeri idari yargı yararınaolumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine, dava dosyası Askeri Yüksek İdare MahkemesiBaşsavcılığı’na gönderilmiştir. ASKERİYÜKSEK İDARE MAHKEMESİ BAŞSAVCISI:‘‘AskeriYüksek İdare Mahkemesinin görev alanı, Anayasanın 157.maddesindeki düzenlemeye paralel olarak, 1602 sayılı AYİMKanununun 20. maddesinde, “Askeri Yüksek İdare Mahkemesi,Türk Milleti adına; askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsabile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idariişlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilk ve sonderece mahkemesi olarak yargı denetimini ve diğer kanunlardagösterilen, görevleri yapar. Ancak, askerlikyükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olmasışartı aranmaz. Bu Kanunun uygulanmasında asker kişidenmaksat; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veyahizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeriöğrenci, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmelierbaş ve er, erbaş ve erler ile sivil memurlardır.”şeklinde ve 21.maddesinde de; “20 nci maddede belirtilenkişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem veeylemlerden dolayı; yetki, sebep, şekil, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından bahislemenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak iptaldavaları, aynı idari işlem ve eylemlerin haklarınıihlal etmesi halinde açılacak tam yargı davaları,doğrudan doğruya ve kesin olarak Askeri Yüksek İdareMahkemesinde çözümlenir ve karara bağlanır. ”şeklinde düzenlenmiştir. Anayasanın ve1602 sayılı Kanunun bu hükümleri karşısındabir davaya Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde bakılabilmesiiçin; 1-İdariişlemin bir asker kişi göz önünde tutularak tesisedilmesi veya idari eylemin bir asker kişiye yönelmişolması, yahut uyuşmazlığın askerlikyükümlülüğünden doğmuş olması, 2-Dava konusu idariişlem ve eylemin askeri hizmete ilişkin bulunmasışartlarının birlikte gerçekleşmiş olmasıgerekmektedir. “Askerkişiyi ilgilendirme" koşulundan, davacının hizmette yada görevden ayrılmış, 1602 sayılı Kanunun 20 ncimaddesinde sayılan asker kişilerden olmasıanlaşılabileceği gibi, “uyuşmazlığınaskerlik yükümlülüğünden doğmuşolması” durumunda da söz konusu koşulungerçekleştiği kabul edilmektedir. Bu açıklamalaranazaran; davacının oğlunun vefat ettiği tarihteyasanın açık hükmü karşısında“asker kişi” olduğu ve uyuşmazlığınaskerlik yükümlülüğünden doğduğukonusunda tereddüt yoktur. Diğer hususdava konusu işlemin askeri hizmete ilişkin olupolmadığıdır. Öğretide, UyuşmazlıkMahkemesinin kararlarında ve AYİM kararlarında belirtildiğiüzere idari işlemin, görevli yargı yerinin tespitiyönünden “askeri hizmete ilişkin" olup olmadığınınsaptanabilmesi için, işlemin konusuna bakılmasıgerekmektedir. Eğer idari işlem askeri gereklere, askeri usul veyönteme ve askeri hizmete göre tesis edilmiş ise bu işleminaskeri hizmete ilişkin bulunduğu kabul edilmelidir. Dahaaçık bir ifadeyle, askeri hizmete ilişkin idari işlemler,idarece bir asker kişinin askeri yeterlik ve yetenekleri, tutum vedavranışları, askeri geçmişi, asker kişiolmaktan kaynaklanan hak ve ödevleri, askerlik hizmetinin amacı,askeri görev yerlerinin özellikleri, askeri kural, gerek vegelenekler göz önünde tutularak değerlendirilmesi sonucundatesis edilen işlemdir. Buna göre,dava konusu olayda Anayasanın 157'nci ve 1602 sayılı AskeriYüksek İdare Mahkemesi Kanununun 20'nci maddesindeöngörülen idari işlem/eylemin “asker kişiyiilgilendirmesi" ve “askeri hizmete ilişkin bulunması"koşulları birlikte gerçekleştiğinden,Anayasanın 157, 1602 sayılı Kanunun 20 ve 21. maddelerinegöre davanın görüm ve çözümününAskeri Yüksek İdare Mahkemesinin görev alanına girdiğidüşünüldüğünden, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılarak Ankara 5. İdareMahkemesinin aksi yöndeki görevlilik kararınınkaldırılması gerektiği…’’gerekçesiyle askeri idari yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkarmış olup, 2247sayılı Yasa’nın 10. maddesine göre görevkonusunun incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesi’ndenistemiştir. Başkanlıkça,2247 sayılı Yasanın 13. maddesine göre DanıştayCumhuriyet Başsavcısı’nın da yazılıdüşüncesi istenilmiştir. DANIŞTAY BAŞSAVCISI:‘‘Anayasanın 157. maddesine göre, Askeri Yüksekİdare Mahkemesi askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile,asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idariişlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargıdenetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir. 1602 sayılı AskeriYüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun 20. maddesinde “AskeriYüksek İdare Mahkemesi Türk Milleti adına; askeri olmayanmakamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren veaskeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğanuyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargıdenetimini ve diğer kanunlarda gösterilen görevleri yapar. Ancakaskerlik yükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olması şartıaranmaz. Bu Kanunun uygulanmasında asker kişiden maksat; TürkSilahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmettenayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeriöğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş,erbaş ve erler ile sivil memurlardır.” hükmü yeralmaktadır. Anılan kurala göre,Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bir davaya bakabilmesi içindava konusu idari işlemde “asker kişiyi ilgilendirme” ve“askeri hizmete ilişkin bulunma” koşullarınınbirlikte gerçekleşmesi zorunludur. Olayda, oğlu askerlikgörevini yapmakta iken vefat eden davacının 2330sayılı Kanun uyarınca nakdi tazminat ödenmesi istemiyleyaptığı başvuru üzerine dava konusu işlemin tesisedildiği anlaşılmakta olup, bu işlemin tesis edilmesiaşamasında askeri hizmetle ilgili bir değerlendirmeyapılmadığı gibi bu işlemin yargısal denetimiaşamasında da askeri kural ve gerekler yönünden birdeğerlendirme yapılması gerekmemektedir. Bu durumda, olayda, idariişlemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkinbulunması koşullarının birliktegerçekleşmediği dikkate alındığında,davanın görüm ve çözümünün genelidari yargı yerinin görevinde bulunduğu sonucunaulaşılmaktadır. Açıklanan nedenle,2247 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi uyarıncayapılan başvurunun reddi gerektiğidüşünülmektedir.’’ şeklindedüşünce vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 20.2.2017 günlütoplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, davalı Jandarma GenelKomutanlığı vekilinin anılan Yasanın 10. maddesindeöngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve 12. maddede belirtilensüre içinde başvuruda bulunması üzerine, AskeriYüksek İdare Mahkemesi Başsavcısı’nca 10.maddede öngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşıldığıve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından, esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Sinem USTA’nın, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının. AskeriYüksek İdare Mahkemesi Savcısı OğuzPÜRTAŞ’ın ise askeri idari yargının görevliolduğu yolundaki yazılı ve sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,iç güvenlik bölgesinde jandarma komando er olarak vatanigörevini yaparken yaralanan ve hastalanan, sonrasındaÇamlıca Göğüs HastalıklarıHastanesi’nde tedavi görürken tüberkülozteşhisiyle 08.03.1993 tarihinde vefat eden M.K.’un yasalmirasçıları olan davacı H.K. ile babası İ.K.’a2330 sayılı Yasa gereği nakdi tazminat ödenmesineyönelik başvurunun reddine ilişkin 28.8.2015 tarih ve 760164sayılı Jandarma Genel Komutanlığı işlemininiptali ve davacıya nakdi tazminat verilmesi istemiyleaçılmıştır. Anayasa’nın 157.maddesinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin askeri olmayanmakamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren veaskeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğanuyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derecemahkemesi olduğu; ancak askerlikyükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olmasışartının aranmayacağı belirtilmiş; 20.7.1972tarih ve 1602 sayılı Yasa’nın 25.12.1981 tarih ve 2568sayılı Yasa ile değişik 20. maddesinde de aynıhüküm yer almıştır. Askeri Yüksek İdareMahkemesi’nin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idariişlemin “asker kişiyi ilgilendirmesi” ve “askerihizmete ilişkin bulunması” koşullarının birliktegerçekleşmesi gerekmektedir. 1602 sayılıYasa’nın değişik 20. maddesinde, Türk SilahlıKuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan,subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci uzmançavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erler ilesivil memurlar asker kişi sayılmaktadır. Gerek Anayasa’da gerekse1602 sayılı Yasa’da öngörülen düzenlemeyegöre, askeri hizmete ilişkin bir idari işlemin asker kişiyiilgilendirmesi koşulunu da taşıması halinde, bu askerkişinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalanmirasçılarına yansıyan hak doğurucuuyuşmazlıklara AYİM’de bakılacağındaduraksamaya yer olmayıp, davacının her halde asker kişiolması gerektiği yolunda açık bir kuralbulunmamaktadır. Nitekim, askeri hizmetinyürütülmesi sırasında ölen bir askerkişinin, şahsına sıkı sıkıya bağlıolmayan ve mirasçılarına intikali olanaklı bulunanşehit dul ve yetim aylığı gibi hakların eldeedilmesine yönelik bulunan ve idarece bu asker kişinin askeriyeterlik ve yeteneklerinin, tutum ve davranışlarının,askeri geçmişinin, asker kişi olmaktan kaynaklanan hak veödevlerinin; askerlik hizmetinin amacı, askeri görev yerlerininözellikleri, askeri kural ve gerekler göz önünde tutularaktesis edilen işlemlerde “asker kişiyi ilgilendirme”koşulunun da gerçekleştiği; bu nedenle, askerkişinin desteğinden yoksun kalan aile bireyleri veya kanuni ya daakdi halefi tarafından açılan iptal davalarınıngörüm ve çözümünde AYİM’ingörevli olduğu, Uyuşmazlık Mahkemesi’ninyerleşik kararları ile kabul görmüşbulunmaktadır. Diğer yandan idariişlemin, görevli yargı yerinin tespiti yönünden“askeri hizmete ilişkin” olup olmadığınınsaptanabilmesi için işlemin konusuna bakılmasıgerekmektedir. Eğer idari işlem askeri gereklere, askeri usul veyönteme ve askeri hizmete göre tesis edilmiş ise bu işleminaskeri hizmete ilişkin olduğu kabul edilmelidir. Dahaaçık bir ifadeyle, askeri hizmete ilişkin idari işlemler:idarenin bir asker kişinin askeri yeterlik ve yeteneklerinin, tutum vedavranışlarının, askeri geçmişinin, askerkişi olmaktan kaynaklanan hak ve ödevlerinin; askerlik hizmetininamacı, askeri görev yerlerinin özellikleri, askeri kural vegerekler göz önünde tutularak değerlendirilmesi sonucundatesis edilen işlemlerdir. İşlem, askeri olmayan bir makamtarafından tesis edilmiş olsa bile durum değişmemektemenfaati ihlal edilen asker kişinin açtığıdavanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ndegörülmesi gerekmektedir. Dava dosyasınınincelenmesinden; davacı H.K.’un vatani görevini jandarmakomando er olarak yapmakta iken yaralanıp hastalanan, sonrasındavefat eden oğlu nedeniyle kendisine 2330 sayılı Kanunuyarınca nakdi tazminat ödenmesine yönelik başvurusununreddine ilişkin 28/8/2015 tarih ve 760164 sayılı Jandarma GenelKomutanlığı işleminin iptali ile nakdi tazminatınyasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılandavanın açıldığıanlaşılmıştır. AYİMBaşsavcılığınca çıkarılan olumlugörev uyuşmazlığında, görevli yargı kolununbelirlenebilmesi için 2803 sayılı Jandarma Teşkilat,Görev ve Yetkileri Kanunu’na bakmak faydalı olacaktır: 2803 sayılı JandarmaTeşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu’nun, dava konusuişlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; “Bu Kanun,Jandarma Teşkilatındaki karargah, birlik ve kurumlar ile buralardahizmet gören personeli ve bunlarla ilgili faaliyet ve esaslarıkapsar.’’, ‘‘Tanım’’başlıklı 3. maddesinde; ‘‘Türkiye CumhuriyetiJandarması emniyet ve asayiş ile kamu düzenininkorunmasını sağlayan ve diğer kanun ve nizamlarınverdiği görevleri yerine getiren silahlı, askeri birgüvenlik ve kolluk kuvvetidir.’’ hükümlerine; ‘‘Bağlılık’’başlıklı 4. maddesi ile ‘‘Konuş veKuruluş’’ başlıklı 5. maddesinde;‘‘JandarmaGenel Komutanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin birparçası olup, Silahlı Kuvvetlerle ilgili görevleri,eğitim ve öğrenim bakımından Genelkurmay Başkanlığına,emniyet ve asayiş işleriyle diğer görev ve hizmetlerinifası yönünden İçişleriBakanlığına bağlıdır. Ancak Jandarma GenelKomutanı, Bakana karşı sorumludur.’’ ‘‘JandarmaGenel Komutanlığı Teşkilatı; görevinözelliği ve Türk Silahlı Kuvvetlerindeki esaslara uygunolarak kendi kuruluş ve kadrolarında gösterilir. Jandarma GenelKomutanlığının kuruluş ve kadrolarıyla konuşyerleri, Genelkurmay Başkanlığınıngörüşü alınarak İçişleriBakanlığınca düzenlenir. Ancak seferberlik ve savaştaKuvvet Komutanlıkları emrine girecek birliklerin kuruluş, kadrove konuşlarının düzenlenmesinde GenelkurmayBaşkanlığının onayı alınır. Emniyet ve asayiş ile görevlijandarma birliklerinin kuruluş ve konuşlarınındüzenlenmesinde zorunlu haller dışında mülki taksimat esasalınır. Ancak hizmette verim ve etkinliğin sağlanmasıamacıyla birden çok ili içine alan bölgelerdeteşkilatlanma da göz önünde bulundurulur.’’hükmüne; ‘‘Jandarmanıngenel olarak görevleri’’ başlıklı 7. maddesinde;‘‘Jandarmanın sorumluluk alanlarında genel olarakgörevleri şunlardır. a)Mülkigörevleri; Emniyet ve asayiş ile kamu düzenini sağlamak,korumak ve kollamak, kaçakçılığı men, takipve tahkik etmek, suç işlenmesini önlemek için gereklitedbirleri almak ve uygulamak, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinindış korunmalarını yapmak. b) Adligörevleri; İşlenmiş suçlarla ilgili olarakkanunlarda belirtilen işlemleri yapmak ve bunlara ilişkin adlihizmetleri yerine getirmek. c) Askerigörevleri; Askeri kanun ve nizamların gereği görevlerleGenelkurmay Başkanlığınca verilen görevleri yapmak. d) Diğergörevleri; Yukarıda belirtilen görevler dışındakalan ve diğer kanun ve nizam hükümlerinin icrası ilebunlara dayalı emir ve kararlarla Jandarmaya verilen görevleriyapmak.’’ hükmüne; ‘‘Jandarmanınsıkıyönetim, seferberlik ve savaş halindekigörevleri’’ başlıklı 8. maddesinde; ‘‘Jandarmabirlikleri; Genelkurmay Başkanlığınca lüzumgörülen hallerle sıkıyönetim, seferberlik vesavaş hallerinde gerekli olan bölümü ile KuvvetKomutanlıkları emrine girer, kalan bölümü ile JandarmaGenel Komutanlığı emrinde normal görevlerine devam eder.’’ “Personel, kaynaklarıve uygulanacak mevzuat” başlıklı 13. maddesinde; “Jandarma GenelKomutanlığı personeli; subay, astsubay, uzman jandarma, askeriöğrenci, erbaş ve erler ile sivil memur veişçilerden oluşur. Jandarma subay veastsubaylarının kaynak ve yetiştirilmeleri ile terfi, izin,sicil ve ödül işlemleri 926 sayılı TürkSilahlı Kuvvetleri Personel Kanunu esaslarına göreyürütülür. Jandarma subay ve astsubayları duyulanihtiyaca göre Genelkurmay Başkanlığınınonayı alınmak kaydıyla sınıflara ayrılır. Jandarma GenelKomutanlığının kendi kaynaklarındankarşılanamayan subay ve astsubay ihtiyacı kendi kuvvetleriyleilişkileri saklı kalmak şartıyla Jandarma Genel Komutanlığınıntalebi, Genelkurmay Başkanlığının onayı ileKuvvet Komutanlıklarından sağlanabilir. Uzman Jandarma personelinin meslektenayrılma, yükselme, izin, sicil ve ödül işlemlerinde635 sayılı Uzman Jandarma Kanunu hükümleri uygulanır. Sivil memurların adaylığakabul edilme, asli memurluğa atanma, yer değiştirme, memurluktançıkarılma hususları ile yükselme, izin, sicil veödül işlemleri 657 sayılı Devlet Memurları Kanunuesaslarına göre yapılır. İşçilerin işealınma, işyeri değişikliği, yükselme, izin, sicil,ödül ve hizmet akdinin feshi işlemleri 1475 sayılıİş Kanunu ile varsa geçerli bulunan toplu işsözleşmesi hükümlerine göre yapılır.”hükmüne; ‘‘Disiplinve soruşturma usulleri’’ başlıklı 15. maddesinde;‘‘Jandarma personeli hakkında disiplin ve soruşturmaişlemleri aşağıdaki usullere göre yapılır. a) Subay,astsubay, uzman jandarma, askeri öğrenci, erbaş ve erlerle sivilmemurların disiplin yolu ile cezalandırılmaları; Garnizonkomutanlarının yetkileri saklı kalmak kaydıyla kendiyetkili disiplin amirlerince, işçilerle sözleşmeli vegeçici personelin cezalandırılmaları iseyürürlükte olan sözleşme hükümlerinegöre yapılır. (Ek: 20/8/1993– KHK – 507/2 md.) Jandarmanın mülki görevleriniilgilendiren ve disiplin cezasını gerektiren fiilleri ortayaçıktığında valiler, il jandarma alaykomutanından; kaymakamlar, ilçe jandarma bölükkomutanından gereken cezanın verilmesini talep ederler. Alay vebölük komutanları bunlar hakkında, askeri mevzuatçerçevesinde gerekli işlemi yaparlar. b) Jandarmapersonelinin işledikleri disiplin suçları için 477sayılı „Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu, YargılamaUsulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkında Kanun“hükümleri uygulanır. c) Jandarma personelinin askeriyargıya tabi suçlarında, 353 sayılı "AskeriMahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu" na göreişlem yapılarak haklarında 1632 sayılı "AskeriCeza Kanunu“ ile 765 sayılı "Türk Ceza Kanunu"hükümleri tatbik olunur. d)Jandarma personelinin mülki hizmetten doğan veya bu tür hizmetiyaparken işlenen suçlarında ; 15/5/1930 gün ve 1609sayılı "Bazı Cürümlerden Dolayı Memurlar veŞerikleri Hakkında Takip ve Muhakeme Usulüne Dair Kanun"hükümleri saklı kalmak şartıyla 4/2/1913 tarihli"Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat"hükümlerine göre işlem yapılır. e) Adlihizmetlerden doğan suçlarda; ilçe ve merkez ilçejandarma bölük komutanları ile bu hizmetleri vekaletenyürütenler hakkında 1412 sayılı "CezaMuhakemeleri Usulü Kanunu" nun 154/4 üncü maddesigereğince 24/2/1983 gün ve 2802 sayılı "Hakimler veSavcılar Kanunu" nun 82 ve müteakip maddelerinde gösterilenhakim ve savcıların tabi oldukları muhakeme usulüuygulanır. f) Jandarmapersonelinin kişisel suçlarında genel hükümleregöre işlem yapılır.’’ Hükmüne; “Özlükhakları” başlıklı 20. maddesinde; “JandarmaGenel Komutanlığı personeli; bu Kanunla getirilen haklarınyanısıra, özlük hakları bakımından, 926sayılı „Türk Silahlı Kuvvetleri PersonelKanunu“, 657 sayılı „Devlet Memurları Kanunu“ile genel ve özel düzenleme getiren diğer kanunlarla verilenhaklardan da yararlanır.’’ hükmüne yerverilmişken, 25/7/2016 tarih ve 668No.lu Olağanüstü Hal Kapsamında AlınmasıGereken Tedbirler İle Bazı Kurum ve Kuruluşlara DairDüzenleme Yapılması Hakkında Kanun HükmündeKararname ile, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev veYetkileri Kanununda önemli değişiklikleryapılmıştır. Bu değişikliklerebakıldığında: ‘‘Tanım’’başlıklı 3. maddesi; ‘‘Türkiye CumhuriyetiJandarması, emniyet ve asayiş ile kamu düzenininkorunmasını sağlayan ve diğer kanunların verdiğigörevleri yerine getiren silahlı genel kollukkuvvetidir.’’ şeklinde; ‘‘Bağlılık’’başlıklı 4. maddesi; ‘‘Jandarma GenelKomutanlığı İçişleri Bakanlığınabağlıdır.", ‘‘Konuş veKuruluş’’ başlıklı 5. maddesi; ‘‘Kuruluş veTeşkilat’’ başlığıyla ‘‘Jandarma Genel Komutanlığınınkuruluş ve kadrolarıyla konuş yerleri, İçişleriBakanlığınca düzenlenir. Ancak sıkıyönetim,seferberlik ve savaşta Kuvvet Komutanlıkları emrine girecekbirliklerin kuruluş ve kadrolarıyla konuş yerlerinindüzenlenmesinde Genelkurmay Başkanlığının görüşüalınır Jandarma birliklerininkuruluş ve konuşlarının düzenlenmesinde mülkitaksimat esas alınır. Ancak geçici olarak birden çokili içine alan bölge teşkilatı da kurulabilir. Bölgekomutanı, bölge teşkilatının konuşlubulunduğu ilin valisine karşı sorumlu olarak görevyapar." ‘‘Jandarmanıngenel olarak görevleri’’ başlıklı 7. maddesi; ‘‘Jandarmanınsorumluluk alanlarında genel olarak görevleri şunlardır: a) Mülki görevleri;Emniyet ve asayiş ile kamu düzenini sağlamak, korumak vekollamak, kaçakçılığı men, takip ve tahkiketmek, suç işlenmesini önlemek için gerekli tedbirlerialmak ve uygulamak, ceza infaz kurumlan ye tutukevlerinin dışkorunmalarını yapmak, (b) ve (e) bentlerinde belirtilen görevlerdışında kalan ve diğer kanun ve nizamhükümlerinin icrası ile bunlara dayalı emir ve kararlarlaJandarmaya verilen görevleri yapmak b) Adli görevleri;İşlenmiş suçlarla ilgili olarak kanunlarda belirtilenişlemleri yapmak ve bunlara ilişkin adli hizmetleri yerine getirmek. e) Askeri görevleri;Kanunlarla verilen askeri hizmetleri yerine getirmek.’’şeklinde; ‘‘Jandarmanınsıkıyönetim, seferberlik ve savaş halindekigörevleri’’ başlıklı 8. maddesi; ‘‘Jandarmabirlikleri; sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hallerinde,Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecek bölümleriyle KuvvetKomutanlıkları emrine girer, kalan bölümüyle normalgörevlerine devam eder. Ayrıca, Jandarma birlikleri;Genelkurmay Başkanlığının talebi üzerineİçişleri Bakanının, illerde ise garnizonkomutanının talep etmesi halinde valinin onayıyla kendilerineverilen askeri görevleri de yaparlar.’’ şeklinde; “Personel, kaynaklarıve uygulanacak mevzuat” başlıklı 13. maddesi; ‘‘Jandarma HizmetleriSınıfı personelinin her türlü özlükişlerinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, 14/7/1965tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uygulanır.Ancak, nasıp ve terfi, aylık ve diğer mali ve sosyal haklarbakımından statü ve rütbelerine göre 27/7/1967 tarihlive 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu,28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu ile 18/3/1986tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa tabi personelhakkındaki hükümler uygulanır. Subaylığa veastsubaylığa nasıp ve terfi işlemleri, içişleriBakanlığının onayıyla yapılır. Ancak,albaylıktan tuğgeneral rütbelerine terfiler ile generallikte birüst rütbeye terfiler müşterek kararname ileyapılır. Rütbelerindeki bekleme süresinin dolması yada kadrosuzluk nedenleri ile emekliliğe sevk edilme durumunda olan, ancakhizmetlerine ihtiyaç duyulan albaylar 60 yaşma, generaller ise 65yaşma kadar İçişleri Bakanının onayıylagörevde bırakılabilirler. Nasıp ve terfi yetkilerininkullanılmasıyla ilgili olan; 926 sayılı Kanun ve diğerkanunlarla, içişleri Bakanlığıdışında, başka mercilere verilmiş inha, seçim,görüş alma ve benzeri yetkilere dair hükümler JandarmaGenel Komutanlığı personeli bakımından uygulanmaz.Uzman jandarma ve uzman erbaşların nasıp ve terfileri JandarmaGenel Komutanlığınca özel kanunlarına göreyapılır Jandarma GenelKomutanlığı personeli hakkında, Türk SilahlıKuvvetlerinde karşılığı olan rütbe ve kıdemüzerinden aynı şartlarla, 3/1/1961 tarihli ve 205sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanunu uygulanır İşçilerinişe alınma, işyeri değişikliği, yükselme,izin, sicil, ödül ve hizmet akdinin feshi işlemleri 22/5/2003tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ile varsa geçerlibulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göreyapılır.’’ şeklinde; ‘‘Disiplin vesoruşturma usulleri’’ başlıklı 15. Maddesi; ‘‘Jandarma personelihakkında disiplin ve soruşturma işlemleriaşağıdaki usullere göre yapılır. a) Disiplin işleri özelkanun hükümlerine göre yürütülür. b) Jandarma personelininmülki görevlerinden doğan suçlarında; özelkanunların hükümleri saklı kalmak şartıyla2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer KamuGörevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunhükümlerine göre işlem yapılır. c) Adli görevlerindendoğan suçlarda; 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı CezaMuhakemesi Kanununun 161 inci maddesinin beşinci fıkrasıhükmü uygulanır. d) Jandarma personeline askerigörev verildiği takdirde bu görevlerden doğansuçlarda 25/10/1963 tarihli ve 353 sayılı Askeri MahkemelerKuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu hükümleriuygulanır. Bu suçların muhakemesi, Jandarma personelininemrine verildiği askeri birlik personelini muhakeme etmekle görevlive yetkili olan askeri mahkemede görülür. e) Jandarma personelininkişisel suçlarında genel hükümlere göreişlem yapılır.’’ şeklindedeğiştirilmiştir. Yine, anılanKHK’nın 19. maddesi ile 2803 sayılı Kanunun ek 2 ncimaddesinin birinci fıkrasında yer alan "askeri görevleriharicindeki diğer" ibaresi ile aynı maddeninüçüncü fıkrasında yer alan "GenelkurmayBaşkanlığının görüşü alınarak"ibaresi yürürlükten kaldırılmış ve aynıKanuna aşağıdaki madde eklenmiştir: ‘‘Uygulanacakhükümler: Ek Madde 7- Diğer kanunlardabu Kanuna aykırı hükümler bulunması halinde bu Kanunhükümleri uygulanır. Bu Kanunun uygulanmasıylailgili tereddütleri gidermeye ve bu yönde düzenleyici veyönlendirici işlemler yapmaya İçişleriBakanlığı yetkilidir. Bu Kanunda bu maddeyi ihdas edenKanun Hükmünde Kararname ile yapılan düzenlemeler sebebiyleteşkilat, personel, eğitim ve diğer hususlarla ilgili olarakyeni ihtiyaçların ortaya çıkması halinde, bunailişkin düzenleme yapmaya İçişleriBakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir.’’ Buna göre, 668sayılı KHK ile 2803 sayılı Kanunda önemlideğişiklikler yapıldığı, davalıKomutanlığın Türk Silahlı Kuvvetleri kadro vekuruluşu içerisinden çıkarıldığı; seferberlik ve savaş hallerive sayılan özel haller dışında sivil bir teşkilatolarak örgüt yapısında değişikliğegidildiği; KHK’nin 22. maddesiyle, “657sayılı Kanunun 36 ncı maddesine "VII - EMNİYETHİZMETLERİ SINIFI" başlıklı bendinden sonra gelmek üzere, JandarmaGenel Komutanlığı kadrolarında bulunan subay, astsubay veuzman jandarmaları kapsayacakşekilde, “VIII - JANDARMA HİZMETLERİSINIFI” bendieklendiği; KHK’nin 17. maddesiyle personelinterfi işleri, disiplin amirleri ve kurulları, ödül,değerlendirme, kılık ve kıyafet ve anılan Kanununuygulanmasına ilişkin diğer hususların,İçişleri Bakanlığı tarafındanhazırlanarak Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğekonulan yönetmelikle düzenleneceğinin belirtildiği; yineanılan KHK’nın Geçici 4. maddesinde; “Ek:25/7/2016-KHK-668/21 md.) a) Disiplin işlerine ilişkin özelkanun çıkarılana kadar jandarma personelinin disiplinsuç ve cezaları Emniyet Teşkilatı disiplinmevzuatına göre belirlenir. Diğer hususlarda 657sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanır.”denildiği; belirtilen düzenlemelerle, davalıKomutanlığın, askeri görevleri de bulunmasınarağmen askeri kuruluş niteliğinden çıkarılarak,sivil kuruluş niteliğine büründüğüanlaşılmıştır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Konuya ilişkin mevzuatdeğişikliği ve dava konusu somut olay birlikteirdelendiğinde; Jandarma Genel Komutanlığıbünyesinde iç güvenlik bölgesinde jandarma komando erolarak vatani görevini yaparken vefat eden M.K.’un yakınıolan davacının anılan durumunun ‘asker kişiyiilgilendirme’ niteliğinin ortadan kalktığı;görev uyuşmazlığının konusunu oluşturan JandarmaGenel Komutanlığı’nın davacıya 2330sayılı Yasa gereği nakdi tazminat ödenmesine yönelikbaşvurunun reddine ilişkin 28.8.2015 tarih ve 760164 sayılıişleminin, kuruluşun askeri niteliğindençıkarılarak sivilleştirilmiş olması nedeniyle “askerihizmete ilişkinlik” koşulunu dataşımadığı; çözümlenecek olananlaşmazlığın görüm ve çözümyerinin genel idari yargı olduğu kanaatinevarılmıştır. Belirtilen duruma göre veolayda Anayasa’nın 157. ve 1602 sayılı Yasanın 20.maddelerinde öngörülen “asker kişiyiilgilendirme” ve “askeri hizmete ilişkin bulunma”koşulları gerçekleşmediğinden, davanıngörüm ve çözümünde genel idari yargı yerigörevli bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle,AYİM Başsavcılığının başvurusunun reddigerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Askeri Yüksekİdare Mahkemesi BaşsavcılığınınBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 20.2.2017 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Yusuf Ziyaattin CENİK Üye Mehmet AKBULUT Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Yüksel DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy