T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2016 / 684
KARAR NO : 2017 / 45
KARAR TR : 20.02.2017
ÖZET : İmar planı uygulamasında park alanında kalan taşınmaz üzerindeki muhdesat bedelinin ödenmesi istemine ilişkin davanın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı :B.Y.
Vekili :Av. M.Y.
Davalı :Mamak Belediye Başkanlığı
Vekili :Av. S.B.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin malikiolduğu, Ankara İli, Mamak İlçesi, 38825 ada, 1 parselsayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılanimar uygulamasında park alanında kalması sonucu taşınmazıüzerindeki yıkılan bina, bahçe, havuz, otopark ve kesonkuyu gibi muhdesatların bedelinin ödenmemesinden kaynaklanan 1.000,00TL zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
Davalıidare vekili, idari karar işlemden kaynaklanan zararın tazmini taleplerininidare mahkemelerinde açılacak tam yargı davası ile talepedilmesi gerektiğini ileri sürerek görev itirazındabulunmuştur.
ANKARA15.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 25.02.2016 tarihli ön incelemeduruşmasında verdiği ve E:2015/355 sayılı ara kara ileyargı yolu itirazının reddine karar vermiştir.
Davalıvekilinin idari yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundakisüresi içerisinde verdiği dilekçe üzerine, davadosyasının örneği DanıştayBaşsavcılığına gönderilmiştir.
DANIŞTAYBAŞSAVCISI; “2981 sayılı İmar ve GecekonduMevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazıİşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir MaddesininDeğiştirilmesi Hakkında Kanun'un 3290 sayılı Kanun'un4. maddesi ile değişik 10. maddesinin (b) bendinde,"Üzerinde imar mevzuatına aykırı olarak toplu binalarinşa edilmiş hisseli veya özel parselasyona dayalı arsaveya arazilerde, kişilerin hisse miktarları ve fiili kullanmadurumları dikkate alınarak valilik veya belediyelerin talebiüzerine: 1. Henüz kadastrosu yapılmamış yerlerde,kadastro müdürlüklerince bu Kanunda belirtilen mülkiyettespitine dair hükümler de uygulanarak, 2. Kadastrosu veyatapulaması tamamlanmış yerlerde ise bu Kanunla verilen yetkilerkadastro müdürlüklerince kullanılarak, Islah imarplanlarının yapılıp yapılmadığınabakılmaksızın: onaylarınalınmasına ve ilanların yapılmasına (askıilanları hariç), komisyonların kurulmasına lüzumkalmaksızın 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri veya 766sayılı Tapulama Kanunu hükümlerine göre hak sahipleritespit veya yeniden tayin edilerek adlarına tescil edilir. Bu tespitsırasında özel parselasyon planında görülen veyahisseli satışlar sonucu fiilen oluşan yol, meydan, otopark,çocuk bahçesi, yeşil saha vs hizmetlere ayrılan yerlerile bunlara ilişkin hisseler bedelsiz olarak resen tapudan terkin; okul,ibadet yeri ve benzer kamu hizmetlerine ayrılan yerler ise, bedelsizolarak ilgili idareler adına tespit ve tescil edilir"; (c) bendinde,"İmar mevzuatına aykırı bina yapılmış,hisseli arsa ve araziler veya özel parselasyona dayalı arazilerde,imar adası veya parseli olabilecek büyüklükteki alanlarda,binalı veya binasız arsa ve arazileri birbirleriyle, yolfazlalarıyla veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındakiyerlerle birleştirmeye bunları yeniden ada ve parsellereayırmaya, yapıları yeniden doğan imar ada veya parseliiçinde kalanları yapı sahiplerine, yapı olmayanlarıdiğer hisse sahiplerine müstakil veya hisseli veya kat mülkiyetiesaslarına göre vermeye, bunlar adına tescil ettirmeye ve tescilişlemi dışında kalanların hisselerini 2942sayılı Kamulaştırma Kanununa göre tespit edilecekbedeli peşin ödenmek veya parsel sahipleri aleyhine kanuni ipotektesis edilerek, tapu sicilinden terkin ettirmeye belediye veya valilikler resenyetkilidir" hükümleri yer almıştır.
Davadosyasının incelenmesinden, davacının maliki olduğu,Ankara İli, Mamak İlçesi, 38825 ada, 1 parsel sayılıtaşınmazın bulunduğu alanda yapılan imaruygulamasında park alanında kaldığı, davacıya38806 ada, 4 sayılı parselden hisse verildiği,davacının park alanında kalan parsel üzerinde bulunan bina,bahçe, havuz, otopark ve keson kuyu gibi muhdesatların bedelininödenmemesinden kaynaklanan 1.000,00 TL zararının yasal faizi ilebirlikte tahsili istemiyle davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Uygulama veöğretide, kamu idarelerinin, kamu hizmetininyürütümü sırasında, kamu gücükullanarak tek yanlı irade açıklamalarıylayapmış oldukları işlemler, "idari işlem";herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızıngerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgilihareketsizlikleri de, "idari eylem" olaraktanımlanmaktadır.
İdareninyürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetineilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeleringerçekleştirilmesi sırasında kişilere verdiğizararların tazmini istemiyle açılacak davalarıngörüm ve çözümünde, idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlartarafından açılacak tam yargı davalarıkapsamında yargısal denetim yapan İdari Yargı yerlerigörevli bulunmaktadır.
Bu bilgilerkarşısında; davanın, davacıya ait bina,müştemilat ve ağaçların, idari bir işlem olantaşınmazın imar planında park alanında kalmasısebebiyle yıkılmasından kaynaklanan tazminat talebiyleaçıldığı sonucunaulaşılmıştır.
Bu nedenle,davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2 'nci maddesinin l'inci fıkrasının (b) bendinde yeralan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları," hükmü gereğince İdariYargı yerinde görülmesi gerekmektedir” şeklindekigerekçe ile 2247 sayılı Kanunun 10 ve 13. maddelerigereğince, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına, dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına gönderilmesine kararvermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT veYüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan20.2.2017 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyası üzerinde2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, davalı vekilinin anılan Yasanın 10/2maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddedebelirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerineDanıştay Başsavcısı'nca, 10. maddedeöngörülen biçimde, davalı yönünden 10.maddede öngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacınınmaliki olduğu, Ankara İli, Mamak İlçesi, 38825 ada, 1parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alandayapılan imar uygulamasında park alanında kalması sonucutaşınmazı üzerindeki yıkılan bina, bahçe,havuz, otopark ve keson kuyu gibi muhdesatların bedelininödenmemesinden kaynaklanan 1.000,00 TL zararın yasal faizi ilebirlikte tahsili istemiyle açılmıştır.
3194sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesinde, “İmarhududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazilerimalikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın,birbirleri ile yol fazlaları ile kamu kurumlarına veya belediyelereait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planınauygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya katmülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya vere'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir”hükmü;
2981 sayılı İmar ve GecekonduMevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazıİşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir MaddesininDeğiştirilmesi Hakkında Kanun'un 3290 sayılı Kanun'un4. maddesi ile değişik 10. maddesinin (b) bendinde,"Üzerinde imar mevzuatına aykırı olarak toplu binalarinşa edilmiş hisseli veya özel parselasyona dayalı arsaveya arazilerde, kişilerin hisse miktarları ve fiili kullanmadurumları dikkate alınarak valilik veya belediyelerin talebiüzerine: 1. Henüz kadastrosu yapılmamış yerlerde,kadastro müdürlüklerince bu Kanunda belirtilen mülkiyettespitine dair hükümler de uygulanarak, 2. Kadastrosu veyatapulaması tamamlanmış yerlerde ise bu Kanunla verilen yetkilerkadastro müdürlüklerince kullanılarak, Islah imarplanlarının yapılıp yapılmadığınabakılmaksızın: onayların alınmasına veilanların yapılmasına (askı ilanları hariç),komisyonların kurulmasına lüzum kalmaksızın 2613sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri veya 766 sayılı TapulamaKanunu hükümlerine göre hak sahipleri tespit veya yeniden tayinedilerek adlarına tescil edilir. Bu tespit sırasında özelparselasyon planında görülen veya hisseli satışlarsonucu fiilen oluşan yol, meydan, otopark, çocuk bahçesi,yeşil saha vs hizmetlere ayrılan yerler ile bunlara ilişkinhisseler bedelsiz olarak resen tapudan terkin; okul, ibadet yeri ve benzer kamuhizmetlerine ayrılan yerler ise, bedelsiz olarak ilgili idareleradına tespit ve tescil edilir"; (c) bendinde, "İmarmevzuatına aykırı bina yapılmış, hisseli arsa vearaziler veya özel parselasyona dayalı arazilerde, imar adasıveya parseli olabilecek büyüklükteki alanlarda, binalı veyabinasız arsa ve arazileri birbirleriyle, yol fazlalarıyla veyaDevletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerlebirleştirmeye bunları yeniden ada ve parsellere ayırmaya,yapıları yeniden doğan imar ada veya parseli içindekalanları yapı sahiplerine, yapı olmayanları diğerhisse sahiplerine müstakil veya hisseli veya kat mülkiyetiesaslarına göre vermeye, bunlar adına tescil ettirmeye ve tescilişlemi dışında kalanların hisselerini 2942sayılı Kamulaştırma Kanununa göre tespit edilecekbedeli peşin ödenmek veya parsel sahipleri aleyhine kanuni ipotektesis edilerek, tapu sicilinden terkin ettirmeye belediye veya valilikler resenyetkilidir…” hükmü;
2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun “İdari dava türleri ve idari yargıyetkisinin sınırı” başlığınıtaşıyan 2. maddesinin 1. fıkrasında ise, “İdaridava türleri şunlardır:
a) (İdarî işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptaldavaları,
b) İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları,
c) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerdendolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarailişkin davalar” hükmü
Yer almıştır.
Davadosyasının incelenmesinden, davacının maliki olduğu,Ankara İli, Mamak İlçesi, 38825 ada, 1 parsel sayılıtaşınmazın bulunduğu alanda yapılan imaruygulamasında park alanında kaldığı, davacıya38806 ada, 4 sayılı parselden hisse verildiği,davacının park alanında kalan parsel üzerinde bulunan bina,bahçe, havuz, otopark ve keson kuyu gibi muhdesatların bedelininödenmemesinden kaynaklanan 1.000,00 TL zararının yasal faizi ilebirlikte tahsili istemiyle davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Bunagöre, uyuşmazlığın, 3194 sayılı İmarKanunu'nun "Arazi ve arsa düzenlemesi" başlıklı18, 2981 sayılı Yasanın 10/b ve 10/c maddeleriuyarınca tesis edilen imar uygulaması işlemlerinden kaynaklandığıaçıktır.
Bu durumda,idarece kamu gücü kullanılarak, resen ve tek yanlıbiçimde tesis edilen uygulama işlemlerinden kaynaklananzararın tazminine ilişkin bulunan davanın, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan"İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları" kapsamında imar mevzuatıhükümleri çerçevesinde idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir.
Açıklanannedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile Ankara 15.Asliye Hukuk Mahkemesinin, davalıvekilinin görev itirazının reddine ilişkin 25.02.2016 tarihve E:2015/355 sayılı kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Ankara 15.Asliye Hukuk Mahkemesinin, davalı vekiliningörev itirazının reddine ilişkin 25.02.2016 tarih veE:2015/355 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA,20.02.2017 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Yusuf Ziyaattin
CENİK
Üye
Mehmet
AKBULUT
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Yüksel
DOĞAN
Full & Egal Universal Law Academy