T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 573
KARAR NO : 2017 / 679
KARAR TR : 27.11.2017
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : I.S.A.Ş.
Vekilleri : Av. K.D.Av.Y.B.
Davalı : Niğde İl Özelİdare Müdürlüğü
Vekilleri : Av. B.T., Av.N.Y.
O L A Y :1-Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili Şirket tarafındansigortalı 51 … 062 plakalı aracın, 03.10.2014tarihinde; Fertek Mahallesi, Mahmut Şafak Bulvarında seyir halindeiken; Bulvarın ortasında oluşmuş olan yaklaşık50-80 cm genişliğindeki çukuru, saatin gece olması(23:15) sebebiyle fark etmeyerek çukuradüştüğünü ve hasargördüğünü; kaza sonrası yapılan inceleme veekspertiz raporu sonucunda, sigortalı araçta meydan gelenhasarın 1.260,00 TL olduğunun saptandığını,aracın onarımı için ilgili firmalara toplam 1.259,00 TLödeme yapıldığını; davalı idarenin,sorumluluk alanında bulunan karayolunda gerekli ve yeterli bakımçalışmalarını yapmaması sonucu oluşançukura Sigortalı aracın düşmesi sonucunda kazanınmeydana geldiğini, davalı idare asli kusurlu olduğunu; yazışmayapılmasına rağmen davalı idarenin herhangi bir ödemeyapmayacağını beyan ettiğini belirterek; davanınkabulü ile, 1.259,00 TL’nin ödeme tarihi olan 05.11.2014tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle17.3.2015 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
NİĞDE2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 3.11.2015 gün ve E:2015/108,K:2015/409 sayı ile, “(…) Dava; Trafik kazası nedeniylekasko sigortasına dayalı araç malikine ödenen bedelindavalıdan tahsili talebine ilişkindir.
Davalıkamu tüzel kişisi olup görmekle yükümlübulunduğu kamu hizmeti sırasında verdiği iddia olunanzararlardan dolayı sorumluluğu özel hukuk hükümlerinetabi değildir. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafındankendilerine verilen görev ve yetkileri kullanırken oluşanzararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanmakta olup, buzararların tazmini amacıyla anılan idarelere karşıhizmet kusurlarına dayanılarak İdari Yargılama Usul Kanununun2.madde hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikamesi gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenineilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re'sen) dikkatealınması zorunludur. Bu husus Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin2012/10180 esas 2012/16913 karar numaralı kararında ve Yargıtay17. Hukuk Dairesinin 2013/1281 esas 2014/3761 karar sayılıkararında vurgulanmıştır.
Tüm dosyakapsamı birlikte değerlendirildiğinde, İdari YargılamaUsulü Kanununun 2.madde hükmü uyarınca davacınıntalebinin tam yargı davası niteliğinde olup, hizmet kusurundankaynaklandığı anlaşıldığından,yargı yolu açısından idari yargı görevliolduğundan mahkememizin görevsizliği nedeni ileaşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Yargıyolunun idari yargı olduğu bu sebeple açılan davanıngörev nedeniyle REDDİNE, (…) miktar itibariyle kesin olmaküzere” karar vermiştir.
2-Davacıvekili bu kez aynı istemle, 3.2.2016 tarihinde idari yargıyerinde dava açmıştır.
2-a) Aksarayİdare Mahkemesi, 20.06.2016 gün ve E:2016/211, K:2016/772 sayıile, yolun bakımından sorumlu olan idarenin bakım hizmetiniaksatması sebebiyle kusurlu bulunduğu gerekçesiyledavanın kabulü ile 1.259,00 TL'nin yasal faiziyle idaredenalınıp davacıya ödenmesine karar vermiş; bu karara itirazedilmesi üzerine, Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari DavaDairesi; 13.12.2016 gün ve E: 2016/1660, K:2016/909 sayı ile,“2918 sayılı Yasa'nın 110. maddesinde yapılandeğişiklik sonrası, Karayolları Trafik Yasası'na dayalıolarak açılan sorumluluk davalarında Yasadeğişikliğinin yürürlüğe girdiği19/01/2011 günü sonrasında açılan bu davanıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu sonucuna varıldığı;uyuşmazlığın çözümü İdariYargı'nın görevinde olmayıp, adli yargınıngörevine girdiği; nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin05.11.2012 gün ve E:2012/144, K:2012/224 sayılı ile 01/04/2014gün ve E:2014/280, K:2014/325 sayılı kararlarının dabu yönde bulunduğu gerekçesiyle, itirazın kabulüne,itiraz konusu Aksaray İdare Mahkemesi'nin 20.06.2016 gün veE:2016/211, K:2016/772 sayılı kararının bozulmasınagörev yönünden yeniden bir karar verilmek üzeredosyanın mahkemesine iadesine karar vermiştir.
2-b) AKSARAYİDARE MAHKEMESİ: 11.5.2017 gün ve E:2017/249 sayı ile,“(…)2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayıhukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkezveya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir." hükmüne yer verilmiştir.
(…)
Dosyanınincelenmesinden; davacı tarafından, gerçekleşen trafikkazasından dolayı idarenin olayda hizmet kusuru bulunduğuiddiasıyla bedelin rücuen tazmini istemiyle Niğde 2. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 2015/108 Esasına kayden açılandavada yapılan yargılama neticesinde verilen 03.11.2015 tarihliK:2015/409 sayılı karar ile davanın idari yargınıngörevine girdiğinden bahisle görev yönünden reddinekarar verildiği, bunun üzerine Mahkememizin E:2016/211sayılı dosyasında bedelin rücuen tazmini istemiyleaçılan dava kabul edilerek tazminata hükmedildiği, kararaitiraz edilmesi üzerine Konya Bölge İdare Mahkemesi 4.İdariDava Dairesi'nce adli yargının görevli olduğugerekçesiyle kararın bozulduğuanlaşılmıştır.
Yukarıdayer verilen 2918 sayılı Kanunun 110. maddesinde yer alanaçık hüküm gereği karayolunda meydana gelen maddihasarlı trafik kazasından kaynaklı sorumluluk davaları adliyargının görev alanına girmekte olup, yasa metni tümsorumluluk davalarını kapsayıcı lafza sahipolduğundan, davacı tarafından ödenen tazminatın,olayda hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla davalı idaredenrücuen tazmini istemiyle açılan davanın da idaremahkemelerinin görev alanına girmediği sonucunavarılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi'nin 05.11.2012 gün ve E:2012/144 K:2012/224sayılı 11.04.2014 gün ve E:2014/280 K:2014/325 sayılıkararları da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle, Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/108 sayılıdava dosyasının (görev uyuşmazlığıçözülüp dosya döndükten sonra iade edilmeküzere) gönderilmesinin istenilmesine, anılan dosyanın teminedilmesi üzerine 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. Maddesiuyarınca görev uyuşmazlığıçıkarılması için dosyalarınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, uyuşmazlığınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilmesine kadarertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 27.11.2017 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun 7.maddesinde, Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkilerine; 8.maddesinde Millî EğitimBakanlığı, Sağlık Bakanlığı veUlaştırma, Denizcilik ve HaberleşmeBakanlığının; 9.maddesinde Tarım Orman veKöyişleri Bakanlığının; 10.maddesinde belediyetrafik birimlerinin; 12. maddesinde il ve ilçe trafikkomisyonlarının görev ve yetkilerine yer verilmiş;aynı Kanunun 13.maddesinde, karayolunun yapımı,bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütünkuruluşların, karayolu yapısını, trafikgüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmaklayükümlü oldukları belirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanınincelenmesinden; davacı Şirket tarafından, sigortalı 51 …062 plakalı aracın, 03.10.2014 tarihinde, gece saatlerinde;Fertek Mahallesi, Mahmut Şafak Bulvarında seyir halinde iken;Bulvarın ortasındaki çukuru fark etmeyip çukuradüşmesi sonucu hasar gördüğü; araçta1.260,00 TL hasar bedeli saptandığı, aracınonarımı için ilgili firmalara ödemeyapıldığı; davalı idarenin, sorumluluk alanındabulunan karayolunda gerekli ve yeterli bakımçalışmalarını yapmaması sonucu kazanınmeydana geldiği ve davalı idarenin asli kusurlu olduğu iddiaedilerek; ödenen miktar olan 1.259,00 TL’nin ödeme tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte rücuen tazmini istemiyledava açıldığıanlaşılmıştır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125.ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanıngörüm ve çözümü adli yargı yeriningörevine girdiğinden Aksaray İdare Mahkemesi’ninbaşvurusunun kabulü ile Niğde 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin3.11.2015 gün ve E:2015/108, K:2015/409 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Aksaray İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Niğde2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 3.11.2015 gün ve E:2015/108,K:2015/409 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 27.11.2017 gününde Üyelerden Süleyman HilmiAYDIN ve Turgay TUNCAY VARLI’nın KARŞI OYLARI ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Turgay Tuncay VARLI KARŞI OY 03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670, K:2015/671sayılı kararında belirtilmiş olan düşüncedoğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyoruz.27.11.2017 ÜYE ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy