T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 605
KARAR NO : 2017 / 690
KARAR TR : 27.11.2017
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :L. S. A.Ş.
Vekilleri :Av. C. M. E.- Av. D.Er.
Davalı :Denizli Büyükşehir Belediye BaşkanlığıDESKİ Genel Müdürlüğü
Vekilleri : Av. İ.S.l,Av.E. O. A., Av.Me. B.,
Av.S. N.K.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; 18.12.2015 tarihinde 20 … 65plakalı aracın Acıpayam yolu-ulus kavşağındaseyir halinde iken, aynı yönde aynı istikamette seyir halindeolan Müvekkili Şirkete sigortalı ve S. E.’in sevk veidaresindeki 20 … 36 plakalı aracın, ana yol üzerindeyapılan çalışmanın işaretlemelerinindüzgün olmaması nedeni ile işaretlemelere çarpmamakiçin manevra yaptığı esnada 20 … 65 plakalıaracın sigortalı araca çarpması neticesinde maddihasarlı trafik kazası meydana geldiğini; kaza tespittutanağında, iki araç sürücüsüne de kusurihlali verilmediğini, kazanın yolda yapılançalışmadan kaynaklı işaretlemelerin düzgünolmaması ve yeterli işaretleme yapılmadığındankaynaklandığının tespit edildiğini; kaza sonrasısigortalı araçta 5.178,15-TL.si zarar belirlendiğini, 18.03.2016tarihinde sigortalısına ödendiğini; Müvekkilinin hasarbedelini ödemekle mukavele şartlarına ve TTK.nun 1472 ve BK.nun183 vd. hükümlerine göre sigortalısının yerinekaim(halef) olduğunu; sigortalının zarara sebebiyet verenleraleyhine mevcut her türlü talep ve dava haklarının MüvekkiliŞirkete geçtiğini ifade ederek; fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla; 5.178,15-TL tazminatalacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasalfaizi ile birlikte tahsili istemiyle 15.11.2016 tarihinde adli yargıyerinde dava açmıştır.
DENİZLİ3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 21.4.2017 gün ve E:2016/769, K:2017/216sayı ile, “(…) Dava 6102 sayılı T.T.K.nun1472.nci(Mülga 6762 sayılı T.T.K.nun 1301.nci) maddesindenkaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Denizli Su veKanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü(Deski) kamutüzel kişiliği olup görmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetleri sırasında verdiği iddia olunanzararlardan dolayı sorumluluğu özel hukuk hükümlerinetabi değildir. Kamu tüzel kişilerinin, yasalar tarafındankendilerine verilen görev ve yetkilerini kullanırken oluşanzararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanmakta olup, buzararların tazmini amacıyla anılan idarelere karşıhizmet kusuruna dayanılarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanunun 2.nci maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekir.
Davacı,davalı idarenin sorumluluk sahası içinde bulunan yoldayaptığı çalışmadan kaynaklıişaretlemelerin düzgün olmadığı ve yeterliişaretleme yapmadığından bahisle hizmet kusuruna dayanarakdava açmış olup, HMK.nun 114(1) b maddesinde yargıyolunun caiz olmasının dava şartları arasında yeraldığı, HMK.nun 115.maddesine göre mahkemenin davaşartlarının mevcut olup olmadığınıdavanın her aşamasında kendiliğindenaraştıracağı, dava şartınınnoksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usuldenreddine karar verileceğinin öngörüldüğü,yargı yolu eksikliğinin sonradan tamamlanmasınınmümkün bulunmadığı anlaşılmış,davacının davasının yargı yolunun caiz olmamasınedeniyle dava şartı noksanlığından usulden reddinekarar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere:
Davacınındavasının yargı yolu nedeniyle usulden reddine…”karar vermiş; bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu defa, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
DENİZLİİDARE MAHKEMESİ: 19.6.2017 gün ve E:2017/958, K:2017/1147sayı ile, “(…) 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun 19/1/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa'nın 14. maddesiyledeğişik 110. maddesinde "İşleteni veya sahibi Devletve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanlar dahil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne, Geçici21. maddesinde de; "Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz" hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden, 18/12/2015 tarihinde Denizli İli, Acıpayam yolu-ulus kavşağında 20AUZ65 plakalı aracın, ana yolüzerinde yapılan çalışma işaretlemelerinindüzgün olmaması nedeniyle işaretlemelere çarpmamakiçin manevra yaptığı esnada davacı şirkettarafından kasko poliçesi düzenlenen 20ABR36 plakalıaraca çarpması sonucu meydana gelen zararın davacışirket tarafından karşılandığı,karşılanan 5.178,15 TL zararın fazlaya ilişkinhakların saklı tutulması kaydıyla, yasal faizi ile birliktetazmini istemiyle bakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Yukarıdayer alan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, 2918sayılı Kanun'un 110. maddesinde yapılan söz konusudeğişiklik sonrasında, trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluk davalarında Kanundeğişikliğinin yürürlüğe girdiği19/1/2011 tarihi sonrasında açılan davalarda adli yargımercilerinin görevli olduğu anlaşıldığından;görülmekte olan davanın adli yargı mercileriningörevine girmesi nedeniyle davanın görev yönündenreddine karar vermek gerekmektedir.
Öteyandan; dava konusu işleme 15/11/2016 tarihinde Denizli 3. Asliye HukukMahkemesi’nde açılan davada, Denizli 3. Asliye HukukMahkemesi'nin 21/4/2017 tarih ve E:2016/769, K:216 sayılı kararıile uyuşmazlığın idari yargının görevalanına girdiği gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar verildiği, anılan kararın24/5/2017 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Açıklanannedenlerle, davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasası'nın 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine, kararın kesinleşmesinden sonradava dosyasının görevli yargı yeri belirlenmek üzereuyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine…” kararvermiş; bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
Davacıvekili, 5.7.2017 tarihli dilekçe ile, görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesini İdare Mahkemesinden talep etmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 27.11.2017günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasanın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olaykısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu venedeni aynı olan davada; adli yargı yerince idari yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş bir görevsizlikkararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayıinceleyen idari yargı yerinin sahip olduğu seçenekler ileverdiği karar bakımından bir değerlendirmeyapılması gerekmektedir.
II-2247sayılı Yasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargı mercilerindenen az ikisinin tarafları konusu ve sebebi aynı olan davadakendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararlarınkesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.” hükmüne göre, asliye hukukmahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineidari yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.
2- 2247sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeriyargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, idariyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren adli yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da içermesigerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması durumunda her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma istencini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme oranla dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır.
Olayda, idariyargı yerince, davada adli yargının görevli olduğubelirtilerek görevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununla yetinilmemişve kararın kesinleşmesinden sonra re’sen UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmuştur.
Bu haliyle,Denizli İdare Mahkemesi’nce re’sen yapılan başvuru,2247 sayılı Yasa’da öngörülen yöntemeuymamaktadır.
Bu haliyle,her ne kadar 2247 sayılı Yasa’da öngörülenyönteme uymamakta ise de, davacı vekilince başvurudabulunulduğu gözetilerek, yapılan başvurunun 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesi kapsamındaolduğunun kabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesi’ninönüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekse UyuşmazlıkMahkemesi’nin kuruluş amacına uygun olacağından veadı geçen Mahkemece adli yargı dosyası dagönderilmiş olup, usule ilişkin başkaca bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararının davalı idarece giderilmesi istemindenibaret bulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Davadosyalarının incelenmesinden; 18/12/2015 tarihinde Denizli İli,Acıpayam yolu- ulus kavşağında dava dışı biraracın, ana yol üzerinde yapılan çalışmaişaretlemelerinin düzgün olmaması nedeniyleişaretlemelere çarpmamak için manevra yaptığıesnada davacı şirket tarafından sigortalı 20 …36plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafikkazası meydana geldiği; davacı şirket tarafındankarşılanan 5.178,15 TL hasar bedelinin, kazanınoluşmasında kusurlu olduğu iddia edilen davalı idarece, ödemetarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte rücuen tazminiistemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesiile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Denizli İdare Mahkemesinin yönteme aykırı başvurusununkabulü ile, Denizli 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.4.2017 gün veE:2016/769, K:2017/216 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Denizli İdareMahkemesinin yönteme aykırı BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,Denizli 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.4.2017 gün ve E:2016/769,K:2017/216 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 27.11.2017 gününde Üyelerden Süleyman HilmiAYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nın KARŞI OYLARI ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Turgay Tuncay VARLI KARŞIOY 03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyoruz. 27.11.2017 ÜYE ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy