T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 452
KARAR NO : 2017 / 661
KARAR TR : 27.11.2017
ÖZET : EGO Genel Müdürlüğüne ait otobüsün kontrolden çıkarak otobüs durağında ve park halindeki araçların içinde beklemekte olan kişilere çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasından dolayı, davacıların eşi ve babaları olan kişinin vefat etmesi nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı lar : 1-S. D.
2-Ö.D.
3-Ö.M.
Vekilleri : Av. F. Y.&Av. İ. H. Ş.
Davalı lar : 1-Ankara Büyükşehir Belediyesi
Vekili : Av. İ.D. Ş.
2-EGO Genel Müdürlüğü
Vekili :Av. H.G.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; 01.10.2015 tarihinde AnkaraDikimevi kavşağında seyretmekte olan EGO GenelMüdürlüğü'ne ait, şoför Erol Ayazyönetimindeki 06 … 5472 plakalı yolcuotobüsünün; Cemal Gürsel Caddesi 113-119 numaralıapartmanlar önüne geldiğini, önünde trafik kazasıolduğu için durduğunu, içerideki yolcuları indirdiğini,duraktaki yolcuları almak için hareket ettiğini ve otobüsünkontrolünü kaybettiğini; meydana gelen kazada, aralarındamüvekkillerinden S.D.’nun eşi, Ö. D. ve Ö.M.'ınbabası müteveffa A. D.'nun da bulunduğu 12 kişinin vefatettiğini, 12 kişinin de yaralandığını;Anayasanın 125. ve 129/5 maddelerinde “idarenin, kendi eylem veişlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüolduğu” ve “Memur ve diğer kamu görevlileriningörevlerini ifa ederken işledikleri kusurdan dolayı kendilerinerücu edilmek kaydıyla idare aleyhine davaaçılabileceği”nin hükmebağlandığını; idarenin işlem ve eylemlerindendolayı sorumluluğunun kusur sorumluluğu ve kusursuz sorumlulukolarak ikiye ayrıldığını; kusur sorumluluğununalt başlıklarından birisinin de kişisel kusur olduğunu,bu kapsamda, idarenin idari hizmeti kamuya sunarken görevlendirdiğigörevlilerin kusurundan kaynaklanan zararlardan tamamen sorumlubulunduğunu; Danıştay’ın yerleşikiçtihatlarına göre, idari hizmeti sunmakla görevli idareajanının kusurlu olmasının, idarenin oluşanzararı karşılamasına engeloluşturmadığını; kazaya sebebiyet veren EGOotobüsünün şoförü E.A.’ın, AnkaraCumhuriyet Başsavcılığının yapmışolduğu soruşturmada ve Ankara 9. Ağır CezaMahkemesi’nce görülen E:2015/465 sayılı dosyadasunulan bilirkişi raporlarınca kusurlu bulunduğunu; idareninyürüttüğü faaliyetten zarar gören kişilerinbu zararlarının giderilmesi için her zaman idarenin kusurluolmasını aramanın vicdanları rahatsız edeceğinive hakkaniyet düşüncesi ile bağdaşmayacağını,bundan dolayı idarenin bazı durumlarda kusursuz da olsa sorumluolacağı ilkesinin hukuk sistemimize yerleştiğini; sözkonusu kazanın günlerce basında haber olarak çıktığını,kaza sonucu feci bir şekilde vefat eden A. D.’nun eşi S. D.,oğlu öz.D. ile kızı Ö. M.’ınbüyük bir üzüntü yaşadıklarını, kazanınTürkiye’nin gündemine oturması nedeniyle acılarınıntekrarlandığını ifade ederek; müteveffanıneşi S. D. için 50.000,00TL, kızı Ö. M. için30 000,00TL ve oğlu Ö. D. için 30.000,00TL manevi tazminata; olaytarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birliktemüştereken ve müteselsilen hükmedilmesi istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
DavalılardanEGO Genel Müdürlüğü vekilinin süresindeverdiği cevap dilekçesinde; davanın adli yargınıngörev alanına girdiğini öne sürerek görevitirazında bulunmuştur.
ANKARA9.İDARE MAHKEMESİ; 21.2.2017 gün ve E: 2016/5250 sayı ile,“(…) 2577 sayılı Yasanın 2. maddesinde;"İdari dava türleri, idari işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı açılan iptaldavaları; idari işlem ve eylemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları; kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerdendolayı açılan davalar olarak sayılmış; idariyargının idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunundenetimini yapmakla görevli olduğu kuralabağlanmıştır.
İdariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davalarının; idari dava türlerinden biri olduğu idarehukukunun bilinen ilkelerindendir.
İdare,idare hukuku alanında kamu gücüne dayalı olarak re-sen vetek yanlı irade açıklaması sonucu tesis etmişolduğu işlemlere, hukuk alanında yeni durumlaroluşturmasıyla idari işlem kimliği kazandırmakta vekural olarak bu işlemler özel yasal düzenlemelerdışında, idari yargı denetimine tabi bulunmaktadır.
Dosyanınincelenmesinden, 01.10.2015 tarihinde Ankara dikimevi kavşağıcivarında EGO'ya bağlı 06 … 5472 plakalıotobüsün kontrolden çıkarak trafik kazasınasebebiyet vermesi üzerine idarenin hizmet kusuru bulunduğundanbahisle trafik kazası sonucu vefat eden A. D.'nun eşi S. D.için 50.000TL., kızı Ö.D.(M.) için 30.000TL,oğlu Ö. D. için 30.000TL olmak üzere toplamda 110.000 TLmanevi tazminat istemiyle görülmekte olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda davakonusu uyuşmazlığın idarenin ajanı kontrolündekiidare aracının neden olduğu trafik kazasındankaynaklandığı diğer bir ifadeyle meydana gelen zararınidarenin hizmet kusuru bulunduğu iddiasındankaynaklandığı anlaşıldığından,işbu davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2. maddesinde sayılan tam yargı davasıniteliğinde olduğu ve çözümünün idariyargının ve Mahkememizin görev alanına girdiğisonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davalı idarenin görev itirazının reddine…”vemahkemelerinin görevliliğine karar vermiştir.
Davalılardan EGO Genel Müdürlüğü vekilininolumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması yolunda süresi içerisinde verdiğidilekçesi üzerine dava dosyası Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir.
YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI: “(…)2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinin birincifıkrasında, "Bir motorlu aracın işletilmesi birkimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyinzarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın birteşebbüsün unvanı veya işletme adı altındaveya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde,motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğuteşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken vemüteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne, beşincifıkrasında ise "İşleten ve araç işleticisiteşebbüsün sahibi, aracınsürücüsünün veya aracın kullanılmasınayardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibisorumludur." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun106. maddesinde ise "Genel bütçeye dahil dairelerle katmabütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamuiktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorluaraçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanununişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleriuygulanır." hükmü getirilmiştir.
Öteyandan, 2918 sayılı Kanunun 6099 sayılı Kanunun 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde, “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. /Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir.” hükmübulunmaktadır.
UyuşmazlıkMahkemesinin 02/03/2015 tarih ve 2014/834 Esas ve 2015/79 Kararsayılı, 02/02/2015 tarih ve 2015/1 Esas 2015/43 Kararsayılı, 15/02/2016 tarih ve 2016/29 Esas ve 2016/65 Kararsayılı kararlarında da "2918 sayılı Yasanın19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ileAnayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararları ve konuyailişkin Uyuşmazlık Mahkemesi kararları gözönünde bulundurulduğunda, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, olayda; davacının yaralanmasına sebepolan kazanın karayolundaki eksikliklerden (tek yön, azami hıztabelası ile girilmez işaretinin bulunmamasından ve yayageçişini düzenleyen işaret, ışık velevhaların bulunmamasından) kaynaklandığı ve budurumun trafik güvenliği ve denetimi kapsamındabulunduğu" denilmek suretiyle bu tür davaların görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu vurgulanmıştır.
Yukarıdakiaçıklamalara göre, somut olaya ilişkin davanın daadli yargı yerinde görülmesi gerektiğidüşünülmektedir.
KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle 2247 sayılı Kanunun 10ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına,dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınagönderilmesine…” karar vermiştir.
Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göreDanıştay Başsavcısından yazılıdüşüncesi istenilmemiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 27.11.2017günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; DavalılardanEGO Genel Müdürlüğü vekilinin anılanYasa’nın 10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygunolarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca, 10.maddede öngörülen biçimde, anılan İdareyönünden olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, EGO GenelMüdürlüğüne ait otobüsün kontroldençıkarak otobüs durağında ve park halindekiaraçların içinde beklemekte olan kişilere çarpmasısonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacılarıneşi ve babaları olan kişinin vefat etmesi nedeniyleuğranılan manevi zararın tazmini istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 1.10.2015 tarihinde Ankara, Dikimevikavşağı civarında EGO GenelMüdürlüğüne ait 06 … 5472 plakalıotobüsün kontrolden çıkarak, durakta ve park halindekiaraçların içinde beklemekte olan kişilereçarpması sonucu, aralarında davacıların eşi vebabaları olan A. D.'nun vefat ettiği, olayda davalı idareninhizmet kusuru bulunduğundan bahisle trafik kazası sonucu vefat eden A.D.'nun eşi S. D. için 50.000TL., kızı Ö.M. için 30.000TL, oğlu Ö. D. için 30.000TL olmaküzere toplamda 110.000 TL manevi tazminatın ödenmesi istemiylebakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanitiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile davalılardan EGO GenelMüdürlüğü vekilinin görev itirazınınreddine ilişkin Ankara 9.İdare Mahkemesinin 21.2.2017 gün ve E:2016/5250sayılı görevlilik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ iledavalılardan EGO Genel Müdürlüğü vekiliningörev itirazının reddine ilişkin Ankara 9.İdareMahkemesinin 21.2.2017 gün ve E:2016/5250 sayılı GÖREVLİLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 27.11.2017 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy