T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 693
KARAR NO : 2017 / 743
KARAR TR : 27.11.2017
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : E. T.
Vekili : Av. E. Ö.
Davalı : Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekilleri : Av. A.K.U., Av.A.A.
Adli Yargıda
İhbar
Olunan/İdari
Yargıda Davalı:A. A. T.S.Şirketi
Vekili : Av. B.B. D.
O L A Y :Davacı vekili; Gediz Elektrik Dağıtım AŞ'deşoför olarak çalışan müvekkilininSaruhanlı İlçesinin Lütfiye mahallesi girişindenSaruhanlı istikametine döndüğü esnadaönünden bir araç geçtiğini ve kontrollü birşekilde sola dönüp güzergahını takip ettiğini;önünden geçen aracın içerisinde F. K.Lolduğunu ve 45 … 260 plakalı araç ile seyrettiğinigördüğünü; bir süre sonra 45 … 260plakalı aracın K. isimli işyerine döndüğüesnada müvekkilinin yavaşlayarak dönüşü beklediğini, akabinde güzergahına devam ettiğini; 10-20 Km. hız ile devam ettiği esnada gerek yolun düz ve emniyetli oluşu, gerektrafik işaretlerinde engel bir durumun olmaması, gerekse her günseyir ettiği yolun güvenliğine inanmasıdolayısıyla hızını arttırarak 65-70 Km. hıza ulaştığı esnada, Lütfiye ile Nuriye mahallesi arasıİZSU pompaları mevkiinde, yol üzerine gelişi güzelbırakılmış yarım metre yükseklikte 1,5 metre genişliğinde bir zift yığınının önüne çıktığını;müvekkilinin bu zift yığınına çarpıp taklaatmamak ümidiyle direksiyonu sola kırdığını ancakkazanın oluşmasına mani olamadığını, ziftinüzerinden geçen sağ tekerin, aracın yan yatmasınasebebiyet verdiğini, aracın ters döndüğünü, 65-70 Km. hızın etkisiyle ve yolun aşağıyadoğru iniş olması dolayısıyla aracın, metrelercesürüklendiğini, bir ağaca çarparak ancak durabildiğini; kazanın oluşumuna mani olacak hiçbir güvenlik tedbiri,uyarı işaret ve işaretçisi, ışıklıtabela vs. bulunmadığını, bu durumun, ManisaBüyükşehir Belediyesi'nin ihmali bir davranış iletrafik kazasına sebebiyet verdiğinin en açık ispatıolduğunu; tanıklarının da kendisinidoğruladığını; kazadan hemen sonra ManisaBüyükşehir Belediye çalışanlarınınyol düzeltme araçları ile olay yerine gelip ziftyığınını düzelterek delillerin üzeriniörtme çabalarına giriştiklerini; müvekkilinin trafikkazası sonrası yaralanmaya maruz kaldığını, raporagöre alkolsüz olduğunun da saptandığını; müvekkilininkaza sonrası ekonomik geleceğinin sarsıldığını, yüzünde bir sabit iz ile hayatını idame ettirmekzorunda kalması dolayısıyla manevi kayba uğradığını;kazadan son derece etkilenerek ruh sağlığının bozulduğunu;sol kulağında duyu kaybı oluştuğunu ifade ederek; fazlayailişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; davalarınınkabulü ile 10.000 TL maddi, 50.000 TL manevi kayıplarınıntazmini istemiyle 8.9.2016 tarihinde Manisa Büyükşehir BelediyeBaşkanlığına karşı adli yargı yerinde davaaçmış; dava daha sonra Anadolu Anonim Türk SigortaŞirketine ihbar olunmuştur.
SARUHANLIASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 6.4.2017 gün ve E:2016/401, K:2017/127sayı ile, “(…) Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 6099 sayılıKanunun 14. maddesi ile değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi devlet diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil bu kanundan doğan sorumlulukdavaları adli vargıda görülür” denilmektedir.Görülmekte olan dava, davacının davalı idaretarafından yapıldığı belirtilen yolda aracıylagitmekte iken dökülen zift yığınınaçarpması sonucu meydana gelen kazada yaralanması sebebiyleuğradığı zararların tazmini istemiyleaçıldığı, yol yapım işinin kamu hizmetiolduğu, dolayısıyla açılan davanın hizmetkusuruna dayanarak açıldığıanlaşılmıştır. Kamu hizmeti görmekleyükümlü olan davalı Manisa BüyükşehirBelediye Başkanlığı kamu hizmeti sırasındaverdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabiolmadığı, Hizmet kusurundan dolayı açılandavaların İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunun2.maddesi uyarınca tam yargı davası olarak ikame edilmesigerektiği anlaşılmakla davanın yargı yoluuyuşmazlığı sebebiyle reddine karar verilerekaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanınİdari yargının Görev ine girdiğianlaşıldığından yargı yoluuyuşmazlığı sebebiyle USULDEN REDDİNE…”karar vermiş, bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu defa, aynı istemle, Manisa Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı ve Anadolu Anonim Türk SigortaŞirketine karşı 4.7.2017 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
MANİSA2.İDARE MAHKEMESİ; 26.9.2017 gün ve E:2017/720 sayı ile,“(…) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde ise, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde,“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarındada bu Kanun hükümleri uygulanır kuralı getirilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi(…) anılan kuralı Anayasayaaykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiylereddetmiştir(…) (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
AnayasaMahkemesi daha önce verdiği diğer kararlarında da benzerşekilde, “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun110. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanundan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkemeise idare mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkemedeğildir. Başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniylereddi gerekir.” hükmünü vermiştir. (Any. Mah.nin8.11.2012 tarih ve E.2012/118, K.2012/170.)
Anayasa’nın158. maddesinin son fıkrasında "Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesinin kararı esas alınır.” amir hükmü yeralmaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesineyer verilen kararları, yasa koyucunun idari yargınıngörevine giren bir konuyu adli yargının görevineverebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110.maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanundandoğan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibarıyla görevkonusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158.maddesi uyarınca, Mahkememiz ve diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110 maddesi ile Anayasa Mahkemesi’ninişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adlı yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün 8.3.2016tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan, 15.2.2016 tarih ve E.2016/37,K.2016/73 sayılı kararı da bu şekildedir.
Bu durumda,Mahkememizin uyuşmazlığa bakmakla görevli olmaması vegörevli yargı yerinin adli yargı mahkemeleri olmasıyanında Saruhanlı Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06/04/2017 tarih veE:2016/401, K:2017/127 sayılı kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine uyuşmazlığa karşıMahkememizde dava açıldığıanlaşıldığından, hangi Mahkemenin görevliolduğunun belirlenmesi amacıyla 2247 sayılı Kanun’un19 uncu maddesi uyarınca Uyuşmazlık Mahkemesi’nebaşvurulmasına, temin edilmiş olan Saruhanlı Asliye HukukMahkemesinin E:2016/401 esas sayılı dosyanın ve davadosyasının gerekçeli kararımızla birlikteUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine, davanınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceye kadarertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 27.11.2017günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının onaylı örneğinin Mahkemece, ekinde adliyargı dosyasının onaylı örneği ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan maddi vemanevi zararın tazmini istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dava dosyalarınınincelenmesinden; davacının kullandığı araçla,Saruhanlı İlçesinin Lütfiye mahallesi girişindenSaruhanlı istikametine döndüğü esnada Lütfiye ileNuriye mahallesi arası İZSU pompaları mevkiinde, yolüzerine gelişi güzel bırakılmış yarımmetre yükseklikte 1,5 metre genişliğinde bir ziftyığınının önüne çıkmasındanötürü, bu zift yığınına çarpmamakiçin direksiyonu sola kırmasına rağmen, ziftinüzerinden geçen sağ tekerin, aracın yan yatmasınasebebiyet verdiği, aracın ters döndüğü, hızın etkisiyle ve yolun aşağıya doğru inişolması dolayısıyla aracın metrelercesürüklendiği, bir ağaca çarparak durabildiği;kaza nedeniyle yaralanan davacının maddi ve manevizararlarının oluştuğu, kazanınoluşumuna, kazaya mani olacak hiçbir güvenlik tedbiri,uyarı işaret ve işaretçisi, ışıklıtabela vs. bulundurmayan Manisa Büyükşehir Belediyesi'nin ihmalidavranışının sebep olduğu iddia edilerek; 10.000 TLmaddi, 50.000 TL manevi olmak üzere toplamda 60.000 TL tazminatınolay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminiistemiyle bakılan davaların açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki vesorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Manisa 2.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile,Saruhanlı Asliye Hukuk Mahkemesinin 6.4.2017 gün ve E:2016/401,K:2017/127 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Manisa 2.İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Saruhanlı Asliye Hukuk Mahkemesinin6.4.2017 gün ve E:2016/401, K:2017/127 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 27.11.2017gününde Üyelerden Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Turgay Tuncay VARLI KARŞIOY 03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyoruz. 27.11.2017 ÜYE ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy