T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 566
KARAR NO : 2017 / 674
KARAR TR : 27.11.2017
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan maddi ve manevi zararın davalı idarece tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. Maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : U. G.
Vekilleri :Av. C. S.- Av. S.I.
Davalı :Avcılar Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. B.A.
O L A Y :Davacı vekili; müvekkilinin 2.5.2015 tarihinde, 34 … 8337Plaka sayılı aracı ile seyir halindeyken yolçalışması sebebi ile belediye tarafındanoluşturulan rögar çukurunaçarptığını, aracın takla attığınıve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini; olayın,Avcılar Belediye Başkanlığına bağlıFiruzköy-Yeşilkent-Avcılar yolunda meydana geldiğini; yolçalışması sebebiyle herhangi bir uyarıcı veyabilgilendirici levha bulunmadığı gibi, aydınlatma da bulunmadığını;kazadan hemen sonra 26.05.2015 tarihinde zararın giderilmesi içinAvcılar Belediyesine başvuruda bulunulduğunu ancak herhangi bircevap verilmediğini; meydana gelen kazada idarenin ağır kusurluolduğunu, bir an için kusuru bulunmadığı farz edilsebile, zararların tamamını tazminyükümlülüğünün bulunduğunu ifadeederek; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmakkaydı ile; müvekkilinin kaza sonucu aracında meydana gelendeğer kaybı için şimdilik 5.000TL.nin ve kaza sebebiylekorktuğu ve hafif yaralandığı için 5.000 TL manevitazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyle15.12.2015 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL9.İDARE MAHKEMESİ: 16.12.2015 gün ve E:2015/2045, K:2015/2265sayı ile, “(…) 2576 sayılı Bölge İdareMahkemeleri, İdare Mahkemeleri Ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu VeGörevleri Hakkında Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasında da;İdare Mahkemelerinin, Vergi Mahkemelerinin görevine giren davalar ileDanıştay'da çözümlenecek olanlardışındaki iptal davaları ile tam yargıdavalarını, tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinin birininyürütülmesi için yapılan idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar ve kanunlarla verilen diğerişleri çözümleyeceği hükmebağlanmıştır. Uyuşmazlıkla ilgili bir başkadüzenleme olan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun3.maddesinde; trafik kazası, karayolu üzerinde hareket halinde olanbir veya birden fazla aracın karıştığıölüm, yaralanma ve zararla sonuçlanmış olan olayolduğu belirtilmiş, 110.maddesinde "İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, buKanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin, davalar sigortacınınmerkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir."hükmüne yer verilmiştir.
Davadilekçesi ve eklerinin incelenmesinden davacı tarafa ait 34 KF 8337plaka sayılı aracın 02/05/2015 tarihinde İstanbul İliAvcılar İlçesi, Firuzköy Mahallesi Balcıbükcaddesi üzerinde yol çalışması sebebi ileoluşturulan rögar çukuruna çarpması nedeniyledoğan trafik kazasından ötürü araçtaoluşan maddi hasar tutarı 5.000,00 TL ile 5.000,00TL manevizararın davalı idareden tahsili istemiyle görülendavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Belediyealeyhine idare mahkemesinde açılan başka bir tazminat taleplitam yargı davasında, İdare Mahkemesi 2918 sayılıYasanın 110.maddesinin 1.fıkrasının birinci ve ikincicümlelerinin Anayasaya aykırı olduğu kanısınavarmış, İdare Mahkemesinin bu iki cümlenin iptali istemiyleyaptığı başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi 08.12.2011tarih ve E:2011/124, K:2011/160 sayı ve 08.11.2012 tarih ve E:2012/l 18,K:2012/170 sayılı aynı içerikli iki kararı ile;“2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110.maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun’dan doğansorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkemeise idare mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkemedeğildir. Başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniylereddi gerekir.” kararına varmıştır.
2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin benzer bir konuda İdareMahkemesi’nin davaya bakmakla görevli bulunmadığıyolundaki kararları gözetildiğinde, bahsi geçen Kanunmaddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesinin 24.12.2012 tarih ve E: 2012/541 ve K:2012/438 sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü görevyönünden reddine…” karar vermiş, bu karar itirazedilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu defa, aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
KÜÇÜKÇEKMECE2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 10.5.2016 gün ve E:2016/98, K:2016/197sayı ile, “(…) Dosyanın incelenmesinde; davanındavalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklı maddi ve manevi tazminattalepli tazminat davasıdır .
Görevkamu düzenine ilişkin olup hiç ileri sürülmese bileyargılamanın her aşamasında resengözetilebileceği ve HMK 114 md göre dava şartıolduğu,
Adliyargı yerlerinin ancak özel düzenlemelerinvarlığı halinde idarenin eylem ve işlemlerinden doğanuyuşmazlıkları çözeceği, kural olarak idareninzarar doğuran eylemlerinden ya da işlemlerinden doğanzararların tam yargı davası olarak ve hizmet kusuru sebebiyleidari yargı yerinde görüleceği bu nedenlerle davanınyargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesigerektiği, HMK 20. maddesi ancak adli yargı yerleri arasındakigörevsizlik kararları bakımından uygulanmasınınsöz konusu olduğu HMK 20. maddesinin yargı yolubakımından görevsizlik kararındauygulanamayacağından idare mahkemelerine gönderilmesine kararverilemeyeceği ve davacının davasının yargı yolubakımından HMK 114/1 -b ve HMK 115/2 maddesi gereğince usulden reddinekarar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekildehüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıdaaçıklanan nedenler ile;
Davacınındilekçesinin mahkemenin görevsiz olması nedeniyle HMK 115/2 mduyarınca USULDEN REDDİNE,
İstanbulİdare Mahkemesinin görevli OLDUĞUNA…” kararvermiş, temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesince, 29.12.2016gün ve E:2016/13274, K:2016/12142 sayı ile onanan kararkesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 27.11.2017günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında anılan Yasanın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren Mahkemece, idari yargı dosyasının birörneği ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği, ayrıca idari yargı kararının kesinleşmedurumunu gösteren bir örneğinin Mahkemesinden teminedildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan maddi vemanevi zararın davalı idarece tazmini istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacının 34 KF 8337 plaka sayılıaracı ile 2.5.2015 tarihinde trafikte seyir halindeyken,Firuzköy-Yeşilkent-Avcılar yolunda, yolçalışması sebebi ile belediye tarafındanoluşturulan rögar çukuruna çarptığı,aracının takla attığı ve maddi hasarlı trafikkazası meydana geldiği; bu nedenle, yoldaçalışma sebebiyle herhangi bir uyarıcı,bilgilendirici levha bulundurmayan, aydınlatma yapmayan davalıidarenin sorumluluğunun söz konusu olduğundan bahisleuğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle bakılandavanın açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasındazarar görenin asker kişi ya da memur olmasına, aracınaskeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Küçükçekmece 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin10.5.2016 gün ve E:2016/98, K:2016/197 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenleKüçükçekmece 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.5.2016gün ve E:2016/98, K:2016/197 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 27.11.2017 gününde ÜyelerdenSüleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nın KARŞI OYLARIve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Turgay Tuncay VARLI KARŞI OY 03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olan düşüncedoğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyoruz. 27.11.2017 ÜYE ÜYE SüleymanHilmi AYDIN Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy