T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/703
KARAR NO : 2017/750
KARAR TR : 27.11.2017
ÖZET : Emekli Sandığından aylık almakta iken vefat eden annesinden dolayı yetim aylığı alan davacının, boşanmasının muvazaalı olduğunun tespit edildiğinden bahisle aylığının kesilerek adına borç çıkartılmasına ilişkin davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :E.G.İ. Vekili :Av. H.P. Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Vekili :Av. C.G. O L A Y : Davacıvekili dava dilekçesinde özetle; davacının eskieşiyle aralarındaki geçimsizlikler nedeniyleboşandığını; sonrasında davalı kurumabaşvurusu ile Emekli Sandığı iştirakçisi olanannesinden dolayı yetim aylığı talebinde bulunduğunuve kurumca kendisine aylık bağlandığını;boşanmanın muvazaalı ve gerçek dışıolduğu belirtilerek aylığının kesildiğini,adına 69.358,14 TL borç çıkarıldığını;davalı Kurum tespitinin gerçeğe uygunolmadığını; muvazaalı boşanmadan sözedilemeyeceğini; maaşın kesilmesine ilişkin kurumişleminin yerinde olmadığını ileri sürerek,davacının ölen annesinden dolayı almakta olduğu yetimaylığının kesilmesine ve borççıkartılmasına ilişkin davalı kurumişleminin iptali ile yetim aylığı kesilme tarihindenitibaren mahrum kaldığı öne sürülenaylıkların yasal faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesi istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır. ANKARA 17. İŞMAHKEMESİ:16.12.2015 gün ve E:2015/258, K:2015/725 sayı ile, 5510sayılı Yasa'nın "5434 sayılı Kanunaİlişkin Geçiş Hükümleri"başlıklı Geçici 4.maddesinin 4.fıkrasınagöre "Bu Kanunda aksine bir hükümbulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanununyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olarak çalışmış olup buKanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinetabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ilebunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılır." hükmünün yer aldığı,dava konusu edilen uyuşmazlıkla ilgili idare mahkemeleriningörevli olduğu gerekçesiyle, mahkemeleriningörevsizliğine, 6100 sayılı HMK 114/1-b maddesinegöre, yargı yolunun caiz olmaması dava şartı olup, HMK115/2 maddesi gereği dava şartı noksanlığındandavanın usulden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Davacı vekili, bu kezaynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. ANKARA 16. İDARE MAHKEMESİ: 14.1.2016 günve E:2016/30, K:2016/57 sayı ile, her ne kadar davacının kesilenve geriye yönelik olarak borç çıkarılanaylığının Emekli Sandığından aylıkalmakta iken vefat eden annesinden dolayı 5434 sayılı Kanunuyarınca bağlanan yetim aylığı olduğugörülmekte ise de, dava konusu işlemin 5510 sayılıKanunun 56. maddesi uyarınca tesis edildiği, anılan Kanunun 101.maddesi uyarınca bu Kanunun uygulanmasından doğanuyuşmazlıkların İş Mahkemelerinde görülmesigerektiği açıkça düzenlenmiş olduğundan,davanın görev yönünden reddi gerektiğigerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüYasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Davacıvekili, adli ve idari yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğu öne sürülen olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiylebaşvuruda bulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 27.11.2017 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinden 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, davacı vekilinin talebi üzerine, adliyargı dosyası da temin edilmek suretiyle, UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, EmekliSandığından aylık almakta iken vefat eden annesindendolayı yetim aylığı bağlanan davacının,boşanmasının muvazaalı olduğunun tespitedildiğinden bahisle aylığının kesilerek adınaborç çıkartılmasına ilişkin işleminiptali istemiyle açılmıştır. Dosya kapsamında bulunandavacının müracaatı ve bunun üzerinde davalıkurum tarafından düzenlenen Yetim Aylığı Bağlamakararı içeriğinden, davacının müteveffa annesinin5434 sayılı Yasaya tabi olarak çalışırken vefatettiğinin anlaşıldığı, bu itibarlamüteveffa’nın 5434 sayılı Yasa kapsamındaolduğu tespit edilmiştir. 31.5.2006 tarihve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyleaçılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E:2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir…Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesikararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Kaldıki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki“…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır ” hükmü uyarınca AnayasaMahkemesi kararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Bu durumda, 5510sayılı Yasanın yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Yasanınyürürlüğe girdiği tarihten önce annesi EmekliSandığı Kanununa tabi olan ve kendisine yetimaylığı bağlanan davacının,boşandığı eşiyle beraberyaşadığının tespit edildiğinden bahisle yetimaylığının kesilmesine ilişkin davalı idareişleminin iptali istemiyle açılan davanın,görüm ve çözümünün; gerek 5510 sayılı Yasanın 56.maddesinin,yürürlükten kaldırılan 5434 sayılıYasanın 75.maddesinin genişletilmiş hali olması,Yasanın dava konusu olaya ilişkin 56.maddesinin sonfıkrasının 01.10.2008 tarihinde yürürlüğegirmesi; buna karşılık davacıya, 5434 sayılı Yasahükümlerine göre, annesinden dolayı yetimaylığı bağlanması işleminin 5434 sayılıYasa uyarınca tesis edilmesi hususları da gözetildiğinde, idariyargı yerinde görüleceği sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Ankara 16. İdare Mahkemesi’nce verilen 14.1.2016 gün veE:2016/30, K:2016/57 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Ankara 16. İdare Mahkemesi’nce verilen14.1.2016 gün ve E:2016/30, K:2016/57 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 27.11.2017gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy