T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2017 / 562 KARAR NO : 2017 / 671 KARAR TR : 27.11.2017 ÖZET : 5754 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce emekli sandığı iştirakçisi olan davacı tarafından, malûlen emekliye ayrılma istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ile malûlen emekliliğine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : G. B. Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Vekilleri : Av. E. K., Av.R. Ç.,Av.S. Y. O L A Y : Davacı, M.K.E. BarutSan.A.Ş. Barut Fabrikası Müdürlüğündeçalışırken rahatsızlığı nedeni ile2003 yılında Ankara Numune Eğitim AraştırmaHastanesine müracaat ettiğini, yapılan tetkiklerinde gözpolikliniğinde %35, beyin cerrahi polikliniğinde %35 olmak üzeretoplam %70, şekel toplamda %56 sakattır, şeklindesağlık kurulu raporu aldığını; o dönemdekisosyal güvenlik kurumuna malulen emeklilik için müracaatettiğini; kurumun 28.11.2002 tarihli yazı ile, sakatkontenjanından işe girmediği için emekliliğini kabuletmediğini; ancak 25.08.2003 tarih ve 4295 sayılı kararıile sakatlığını kabul edip idari hizmetler kadrosundagörev yapabileceğine karar verdiğini; bu işlemaleyhine, Ankara 3. İdare Mahkemesinde açtığı davadaMahkemenin, E:2003/28, K: 2004/1829 sayı ile, 5434 sayılıKanunun ek geçici 22 maddesi ve 39/J maddesi gereğince emekliolabileceğine karar verdiğini; bu karara istinaden emekliedildiğini, ancak davalı idarenin yaptığı temyizbaşvurusu üzerine Danıştay 11.Dairesinin; E:2005/2286,K:2007/8231sayı ile, 5434 sayılı yasanın 39/J maddesiningeçici madde olduğunu, 2289 sayılı yasanınyürürlük tarihinden sonra işe girdiği içinemekli olamayacağına karar vererek, yerel Mahkemenin kararınıbozduğunu, bozma kararı üzerine tekrar görevebaşladığını, ancak Kurumun başka birbiriminde (Çankırı ili Silah Fabrikası) görevebaşlatıldığını; yine Sosyal GüvenlikKurumunun Ekim 2008 tarihinde çıkan 5510 sayılı Kanunungeçici 4.maddesinin 6.fıkrasına göre mevcut ve mahkemecesabit olan rapor ve ekleri ile malulen emekli olmak için Kuruma tekrar müracaatettiğini; ancak davalı idarenin, 07.05.2009 tarih, B.13.2.SGK.0.10.02.00.01.03- 66.711.273 sayılı kararı ile, sakatlıkoranının %40 altında olduğundan bahisle talebinireddettiğini ifade ederek; SGK Başkanlığı, SS GenelMüdürlüğü, Kamu Görevlileri Emeklilikİşlemleri Daire Başkanlığının, 07.05.2009tarih B.13.2 SGK.0.10,02.00.01.03 / 66 711.273 sayılı kararınıniptali ile malulen emekliliğine karar verilmesi istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır. ANKARA 1.İDAREMAHKEMESİ; 14.3.2012 gün ve E:2009/951, K:2012/317 sayı ile,“(…) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu’nun 01.10.2008 tarihindeyürürlüğe giren 101. maddesinde, "bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür.” hükmüne yerverilmiştir. Dosyanın incelenmesinden;Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu Genel MüdürlüğüÇankırı Silah Fabrikasında Tekniker olarak görevyapan davacının, 5510 sayılı Kanun'a göre malulenemekliye ayrılma istemiyle yaptığı 24.02.2009 tarihlibaşvurusunun, 5510 sayılı Kanun'un geçici 4.maddesiuyarınca emekliye ayrılmasına imkânbulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin 07.05.2009tarih ve 66.711.273 sayılı işlemin iptali istemiyle bakılandavanın açıldığıanlaşılmaktadır. Olayda; 5510 sayılıKanun hükümlerinden faydalanmak suretiyle malulen emekliyeayrılma isteminin, 5510 sayılı Kanun'un geçici 4.maddesiuyarınca emekliye ayrılmasına imkan bulunmadığıgerekçesiyle reddi işleminden doğanuyuşmazlığın, 5510 sayılı Kanun’unuygulanmasından doğması nedeniyle, bakılan davanıngörüm ve çözümü adli yargının(iş mahkemesi) görevinde bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarıncadavanın görev yönünden reddine…” karar vermiş, temyiz edilmesi üzerine Danıştay Onbirinci Dairesince, 20.11.2012gün ve E:2012/5822, K:2012/7662 sayı ile, temyiz istemi reddedilerekonanan karar kesinleşmiştir. Davacı bu kez aynıistemle adli yargı yerinde dava açmıştır. Ankara 5. İş Mahkemesi,08.09.2015 gün ve E:2013/165, K:2015/1216 sayı ileuyuşmazlığın esasını inceleyerek davanınreddine karar vermiş; davacı tarafından temyiz edilmesiüzerine Yargıtay 10.Hukuk Dairesi; 20.9.2016 gün veE:2015/21799, K:2016/11285 sayı ile, “(…) Somut olayda; 5434sayılı Kanun kapsamında iştirakçi olandavacının, 5510 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesindedeğişiklik getiren 5754 sayılı Kanun’un 01.07.2008tarihinde yürürlüğe girmesinden önce mevcutstatüsünde bulunduğu göz önünde bulundurularak ve6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre davaşartı olan "yargı yolunun caiz olmaması"nedeniyle davanın usûlden reddine karar verilmesi gerekirken,işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi,usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacıavukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarıkabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilenhükmün yukarıda açıklanan nedenlerleBOZULMASINA…” karar vermiştir. ANKARA 5.İŞMAHKEMESİ; 21.2.2017 gün ve E:2016/292, K:2017/68 sayı ile,“(…) Mahkememizce verilen 08/09/2015 tarih ve 2013/165 -2015/1216E-K sayılı kararı Yargıtay 10. Hukuk Dairesitarafından bozulmuş, bozma kararına uyularak yargılamayadevam olunmuştur. GEREKÇE: Taraflararasındaki uyuşmazlık, MKE Kurumu Genel Müdürlüğüsilah fabrikasında tekniker olarak görev yapan davacınınmalulen emekliliğe ayrılmasını reddeden Kurumişleminin iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılıHMK'nın 114/1-b maddesine göre "yargı yolunun caizolması" dava şartı olup mahkeme, dava şartlarınınmevcut olup olmadığını, davanın heraşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar dadava şartı noksanlığını her zaman ilerisürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığınıtespit ederse davanın usulden reddine karar verir. 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 01.10.2008 tarihindeyürürlüğe girmiş olup Yasa'nın 101.maddesinegöre bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür. 5510 sayılıYasa'nın "5434 sayılı Kanuna İlişkinGeçiş Hükümleri" başlıklıGeçici 4.maddesinin 4.fıkrasına göre "Bu Kanundaaksine bir hüküm bulunmadığı takdirde;iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, buKanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olarakçalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yenidençalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimlerihakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılır." 5510 sayılı Kanunun 101nci maddesinde yer alan “...bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.” bölümününiptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi,22.12.2011 tarih ve E;. 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıylaiptal isteminin reddine karar vermiştir. Anayasa'nın 153/sonmaddesine göre Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetedeyayımlanır ve yasama, yürütme ve yargıorganlarını, idare makamlarını, gerçek vetüzelkişileri bağlar. Anayasa Mahkemesi kararlarıile ilgili doktrindeki ağırlıklı görüş;Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçesinin debağlayıcı olduğu yönündedir. 17.4.2008 günlü 5754sayılı “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde KararnamelerdeDeğişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile AnayasaMahkemesi’nin 15.12.2006 günlü, E.2006/111, K.2006/112sayılı iptal kararı doğrultusunda 5510 sayılıKanunda düzenlemeler yapılmış ve anılan Kanun’a eklenenGeçici 1 inci ve Geçici 4 üncü maddelerle 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiğitarih itibariyle bu Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının(c) bendi kapsamına alınanlar ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce memur vediğer kamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar,evvelce olduğu gibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tâbiolacaklar ve bunların emeklilikleri bakımından da aynıKanun hükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlisi olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanun’un 4/c maddesiuyarınca, bu Kanun hükümlerine tâbi sigortalısayılacak ve haklarında 5434 sayılı Kanun değil 5510sayılı Kanun’un öngördüğü kural veesaslar uygulanacak; ihtilaf halinde de adli yargı görevlibulunacaktır. 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanun’a göre emekli, dul ve yetim aylığı almaktaolanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumu’nun tesis edeceği işlem ve yapacağı muameleleridari işlem niteliğini korumaya devam edeceğinden bunlarailişkin ihtilaflarda idari yargı görevli olmaya devam edecektir. Öte yandanUyuşmazlık Mahkemesinin 4.9.2012 tarihli 2012/64-83 Esas ve Kararsayılı kararında 5510 sayılı Yasanınyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin“idari işlem” ve “idari eylem” niteliğinikorumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilenidari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları kapsamında bulunan, emekli kamupersoneli olan davacı tarafından açılan davanın,görüm ve çözümünün idari yargıyerinde görüleceği, 5510 sayılı bu Kanununyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceği sonucunavarılmıştır. Somut olayda, davacının5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli SandığıKanunu kapsamına tabii olup, taraflar arasındakiuyuşmazlığın ise 5510 sayılı kanunungeçici 4 maddesi gereğince malülen emekliyeayrılması talebini reddeden Kurum işleminin iptali istemineilişkin olduğu, dolayısıylauyuşmazlığın 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre çözülmesi gerektiğianlaşılmakla, uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevalanına girdiği gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolununcaiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerekaşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıdagerekçesi açıklandığı üzere; Yargı yolunun caizolmaması nedeniyle davanın usulden reddine…” kararvermiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı aynı istemle birkez daha idari yargı yerine başvurmuştur. Ankara 18.İdare Mahkemesi;7.4.2017 gün ve E:2017/906, K:2017/1024 sayı ile, davacıtarafından, olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi yöntemi izlenmeden, ilk görevsizlik kararınıveren yargı koluna (idari yargı) ait idare mahkemesinde tekrar davaaçılması şeklinde 05.04.2017 tarihinde açılanve tevzi neticesinde Mahkemelerinin 2017/906 esasına kaydolunduğuanlaşılan iş bu davanın, olumsuz görevuyuşmazlığı çıkartılmamışolmasından mütevellit şekli anlamdaki kesin hükümkarinesinden dolayı esasını inceleme olanağınınbulunmadığı gerekçesiyle; davanınincelenmeksizin reddine karar vermiştir. Davacı, 22.5.2017 tarihlidilekçe ile, adli ve idari yargı yerleri arasında doğanolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine dosyanın gönderilmesiistemiyle Ankara 5.İş Mahkemesine başvurmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 27.11.2017 günlütoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının; davacının istemi üzerine songörevsizlik kararını veren Mahkemece 15. maddede belirtilenhükmün aksine, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası temin edilmeden gönderildiğigörülmekte ise de; davaya ilişkin bilgi ve belgelerin dosyadayer aldığı, idari yargı kararının kesinleşmedurumunu gösteren bir örneğinin de Mahkemesindenistenildiği ve sonuçta usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada idari yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacının, Makineve Kimya Endüstrisi Kurumu Genel MüdürlüğüÇankırı Silah Fabrikasında tekniker olarak görevyaparken, malûlen emekliye ayrılma istemiyle yaptığı24.02.2009 tarihli başvurusunun reddine ilişkin 07.05.2009 tarih ve66.711.273 sayılı işleminin iptali ile malûlenemekliliğine karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. Dava dosyalarınınincelenmesinden; davacının 01.07.1983-31.07.1993 döneminde 506sayılı yasaya tabi zorunlu sigortalı olarakçalıştıktan sonra 28.07.1993 tarihinden itibaren MKEElmadağ Barut Fabrikasında 5434 sayılı EmekliSandığı Kanununa tabi memur statüsündeçalışmaya başladığı; işegirişinde düzenlenen 15.07.1993 günlü SağlıkKurulu Raporunda KBB hariç sağlam olduğu belirtilendavacının, Barut fabrikasında tekniker olarakçalışmakta iken 1996 yılında askere sevkedildiği, ancak sağ gözündeki görme kaybınedeniyle "askere elverişli olmadığı"nın saptandığı, terhis edildiği ve tekrar MKE’deki görevine geridöndüğü; çalışmakta ikenrahatsızlığı nedeniyle Ankara Numune Eğt.veAraş.Hastanesince düzenlenen 11.07.2002 günlüsağlık kurulu raporu ile bel fıtığı ve görmekaybı nedeniyle sakatlık derecesinin %56 olarak tespit edilip "malülenemekli olur" kaydının düşüldüğü;davacının 10.09.2002 günlü dilekçesi ile EmekliSandığı Tahsisler Dairesi Başkanlığınabaşvurarak, 11.07.2002 günlü sağlık kurulu raporunaistinaden malülen emekli olmak istediğini bildirdiği; butalep üzerine Emekli sandığı Tahsisler DairesiBaşkanlığının 28.11.2002 günlü kararıile, 11.07.2002 günlü sağlık kurulu raporunun 5434sayılı Yasanın 44.maddesi gereğince incelemeyeceğine,kişi sakat kontenjanından işe girmişse 2889sayılı kanuna göre işlem yapılabileceğine kararverildiği, Emekli Sandığı Sağlık Kurulunun06.01.2003 gün ve 82 sayılı kararı ile de, 11.07.2002günlü rapora göre belirli bir işgücü kaybıoranı vermenin mümkün olmadığı, esasen raporunusulüne uygun düzenlenmediği, şahıs hakkındakarar verilebilmesi için H.Ü.Tıp Fakültesinden yeni birrapor alınması durumunda bir karar verilebileceğine kararverildiği; davacının başvurusu üzerine Ankara NumuneEğt.ve Araş.Hastanesince düzenlenen 13.03.2003 günlüsağlık kurulu raporu ile yine sakatlık derecesinin %56 olaraktespit edilip "malülen emekli olur" kaydınındüşüldüğü ve vekili marifetiyle ve 18.04.2003gün ve 1278981 varide no.lu dilekçe ile yeniden EmekliSandığı Genel Müdürlüğüne başvurupemeklilik talebinde bulunduğu; davacının 18.04.2003günlü başvurusunun sonucunu beklemeden, 10.09.2002 tarihlitalebinin reddine ilişkin Emekli Sandığı Tahsisler DairesiBaşkanlığının 28.11.2002 günlüişleminin iptali talebi ile Ankara 3.İdare Mahkemesinin E.2003/28sayılı dosyası ile TC Emekli Sandığı GenelMüdürlüğü aleyhine açtığıdavanın, adı geçen Mahkemenin 29.11.2004 günlükararı ile ve Ankara Numune Hastanesi Sağlık Kurulu Raporu ilemalüliyetin %56 olarak tespit edilmiş bulunması nedeniyle 5434sayılı yasanın Ek Geçici 22.maddesine göre ve 39/jmaddesinden yaralandırılarak emekli aylığıbağlanması gerektiği gerekçesiyle kurum işlemininiptaline karar verildiği; kararın kurumca temyiz edilmekleberaber davacı vekilinin talebi üzerine ve kararınkesinleşmesi beklenmeksizin davacıya 15.10.2005 tarihindengeçerli olmak üzere 5434 sayılı Kanunun 39/j maddesigereğince emekli aylığı bağlandığı,Ancak Ankara 3.İdare Mahkemesi kararının Danıştay11.Dairenin 13.11.2007 gün ve E.2005/2286 K.2007/8231 sayılıkararı ile," 22.09.1983 tarihinde yürürlüğe giren2889 sayalı yasa ile 5434 sayılı kanuna eklenen Ek Geçici22.maddesinde sakat olup sakatlarla ilgili mevzuattanyararlanmaksızın ve 1475 sayılı İş Kanununun25.maddesine göre tescili yapılmaksızın EmekliSandığına tabi görevlere girenlerin de 5434sayılı yasanın 39/j maddesi hükmündenyararlanabileceklerinin hükme bağlandığı, sakatlıklarısebebiyle istihdam edilecek personelden 657 sayılı Kanunun 53.maddesive bu madde hükmü uyarınca yürürlüğe konulanyönetmelik hükümlerinde yer alan usul ve yönteme göregöreve alınanların ancak 5434 sayılı yasının39/j maddesinden yararlanabilecekleri, 2889 sayılı yasayla getirilendüzenlemenin ise geçici mahiyette olduğu ve ancak buyasanın yürürlük tarihinden önce ilgilimevzuatlarından yararlanmaksızın görevebaşlatılanları kapsadığı, bunun geçici birdüzenleme olduğunun, 5434 sayılı yasanın 39/jmaddesinde bir değişiklik yapılmasındananlaşıldığı, nitekim 5434 sayılı yasayla"Ek geçici madde" olarak eklenmiş olmasının damaddenin belirtilen niteliğinin bir gereği olduğu sonucunavarıldığı, olayda ise 01.07.1983-28.07.1993 tarihleriarasında sigortalı olarak çalışan ve 2889sayılı yasanın yürürlük tarihinden sonra28.07.1993 tarihinde MKE Barutsan A.Ş. de görevebaşladığı anlaşılan ve işe girdiğindeilgili mevzuattan yararlanmadığı, diğer bir ifade ileatamasının yukarıda belirtilen mevzuat hükümleriuyarınca yapılmadığı anlaşılandavacının 5434 sayılı yasanın 39/j maddesindenyararlandırılmasına olarak bulunmadığı"gerekçesiyle Ankara 3.İdare Mahkemesi kararınınbozulduğu ve davacının talebinin 3.İdare Mahkemesinin31.03.2008 gün ve E,.2008/520 K.2008/621 sayılı kararı ilereddedildiği; Ankara 3.İdare Mahkemesinin 31.03.2008günlü kararı ile davalı kurumca davacıya 2005yılından geçerli olmak üzere 5434 sayılıyasanın 39/j maddesine istinaden bağlanan aylığın,bağlandığı tarih itibariyle iptal edilip ödenen aylıklarındavacı adına borç kaydedilerek tahsili yoluna gidildiği;emekli aylığı bağlandığı tarih itibariyleiptal edilen davacının bu kez MKE Çankırı SilahFabrikasında göreve iade edildiği ve 29.01.2009 tarihindenitibaren yeniden çalışmaya başladığı; çalışmasıdevam etmekte iken davacının 02.02.2009 tarihli dilekçesi ileve 13.03.2003 tarihli Ankara Numune Eğt. ve Araş.Hastanesininraporuna istinaden 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren5510 sayılı yasaya göre yeniden aylık talebindebulunduğu ve talebinin 06.03.2009 günlü yazısı ile SGKBaşkanlığına intikal ettirilerek 13.03.2003 günlüsağlık kurulu raporuna göre davacı hakkındamalülen emeklilik işlemi yapılıpyapılmayacağının sorulduğu, Malüliyet veSağlık Kurulları Daire Başkanlığının16.04.2009 gün ve 15456 sayılı kararı ile sağlıkkurulu raporunda yazılı olan sakatlığınözürlülere verilecek oranlardan en az %40 oranındaolmadığına karar verildiği ve keyfiyetin 07.05.2009günlü, 66.711.273 sayılı yazı ile MKE kurumuGenel Müdürlüğüne iletilerek davacının 5510sayılı yasanın 4.maddesi uyarınca emekliyeayrılmasına imkan bulunmadığınınbildirildiği; bunun üzerine davacının, malûlenemekliye ayrılma istemiyle yaptığı 24.02.2009 tarihlibaşvurusunun reddine ilişkin 07.05.2009 tarih ve 66.711.273sayılı işleminin iptali ile malûlenemekliliğine karar verilmesi istemiyle idari ve adli yargı yerlerindebakılan davaları açtığıanlaşılmıştır. 31.5.2006tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 inci ve Geçici 4üncü maddelerle, 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ilediğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir. 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceiştirakçisi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklar yönündenise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceği işlem veyapacağı muameleler idari işlem niteliğini korumaya devamedecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğu gibi idariyargı görevli olmaya devam edecektir. Bu bakımdan 5510sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra, primesasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesikararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Kaldı ki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki“…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır ” hükmü uyarınca AnayasaMahkemesi kararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Bu durumda, 5510 sayılı Yasanınyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğer kamugörevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanunagöre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin“idari işlem” ve “idari eylem” niteliğinikorumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilenidari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptaldavaları kapsamında bulunan, 5754 sayılı Kanun'unyürürlüğe girdiği tarihten önce emeklisandığı iştirakçisi olan davacı tarafındanaçılan davanın, görüm veçözümünde idari yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Ankara1.İdare Mahkemesinin 14.3.2012 gün ve E:2009/951, K:2012/317 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O NU Ç : Davanın çözümünde İDARİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 1.İdare Mahkemesinin 14.3.2012 günve E:2009/951, K:2012/317 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 27.11.2017 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy