T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/601
KARAR NO : 2017/689
KARAR TR : 27.11.2017
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : G.Sigorta A.Ş.
Vekili
:Av. U.Y.
Davalılar : İdari Yargıda
KarayollarıGenel Müdürlüğü
Vekili
: Av. M.Ş.A.
AdliYargıda
1- Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili
:Av. N.F.G.
2- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili
: Av. Ö.U.Ö.
O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle, müvekkili şirkete sigortalı olan34 HG8644 plakalı aracın 21.1.2014 tarihinde TEM Otoyolu Kuzey YanYolda, Türk Telekom Arena Stadına gelmeden 100 metre geride, ortaşeritte bulunan rögar kapağınınaçılması sebebiyle, aracın çukuradüşerek ön tampon ve motor alt kısımlarınınhasar görmesi sebebiyle araç sahibi sigortalıya ödenen13.145,00-TL hasar bedelinin, kazanın oluşumunda, yolunbakımından sorumlu olan davalı Karayolları GenelMüdürlüğünün kusurlu olduğundan bahisle, davalıidareden tahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL1. İDARE MAHKEMESİ: 5.11.2015 gün ve E:2015/274, K:2015/2242sayı ile, 2918 Sayılı Yasanın 110. maddesi uyarınca,Karayolları Trafik Kanunundan doğan sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceği öngörülmüşolup, dava konusu tazminata sebep olan hasarın da, karayolunda meydanageldiği anlaşıldığından, bu davanın adliyargıda görülmesi gerektiği sonucunavarıldığı gerekçesiyle, davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a.maddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddinekarar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargı yerindedava açmıştır.
ANKARA 24.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 22.11.2016 gün ve E:2016/292,K:2016/462 sayı ile, davanın hizmet kusuru nedenine dayalıtazminat davası niteliğinde olduğu ve hizmet kusurundankaynaklanan zararlar yönünden idare aleyhine tam yargıdavasının idari yargı yerinde açılması gerektiğigerekçesiyle, davanın yargı yolu bakımındanmahkemelerinin görevsizliğine karar vermiş, bu kararadavacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
AnkaraBölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi: 9.6.2017 gün veE:2017/573, K:2017/660 sayı ile, dosya içeriğine, kararındayandığı delilerle, yasaya uygun gerektirici sebeplere,delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bir kamu hizmetigörmekle yükümlü davalı idareye 2918 sayılıKTK 'nun 7/a maddesi gereğince, kara yollarında mal ve cangüvenliği yönünden gerekli işaretlemeleri yaparak,önlemleri almak ve aldırmak görevlerinin verilmesine, bugörevin 2918 Sayılı KTK 'da verilmiş olmasınınbunun ihlali nedeniyle oluşacak zarardan dolayı, idarenin özelhukuk hükümlerine tabi olacağı sonucunudoğurmamasına, hizmet kusurundan kaynaklanan zararlaryönünden idare aleyhine, idari yargı yerinde tam yargıdavasının açılmasının gerekmesine, esasen 2918sayılı yasanın 85. ve onu izleyen maddelerinde araçişleteninin sorumluluğunun düzenlenmiş olmasına,idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğunun bu yasa kapsamıdışında tutulmasına, davalı KGM 'nün kamutüzel kişisi olup, görmekle yükümlübulunduğu kamu hizmeti sırasında verdiği iddia olunanzararlardan dolayı sorumluluğunun özel hukukhükümlerine tabi olmamasına, kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinikullanırken oluşan zararların, niteliği itibariyle hizmetkusurundan kaynaklanmakta olup, bu zararların tazmini amacıylaanılan idarelere karşı hizmet kusurlarına dayanılarak2577 Sayılı İYUHK 'nun 2/1-b maddesi hükmü uyarıncaidari yargı mahkemelerinde tam yargı davasının ikamesiningerekmesine, yargı yolunun kamu düzenine ilişkin ve davaşartlarından olmasına, mahkemece yargılamanın heraşamasında resen gözetilmesinin gerekmesine, yerel mahkemekararı kesinleştikten sonra davacı tarafın talebiüzerine dosyanın uyuşmazlık mahkemesinegönderilmesinin mümkün bulunmasına, yerel mahkemekararının usul ve esas yönünden hukuka uygunbulunmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyenistinaf taleplerinin HMK 'nın 353/1-b-l maddesi hükmügereğince esastan reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili idari ve adli yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğüolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiistemiyle başvuruda bulunmuştur.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 27.11.2017günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; idari ve adliyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
I-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyensigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden,dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;Şirkete sigortalı vasıtanın geçirdiği trafikkazası neticesinde hasarlandığı, bahis konusu olayneticesinde vasıtada maddi hasarın meydana geldiği; tespitedilen hasar bedelinin sigortalı vasıta sahibine ödendiği,olayın meydana gelişinde davalı idarenin yol kusurunun tespitedildiği, meydana gelen hasar nedeniyle sigortalısına tazminatödeyen şirketin kusur nispetine göre avans faiziyle birliktedavalıdan tahsili istemiyle davanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıylaoluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesince 22.11.2016 gün veE:2016/292, K:2016/462 sayı ile verilen görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, Ankara 24. Asliye HukukMahkemesince 22.11.2016 gün ve E:2016/292, K:2016/462 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 27.11.2017gününde Üyelerden Süleyman Hilmi AYDIN ve Üye TurgayTuncay VARLI’nın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Turgay Tuncay
VARLI
KARŞI OY
3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671, E:2015/580 K:2015/592 sayılı kararlarında belirtilmişolan düşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyorum.27.11.2017
ÜYE ÜYE
Süleyman Hilmi AYDIN Turgay Tuncay VARLI
KARŞI OY
3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671, E:2015/580 K:2015/592 sayılı kararlarında belirtilmişolan düşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyorum.27.11.2017
ÜYE
TurgayTuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy