T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/682
KARAR NO : 2017/734
KARAR TR : 27.11.2017
ÖZET : 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun 35/A. maddesi birinci fıkrası uyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk. K A R A R Davacı :E.K. Davalı :İstanbul Valiliği Aile ve Sosyal Politikalar İlMüdürlüğü Vekili : Av. N.Y. OL A Y : İstanbulValiliği Aile ve Sosyal Politikalar İlMüdürlüğünün 25.11.2016 Olur tarihli 81052506-201-99-78323 sayılı yazısı ile;davacıya ait işletmede 28.10.2016 günü yapılaninceleme sırasında, Açılış İzin Belgesiolmadan çocuk bakım hizmeti verildiğinin tespitedildiğinden bahisle, davacı adına 2828 sayılı SosyalHizmetler Kanunu’nun 35/A. maddesi birinci fıkrası uyarınca13.009,9 TL. idari para cezası verilmiş, 8.12.2016 gün ve 81052506-201-99-80220sayılı yazısı ile davacıya bildirilmiştir. Davacı, idari para cezasının iptaliistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. Davalı İstanbul Valiliği Aile ve SosyalPolitikalar İl Müdürlüğü vekili süresiiçinde görev itirazında bulunmuştur. İSTANBUL 7. İDARE MAHKEMESİ:8.5.2017 gün ve E:2016/2381 sayı ile, davacı adına verilenidari para cezasının 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun27. maddesi uyarınca idari yaptırım olduğu, bu durumdadavada idari yargının görevli olduğu sonucunavarıldığı gerekçesiyle davalı vekiliningörev itirazının reddine karar vermiştir. Davalıvekilinin, adli yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundasüresi içinde verdiği dilekçesi üzerine, davadosyası Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI; davaya konuidari para cezasının, 2828 sayılı Sosyal HizmetlerKanunu’nun 35/A. maddesi birinci fıkrası uyarıncaverildiği, 5326 sayılı Yasa’nın 6.12.2006 tarihve 5560 sayılı Kanun’un 31. maddesi ile değişik 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genelhükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır” denildiği, 27.maddesinin 1. fıkrasında ise “idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idariyaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş güniçinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” hükmününbulunduğu, buna göre, 2828 sayılı Kanun uyarıncaverilen idari para cezasına karşı yapılan itirazıngörüm ve çözümüne ilişkin ilgili Kanun’dahüküm bulunmaması nedeniyle, 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 3 ve 27. maddelerine göre adli yargınıngörevli olduğunu belirterek, 2247 sayılı Kanun’un 10ve 13. maddeleri gereğince olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir. Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesi uyarınca DanıştayBaşsavcısının yazılı düşüncesialınmamıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün,Nuri NECİPOĞLU’nun Başkanlığında,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet TevfikERGİNBAY, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDINve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 27.11.2017 günlü toplantısında: l-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; Uyuşmazlık Mahkemesi GenelKurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılıİlke Kararında, “2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanununbütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanununuygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikincifıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görev uyuşmazlıklarının‘hukuk uyuşmazlığı’ sayılmasıgerektiği sonucuna varılmaktadır. Uygulanması idariorganlara bırakılan cezalar, adli nitelikteolmadığından, bunlar hakkında yapılan itirazlar ya daaçılan davalar ‘ceza davası’ olaraknitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalara ilişkingörev ve hüküm uyuşmazlıklarınınUyuşmazlık Mahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözönüne alındığında, olay bölümündeyazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Davalı İstanbul Valiliği Aile ve SosyalPolitikalar İl Müdürlüğü vekilinin anılanYasa’nın 10/2. maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddesinde belirtilen süre içindebaşvuruda bulunması üzerine, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nca, 10. maddesinde öngörülenbiçimde davada olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi . II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 24.5.1983 gün ve 2828sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun “Amaç” başlığı altındadüzen-lenen 1. maddesinde, “ Bu Kanunun amacı; korunmaya,bakıma veya yardıma ihtiyacı olan aile, çocuk, engelli,yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyalhizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulanteşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklar ilefaaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlemektir.”;“ Kapsam” başlığı altındadüzenlenen 2. maddesinde, “ Bu Kanun, sosyal hizmet-lerle ilgilitüm kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişileri veözel hukuk tüzelkişilerini, sosyal hizmet kurum vekuruluşlarında çalışan personeli, sosyalhizmetlerden faydalananları ve faydalanacak durumda olanlarıkapsar.”; “Açılış izni ve standartlar”başlıklı 34. maddesinde, “Kurumdışındaki kamu kurum ve kuruluşları ile gerçekkişiler ve özel hukuk tüzelkişilerince bu Kanunkapsamına giren sosyal hizmet kuruluşlarınınkurulmasına, teşvik edilmesine ve açılışizinlerinin verilmesine, varsa ücret tarifelerinin tespitine ilişkin usul ve esaslar ile bu kuruluşların hizmet ve personelstandartları bir yönetmelikle düzenlenir. (Değişik ikinci fıkra:6/2/2014-6518/19 md.) Darüşşafaka Cemiyeti hariç olmaküzere özel sosyal hizmet kuruluşlarının kapasitelerinin yüzde üçü, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığıncatespit edilecek kişilerin ücretsiz yararlanması içinayrılır.” ; “Denetleme esaslarıbaşlıklı 35. madde-sinde, “ Kamu kurum vekuruluşları ile gerçek kişiler ve özel hukuktüzelkişileri tarafından işletilen sosyal hizmetkuruluşlarının 34 üncü maddede yer alanyönetmelik esaslarına uygunluğu Kurumun kontrol ve denetlenmesinetabidir. Sosyal hizmet kuruluşları yılda en azbir defa Kurumca denetlenir. İlgililer kontrol ve denetlemeler sırasında denetleme heyetineher türlü kolaylığı göstermekleyükümlüdürler. Kontrol ve denetlemeye ilişkin esaslar yönetmelikle düzenlenir.” denilmiş; “Müeyyideler” başlığı altındadüzenlenen 35/A. maddesinde, “ (Ek:12/7/2013-6495/82 md.) Gerçekkişi veya özel hukuk tüzel kişilerine aitsosyal hizmet kuruluşunda yapılan kontrol ve dene-tim sonucunda, bu kuruluşların açılışına,çalışma şartlarına, yönetimine, hizmetin etkinsunumuna ilişkin olarak yönetmelikle belirlenen koşullara göre eksiklik veya aykırılığın tespitihâlinde il müdürü tarafından 16yaşından büyükler için her yılbelirlenen aylık net asgari ücret tutarının onkatından elli katına kadar idari para cezası verilir. Bueksiklik veya aykırılıkların giderilmesi ile idari paracezasının yatırılması için otuz günügeçmemek üzere uygun bir süre verilerek ilgili kuruluşyazılı olarak ihtar edilir. Belirlenen süre içinde kuruluş tarafından eksiklik veyaaykırılığın giderilmemesi hâlinde birincifıkra uyarınca verilen idari para cezasının iki katıtutarında tekrar idari para cezası uygulanır ve eksiklik veyaaykırılığın giderilmesi için otuzgünü geçmemek üzere ek süre verilir. Bu süreiçinde de eksiklik veya aykırılığıngiderilmemesi hâlinde kuruluş, Aile ve Sosyal PolitikalarBakanlığı tarafından kapatılır. Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca verilen sürede eksikliklerveya aykırılıklar giderilinceye kadar kuruluşa yeni birkişinin kabulü yapılamaz. Bir yıl içinde beş defa idari para cezası uygulanankuruluş, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığıtarafından kapatılır. Bu Kanun kapsamında verilen idari para cezaları, tebliğindenitibaren bir ay içinde ödenir. Bu süre içindeödenmeyen idari para cezaları, kesinleşmesini müteakibenBakanlığın bildirimi üzerine vergi daireleritarafından 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı AmmeAlacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre takipve tahsil edilir.” denilerek idari yaptırımlardüzenlenmiş, idari yaptırımlara karşı kanunyoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Öte yandan, 30.3.2005 tarihli ve 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesini değiştiren6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31.maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarîpara cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesiyaptırımını gerektiren bütün fiillerhakkında, uygulanır” denilmiş; Kanunun 16.maddesinde, kabahatler karşılığında uygulanacak olanidari yaptırımların idari para cezası ve idari tedbirlerdenibaret olduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuyageçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerolduğu hükme bağlanmış; “Başvuruyolu” başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise“idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geçonbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir”düzenlemeleri yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; KabahatlerKanunu’nun, idarî yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. Görev kuralları kamu düzenineilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için birmüktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasaylakabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığıandaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ilegörevsiz hale gelmiş ise, (davanınaçıldığı anda görevli olan ve fakat yeni yasayagöre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararıvermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görev kuralının,değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonraaçılacak davalarda uygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta,öngörülen idari para cezasının 5326sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 2828 sayılıSosyal Hizmetler Kanunu’nda da idari para cezasına itirazkonusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiğiüzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle,görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasahükümleri dikkate alınacağından, dava konusu idaripara cezasına karşı açılan davanıngörüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27.maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın başvurusununkabulü ile davalı vekilinin görev itirazının reddineilişkin, İstanbul 7. İdare Mahkemesince verilen 8.5.2017gün ve E:2016/2381 sayılı görevlilikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalıvekilinin görev itirazının reddine ilişkin, İstanbul7. İdare Mahkemesince verilen 8.5.2017 gün ve E:2016/2381sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 27.11.2017gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy