T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/588
KARAR NO : 2017/685
KARAR TR : 27.11.2017
ÖZET: Davacının mülkiyet ve tasarrufunda bulunduğu iddia edilen ve hakkında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Encümeninin 29.08.2013 tarih ve 647 sayılı kararı ile Kamulaştırma Kararı alınan taşınmaz için 378.000,00-TL, üzerinde bulunan bina için 100.000,00-TL bedel tespit edilmesi istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : R.H. Vekili : Av. M.M. Davalılar : İzmirBüyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili : Av. C.M.Ç. O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; İzmir İli, Çiğliİlçesi, B.Çiğli Mahallesi, tapunun 5088 parseldekayıtlı 189,00 m2 lik taşınmaz ile üzerinde bulunanbina hakkında 29.08.2013 tarih ve 647 sayılı İzmirBüyükşehir Belediye Encümen Kararı ile KamulaştırmaKararı alındığı, ancak davalı idare ileuzlaşma sağlanamadığı; 189.00 m2’liktaşınmaz için 378.000,00-TL, üzerinde bulunan bina içinise 100.000,00-TL olmak üzere 478.000,00-TL bedel tespit edilmesiistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. İZMİR 5. İDAREMAHKEMESİ:31.12.2013 gün ve E:2013/1838, K:2013/544 sayı ile,Kamulaştırma Kanunu’nun 14. ve Geçici 6. maddesindensözedilerek, davanın kamulaştırılantaşınmazın bedeline ilişkin olduğugörülmekle uyuşmazlığınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Davacı vekili aynıistemle adli yargı yerinde dava açmıştır. KARŞIYAKA 1. ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ:15.10.2014 gün ve E:2014/318, K.2014/500 sayı ile,davacının mülkiyet hakkına getirilenkısıtlamanın, dava konusu taşınmazın, genel vedüzenleyici bir işlem olan imar planıyla kamu hizmetineözgülenmesinden ve bu planda öngörülenkamulaştırma işlemlerinin zamanında yapılmamasındankaynaklandığının kabulü ile idari işlem veeylemden doğan zarara ilişkin davanın 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uyarıncaidari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğigerekçesiyle dava dilekçesinin kapsamının idariyargının görev alanına girdiği anlaşılmaklayargı yolu yönünden dava dilekçesinin reddine kararvermiş, bu karar davacı vekilince davanın konusunun bedel tespitiolduğu önesürülerek temyiz edilmiştir. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi: 28.4.2016 gün veE:2015/10030, K:2016/6911 sayı ile, kararın dayandığıkanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, yerindegörülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve yasayauygun olan hükmün onanmasına karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Davacıvekili, idari ve adli yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğu öne sürülen olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiylebaşvuruda bulunmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 27.11.2017 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinden 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülenbiçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, adli yargı dosyasının, davacı vekilinintalebi üzerine, idari yargı dosyası da temin edilmek suretiyle,Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava; davacının mülkiyetve tasarrufunda bulunduğu iddia edilen ve hakkında İzmirBüyükşehir Belediye BaşkanlığıEncümeninin 29.08.2013 tarih ve 647 sayılı kararı ile KamulaştırmaKararı alınan İzmir İli, Çiğliİlçesi, B.Çiğli Mahallesi, tapunun 5088 parseldekayıtlı 189,00 m2 lik taşınmaz için 378.000,00-TL, üzerinde bulunan bina için100.000,00-TL bedel tespit edilmesi istemiyleaçılmıştır. Görevuyuşmazlığının çözümüiçin öncelikle, tespit davasının hukukumuzdaki yerininincelenmesi gerekli bulunmaktadır. 1086 sayılı HukukUsulü Muhakameleri Kanunu’nda (Mülga) tespit davasınıdüzenleyen açık ve genel bir hükme yer verilmemekteysede, doktrinde ve yerleşik yargısal içtihatlarla, bir hukukiilişkinin var olup olmadığının saptanmasıiçin tespit davası açılabileceği kabuledilmiş; tespit davasının esasının incelenebilmesiiçin de, genel dava koşullarının yanı sıra,dava konusunun bir hukuki ilişki olması ve bu hukuki ilişkininvar olup olmadığının öncelikle saptanmasında hukukiyarar bulunması koşulları aranmış; buna göre,özel hukuk alanını ilgilendiren bir hukuki ilişkininsaptanması için adli yargı yerinde müstakil olarak birtespit davası açılabilmesi kabul edilmiş iken; 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 106.maddesinde ”Tespitdavası”na, 107.maddesinde ise “Belirsiz alacak ve tespitdavası”na yer verilmiştir. Anılan maddelerebakıldığında; “Tespit davası/ Madde 106- (1)Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukukiilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut birbelgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. (2)Tespit davası açanın,kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayıaçmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararıbulunmalıdır. (3)Maddi vakıalar, tekbaşlarına tespit davasının konusunuoluşturamaz.” “Belirsiz alacak ve tespitdavası/ Madde 107- (1) Davanın açıldığıtarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesinolarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bununimkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukukiilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiylebelirsiz alacak davası açabilir. (2)Karşı tarafınverdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veyadeğerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkünolduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağınatabi olmaksızın davanın başında belirtmişolduğu talebini artırabilir. (3)Ayrıca, kısmi edadavasının açılabildiği hâllerde, tespitdavası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın varolduğu kabul edilir.” denilmiştir. Buna karşılık, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinin 1.fıkrasında, idari dava türleri: iptal, tam yargı ve tahkimyolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerindendoğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmışolup, tespit davası şeklinde bir dava türüne idariyargıda yer verilmemiştir. Anılan Yasanın “İdariDavalarda Delillerin Tespiti” başlıklı 58/1. maddesi“Taraflar, idari dava açtıktan sonra bu davalara ilişkindelillerin tespitini ancak davaya bakan Danıştay, idare ve vergimahkemelerinden isteyebilir.” hükmünü taşımaktaolup, idari yargıda, ancak açılmış bir idari davaile ilgili bulunan “delillerin tespiti”nin istenilmesine olanakbulunmaktadır. Buna göre, idari dava türleri arasındasayılmayan tespit davasının, yorum yoluyla idariyargının görevine müstakil bir dava olarak dahil edilmesinehukuken olanak bulunmadığından, idari yargı yerinde, idarehukuku alanını ilgilendiren bir hukuki ilişkininvarlığının ancak açılmış bulunan biridari davaya bağlı olarak delil tespiti kapsamındasaptanabileceği açıktır. Belirtilen yasal durumkarşısında, tespit davasına konu olabilecek hukukiilişkinin özel hukuk alanını ilgilendirmesi gerektiğive bir eda davasının öncüsü durumunda olan tespitdavasının adli yargı yerinin görevine girdiği ortayaçıkmaktadır. Ancak, adli yargıda açılacak bireda davasında hiçbir zaman kullanılmayacağının,buna karşılık idari bir işlem tesisi istemiyle bir idarimakama veya idari yargıda açılacak bir davada idaremahkemesine ibraz edilmek ve bu makam veya mahkemeyi hukuken- bağlayacaknitelikte belge elde etmek amacıylaaçıldığının anlaşılması halindetespit davası adli yargıda görülemeyecek ve görevyönünden reddi gerekecektir. Bu durumdaki tespit davasınınidare hukuku kurallarına göre çözümlenmesigerekmekteyse de, müstakil bir dava olarak açılmasıhalinde idari yargı yerince, idari yargıda böyle bir davatürü olmadığı ve ancak bir idari dava açıldıktansonra bu davaya ilişkin delil tespiti kapsamındaincelenebileceği noktasından reddedilmesi uygun olacaktır. 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu’nun “Kamulaştırmadaönce yapılacak işlemler ve idari şerh”başlıklı 7.maddesinin üçüncüfıkrasında; “ İdare kamulaştırmakararı verdikten sonra kamulaştırmanın tapu sicilineşerh verilmesini kamulaştırmaya konu taşınmazmalın kayıtlı bulunduğu tapu idaresine bildirir. Bildirimtarihinden itibaren malik değiştiği takdirde, mülkiyetteveya mülkiyetten gayri ayni haklarda meydana gelecekdeğişiklikleri tapu idaresi kamulaştırmayı yapanidareye bildirmek zorundadır. (Değişik cümle: 24/4/2001 -4650/2 md.) İdare tarafından, şerh tarihinden itibaren altıay içinde 10 uncu maddeye göre kamulaştırma bedelinintespitiyle idare adına tescili isteğinde bulunulduğuna dairmahkemeden alınacak belge tapu idaresine ibraz edilmediği takdirde,bu şerh tapu idaresince resen sicilden silinir.”; “Kısmenkamulaştırma” başlıklı 12. maddesinin yedinci vesekizinci fıkralarında; “Kısmenkamulaştırılan paylı mülkiyete konu taşınmazmal, evvelce paydaşlar arasında fiilen bölünerek bir veyabirkaç paydaşın tasarruf ve yararlanmasınabırakılmış ve yapılan kısmikamulaştırma bu yerin tamamını veya birkısmını kapsıyor ise, bu durumda kamulaştırmayailişkin işlemler sadece bu paydaş veya paydaşlarhakkında yürütülerek kamulaştırma bedelipayları oranında kendilerine ödenir. Pay veyapaydaşların sadece bu kısım için dava haklarıvardır. Taşınmaz malın kamulaştırılmayankısmı üzerinde hakları kalmaz ve adları paydaşlararasından çıkarılır. Kamulaştırılanbu yerler tapu sicilinde idare adına tescil olunur. Bu maddenin uygulanmasındandoğacak anlaşmazlıklar adli yargıdaçözümlenir.”; “Dava hakkı”başlıklı 14. maddesinde; “Kamulaştırmaya konutaşınmaz malın maliki tarafından 10 uncu maddegereğince mahkemece yapılan tebligat gününden, kendilerinetebligat yapılamayanlara tebligat yerine geçmek üzeremahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden itibaren otuz güniçinde, kamulaştırma işlemine karşı idariyargıda iptal ve maddi hatalara karşı da adli yargıdadüzeltim davası açılabilir. İdari yargıdaaçılan davalar öncelikle görülür. İştirak halinde veyamüşterek mülkiyette, paydaşların tek başınadava hakları vardır. İdare,kamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği gündenitibaren otuz gün içinde maddi hatalara karşı adliyargıda düzeltim davası açabilir. İdare tarafından, buKanun hükümlerine göre tespit olunan malike ve zilyedekarşı açılan davaların görülmesisırasında, taşınmaz malın gerçek malikininbaşka bir şahıs olduğu anlaşıldığıtakdirde, davaya bu gerçek malik, tapu malikinin daha önceöldüğü sabit olursa mirasçıları da dahiledilmek suretiyle devam olunur. Açılan davalarınsonuçları dava açmayanları etkilemez.”; “Yasak işler veeylemler” başlıklı 31. maddenin birincifıkrasının b bendinde; Aşağıdayazılı işler ve eylemler yasaktır. (…) b) Mahkemece 10 uncu maddeuyarınca yapılan tebligat, davet veya ilanen tebliğden sonrataşınmaz malın başkasına devir ve ferağ veyatemliki.”; “Yetkili ve görevlimahkeme ve yargılama usulü” başlıklı 37.maddesinde ise, “ Bu Kanundan doğan tümanlaşmazlıkların adli yargıda çözümlenmesigerekenleri, taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukukmahkemelerinde basit yargılama usulü ile görülür.” denilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, İzmirİli, Çiğli İlçesi, B.Çiğli Mahallesi,tapunun 5088 parselde kayıtlı 189,00 m2 lik taşınmaz ileüzerinde bulunan bina hakkında İzmir BüyükşehirBelediye Başkanlığı Encümeninin 29.08.2013 tarih ve647 sayılı Kararı ile Kamulaştırma Kararıalındığı, ancak davalı idare ile uzlaşmasağlanamadığı; 189,00 m2'lik taşınmaziçin 378.000,00-TL, üzerinde bulunan bina için 100.000,00-TLolmak üzere 478.000,00-TL bedel tespit edilmesi istemiyle dava açıldığıanlaşıldığından¸yapılankamulaştırma işlemi ile sonrasında davalı idare iledavacı arasında uzlaşılamadığı içinsözkonusu taşınmaz için davacıya hiçbir“Kamulaştırma Bedeli” (Tazminat) ödenmemişolduğundan bu bedelin tespiti istemi ile görülmekte olanişbu davanın açıldığıanlaşılmıştır. Olayda, dava konusutaşınmazın ve üzerindeki binanın değerinintespitine karar verilmesi istemiyle dava açıldığıaçıktır. Yukarıda belirtilen yasaldüzenlemelere göre, 2942 S.K. 14. maddesi uyarınca kamulaştırmaişlemine karşı idari yargıda iptal davasıaçılabilecek iken; kamulaştırma işlemi sonucundakamulaştırma bedeline veya maddi hatalara karşı adliyargıda düzeltim davası açılabileceği,kısmen kamulaştırmalardan doğacakuyuşmazlıkların adli yargıdaçözümleneceği 2942 S.K. 12. maddesi uyarınca anlaşılmaktadır. Davada, kamulaştırmaişleminin iptali istenilmemiş olduğundan, ortada idariyargı yetkisi kapsamına giren bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksızdır. Açıklanan nedenlerle,Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 15.10.2014 gün veE:2014/318, K:2014/500 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 15.10.2014gün ve E:2014/318, K:2014/500 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 27.11.2017 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy