T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 611
KARAR NO : 2017 / 694
KARAR TR : 27.11.2017
ÖZET : Karayolunda meydana gelen tek taraflı trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi zararın davalı Karayolları Genel Müdürlüğünce tazmin edilmesi istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. Maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : M. A.
Vekilleri : Av. A.K. Av. Ç. A., Av.M. Z.P.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekilleri : Av. Y. P., Av. Z. D.
Adli Yargı Yerinde
İhbar Olunan
Davalı : DSİ GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. Ö. Ö.
O L A Y : 1-Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilininmaliki bulunduğu kendi sevk ve idaresi altındaki 21 … 678plakalı aracı ile 14.02.2015 tarihinde Dicle ilçesiistikametinden Ergani ilçesi istikametine seyir halinde iken, ÜsteğmenYunus Keskin Köprüsünü 350 metre geçtikten sonrayolda meydana gelen çökme sonucu tek taraflı trafikkazası geçirdiğini; olay nedeniyle aracında maddihasarlı zarar doğduğunu; yolun çökmesindendolayı davalı kurumun yol üzerinde gerekli işaret velevhalarını koymayarak kazanın oluşmasına yolaçtığını; kaza sonucu araçta oluşanhasar ve diğer harcamaları dikkate alındığındamüvekkilinin toplam 3.924. TL. maddi zararı olduğunu; kazanınmeydana gelmesinde müvekkilin hiçbir kusurunun bulunmadığını,karayolunda herhangi bir tedbir almayan, gerekli levha ve işaretbırakmayan davalı kurumun sorumlu bulunduğunu ifade ederek; fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalarınınkabulü ile 3.924. TL alacağın olay tarihinden itibaren yasalfaizi ile birlikte davalı İdareden tahsiline karar verilmesiistemiyle Karayolları Genel Müdürlüğünekarşı 30.3.2015 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
1-a)Yargılamabaşladıktan sonra dava DSİ GenelMüdürlüğüne de ihbar edilmiştir.
1-b) DicleAsliye Hukuk Mahkemesi; 17/12/2015 tarih, E.2015/64 K:2015/225 sayıile uyuşmazlığın esasını inceleyerek davanınkısmen kabulü ile fazlaya ilişkin istemin reddine kararvermiş; davalı Karayolları Genel Müdürlüğütarafından söz konusu kararın temyiz edilmesi üzerine,Yargıtay 17.Hukuk Dairesi; 13/06/2016 tarih, E:2016/5350 ve K:2016/7137sayı ile; “(…) mahkemece, hizmet kusuruna dayanılarakKarayolları Genel Müdürlüğü aleyhineaçılan bu davada HMK 114 1-b maddesi gereğince yargı yolucaiz olmadığından HMK 115/2.maddesi gereğince davaşartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesigerekirken yazılı olduğu biçimde karar verilmesi yerindegörülmemiştir.
2-)Bozma nedenve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyizitirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmünBOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıvekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yerolmadığına…” karar vermiştir.
1-c)DİCLE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:11.5.2017 gün ve E:2017/33,K:2017/64 sayı ile, “(…) Yargıtay 17. Hukuk Dairesi,13/06/2016 tarih, 2016/5350 Esas ve 2016/7137 Karar sayılıilamıyla; Karayolları GenelMüdürlüğü'nün de içerisinde bulunduğukamu tüzel kişileri, kamu hizmeti görmekleyükümlü bulunmaları nedeniyle kamu hizmetlerisırasında verdikleri iddia olunan zararlardan dolayı oluşansorumlulukları özel hukuk hükümlerine tabiolmadığını, Kamu tüzel kişilerinin, yasalartarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlar niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararlarıntazmini amacıyla anılan idarelere karşı hizmetkusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun’un 2. maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerektiğini,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04.11.2015 tarih ve 2015/17-731, 2015/2366K. (ve 5 adet emsal dosya) sayılı kararı ile de;"davalının hizmet kusuruna dayalı zararın tazminiiçin açılan eldeki davanın bir tam yargıdavası olması nedeniyle davada idari yargı mercilerigörevli olduğundan yerel mahkemece dava dilekçesininyargı yolu bakımından reddine karar verilmesi gerekirkenönceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır."denilmek suretiyle hizmet kusuruna dayanılarak açılandavalarda idari yargının görevli olduğununbelirtildiğini, mahkemece, hizmet kusuruna dayanılarakKarayolları Genel Müdürlüğü aleyhineaçılan bu davada HMK 114 1-b maddesi gereğince yargı yolucaiz olmadığından HMK 115/2.maddesi gereğince davaşartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesigerekirken, yazılı olduğu biçimde karar verilmesininyerinde olmadığını, davalı vekilinin diğer temyizitirazlarının incelenmesine gerek görülmediğini, açıklanannedenlerle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiğinibelirtmiştir.
Yukarıdaaçıklanan nedenlerle davanın dava şartıyokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş veaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
1-Yargıyolunun caiz olmadığı gerekçesiyle davanın davaşartı yokluğundan USULDEN REDDİNE…” kararvermiş, bu karar temyiz/istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
2-Davacıvekili bu kez, müvekkilinin aracında oluşan zarar içinfazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.151,00TLzararın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birliktetazminine karar verilmesi istemiyle 25.8.2017 tarihinde Karayolları GenelMüdürlüğüne karşı idari yargı yerindedava açmıştır.
DİYARBAKIR2.İDARE MAHKEMESİ: 22.9.2017 gün ve E:2017/2724 sayı ile,“(…) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. Maddesinde: “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir."hükmüne yer verilmiştir.
Davadosyanın incelenmesinden; davacının sevk ve idaresindeki 21 …678 plakalı araçla Dicle İlçesinden Erganiİlçesine istikametine doğru seyir halindeykengeçirdiği trafik kazası sonucu aracının hasargörmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahislefazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıylaşimdilik 2.151,00-TL'lik zararın olay tarihinden itibarenişletilecek olan yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesiistemiyle Mahkememizin E.2017/2724 sayılı esasına kayden - DicleAsliye Hukuk Mahkemesi E.2015/64 esasına kayden açılmasısonucu Mahkemenin, 17/12/2015 tarih, 2015/64 E. ve 2015/225 K. sayılıkararıyla, davanın kısmen kabul, kısmen reddi üzerine,davalı idare tarafından söz konusu kararın temyiz edilmesiüzerine, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 13/06/2016 tarih, E.2016/5350ve K.2016/7137 sayılı kararı ile hizmet kusurunadayanılarak Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhineaçılan davanın HMK 114/1-b maddesi gereğince yargıyolu caiz olmadığından HMK 115/2.maddesi gereğince davaşartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesigerektiğinden bahisle bozulması üzerine, Dicle Asliye HukukMahkemesi tarafından, 11.05.2017 tarih, E.2017/33 ve K.2017/64sayılı kararı ile bozma kararına uyularak davada yargıyolunun caiz olmadığı gerekçesiyle (kesinleşen)davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine kararıüzerine - bakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Yasa'nın 110. maddesinde yer alan hükümnedeniyle öncelikle görevli yargı yerinin belirlenmesigerekmektedir. 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 1.maddesiyleTürkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli,idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev vehüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapanbağımsız bir yüksek mahkeme olan UyuşmazlıkMahkemesi'nin bu konudaki kararlarının irdelenmesi de yararlıolacaktır.
18/06/2012gün ve 28327 sayılı Mükerrer Resmi Gazete'deyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarınabakıldığında, köprüde trafik kazası yaparakyaşamını yitiren şahsın yakınlarıtarafından, yolun ve köprünün yol bakım, onarımve yapımının uygun olmadığı, hiçbirişaretlemenin bulunmadığı, bu eksiklerin oluşan kazayabüyük ölçüde sebebiyet verdiği, kazanınhizmet kusuru nedeniyle meydana geldiği ileri sürülerekaçılan tazminat davasında çıkan görevuyuşmazlığı sonucu Uyuşmazlık Mahkemesi'nin04/06/2012 gün ve E.2012/107, K.2012/134 sayılı kararı ile"2918 sayılı Yasanın 110. maddesinin 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe girdiği gözetildiğinde,göreve ilişkin hükmün bu tarihten önce (14/05/2010)idari yargı yerinde açılmış olan iş budavanın idari yargı yerinde çözümlenmesigerektiği" ne karar verilmiş, yine resmi bir aracın yoldabulunan rögar kapağına çarpması nedeniyle hasarauğraması sonucu açılan dava sonucundaçıkarılan görev uyuşmazlığı sonucuMahkemenin, 04/06/2012 gün ve E.2012/101, K.2012/133 sayılıkararı ile " 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110.maddesi gözetildiğindemeydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan davanınadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği" nekarar verilmiştir.
Bu durumda,uyuşmazlığı çözmekte adliye mahkemeleri'ningörevli olduğu sonucuna ulaşıldığından,yukarıda metnine yer verilen 2247 sayılı Yasanın 19.Maddesi uyarınca görevli mahkemenin belirlenmesi için,Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerekmiştir.
Açıklanannedenlerle, görev uyuşmazlığınınçözümü için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 27.11.2017günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli ve idari yargı yerleriarasında davalı Karayolları GenelMüdürlüğü aleyhine açılan dava yönünden görevuyuşmazlığın doğduğu idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen tek taraflı trafik kazası nedeniyleuğranılan maddi zararın davalı Karayolları GenelMüdürlüğünce tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygun görüşüalınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenen hızsınırlarının üstünde veya altında hızsınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacının 21 … 678plakalı aracı ile 14.02.2015 tarihinde Dicle ilçesiistikametinden Ergani ilçesi istikametine seyir halinde iken,Üsteğmen Yunus Keskin Köprüsünü 350 metregeçtikten sonra yolda meydana gelen çökme sonucu tektaraflı trafik kazası geçirdiği, olay nedeniylearacında maddi hasar oluştuğu; yolun çökmesindendolayı davalı kurumun yol üzerinde gerekli işaret velevhalarını koymayarak kazaya yol açtığı iddiaedilerek, adli yargı yerinde toplam 3.924. TL., idari yerinde ise2.151,00TL zararın tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığın çözümündeadli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlakbir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklıdeğildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlıolması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümünde adliyargı yeri görevli olduğundan; Diyarbakır 2.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Dicle Asliye HukukMahkemesinin, 11.5.2017 gün ve E:2017/33, K:2017/64 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır2.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Dicle Asliye HukukMahkemesinin, 11.5.2017 gün ve E:2017/33, K:2017/64 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 27.11.2017gününde Üyelerden Süleyman HilmiAYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nın KARŞI OYLARI ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Turgay Tuncay
VARLI
KARŞI OY
3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580K:2015/592 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyoruz. 27.11.2017
ÜYE ÜYE
Süleyman Hilmi AYDIN Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy