T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 584
KARAR NO : 2017 / 683
KARAR TR : 27.11.2017
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :G. S.A.Ş.
Vekilleri :Av. B.Ö.- Av. A.B.
Davalı :Elazığ Belediye Başkanlığı
Vekili :Av. S.B.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili Şirkete sigortalı44 … 480 plaka sayılı aracın, 09.05.2016 tarihindedavalı Belediye’nin tam kusuruyla sebebiyet verdiği tektaraflı maddi hasarlı trafik kazasınakarıştığını, araçta oluşanhasarın müvekkili tarafından ödenerek,sigortalının tüm haklarının müvekkilişirkete devir, teslim ve temlik edildiğini, sigortalınınhaklarına 6102 sayılı TTK.nun 1472.maddesi gereğincehalef olunduğunu Trafik Kazası Tespit Tutanağında;''..yolda çalışma yapılması nedeniyle yüksektekalan ve önlem alınmayan rögar kapağınaçarpması neticesi kapağın aracın alt tarafınazarar vermesi.."/ "Bu kazanın meydana gelmesinde beyan ve kazamahallinin incelenmesinden görevli Belediyenin KTK'nın 10/b-3maddesini (Karayolu yapısında ve üzerinde yapılacakçalışmalarda gerekli tedbirleri almak, aldırmak vedenetlemek) ihlal ettiğinden kusurlu olduğu.." ifadeleriyledavalı Belediye'nin asli ve tam kusurlu olduğununbelirlendiğini; aracın hasarına ilişkin olarak tespitedilen toplam 5.184,63-TL hasar tazminatının, 23.08.2016 tarihindemüvekkili şirket tarafından ödendiğini; davalıyayapılan müracaatlardan bir sonuçalınamadığını ifade ederek; fazlaya ilişkintüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 5.184,63-TL'ninödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminiistemiyle 7.11.2016 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ELAZIĞ1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 23.3.2017 gün ve E:2016/490, K:2017/73sayı ile, “(…) Trafik kazası tespittutanağının incelenmesinde; kazanın sürücü M.Y.sevk ve idaresindeki 44 … 480 plakalı kamyon ile Ali RızaSeptioğlu Caddesi'nden Sanayii istikametine seyri sırasındaGazeteci Rahmi Sakalı kavşağına geldiğinde sağşerit üzerinde bulunan ve yolda çalışma yapılmasınedeniyle yüksekte kalan ve önlem alınmayan rögarkapağına çarpması neticesinde kapağınaracın alt tarafına zarar verdiğianlaşılmıştır.
Dava,davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklı tazminat talebineilişkindir.
Yanlararasındaki uyuşmazlığın davalı idarenin,yasaların kendisine tanıdığı hak ve sorumlulukkapsamında, varsa hizmet kusurundan kaynaklandığıanlaşılmaktadır. Zira iddiaya göre, sürücü M.Y.idaresindeki 44 … 480 plakalı kamyon ile Ali RızaSeptioğlu Caddesinden sanayi istikametinde seyri sırasındaGazeteci Rahmi Akman Sokak kavşağından geldiğinde sağşerit üzerinde bulunan ve yolda çalışmayapılması nedeniyle yüksekte kalan ve önlem alınmayanrögar kapağına çarpması neticesi kapağınaracın alt tarafına zarar vermesi neticesi kaza meydana gelmesisebebiyle tazminat talep edilmektedir. Yani davalı idarenin kusuruoluştuğu iddia edilmektedir. Dolayısıyladavalının ihmaliyle oluşan hizmet kusuruna dayanılarakaçılan bir dava söz konusudur.
YargıtayHukuk Genel Kurulu'nun 2014/17-1163 E., 2016/909 K. Sayılıilamında da belirtildiği üzere;
"Somutolaydaki uyuşmazlığın çözümübakımından hizmet kusuru kavramı ve uyuşmazlığailişkin yasal düzenlemelerin açıklanmasında yararbulunmaktadır.
2709sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın“Yargı Yolu” başlıklı 125. maddesinin 1.fıkrası “İdarenin her türlü eylem veişlemlerine karşı yargı yoluaçıktır” hükmünü, son fıkrasıise “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararıödemekle yükümlüdür” düzenlemesiniiçermektedir.
İdarehukukunda idarenin iki tür sorumluluğu kabul edilmektedir. Biriidarenin özel hukuk ilkeleri doğrultusunda yaptığısözleşmelerden kaynaklanan özel hukuk sorumluluğu;diğeri ise, idarenin idare hukuku ilkeleri doğrultusundayapmış olduğu sözleşmeler ve idarenin hertürlü işlem ve eyleminden kaynaklanan kamu hukuku ilkeleridoğrultusunda oluşmuş idare hukukuna özgü sorumluluktürüdür. İdarenin kişilere verdiği zararlarıtazmin yükümlülüğü, idarenin hizmet kusuruna(kusurlu sorumluluk)” ve “kusursuz sorumluluğuna”dayanmaktadır.
İdareninkusura dayanan sorumluluğu, uygulamada “hizmet kusuru”kavramı ile anlatılmaktadır. Hizmet kusurunun tam vekapsamlı bir tanımım yapmak zor olmakla birlikte genel olarakdoktrinde hizmet kusuru; idarenin ifa ile mükellef olduğu herhangibir kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenmesinde veyateşkilatında, bünyesinde, personelinde yahutişleyişinde bir takım aksaklık, hukukaaykırılık, bozukluk, düzensizlik, eksiklik, sakatlıkveya ihmalin ortaya çıkması, şeklindetanımlanmaktadır (SARICA, Ragıp, “Hizmet Kusuru veKarakterleri”, İstanbul Üniversitesi Hukuk FakültesiMecmuası, Y. 1949, C. 15, S. 4, s. 858; ATAY, Ender Etem, İdareHukuku, Ankara 2006, s. 571; YILDIRIM, Turan, İdari Yargı.İstanbul 2008, s. 253 ).
Hizmetkusurunun üç durumda varlığı hem yargıiçtihatları hem de öğreti tarafından kabuledilmiştir. Bu üç durum; hizmetin hiç işlememesi,hizmetin geç işlemesi ve hizmetin kötü işlemesidir.
Buna göreidare kural olarak yürüttüğü kamu hizmeti ilenedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlüolup, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdariDava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” başlıklı 2. maddesinin 1.fıkrasının “b” bendi gereğince İdari eylemve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar” idari yargı yerinde tam yargı davasıaçabilecektir. Yine İYUK 15/I-a maddesinde ise, adliyargının görevli olduğu konularda açılandavaların reddine karar verileceği de hükmebağlanmıştır.
Hizmetkusuruna ilişkin bu açıklamalardan sonra, somutuyuşmazlığın temelini oluşturan 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 110. maddesindekidüzenlemeye değinmekte yarar bulunmaktadır.
2918sayılı KTK’nın 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılıKanun’un 14. maddesi ile değişik “Görevli ve YetkiliMahkeme” başlıklı 110. maddesinin 1. fıkrası“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçittemeydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır” hükmünü içermektedir.
Özelliklemaddede metninde geçen “İşleteni veya sahibi Devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları” ibaresinin farklıyorumlanmasının yargı yoluna ilişkin ihtilafıdoğurduğu görülmektedir.
Buradanhareketle 2918 sayılı KTK da sorumluluğa ilişkindüzenlemelerin hangi hallerde, kime/kimlere yönelik olduğununbelirlenmesi gerekmektedir.
2918sayılı KTK’da hukuki sorumluluğa ilişkindüzenlemeler “Hukuki Sorumluluk ve Sigorta başlıklı8. kısımda 85 ve devamı maddelerinde yer almaktadır. 85.maddenin 1. fıkrası Bir motorlu aracın işletilmesi birkimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyinzarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın birteşebbüsün unvanı veya işletme adı altındaveya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesihalinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğuteşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken vemüteselsilen sorumlu olurlar” şeklindedir.
Bununyanında yine Kanunun “Devlete ve Kamu Kuruluşlarına AitAraçlar” başlıklı 106. maddesi “Genelbütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelere, ilözel idarelerine ve belediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerineve kamu kuruluşlarına ait motorlu araçların sebepoldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır. Bukuruluşlar, 85 inci maddenin birinci fıkrasına göre olansorumluluklarının karşılanmasını sağlamaküzere 101 inci maddedeki şartları haiz milli sigortaşirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmaklayükümlüdürler” hükmünüiçermektedir.
Görüldüğügibi KTK’da sorumluluğa yönelik düzenlemeler 85 vedevamı maddelerinde yer almakta olup; sorumlu olarak motorlu araçişleteni (gerçek ya da farazi işleten olabilir) ve araçişleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibibelirlenmiştir. Buna göre bir motorlu aracın işletilmesibir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut birşeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın birteşebbüsün unvanı veya işletme adı altındaveya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesihalinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğuteşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken vemüteselsilen sorumlu olacaklardır”. Özellikle 106. maddedebelirtildiği üzere kamu kuruluşlarına aitaraçların neden olduğu zararlara ilişkin sorumluluk da 85ve devamı maddeleri gereğince işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin hükümlere tabikılınmıştır.
Anlaşılmaktadırki, yapılan değişiklik ile 2918 sayılı KTK’dandoğan sorumluluk davalarının, işleteni veya sahibi Devletve diğer kamu kuruluşları olan araçların nedenolduğu zararlara ilişkin olanları da dahil olmak üzere adliyargı yerinde görüleceği, zarar görenin kamugörevlisi olmasının da bahsi geçen Kanunhükmünün uygulanmasını önlemeyeceğiöngörülmüştür.
Buradavurgulanması gereken husus, ister özel hukuk isterse kamu hukukukişisi olsun 2918 sayılı KTK gereğince sorumluluğuancak motorlu araç işleteni ve araç işleticisininbağlı olduğu teşebbüs sahibi sıfatı ilesözkonusu olabilmektedir. İşleten tanımı ise KTK'nun3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafazakaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicildekayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama,ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alankişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişininaracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzereişlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğuispat edilirse, bu kimse işleten sayılır”düzenlemesine yer verilmiştir.
Buna ilaveten,KTK’nın 110. maddesindeki 6099 sayılı Kanunun 14. maddesiile yapılan değişiklik gerekçesinindeğerlendirilmesi de sorunun çözümüne katkısağlayacaktır. Gerçekten 110. maddede yapılandeğişikliğin genel gerekçesinde“...Karayolları Trafik Kanunu, kamuya ait araçlarınkarayolu üzerindeki seyrini (m.85, 86, 90, 106, 109 ve diğ.) kendikapsamına almış ve bu nevi araçların sebebiyetverdikleri zararların tazmini davaları -doğru olarak- adliyargıda görülmüştür... ; maddegerekçesinde ise “...Komisyon; Kanunun kamuaraçlarının karayolundaki seyrini ve bu sıradaoluşan haksız fiilleri özel hukuka bağlıkılmış olması karşısında (m. 106), butür fiillerden kaynaklanan davaların adli yargıdagörülmesini, bu kabulün kaçınılmaz sonucuolarak görmektedir... Sonuç olarak, kamuya ait olanaraçların sebebiyet verdiği trafik kazaları ile hemzemingeçitlerde meydana gelen tren-trafik kazaları KarayollarıTrafik Kanununa bağlı kılınmış, buuyuşmazlıklarda görevin adli yargıda olduğuyönünde düzenleme yoluna gidilmiştir...”şeklinde kanun koyucunun amacı ortaya konulmuştur.
Görüldüğüüzere, anılan değişiklikle “kamuaraçlarının” verdiği zararlar nedeniyleişletenin sorumluluğuna ilişkin olarak 2918 sayılıKanunun amacına uygun biçimde, adli yargıda görüm veçözüm esası benimsenmiş, hizmet kusurundankaynaklanan hukuki uyuşmazlıkların da bu kapsamdadeğerlendirileceğine yönelik her hangi bir ifadeye yerverilmemiştir.
Ayrıcadeğinilmesi gereken diğer bir husus, KTK’da kuruluşlar vekomisyonlara verilen görev ve yetkilere ilişkin sorumluluğun buKanun kapsamında değerlendirilmesi gerekip gerekmediğidir. 5216ve 5393 sayılı kendi kuruluş yasaları yanında BüyükşehirBelediyeleri ve Belediyeler KTK’nın 10. maddesinde genel olarak karayollarınıemniyetle kullanılmasını sağlamakla görevli ve yetkilikılınmıştır. KTK’da yalnızca Belediyelerindeğil, Kanun’un 2. Kısmının 4 ila 12. maddelerindekarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzen ve güvenliğini sağlamak, trafik güvenliğiniilgilendiren gerekli önlemleri belirlemek ve motorlu araçlar ileilgili idari işlemleri düzenlemek amacı ile Emniyet GenelMüdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığı,Sağlık Bakanlığı, Gıda Tarım veHayvancılık Bakanlığı, Ulaştırma Denizcilikve Haberleşme Bakanlığı ve Karayolları GenelMüdürlüğü’nün de görev ve yetkilerisayılmıştır.
Bununlabirlikte 2918 sayılı KTK’da diğer kamu idareleri veBelediyelerin trafik düzeni ve trafik güvenliği ile ilgiliüstlendikleri kamu hizmetlerinden dolayı hukuki sorumluluğudüzenlenmiş değildir. Diğer bir anlatımla,Büyükşehir Belediyeleri ve Belediyelerin karayolu yapım,bakım ve işletilmesi şeklindeki kamu hizmetleri gibi diğerkamu kuruluşlarının kendi görev alanlarındaki kamuhizmetlerinin, idare hukuku ilke ve kurallarına göreyürütüleceği, anılan kuruluşların idariişlem ve eylemlerinden doğan uyuşmazlıkların daAnayasa’nın 125. maddesi ve 2577 sayılı İYUK nın2. maddesine göre idari yargı yerinde çözümlenmesigerektiği noktasında duraksama bulunmamaktadır.
Yukarıdanberi yapılan açıklamalar değerlendirildiğinde,KTK’dan doğan sorumluluk davaları 85 ve devamımaddelerinde düzenlenen “motorlu aracınişletilmesinin” sonucu doğan zararlar nedeni ile “motorluaracın işleteni ve bağlı olduğuteşebbüsün sahibinin” sorumlu olduğu davalardır.Yani, KTKnun 106. maddesi gereğince Devlet ve diğer kamukuruluşlarına ait motorlu araçların işletilmesinedeniyle araç işleticisi sıfatıyla (KTK'nun 85. maddesigereğince) kamu idareleri ve kuruluşlarına karşıaçılacaklar da dahil bütün araç sahibi veişleticilerine karşı açılan davalar adli yargıkolunun görev alanına girmektedir. Buna karşın kamuidareleri ve kuruluşlarının trafik güvenliği vedüzenini sağlamak amacıyla gerek kendi kuruluşyasaları, gerekse 2918 sayılı KTK’na göre yürüttüklerihizmetlerin, kamu hizmeti niteliğini taşıması veyukarıda sözü edilen KTK’da görevlendirilen kamuidare ve kuruluşlarının sorumluluklarına ilişkin herhangi bir düzenlemenin ayrıca KTK’da yer almaması dikkatealındığında, trafik düzeni ve güvenliği hizmetlerindenkaynaklandığı iddia edilen zararların tazmini istemiyleilgili idarelere karşı açılan davalar idari yargıkolunun görev alanına girmektedir.
Benzer biruyuşmazlıkta aynı ilkeler Danıştay İdari DavaDaireleri Kurulunun 26.02.2015 gün ve 2015/493 Esas, 2015/557 Kararsayılı ilamında da benimsenmiş ve idari yargı kolunungörevli olduğu değerlendirilmiştir.
Nitekimaynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulunun 04.11.2015 gün ve 2015/17-225 E.,2015/2370 K., 04.11.2015 gün ve 2015/17-86 E.,2015/2364 K. ile 04.11.2015gün ve 2015/17-1869 E., 2015/2369 K. sayılı kararlarında dabenimsenmiştir."
Mahkememizceyapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamınagöre; özellikle yukarıda açıklanan ilkeler vemevzuat bir bütün olarak değerlendirildiğinde; bir kamukurumunun yasalar uyarınca yapılmış olan tesislerebakım ve o tesisleri kullanım yükümlülüğüyasalardan doğan kamusal bir görevdir. O halde anılannitelikteki bir kamu tesisinin gerek yapılmasındaki, gereksekullanılması veya muhafazasındaki kusurdan doğan zararlar,idari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğindebulunduğundan, zamların ödetilmesi istekleri 11.2.1959günlü ve 17/15 sayılı Yargıtayİçtihadı Birleştirme Kararının II. bendihükmünce tam yargı davasının konusunu oluştururlar.Bu davaların ise 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2. maddesi hükmünce idari yargı yerindegörülmesi nedeni ve kanun hükmü gereği davaya bakmagörevi idari yargı mercilerine aittir. Görev kamu düzenineilişkin olduğu için yargılamanın heraşamasında resen gözetileceği gibi kanun hükmündede bu hükmün görülmekte olan davalarda uygulanacağıaçıklandığından yargı yolu yönündendavanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
1-Uyuşmazlığailişkin davanın 2577 sayılı idari yargılama usulükanununun 2. maddesi uyarınca idari yargı yerinde görülmesigerektiği anlaşılmakla 6100 sayılı HMK'nın114/1-b ve 115 maddeleri gereğince yargı yolunun caiz olmamasınedeniyle USÛLDEN REDDİNE,
2-Kararınkesinleştiği tarihten itibaren 30 gün içinde davacıtarafın ilgili İdari Yargı merciinde dava açmaktamuhtariyetine…” karar vermiş; istinaf yolunabaşvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi17.Hukuk Dairesi, 18.7.2017 gün ve E:2017/831, K:2017/946 sayıile başvurunun esastan reddine kesin olarak karar vermiştir.
Davacıvekili bu defa, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ELAZIĞ1.İDARE MAHKEMESİ; 24.8.2017 gün ve E:2017/525 sayı ile,“(…) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun11.01.2011 tarihli, 6099 sayılı Kanun ile değişik110.maddesinde "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne yerverilmiştir.
Öteyandan, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un "Yargı mercilerininuyuşmazlık mahkemesine başvurmaları"başlıklı 19. maddesi, 1.fıkrasında; adli, idari askeriyargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı merciinin, davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvuracağı ve elindeki işin incelenmesini,Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteleyeceği;aynı maddenin 2. fıkrasında ise; yargı merciinceönceki dava dosyasının da temin edilerek dava dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesine gönderileceğihükmü yer almaktadır.
Bilindiğiüzere, 2918 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilenhükmünün uygulanması kapsamında gerek ilk dereceyargı yerleri (adli yargı-idari yargı) gerekse aynı yargıkolundaki ilk derece ve temyiz/itiraz mercileri arasında görevliyargı yerinin belirlenmesi konusunda uyuşmazlıklar ortayaçıkmış ve konu Uyuşmazlık Mahkemesi'ne intikalettirilmiştir.
Bu kapsamdaYüksek Mahkeme'ce yapılan değerlendirmede, 2918 sayılıKanun'un 110. maddesinde yapılan değişiklikten sonra meydanagelen maddi hasarlı trafik kazalarından kaynaklanan davalarınadli yargı yerinde görülmesi gerektiğinehükmedilmiştir. (Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü'nün 04.06.2012 tarihli, E:2012/107, K:2012/134sayılı ve 05.11.2012 tarihli, E:2012/144, K:2012/224 sayılıkararları)
Dosyanınincelenmesinden; davacı şirketin sigorta güvencesi altındabulunan 44 … 480 plakalı aracın 09/05/2016 tarihindedavalı Belediye'nin tam kusurlu olduğundan bahisle trafik kazısınakarıştığı, kaza sonrasında hasarındavacı şirket tarafından karşılandığıbelirtilerek ilgili bedelin tazminine karar verilmesi için işbudavanın açıldığı görülmektedir.
Olayda,davacı tarafından daha önceden adli yargı merciindeaçılıp, Elazığ 1.Asliye Hukuk Mahkemesitarafından 23/07/2017 tarihli ve E:2016/490, K:2017/73 sayılıGörev Ret kararı ile sonuçlanan ve 18.07.2017 tarihindekesinleşmiş durumda olan dava sonrasında aynı taleplerlebakılmakta olan davanın açıldığıgörülmekte olup, yukarıda yer verilen 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ve UyuşmazlıkMahkemesi kararları kapsamında işbuuyuşmazlığın çözümünde Mahkememizingörevli olmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın görev yönünden reddine 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin2247 sayılı Kanun'un 18.maddede belirtilen usule riayet edilmek kaydıylabu konuda Uyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceye kadarertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 27.11.2017günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, UYAP sistemine kayıtlı adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararının davalı idarece giderilmesi istemindenibaret bulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın BelediyeTrafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı şirket tarafından sigortalı 44… 480 plakalı aracın, sürücüsününidaresinde, Ali Rıza Septioğlu Caddesinden sanayi istikametindeseyri sırasında Gazeteci Rahmi Akman Sokak kavşağındangeldiğinde sağ şerit üzerinde bulunan ve yoldaçalışma yapılması nedeniyle yüksekte kalan veönlem alınmayan rögar kapağına çarpması vekapağın aracın alt tarafına zarar vermesi sonucunda araçtahasar oluştuğu; hasar bedeli 5.184,63-TL'nin, kazanın oluşumundan sorumlu olduğu iddia edilen davalı İdareden, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte rücuen tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Elazığ 1.İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile, Elazığ 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin, 23.3.2017gün ve E:2016/490, K:2017/73 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Elazığ1.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Elazığ1.Asliye Hukuk Mahkemesinin, 23.3.2017 gün ve E:2016/490, K:2017/73sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,27.11.2017 gününde Üyelerden Süleyman Hilmi AYDIN ve TurgayTuncay VARLI’nın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Mehmet AKSU Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Turgay Tuncay VARLI KARŞIOY 03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.27.11.2017 ÜYE ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy