T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 660
KARAR NO : 2017 / 718
KARAR TR : 27.11.2017
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazası sonucu uğranılan maddi zararların tazmin edilmesi istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : E. Ç.
Vekili : Av.A.A.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
O L A Y : 1-Davacı vekili; müvekkilinin malikiolduğu 04…808 plaka sayılı aracın, 11.03.2016tarihinde dava dışı İ. L.'in sevk ve idaresinde iken,D-100-32 DKY 39 kilometresine geldiğinde, yolda bulunan çukuragirmesi sonucu, araçta hasar ve zarar meydana geldiğini;düzenlenen trafik kazası tespit tutanağına göre,kazanın oluşumunda, "yolun bakım ve onarımındansorumlu olan kurum ya da kuruluşun da kusurlu olduğu" kanaatininbelirtildiğini; kazaya ilişkin olarak TaşlıçayCumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/118sayılı dosyası üzerinden soruşturmabaşlatıldığını, kaza sonucu müvekkiline aitaracın pert olduğunu, araçta yaklaşık 20.000-22.000TL değer kaybı meydana geldiğini, bu hasar ve zarardan, yolunbakım ve onarımından sorumlu Karayolları GenelMüdürlüğü'nün sorumlu olduğunu ifade ederek;fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla,müvekkiline ait araçta meydan gelen değer kaybınakarşılık 50 TL ve araç mahrumiyet bedeli ve kazançkaybına karşılık olmak üzere 50 TL miktarın,11.03.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birliktedavalı taraftan tahsiline karar verilmesi istemiyle 5.1.2017 tarihinde adliyargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA17.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 12.1.2017 gün ve E:2017/8, K:2017/3sayı ile, “(…) 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-b maddesi gereğince "İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargıdavalarının" idare mahkemelerinde açılmasıgerektiği, somut olayda ise, davacı asilin, 04 DD 808 plakasayılı aracın maliki olduğu, belirtilen aracın11.03.2016 tarihinde D-100-32 DKY 39 kilometrede kaza yaptığı,davacı tarafın eldeki davada, meydana gelen trafik kazası sonucuaracında meydan geldiği belirtilen değer kaybı, araçmahrumiyet bedeli ve kazanç kaybını, kazanınoluşumunda, yolda gerek güvenlik tedbirlerini almayan ve görevve sorumluluğunu usulen yerine getirmediği belirtilenKarayolları Genel Müdürlüğünün hizmet kusuruolduğundan bahisle, tazmini talebinde bulunduğu, bunakarşın, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan zarar görenler tarafındanaçılacak tam yargı davalarının, idari yargımercilerine açılması gerektiği ve HMK.nun 114/b- 115/2maddesi gereğince, yargı yolunun caiz olmasının davaşartı olduğu ve yargılamanın her aşamasındave kendiliğinden mahkemece göz önünde tutulmasıgerektiği dikkate alınarak, aşağıdaki şekildekarar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
Açılandavanın yargı yolu bakımından REDDİNE…” karar vermiş, bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez; aynı somut olaydan bahisle, fazlaya dairher türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla,şimdilik; müvekkilinin uğramış olduğu 900 TLdeğer kaybının ve aracının onarım süresincearaçtan faydalanamadığından şimdilik 100 TLkazanç kaybı-araç mahrumiyet bedelinin, kaza tarihi olan11/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle 5.7.2017 tarihinde idariyargı yerinde dava açmıştır.
Ankara 5.İdareMahkemesi; 12.7.2017 gün ve E:2017/1760, K:2017/1940 sayı ile,kazanın gerçekleştiği yeri dikkate alarak, 2577sayılı Kanunun 15/1-a maddesi uyarınca davanın yetkiyönünden reddine, dava dosyasının yetkili Erzurumİdare Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
ERZURUM1.İDARE MAHKEMESİ; 4.8.2017 gün ve E:2017/2219 sayı ile,“(…) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun1.maddesinde; Kanunun amacının Karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; "Kapsam"başlıklı 2.maddesinde; bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve buKanunun Karayollarında uygulanacağı, 10.maddesinde; yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasındaolduğu belirtilmiştir.
Öteyandan, 2918 sayılı Yasa'nın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasa'nın 14.maddesiyle değişik 110.maddesinde;"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarındada bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir" hükmüne, Geçici21.maddesinde de; "Bu Kanunun 110.maddesinin 1.fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz."denilmiştir.
Belediyealeyhine İdare Mahkemesinde açılan başka bir tazminattalepli tam yargı davasında, İdare Mahkemesi 2918sayılı Yasa'nın 110.maddesinin 1.fıkrasınınbirinci ve ikinci cümlelerinin Anayasaya aykırı olduğukanısına varmış, İdare Mahkemesinin bu ikicümlenin iptali istemiyle yaptığı başvuruyu inceleyenAnayasa Mahkemesi 08.12.2011 gün ve E:2011/124, K:2011/160sayılı, 08.11.2012 gün ve E:2012/l 18, K:2012/170sayılı ve 28.05.2013 gün ve E:2013/59, K:2013/68sayılı aynı içerikli kararları ile; "2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110.maddesinin1.fıkrasında, bu Kanun’dan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkemeise İdare Mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkemedeğildir. Başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniylereddi gerekir.” kararına varmıştır.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı tarafından hizmet kusurusonucu oluştuğunu ileri sürdüğü trafikkazası sebebiyle maddi tazminata hükmedilmesi istemiyle Ankara17.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı davanıngörev ret kararı verilmesi üzerine bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla,2918 sayılı Yasa'nın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’ninbenzer bir konuda İdare Mahkemesi’nin davaya bakmakla görevlibulunmadığı yolundaki kararları gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin Karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevli olduğu;meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanında adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
Nitekim,01.08.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan UyuşmazlıkMahkemesi'nin (Hukuk Bölümü) 01.07.2013 gün ve E: 2013/762K:2013/1083 sayılı kararı da aynı yöndedir.
Açıklanannedenlerle; adli yargının görev alanına giren davadaMahkememizin görevli olmadığına, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine…” kararvermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, AlaittinAli ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 27.11.2017günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdaremahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen durumun aksine, adli yargı dava dosyasıtemin edilmeden ve kararının kesinleşme durumuaçıklığa kavuşturulmadan UyuşmazlıkMahkemesine başvurulduğu görülmekte ise de;Başkanlık yazısıyla, adli yargı kararınınkesinleşme durumunu gösteren onaylı bir örneğininMahkemesinden istenildiği ve sonuçta usule ilişkin herhangibir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazası sonucu uğranılan maddi zararlarıntazmin edilmesi isteminden ibarettir.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dava dosyalarınınincelenmesinden; davacının maliki olduğu 04 … 808plaka sayılı aracın, 11.03.2016 tarihinde davadışı İ. L.in sevk ve idaresinde iken, D-100-32 DKY 39kilometresine geldiğinde, yolda bulunan çukura girmesi sonucu,araçta hasar ve zarar meydana geldiği, kazanınoluşumunda, "yolun bakım ve onarımından sorumlu olankurum ya da kuruluşun da kusurlu olduğu"ndan bahisle,araçta meydan gelen değer kaybı ile araç mahrumiyetbedeli ve kazanç kaybına karşılık olmak üzere uğranılanzararın davalı Karayolları GenelMüdürlüğünce tazmin edilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerineaykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…”(Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılıkararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümünde adliyargı yeri görevli olduğundan; Erzurum 1.İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Ankara 17.Asliye Hukuk Mahkemesinin;12.1.2017 gün ve E:2017/8, K:2017/3 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Erzurum 1.İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 17.Asliye HukukMahkemesinin; 12.1.2017 gün ve E:2017/8, K:2017/3 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 27.11.2017gününde Üyelerden Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Turgay Tuncay
VARLI
KARŞIOY
3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580K:2015/592 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.27.11.2017
ÜYE ÜYE
Süleyman Hilmi AYDIN Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy