T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 426
KARAR NO : 2017 / 608
KARAR TR : 23.10.2017
ÖZET: Devlet memuru olarak çalışmaktayken emekliye ayrılan ve daha sonra sözleşmeli personel olarak çalışmaya devam eden davacıya, emekli maaşlarının yersiz ödendiğinden bahisle tesis edilen borç tahakkuku işleminin iptali istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : E. Y.
Vekili : Av. M.K.
Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı
Vekili : Av. E. Ç.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin 2006/6. ayınakadar Devlet memuru olarak çalıştığını, butarihte emekli olduğunu, Emekli Sandığından kendisineemekli aylığı bağlandığını; daha sonraKPSS sınavına girerek yeniden 4/B sözleşmeli personelolarak 11.07.2007 tarihinde Muş Devlet Hastanesiatandığını ve burada çalışmaya yenidenbaşladığını; emekli aylığını da2012 yılı Aralık ayına kadar almaya devam ettiğini ancak2013/ 01 döneminden itibaren ödenmediğini; SGK Muş ilMüdürlüğünün, 01.08.2007-31.12.2012 tarihleriarasında ödenen emekli aylıklarının rücuutalebiyle, Muş İcra Müdürlüğünün 2013/1897 Esas sayılı takibiyle icra takibi başlattığını; müvekkilinin yasal süresi içerinde borca itiraz etiğini,ancak Kurumun; borcun yapılandırılması için,itirazın geri çekilmesi gerektiği, aksi halde cebri icra,haciz yoluna başvuracağını bildirmesi üzerine,müvekkilinin itirazını geri çektiğini; davalıkurum tarafından ödenen emekli aylıkların rücuutalebiyle açılan icra takibinin haksız olduğunu, müvekkilininemekli aylığının kesilemeyeceği gibi ödenenaylıkların geri istenemeyeceğini, çünkü; 5335sayılı Kanun ile yapılan düzenlemede; “Herhangibir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılıkaylığı alanlar bu aylıklarıkesilmeksizin: genel bütçeye dahil daireler, katmabütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler,il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafındankurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları,bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunlakurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul vekuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunlarınbağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerindeve sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait olan diğerortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevdeçalıştırılamaz ve görev yapamazlar.”;denildiğini; 5335/30. maddesinin 01/01/2005 tarihinden itibarenyürürlüğe girmesi ile Sosyal GüvenlikKurumlarından emekli aylığı alanların Kamuya aitteşebbüslerde çalışması esnasındaaldıkları emekli aylıklarının durdurulmasınıngerektiğini; çalışanın hem kendiaylığını alması hem deçalıştığı kurumdan aylık almasıhalinde, SGK’nın bu aylıkların iadesini isteyeceğini;5510/Geçici 47'inci madde ile, 5335 sayılı Kanunun 30.maddesi kapsamında çalışmaya başlayanlarayapılan yersiz ödemelerinyapılandırılmasının düzenlendiğini; müvekkilinden,5335 sayılı yasanın 30. maddesi ile yapılan düzenlemeneticesinde Devlet Kurumu tarafından ödenen aylıkların gerialınmamasının gerektiğini; 657 sayılı Kanun ileödenen emekli aylıklarının SGK tarafından faizi ilebirlikte istenildiğini; 4/B sözleşmeli memurstatüsünde olduğu için, kendisine işçi gibi4857 sayılı İş Kanunu statüsündendeğerlendirilerek prim ödenmiş olduğunu; müvekkilinindevlet memuru değil, sözleşmeli personel statüsündeçalıştığını, tüm SigortaKollarından prim ödenmesi halinde emekliaylığının da yeniden değerlendirilmesinin gerektiğini;sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda yapılanödemelerin rücuu için, Borçlar Kanunu'nun 62 ve 63.maddeleri gereğince Sandığın haksız yereödediği emekli aylıkları ile faizlerini geri alabilmesiiçin kötü niyetli olunduğunun Sandık tarafındankanıtlanmasının gerektiğini; Yargıtay 10. Hukuk DairesininEsas: 2002/2717, Karar: 2002/3160 /Tarih: 08.04.2002’li birkararında; emeklilerin ancak yaşamlarını devamettirdiklerini, ellerinde bir şey kalmadığından emeklininSGK'ya borçlu olmadığına karar verdiğini; müvekkilinin4/b sözleşmeli personel olduğunu, kötüniyetli olmadığını,bu nedenle ödenen emekli aylıklarının geriistenemeyeceğini ifade ederek; fazlaya ilişkin dava ve talephakları saklı kalmak üzere, 1-Emekli Sandığı(SGK) tarafından, müvekkiline 01.08.2007-31.12.2012 tarihleriarasında ödenen emekli aylığının rücuutalebiyle açılan Muş İcraMüdürlüğünün E:2013/1897 sayılı icratakip dosyasında borçlu olmadıklarının tespitine, 2-4/bSözleşmeli olarak çalışan müvekkilinin emekliaylığının kesilmemesi gerektiğinin tespitine kararverilmesi istemiyle 16.7.2013 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Muş 2.Asliye Hukuk Mahkemesi; 10.2.2014 gün ve E:2013/314, K:2014/41 sayıile, HSYK’nın yetkilendirmeye ilişkin kararına istinaden,dosyayı Muş 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinegöndermiş; Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi(İş MahkemesiSıfatıyla);25.9.2014 gün ve E:2014/291, K:2014/ 814sayı ile, uyuşmazlığın esasını inceleyerek,davanın esastan reddine karar vermiş; tarafların temyizistemleri üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesi; 17.3.2016 gün veE:2014/27207, K:2016/3579 sayı ile, taraflar arasındaki hukukiilişkinin, çekişmenin niteliği ve dayanılan hukukisebep dikkate alındığında, uyuşmazlığıntemel çözümünde 506, 1479, 4857, 5510 sayılıKanunların uygulama yerinin olmadığı, adli yargı vegiderek sınırlı yetki ile donatılmış işmahkemelerinin görevinin bulunmadığı, bu türdavaların idari yargının görev alanı içerisinegirdiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına kararvermiştir.
MUŞ 1.ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ(İŞ MAHKEMESİ SIFATIYLA); 3.1.2017 günve E:2016/523, K:2017/8 sayı ile, “(…) Yargıtay bozmailamı doğrultusunda dosya Mahkememizin 2016/523 esasınakaydedilmiştir.
Mahkememizcebozma ilamına aynen uyularak yeniden yargılamayapılmıştır.
DelillerinDeğerlendirilmesi ve Gerekçe;
Dava, kesilenemekli ayığının yeniden bağlanması ve yersizödendiği ileri sürülen aylıklar yönündenborçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacıyadavalı idare tarafından emekli aylığı, 5434sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunuhükümleri gereğince idari usul ve esaslarçerçevesinde bağlanmış olup, sonradan meydanagelen değişikler neticesinde aylığın kesilmesi veyersiz ödendiği iddia edilen ödemeler yönünden iadetalebi ve davacının borçlu olmadığınıntespitine ilişkin hukuki uyuşmazlık veçözümü 2577 sayılı Kanunun 2. maddesigereğince idari yargının görev alanına girdiğianlaşılmakla mahkememizce görevsizlik kararı verilerekaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle :
1-Davacınınaçmış olduğu davanın idari yargınıngörevinde olduğu anlaşıldığındanmahkememizin açılan davada GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevsizlikkararının kesinleşmesinden itibaren 30 GÜNiçerisinde görevli ve yetkili İdari Yargı Merciinde davaaçılabileceğinin BELİRTİLMESİNE…”karar vermiş; bu karar temyiz/istinaf yolunabaşvurulmaksızın kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı somut olay ve gerekçeleri ileri sürerek,sonuç itibariyle davalı kurumun 26.12.2012 tarih ve 16760878sayılı borç tahakkuk işleminin iptali istemiyle 10.2.2017tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır.
VAN2.İDARE MAHKEMESİ; 13.4.2017 gün ve E: 2017/320 sayı ile,“(…)16.06.2006 tarih ve 26200 sayılı ResmiGazete’de yayımlanan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Yersiz ÖdemelerinGeri Alınması" başlıklı 96.maddesinde"Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlısigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların haksahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunlarınbakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersizolarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındakiher türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurludavranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemintespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık süredeyapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığıtarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa,hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beşyıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliyetebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içindeyapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenindolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süresonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte,ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsupedilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre gerialınır. Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasınave bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurumtarafından çıkarılacak yönetmelikledüzenlenir" hükmü düzenlenmiş olup, aynıKanunun "Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri"başlıklı 101. Maddesinde de "Bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür" düzenlemesine yerverilmiştir.
Öteyandan, 27.09.2008 Tarih ve 27010 Sayılı Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren "Fazla ve YersizÖdemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar HakkındaYönetmelik" in "Fazla veya Yersiz Ödemelerden KaynaklananAlacağın Tahsil Şekilleri" başlıklı 13.maddesinde "Kurumca ilgililere fazla veya yersiz olarak yapıldığıtespit edilen ödemeler, ilgililerin Kurumdan alacaklarından mahsupedilmek, gelir ve aylıklarından kesinti yapılmak suretiyletahsil edilir. Kurumdan her hangi bir alacağınınbulunmaması hâlinde, genel hükümlere göre tahsiledilir", hükmü düzenlenmiş, 'HükümBulunmayan Haller başlıklı 16. Maddesinde ise "BuYönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde, 27/9/2006 tarihli ve2006/11058 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıylayürürlüğe konulan Kamu Zararlarının Tahsilineİlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikhükümleri uygulanır" kuralına yer verilmiş,19.10.2006 Tarih ve 26324 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren "Kamu Zararlarının Tahsilineİlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" in"Kamu Zararından Doğan Alacağın Tebliği veTakibi" başlıklı 10. Maddesinde de " Kamu zararıalacaklarının yapılan tebligata rağmen sorumlular ve/veyailgililerce süresinde rızaen ödenmemesi halinde ilgili alacaktakip dosyası, sürenin bitiminden itibaren beş işgünü içerisinde, alacağın hükmen tahsiliiçin, strateji geliştirme birimi veya taşradaki ilgili takipbirimince kamu idaresini temsile yetkili hukuk birimine gönderilir"hükmü düzenlenmiş olup, "Kamu ZararındanDoğan Alacakların Tahsil Şekilleri" başlıklı12. Maddesinde de tespit edilen kamu zararlarının "a)Rızaen ve sulh yolu ile ödenmek, b) 22/4/1926 tarihli ve 818sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre takasyapılmak, c) 2004 sayılı Kanun hükümleriuygulanmak" suretiyle tahsil edileceği hususu hükümaltına alınmıştır.
Davadosyasının incelenmesinden, davacının, devlet memuru olarakçalışmaktayken 2006 yılının Haziran ayındaemekliye ayrıldığı, daha sonra Kamu Personeli SeçmeSınavına girerek bu sefer 4/B'li sözleşmeli personel olarak11.07.2007 tarihinde Muş Devlet Hastanesinde çalışmayabaşlamasına rağmen bu durumu davalı idareyebildirmediği gerekçesiyle 01.08.2007-31.12.2012 tarihleriarasında yersiz ödendiği belirtilen toplam 89.706,68 TLtutarlı emekli maaşlarının yasal faiziyle birlikte geriistenilmesine ilişkin 26.12.2012 tarih ve 16760878 sayılıişlemin tesis edilmesi üzerine, bu işleme karşıMuş 1. İş Mahkemesi'nde (İş MahkemesiSıfatıyla) dava açtığı, anılan Mahkemenin03.01.2017 günlü, E:2016/523, K:2017/8 sayılıkararıyla uyuşmazlığı çözme görevininidari yargının görev alanında olduğu belirtilerekdavanın görev yönünden reddine karar verilmesiüzerine, davacı tarafından, yersiz ödemeyapıldığı gerekçesiyle 89.706,68 TL'nin geriistenilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle yasal süresiiçinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda,5510 sayılı Kanun'un 101. maddesinde, aksine hükümbulunmayan hallerde bu Kanun'un uygulanması ile ilgiliuyuşmazlıkların iş mahkemesindegörüleceğinin belirtildiği, yersiz yapılan emekliaylığı ödemelerinin geri istenilmesini düzenleyen 96.maddesinde de uyuşmazlıkların çözümükonusunda idare mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkinözel bir düzenleme bulunmadığı gibi yukarıdametnine yer verilen yönetmeliklerde de yersiz ödemeden kaynaklanankamu alacaklarının genel hükümlere göre tahsiledileceği kuralının düzenlendiğianlaşıldığından, davanın görüm veçözümünde adli yargı merciilerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle; adli yargının görev alanına giren davadaMahkememizin görevli olmaması ve Muş 1. Asliye HukukMahkemesi'nin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) E:2016/523, K:2017/8sayılı dosyasında görevsizlik kararı verilmişolması nedeniyle, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesiuyarınca Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (İş MahkemesiSıfatıyla) E:2016/523, K:2017/8 sayılı dava dosyasıtemin edilerek görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosyaincelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceyekadar ertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Ahmet TevfikERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT’un katılımlarıylayapılan 23.10.2017 günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, Yasa’nın 14. maddesinegöre olumsuz görev uyuşmazlığı bulunduğununileri sürülebilmesi için davanın “tarafları,konusu ve sebebinin aynı” olması koşulunun öngörülmüşbulunması karşısında ve adli yargı yerinde menfitespit davası; idari yargı yerinde ise işleminiptali şeklinde istem kurgulanmış ise de; her iki yargıyerinde davacının esasen, “yersiz ödendiği ilerisürülen emekli maaşlarının adına borççıkarılmasına ilişkin işlemin iptaliniamaçladığı” gözetildiğinde, buaçıdan görevuyuşmazlığının doğduğu; idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, devletmemuru olarak çalışmaktayken emekliye ayrılan ve dahasonra sözleşmeli personel olarak çalışmaya devameden davacıya, emekli maaşlarının yersizödendiğinden bahisle tesis edilen borç tahakkukuişleminin iptali istemine ilişkin bulunmaktadır.
5335sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde KararnamelerdeDeğişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 30.maddesinde; “Cumhurbaşkanıtarafından atananlar, Başbakan tarafından atananlar, BakanlarKurulu kararı veya müşterek kararnameyle atanan veya görevlendirilenler,Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimlersonucunda görev verilenler ile yükseköğretimkurumlarının öğretim üyeliklerine ve SağlıkBakanlığının tabip ve uzman tabip kadrolarınayapılacak atamalar hariç olmak üzere, herhangi bir sosyal güvenlikkurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığıalanlar, genel bütçeye dahil dairelerin, katma bütçeliidarelerin, döner sermayelerin, kefalet sandıklarının,sosyal güvenlik kurumlarının ve bütçeden yardımalan kuruluşların kadrolarına açıktan atanamazlar.Diğer kanunların bu fıkraya aykırı hükümleriuygulanmaz.
Herhangi birsosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılıkaylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genelbütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler,döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyelerve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler,sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alankuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum,kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüslerive bunların bağlı ortaklıkları ile müessese veişletmelerinde ve sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait olandiğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevdeçalıştırılamaz ve görev yapamazlar.
Diğerkanunların emeklilik veya yaşlılık aylığıalmakta iken emeklilik veya yaşlılık aylıkları ve/veyadiğer tazminatları kesilmeksizin atanmaya,çalıştırılmaya veya görevlendirilmeye izinveren hükümleri ile 5434 sayılı Türkiye CumhuriyetiEmekli Sandığı Kanununun ek 11 inci maddesine göre 1.1.2005tarihinden önce alınmış Bakanlar Kurulu kararlarıuygulanmaz.
Bu maddeninikinci ve üçüncü fıkra hükümleri;
a)Cumhurbaşkanlığına seçilenler,
b)Dışarıdan Bakanlar Kurulu üyeliğine atananlar,
c) YasamaOrganı üyeliğine seçilenler,
d) Mahalliidareler seçimleri sonucuna göre görev alanlar,
e) Sadecetoplantı veya huzur ücreti ya da hakkı ödenengörevleri yürütenler ile yönetim ve denetim kuruluüyeliği ücreti karşılığındagörevlendirilenler,
f) Yaşhaddini aşmamış olmaları kaydıyla her derece vetürdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında dersücreti karşılığı ders görevi verilenler(üniversitelerde ders ücreti karşılığı dersgörevi verilenler hakkında yaş haddini aşmamışolmaları kaydı aranmaz.),
g) Vakıfüniversitelerinde görev alanlar,
h) Özelkanunlarında emeklilik veya yaşlılık aylığıkesilmeksizin çalıştırılma veya görev yapmahakkı verilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından atananlar,Başbakan tarafından atananlar, Bakanlar Kurulu kararı veyamüşterek kararname ile atanan veya görevlendirilenler ve TürkiyeBüyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucundagörev verilenler,
i) 2547sayılı Yükseköğretim Kanununun 60 ıncımaddesinin (a) fıkrası uyarınca Yasama Organıüyeliğinin bitiminden sonra öğretim üyesi olarakatanmış olanlar,
j) (Ek:31/10/2016-KHK-678/20 md.; Değişik: 2/1/2017-KHK-681/72 md.)27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk SilâhlıKuvvetleri Personel Kanununun ek 36 ncı maddesi kapsamında istihdamedilen ihtiyat pilotlar ile Milli Savunma Bakanlığı vebağlı birimlerinde personel ve askeri öğrenci teminfaaliyetine yönelik hizmetlerin yürütülmesi içingörevlendirilen emekli subay ve astsubaylar,
k) (Ek:17/4/2017-KHK-690/34 md.) 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı KöyKanununun 74 üncü maddesine göre görevlendirilengüvenlik korucuları,
Hakkındauygulanmaz. (1)
(Ekfıkra: 10/1/2013-6385/2 md.) İkinci fıkraya göre emeklilikveya yaşlılık aylığı kesilenlerinsigortalılıklarının sona erdiği tarih yazılıistek tarihi kabul edilerek ilgili sosyal güvenlik kanunlarınagöre aylıkları yeniden bağlanır.” Hükmüneyer verilmiştir.
Davadosyalarının incelenmesinden, davacının, EmekliSandığına tabi devlet memuru/hemşire olarak 1974 tarihindekamu görevine başladığı, 2006 yılınınHaziran ayında emekliye ayrıldığı, daha sonraKPSS ile hemşire olarak, (4/b) sözleşmeli personelstatüsünde, 506 sayılı Yasa kapsamında 11.07.2007tarihinde Muş Devlet Hastanesine atandığı; 5335sayılı Yasanın 30.maddesi kapsamında, 01.08.2007-31.12.2012tarihleri arasında emekli aylıklarının yersizödendiğinden bahisle, faiziyle birlikte toplam 89.706,68 TLtutarlı borç tahakkuk ettirildiği ve Emeklilik HizmetleriGenel Müdürlüğünün 26.12.2012 tarih ve 16760878sayılı işlemiyle, takip ve tahsili amacıyla Muş,Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünegönderildiği; davalı Kurum tarafından Muş İcra Dairesindeicra takibine başlanıldığı, davacının icratakibine itiraz ettiği ancak daha sonra itirazından feragatettiği; davacının, adli yargıda, EmekliSandığı (SGK) tarafından, ödenen emekliaylığının geri alınması istemiyleaçılan icra takip dosyasında borçluolmadığının ve emekli aylığınınkesilmemesi gerektiğinin tespiti; idari yargı yerinde ise,davalı kurumun 26.12.2012 tarih ve 16760878 sayılı borçtahakkuk işleminin iptali istemiyle dava açtığıanlaşılmıştır.
31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 506, 1479, 2925,2926 ve 5434 sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdinegöre ücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar),kendi hesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular),tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar(Tarım Bağ-Kur’luları), tarım işlerindeücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları),devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarak görevyapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerini diğersigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi)hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanundadüzenlemeler yapılmış ve anılan Kanuna eklenenGeçici 1 inci ve Geçici 4 üncü maddelerle, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlarile diğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleride dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yeralan “…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir.Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…”
Yukarıda sözü edilen mevzuathükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birliktedeğerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır.
Bu durumda, 5510sayılı Yasanın yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları ve tam yargı davaları kapsamında bulunan, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncedevredilen T.C. Emekli Sandığı GenelMüdürlüğünden 5434 sayılı Kanunkapsamında aylık alan davacı tarafından, yenidengöreve girdiği için aylıklarının kesilerekyersiz almış olduğu aylıklarının adınaborç çıkarılması işleminin iptali istemiyle açılandavanın, görüm ve çözümünün idariyargı yerinde görüleceği sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Van 2. İdare Mahkemesinin 13.4.2017 gün ve E:2017/320 sayılıbaşvurusunun reddi gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Van 2.İdare Mahkemesinin 13.4.2017 gün ve E:2017/320 sayılı BAŞVURUSUNUNREDDİNE, 23.10.2017 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Birgül
KURT
Full & Egal Universal Law Academy