T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/621
KARAR NO : 2017/657
KARAR TR : 23.10.2017
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : B.S.
Vekili
:Av. A.H.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. S. Ç. Ö.
O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle, müvekkilinin 25.6.2013 tarihindeŞanlıurfa-Adıyaman Karayolu 18. km'de yapılan yolçalışmasının hiç bir uyarı vegüvenlik tedbiri alınmadan devam etmesi sonucu 01 EB 866 plakalıaraç ile kaza yaptığını ve araçta toplam5.326,17 TL'lik hasar meydana geldiğini ileri sürerek bu hasarbedelinin 25.6.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi:21.4.2015 gün ve E:2013/580, K:2015/330 sayı ile, mahkemelerincealınan bilirkişi raporu doğrultusunda, rapor dosyakapsamına uygun olup, yargı denetimine de açıkbulunduğundan mahkemelerince itibar edilerek hükme esas alındığıgerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiş,bu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay17. Hukuk Dairesi: 12.4.2016 gün ve E:2015/18308, K:2016/4597sayı ile, Karayolları GenelMüdürlüğünün de içerisinde bulunduğukamu tüzel kişilerinin kamu hizmeti görmekleyükümlü bulunmaları nedeniyle, kamu hizmetlerisırasında verdikleri iddia olunan zararlardan dolayı oluşansorumluluklarının özel hukuk hükümlerine tabi olduğu,kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilengörev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşanzararların niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlarolduğu; bu zararların tazmini amacıyla anılan idarelerekarşı hizmet kusurlarına dayalı olarak İdariYargılama Usulü Hakkındaki Kanunun 2. maddesi hükmüuyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikameedilmesi gerektiği, davanın HMK 114/1-b maddesi gereğinceyargı yolu caiz olmadığından HMK 115/2.maddesigereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine kararverilmesi gerekirken yazılı şekilde hükümkurulmasının doğru görülmediğigerekçesiyle temyiz isteminin kabulü ile hükmünbozulmasına karar vermiştir.
ŞANLIURFA3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 29.12.2016 gün ve E:2016/718,K:2016/854 sayı ile, mahkemelerince bozma ilamına uyularak,görev konusunun, kamu düzenine ilişkin olupyargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden(re'sen) dikkate alınmasının zorunlu olduğu; Karayolları Genel Müdürlüğünün de içerisindebulunduğu kamu tüzel kişilerinin kamu hizmeti görmekleyükümlü bulunmaları nedeniyle, kamu hizmetlerisırasında verdikleri iddia olunan zararlardan dolayı oluşansorumluluklarının özel hukuk hükümlerine tabi olmadığı;Kamu tüzel kişilerinin Yasalar tarafından kendilerine verilengörev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşanzararların niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlarolup, bu zararların tazmini amacıyla anılan idarelerekarşı hizmet kusurlarına dayalı olarak İdariYargılama Usulü Hakkındaki Kanunun 2. maddesi hükmüuyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikameedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ŞANLIURFA1. İDARE MAHKEMESİ: 23.2.2017 gün ve E: 2017/202, K: 2017/243sayı ile, tazminat davasına konu uyuşmazlığın2918 Sayılı Kanun ile davalı idareye yüklenengörevlerin gereği gibi yerine getirilmediği iddiasından,başka bir ifadeyle, 2918 Sayılı Kanunun uygulanmasındankaynaklandığının görüldüğü, budurumda, davalı idarenin gerekli tedbirleri almadığıiddiasından kaynaklanan uyuşmazlığın görümve çözümünün 2918 Sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 110. maddesi hükmü uyarınca adliyargının görev alanına girdiği sonucunavarıldığı gerekçesiyle, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Yasasının 14/3-a ve 15/1-a.maddeleri hükmü uyarınca davanın görevyönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili, adli ve idari yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğu öne sürülen olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiylebaşvuruda bulunmuştur.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 23.10.2017günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli ve idari yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
I-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğuöne sürülen zararın tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağı;10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yollarıtrafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafikışıklı işaretleri, işaret levhaları koymakve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimlerinin görevve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacınınaracıyla seyir halindeyken kaza yaptığı, bu kazaneticesinde oluştuğu önesürülen zararın tazminitalebiyle bakılan bu davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığın çözümündeadli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlakbir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklıdeğildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlıolması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 29.12.2016gün ve E:2016/718, K:2016/854 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Şanlıurfa 3. AsliyeHukuk Mahkemesince verilen 29.12.2016 gün ve E:2016/718, K:2016/854sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,23.10.2017 gününde Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Birgül KURT KARŞI OY 3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580K:2015/592 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyorum. 23.10.2017 ÜYE SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy