T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 302
KARAR NO : 2017 / 601
KARAR TR : 23.10.2017
ÖZET: İdare Mahkemesi kararının Danıştay tarafından bozulması üzerine, İdare Mahkemesinin kararı gereğince davacı kuruluş tarafından ödenen paranın davalıya iadesi sırasında faiz ve gecikme zammı adı altında ihtirazi kayıtla ödenen bedelin iadesi istemiyle açılan ve ilk idari işlemin devamı olup aynı nitelikleri taşıyan ve ondan bağımsız düşünülemeyecek olan uyuşmazlığın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : T. D.İşletmeleriA.Ş. Vekilleri :Av. Y.Ç., Av.P. Ö. U. Davalı : Sosyal Sigortalar KurumuBaşkanlığı(Aydın Sigorta İlMüdürlüğünü izafeten) Vekilleri :Av. T.D., Av.S. G.K. O L A Y : 1-a)Davacı vekilidilekçesinde; müvekkilinin 233 sayılı KHK ilekurulmuş, sermayesinin tamamı Devlete ait ve 4046 sayılıYasa kapsamına (özelleştirme kapsamına)alınmış bir Kamu Kuruluşu olduğunu; müvekkiliKuruluşta kapsamdışı statüde çalışanpersonel ücretleri için, 4447 sayılı Yasa kapsamındatahakkuk ettirilen işsizlik sigortası primlerinin iadesi için Ankara2.İdare Mahkemesi'nin E:2001/1648 sayılı dosyası ileikame edilen davanın, Mahkemenin 27.03.2003 tarih, K:2003/485 sayılıilamıyla kısmen müvekkili Kuruluş lehine kabul edildiğinive SSK Aydın Sigorta İl Müdürlüğü'nde1.5221.1028701.09.07-21 sicil sayılı dosyada işlem gören müvekkilinebağlı, işyerinde görev yapan kapsamdışıpersonel ücretleri için davalı kuruma issizlik sigortasıpirimi adı altında ödenen paraların, davalı kurumca müvekkilineiade edildiğini; Ankara 2.İdare Mahkemesi'nin bu kararınınDanıştay 10.Dairesi'nin E:2003/3697, K:2006/3738sayılı ilamı ile Müvekkili Kuruluş aleyhine bozulduğunu,bu bozma ilamına karşı tashih-i karar kanun yoluna başvurulduğunu,bu konuda henüz bir karar verilmediğini dolayısıyla, Ankaraİdare Mahkemesi'nce henüz bozmaya uyulup-uyulmamasıyönünde bir karar oluşturulmadığını vebaşkaca bir karar da verilmemiş olduğunu; Danıştay10.Dairesi'nin bozma ilamı sonrası SSK Aydın Sigorta İlMüdürlüğünün 29.9.2006 tarih, 77702sayılı yazı ile, mahkeme kararı gereği iade etmişolduğu para ile birlikte, tahakkuk ettirmiş olduğu 1.609,36YTL'nin de Müvekkilince kendilerine ödenmesini istediğini; müvekkiliKuruluşça 20.10.2006 tarih, 3258-4432 sayılı yazıile, tahakkuk ettirilen faize itiraz edilmiş ise de, SSK AydınSigorta İl Müdürlüğü'nden alınan 31.10,2006tarih, 85671 sayılı yazı ile tahakkuk ettirilen faizinyatırılmasının yeniden istenilmesi üzerine, faizadı altında talep edilen paranın 03.11.2006 tarihinde ihtirazikayıtla ödendiğini; dava konusu ihtilaf her ne kadar İdareMahkemesi kararının bozulması sonrası uygulama ile ilgiliise de; ihtilafın, 4447 sayılı Kanunla düzenlenmişbulunan işsizlik sigortası primlerinin tahakkuk ve tahsilineilişkin bulunduğunu; 4447 sayılı Kanunun"İşsizlik sigortası Primleri ile Sağlıksigortası Primlerine İlişkin Hükümler"başlıklı 49.maddesinin "...sigortalıişçilerin, işverenlerin ve Devletin her ay içinödeyecekleri işsizlik sigortası primlerinin hesabı,günlük kazancın ve sınırlarınınbelirlenmesi, prim belgeleri, işsizlik sigortası primlerininödenmesi, ödenmeyen primler ve cezalar için düzenlenecekbelgeler, yeni işverenin sorumluluğu, teminatın ve hakedişlerin prim borcuna karşılık tutulması, yersizolarak alınan primlerin iadesi hususlarında 506 sayılıSosyal Sigortalar Kanununun 77,78,79,80,81,82,83 ve 84 üncü maddelerihükümleri uygulanır... " şeklinde olduğunu; 506sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 80.maddesinde de "...Kurumalacaklarının tahsilinde 21.07.1953 tarih ve 6183 sayılıKanunun uygulanmasından doğacak uyuşmazlıklarınçözümlenmesinde alacaklı sigortamüdürlüğünün bulunduğu yer iş mahkemesiyetkilidir...." denildiğini; belirtilen mevzuata binaen işbudavanın Mahkemelerinde açıldığını;uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun"Kararların Sonuçları" başlıklı 28/2. maddesinin “……kararlardan belli bir miktarıiçerenler genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur" şeklinde olduğunu; mahkeme kararı ile hükmolunanparaların tahsil usul ve şeklinin 2004 Sayılı İcraİflas Kanunu ile düzenlediğini, aynı Kanunun"İcranın İadesi" başlıklı 40. maddesinin"bir ilamın bölge Adliye Mahkemesincekaldırılması veya temyizen bozulması icra muameleleriniolduğu yerde durdurur. / Bir ilam hükmü icra edildikten sonrabölge adliye Mahkemesince kaldırılır veya yeniden esashakkında karar verilir ya da Yargıtay'ca bozulursa aleyhine icratakibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcuolmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse,ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veyakısmen eski haline iade olunur." şeklinde olduğunu; görüleceğiüzere 2577 Sayılı Yasanın 28/2. maddesinin atıfyapmış olduğu, 2004 sayılı Yasanın 40. Maddesinin, Mahkeme ilamının icra edilmesinden sonra ilamınbozulmasına müteakip, infaz olunan kararın eski haline iadeedileceğini düzenlendiğini, ayrıca gecikme zammı veyafaiz tahakkuk ettirileceğine dair bir hüküm ihtiva etmediğini; Ankara 2.İdare Mahkemesi kararının Danıştay10.Dairesi'nce bozulmasının İdareye, Mahkeme kararıgereği Müvekkili Kuruluşa ödemiş olduğuparayı geri alması yönünde işlem tesis etmesiiçin bir hak vermediğini; nitekim Yargıtay 12.HukukDairesi'nce ittihaz olunan 09.03.2004 tarih, 2004/287 E.-2004/5426 K.sayılı ilamda " İİK.nun 40. maddesi gereğince birilam hükmünün bozulması icra işlemlerini olduğuyerde durdurur. Somut olayda takip konusu idare mahkemesi kararıDanıştay'ca bozulmuştur. İdare Mahkemesinin eskikararında direnmesi, bozulan kararın tekrarından ibaret olup,İİK.nun 40. maddesine göre duran takibin devamınısağlamaz. O halde şikayet kabul edilerek takibin devamıyönündeki memurluk işleminin iptaline karar verilmesi gerekirkenyazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir."şeklinde hüküm tesis edilmiş olduğunu, buna göreidarenin Mahkeme kararı gereği ödemiş olduğuparayı aynen geri alabilmesi için kendi lehinekesinleşmiş bir karar verilmesinin gerektiğini; ittihaz olunanİdare Mahkemesi kararına göre ödenen paranın iadesihakkında çıkan ihtilaflara yönelik Danıştay 1.Dairesi'nce ittihaz olunan 2001/144 E. 2002/12 K. sayılı emsalnitelikli kararda; " 1- ...yapılan ödemelerin söz konusuiptal kararının temyiz incelemesi sonucundayürütülmesinin durdurulmasına veya bozulmasına kararverilmesi ya da bozmaya uyularak ilk derece mahkemesince davanınreddedilmesi hallerinde idarece geri istenmesi gerektiği, 2-İdareninbu alacağı ile ilgili olarak kamu görevlisine borcunifasını isteyen ihtarda bulunulmasına rağmen borcunödenmemesi halinde, borçlunun temerrüdedüştüğü tarihten itibaren faiz uygulanmasıgerektiği, " şeklinde hüküm kurulmuşolduğunu; Danıştay 10.Dairesi'nce verilen 06.07.2004 tarih,2004/6209 E. 2004/5912 K. sayılı başka bir emsal kararda da"yargı kararının bozulması üzerine davacıdansözkonusu tutarın yasal faizi ile birlikte alınabilmesiiçin davacıya tazminat miktarının ödenmesi içinmakul bir süre verilerek bildirimde bulunulması, tanınan busüre içerisinde ödeme yapılmaması halinde yasal faizişletilmesi gerektiği" denildiğini; İdare Mahkemesikararı gereği ödenen paraların, Mahkeme kararınınbozulmasını müteakip faizi ile birlikte iadesinin idaretarafından talep edildiği emsal uygulamalar hakkında verilen Danıştay5. Dairesi'nin 19.12.1984 tarih, 1980/5822 E. 1984/4541 K. sayılı,Danıştay 10. Dairesi'nin 06.07.2004 tarih, 2004/6209 E. 2004/5912 K.sayılı, Danıştay 1. Dairesi'nin 25.01.2002 tarih, 2001/144E. 2002/12 K. sayılı ve Danıştay 1.Dairesi'nin 18.06.1983tarih, 1983/124 E. 1983/153 K. sayılı emsal kararlarda da, Mahkemekararı gereği ödenen paraların, kararınbozulmasını müteakip iadesinde, paraya ödeme tarihindenitibaren faizin işletilemeyeceğine ilişkin kararlar oluşturulduğunu,aynı mahiyette verilen birçok emsal Danıştay veYargıtay kararları bulunduğunu; müvekkili Kuruluşaödenen paranın mesnedinin, Ankara 2.İdare Mahkemesikararının Danıştay 10.Dairesi'nce bozulmuşolması, ancak henüz ihtilaf hakkında Mahkemesince davalıkurum lehine kesinleşmiş yeni bir karar ittihaz edilmemişolmasına rağmen, Müvekkili kuruluşça kendisineyapılan bildirimdeki süre içerisinde paranın iade edilmişolmasına binaen, yukarıda belirtilen mevzuat ve emsal yargıkararlarına aykırı olarak Müvekkili kuruluştan talepedilen ve 03.11.2006 tarihinde ihtirazi kayıtla ödenen paranın,ödeme tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faiziile birlikte Müvekkili Kuruluşa ödenmesini teminen işbudavayı ikame etme zorunluluğu doğduğunu ifade ederek; fazlayailişkin hakları saklı kalmak üzere; Davalı KurumcaMüvekkili Kuruluşa ödenen para mesnedi Ankara 2.İdareMahkemesi kararının Danıştay 10.Dairesi'nce bozulmuşolması ancak, henüz ihtilaf hakkında Mahkemesince davalıkurum lehine kesinleşmiş yeni bir karar ittihaz edilmemişolmasına rağmen, Müvekkili Kuruluşça kendisineyapılan bildirimdeki süre içerisinde paranın iadeedilmiş olmasına binaen hakkaniyet, mevzuat ve emsal yargıkararlarına aykırı olarak müvekkili Kuruluştan talepedilen ve 03.11.2006 tarihinde ihtirazi kayıtla ödenen paranınödeme tarihinden itibaren işlemiş ve isleyecek yasal faizi ilebirlikte davalı kurumdan alınarak Müvekkiline ödenmesinekarar verilmesi istemiyle 13.11.2006 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. 1-b)Davacı vekili 2.4.2007havale tarihli ıslah dilekçesi ile; işbu davanınikamesinden sonra davalı Aydın Sigorta İlMüdürlüğü’nce müvekkili Kuruluşayazılan 12.02.2007 tarih …/13055 sayılı yazıda; “GenelMüdürlükleri tarafından yapılan incelemede 506sayılı Kanunun 80. maddesi gereği Kanuni faiz yerine gecikmezammı tahsil edilmesi gerektiği sonucuna karar verildiğinden6.479,13.-YTL gecikme zammı tahakkuk ettirildiği, 03.11.2006tarihinde ödenen 1.609,36.-YTL faiz düşüldükten sonrakalan 4.869,77.-YTL gecikme zammının da ödenmesi”nin talepedildiğini; müvekkili Kuruluşun faiz talep edilmemesiyönündeki taleplerinin reddedilmiş olması ve icra takibinemaruz kalmamak üzere talep edilen bakiye 4.869,77.-YTL’nin de28.02.2007 tarihinde Aydın Sigorta İlMüdürlüğü’ne ihtirazi kayıtlaödendiğini ifade ederek; davadaki talep miktarının4.869,77.- YTL daha yükseltilmesini talep etmiştir. 1-c)Aydın 1. İşMahkemesi, 27.03.2014 gün ve E:2006/1732, K:2014/116 sayı ile,uyuşmazlığın esasını inceleyerek; açılan davanın ispatlanamadığından reddinekarar vermiş; davacı vekili tarafından temyiz edilmesiüzerine; 1-d)Yargıtay 10.HukukDairesi: 9.6.2014 gün ve E:2014/11297, K:2014/14080 sayıile,”(…) Bilindiği üzere, 1086 sayılı HukukUsulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’nun 76. maddesi (Hukuk MuhakemeleriKanunu (HMK)'nm 33. maddesi) ve 4/6/1958 tarih ve 15/6 sayılıYargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıgereğince, bir davada ileri sürülen olayları izahdavacıya, maddi olayların hukuki tavsifi, uygulanacak yasamaddelerini bulmak ve uygulamak mahkemeye ait olup bu husus aynı zamandahakimin doğrudan görevidir. Hakim, tarafların hukukinitelendirmesi ile bağlı olmayıp maddi vakıalarlabağlıdır. Dayanılan maddi olguların salt ilgilitarafça bildirilen içeriğine ve o tarafın bunlarayönelik hukuki nitelendirmesine bağlı kalınarak bir sonucaulaşılması, yukarda belirtilen usul kanunu düzenlemelerineuygun olmaz. Mahkeme, önüne gelenuyuşmazlığın çözümüne yönelikolarak, hukuki nitelendirmeyi yaptıktan sonra, davaya konu edilen talebindinlenilirliğini ve yasal koşullarını irdeleyecek, ortayakonulan deliller çerçevesinde yargılama yaparak, hukukauygun olmak üzere nihai kararını verecektir. Diğer taraftan, usulkuralları (görev konusu, hak düşürücüsüre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hata) kamudüzeni ile doğrudan bağlantılı olup, taraflaryararına usulü kazanılmış hakoluşturmamaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.03.1972gün ve 1968/1-277-176, 01.03.1995 gün ve 1995/7-641-117, 23.01.2002gün ve 2001/1-1010-2002/1, 12.07.2006 gün ve 2006/4-519-527sayılı kararları, Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü-2001Baskı, cilt 5, sayfa 4771 vd.). Diğer bir ifade ile görev,kazanılmış hakkın istisnalarındandır. Bu bağlamda, idarinitelikteki bir davanın hukuk mahkemesine açılmasıhalinde izlenecek sürece ilişkin 1086 sayılı HUMK., 6100sayılı HMK. ile 2577 sayılı İdari Yargılama UsulKanunu (İYUK)’nda birbirini tamamlayan düzenlemelerbulunmaktadır. Davalı idare, hatalıyargı yolu nedeniyle yargılamanın bitimine kadar yargı yoluitirazında bulunabilir. HUMK. 7. maddesinde, yargı yolu itirazıhalinde verilecek karar “görevsizlik kararı” olaraknitelendirmiş olup, burada ifade edilen görevsizlik kararıyargı yolunu değiştirici niteliktedir. Bu durum, HMK. 114 vedevamında dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret olarakbelirtilmiştir. Yapılanaçıklamalar çerçevesinde; kapsamdışıpersonel için işsizlik sigortası primi alınmasınadair Kurum işleminin iptali ve ödenen işsizlik sigortasıprimlerinin tahsili amacıyla açılan davada idare mahkemesinin,işlemin iptaline, SGK'ya başvurduğu 04.10.2001 tarihindenitibaren kesilen işsizlik sigortası primlerinin ödemetarihlerinden yasal faizle birlikte iadesine ilişkin verilen kararsonrası; davacının işlemiş yasal faiziyle birliktegeri aldığı işsizlik sigorta primlerinin; (temyizincelemesi sonucu Danıştay kararı gereğince davanınreddi sonrası) tekrar SGK'ya ödenmesinde gecikme zammıişletilip işletilmemesi işlemi; iptali istenen ilk idariişlemin devamı ve aynı nitelikte olduğu sonucunaulaşılmış olup; bu yöndeuyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargıolması gerektiği gözetilmeksizin, yanılgılıdeğerlendirme sonucu davanın esasına girilerek yazılışekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıolup bozma nedenidir. O hâlde, davacıavukatının bu yönleri amaçlayan temyiz istemi kabuledilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilenhükmün yukarda açıklanan nedenlerleBOZULMASINA…” karar vermiştir. 1-e) AYDIN 1.İŞMAHKEMESİ: 9.9.2014 gün ve E:2014/283, K:2014/290 sayı ile,“(…) Mahkememizce yapılan yargılama sırasında,Yargıtay bozma ilamı usul ve yasaya uygun bulunduğundanuyulmuştur. Mahkememizce yapılanyargılama sonunda, dosyada bulunan tüm kayıt ve belgelerden,yapılan araştırmalardan ve tüm dosya kapsamından;açılan davanın, davacı T. D. işletmeleritarafından ödenen gecikme zammının yersiz olduğuiddiasını içeren istirdat davası olduğuanlaşılmıştır. (…) Dosyadaki tüm delillerbirlikte değerlendirildiğinde, kapsamdışı personeliçin işsizlik sigortası primi alınmasına dair kurumişleminin iptali ve ödenen işsizlik sigortası primlerinintahsili amacıyla açılan davada idare mahkemesinin,işlemin iptaline, SGK'ya başvurduğu 04.10.2001 tarihindenitibaren kesilen işsizlik sigortası primlerinin ödemetarihlerinden yasal faizle birlikte iadesine ilişkin verilen kararsonrası; davacının işlemiş yasal faiziyle birliktegeri aldığı işsizlik sigorta primlerinin; (temyizincelemesi sonucu Danıştay kararı gereğince davanınreddi sonrası) tekrar SGK'ya ödenmesinde gecikme zammıişletilip işletilmemesi işlemi; iptali istenen ilk idariişlemin devamı ve aynı nitelikte olduğu sonucunaulaşılmış olup; bu yöndeuyuşmazlığın çözüm yerinin idariyargı olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, açılandavada, uyuşmazlığın çözüm yerininİdari Yargı olması nedeniyle Mahkememizingörevsizliğine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatinevarılmıştır. HÜKÜM: Yukarıdaaçıklanan nedenlerle, 1-Açılan davada,uyuşmazlığın çözüm yerinin İdariYargı olması nedeniyle MahkememizinGÖREVSİZLİĞİNE , 2-Davacının İdariYargıda dava açmakta muhtariyetine, Harç peşinalındığından yeniden harç alınmasına yerolmadığına…” karar vermiş, temyiz edilmesiüzerine Yargıtay 10.Hukuk Dairesince, 22.12.2014 gün veE:2014/24035, K:2014/27572 sayı ile, “(…)2)HMK. nın 115.maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyledavanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılışekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıolup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu hususundüzeltilmesi, yeniden yargılama yapılmasınıgerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihindeyürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılıHukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğincedüzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Hükümdeki"Mahkememizin görevsizliğine" ibaresi silinerek yerine"davanın usulden reddine" ibaresi yazılmasına vehükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREKONANMASINA…” karar verilmiş ve Mahkeme kararıkesinleşmiştir. 2-a) Davacı vekili bu kez,Ankara 2. İdare Mahkemesi’nin 27/03/2003 gün ve E:2001/1648,K:2003/485 sayılı ilamının Danıştay 10.Dairesi’nin E:2003/3697, K: 2006/3738 sayılı ilamı ilebozulması nedeniyle Ankara 2. İdare Mahkemesi kararı gereğimüvekkili kuruluşa ödenen paranın davalıya iadesisırasında 31/10/2006 tarih, 85671 sayılı yazı ile faizadı altında tahakkuk ettirilen ve müvekkil kuruluşçaihtirazi kayıtla ödenen 1,609,36.-TL ile 12/02/2007 tarih, 013055sayılı yazısı ile gecikme zammı adı altındatahakkuk ettirilen ve müvekkili kuruluşça ihtirazi kayıtlaödenen 4.869,77.-TL olmak üzere toplam 6.479,13.- TL’ninödeme tarihlerinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasalfaizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak, müvekkilikuruluşa ödenmesine karar verilmesi istemiyle 27.2.2015 tarihindeidari yargı yerinde dava açmıştır. 2-b) Aydın 1.İdareMahkemesi, 17.3.2015 gün ve E:2015/193, K:2015/170 sayı ile, 2577sayılı Kanunun 15/1-a maddesi uyarınca davanın yetkiyönünden reddine, dava dosyasının yetkili Ankara2.İdare Mahkemesine gönderilmesine; dosyanın kaydaalındığı Ankara 8.İdare Mahkemesi, 26.5.2015 günve E:2015/1135, K:2015/868 sayı ile, davanın Aydın İdareMahkemesinin yetkisinde olduğundan bahisle, davanın yetkiyönünden reddine; yetkili mahkemenin belirlenebilmesiiçin dava dosyasının 2577 sayılı Yasanın 15 ve43. maddeleri uyarınca Danıştay’a gönderilmesinekarar vermiş; Danıştay 10.Dairesi ise, 3.12.2015 gün veE:2015/4663, K:2015/5525 sayı ile, davanın görüm veçözümünde Aydın İdare Mahkemesinin yetkiliolduğuna karar vermiştir. 2-c) Aydın 1.İdareMahkemesi, 8.4.2016 gün ve E:2016/468, K:2016/454 sayı ile, süreaşımı yönünden davanın reddine karar vermiş,itiraz edilmesi üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesi,Altıncı İdare Dava Dairesince; 20.12.2016 gün ve E:2016/156, K: 2016/537 sayı ile, “(…)Kurumun prim ve diğeralacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı AmmeAlacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanununuygulamasından doğacak uyuşmazlıklarınçözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğuyer iş mahkemesi yetkilidir. Yetkili iş mahkemesinebaşvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz.";6183 sayılı A.A.T.U.H. Kanunun, "gecikme zammı, nispet vehesabı" başlıklı 51. maddesinde, "Ammealacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyenkısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay içinayrı ayrı % 4 oranında gecikme zammı tatbik olunur. Aykesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesapedilir..." kuralına yer verilmiştir. Yukarıda anılan vedavalı idarenin iş ve işlemlerine yönelikaçılacak davaların görüleceği yargıdüzeni bakımından kurallarının "özelgörev" kuralı olarak kabulü gereken yasa kurallarıbirlikte değerlendirildiğinde; davalı idarenin 4447sayılı Yasadan kaynaklanan prim tahsilatına ilişkingörevleri sırasında anılan yasanın göndermedebulunduğu 5510 sayılı Yasa kuralları uyarınca primlereilişkin olarak 6183 sayılı Yasa kuralları uygulanaraktahsil edilen ya da tahsil edilmek istenen "gecikme zammı"yönünden açılacak davalarda adli yargı yeri olarakiş mahkemelerinin görevli olduğu açıktır. Bu durumda; davalı idarenin4447 sayılı Yasanın 46. maddesinde verilen görevinin birgereği olarak; davacıya sonradan bozulan iptal kararı nedeniyleyersiz iade ettiği işsizlik sigortası primlerinden kaynaklananalacağı için 6183 sayılı Yasanın 51. maddesiuyarınca hesapladığı ve tahsil ettiği "gecikmezammının" geri verilmesi (istirdat) istemiyle açılandavanın; aynı Yasanın göndermede bulunduğu 5510sayılı Yasanın 88. maddesi uyarınca adli yargıdüzeni içinde yer alan iş mahkemelerinin görevinegirdiği açık olduğundan; davanın görevnedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken; kabul koşullarıbakımından daha sonra gelen süreaşımı gerekçesiyledavanın reddine karar verilmesine yönelik itiraza konu Mahkemekararında; usul kuralları bakımından hukuka uyarlıkbulunmadığından kararın bozulmasıgerekmektedir.” (…)denilmek suretiyle, itirazın kabulüne,Aydın 1. İdare Mahkemesi Hakimliğinin 08/04/2016 tarih,E:2016/468, K:2016/454 sayılı "davanınsüreaşımı nedeniyle reddine" ilişkingörevsiz hakim tarafından verilen kararınınbozulmasına, belirtilen gerekçeye uygun olarak yeniden bir kararverilmek üzere dava dosyasının mahkemesine gerigönderilmesine karar vermiştir. 2-d) AYDIN1.İDARE MAHKEMESİ: 13.3.2017 gün ve E:2017/198 sayı ile,”(…)2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2.maddesinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı açılan iptal davaları ile idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları idaridava türleri arasında sayılmıştır. İdare, idare hukukualanında kamu gücüne dayalı olarak re'sen ve tek yanlıirade açıklaması sonucu tesis etmiş olduğuişlemlere, hukuk alanında yeni durumlar oluşturmasıylaidari işlem kimliği kazandırmakta ve kural olarak buişlemler özel yasal düzenlemeler dışında, idariyargı denetimine tabi bulunmaktadır. Diğer yandan; özelyasalarla belirlenen yöntem kuralları uyarınca fonksiyonelolarak idare tarafından yapılmış olmakla birlikte, yineözel yasalardaki özel görev kuralları uyarınca, itirazya da dava yolu adli yargı yerleri olarak gösterilen işlemlereyönelik olarak çıkarılacak uyuşmazlıklarıngörevli yargı yerinin de yine özel yasalardaki yargı yeriolacağı da tartışmasızdır. Bu çerçevede, 4447sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun"işsizlik sigortasının amaç ve kapsamı ileyetkili, görevli ve sorumlu kuruluşlar" başlıklı46. maddesinin 4. bendinde; "İşsizlik sigortası primlerinintoplanmasından Sosyal Sigortalar Kurumu,... görevli, yetkili vesorumludur...", "işsizlik sigortası primleri ile sosyalgüvenlik primlerine ilişkin hükümler"başlıklı 49. maddesinde, "İşsizliksigortasının gerektirdiği ödemeleri, hizmet ve yönetimgiderlerini karşılamak üzere, bu Kanunun 46 ncı maddesikapsamına giren tüm sigortalılar, işverenler ve Devlet,işsizlik sigortası primi öder... İşsizlik sigortasıprimleri ile ilgili olarak; 5510 sayılı Kanunun 80, 82, 86, 88, 89,90, 91, 93 ve 100 üncü madde hükümleri uygulanır. İşsizlik sigortasıprimlerinin toplanmasından, sigortalı ve işyeri bazındakayıtların tutulmasından, toplanan primler ile uygulanacakgecikme cezası ile gecikme zammının Fona aktarılmasından,teminat ve hak edişlerin prim borcuna karşılıktutulmasından, yersiz olarak alınan primlerin iadesinden SosyalGüvenlik Kurumu görevli, yetkili ve sorumludur..."; anılanmaddenin göndermede bulunduğu 5510 sayılı Sosyal SigortalarVe Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "primlerinödenmesi" başlıklı 88. maddesinde, "...Kurumunsüresi içinde ödenmeyen prim ve diğeralacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı AmmeAlacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci,102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleriuygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanun'un uygulanmasındaMaliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum vekuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır. Kurumun primve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı AmmeAlacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanununuygulamasından doğacak uyuşmazlıklarınçözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğuyer iş mahkemesi yetkilidir. Yetkili iş mahkemesinebaşvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz.";6183 sayılı A.A.T.U.H. Kanun'un, "gecikme zammı, nispet vehesabı" başlıklı 51. maddesinde, "Amme alacağınınödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadeninbitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı % 4oranında gecikme zammı tatbik olunur. Ay kesirlerine isabet edengecikme zammı günlük olarak hesap edilir..." kuralınayer verilmiştir. Yukarıda anılan vedavalı idarenin iş ve işlemlerine yönelikaçılacak davaların görüleceği yargıdüzeni bakımından kurallarının "özelgörev" kuralı olarak kabulü gereken yasa kurallarıbirlikte değerlendirildiğinde; davalı idarenin 4447sayılı Yasadan kaynaklanan prim tahsilatına ilişkingörevleri sırasında anılan yasanın göndermedebulunduğu 5510 sayılı Yasa kuralları uyarınca primlereilişkin olarak 6183 sayılı Yasa kuralları uygulanaraktahsil edilen ya da tahsil edilmek istenen "gecikme zammı"yönünden açılacak davalarda adli yargı yeri olarakiş mahkemelerinin görevli olduğu açıktır. Dava dosyasınınincelenmesinden; davacı şirkette görev yapan kapsamdışı personel statüsündeki personel içinişveren sıfatıyla işsizlik sigortası primi tahakkukettirilmemesine yönelik başvurunun reddine ilişkin işlemin,Ankara 2. İdare Mahkemesi'nin 27.03.2003 tarih ve E:2001/1648, K:2003/485sayılı kararıyla iptali üzerine, davalı kurumaödenen işsizlik sigortası priminin davacı şirkete iadeedilmesinden sonra söz konusu mahkeme kararınınDanıştay tarafından bozulması üzerine, davalıkuruma iade edilen işsizlik sigortası primine ilişkin AydınSigorta İl Müdürlüğü (Devredilen) tarafındantahakkuk ettirilen ve davalı kuruma ödenen gecikme zammı ilefaizine ilişkin olarak davacı kurum tarafından Aydın 1.İş Mahkemesi'nde açılan davanın, anılanMahkemenin 09/09/2014 tarih ve 2014/283 Esas-2014/290 Karar sayılıkararıyla görev yönünden reddedildiği vekesinleştiği, sonrasında Aydın Sigorta İlMüdürlüğü (Devredilen) tarafından tahakkukettirilen ve davalı kuruma ödenen gecikme zammı ile faizi olmaküzere toplam 6.4789,13 TL’nin ödeme tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyleaçılan davada, Aydın 1. İdare Mahkemesi'nin 17/03/2015tarih, E:2015/193, K:2015/170 sayılı kararı ile 2577sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun 36/a maddesigereğince davanın yetki yönünden reddine karar verilerekdosyanın Ankara İdare Mahkemesi' ne gönderildiği, Ankara 8.İdare Mahkemesi Hakimliği'nin de 26/05/2015 tarih ve E:2015/1135,K:2015/868 sayılı kararıyla yetkisizlik kararı vererek davadosyasını Danıştay'a gönderdiği,Danıştay Onuncu Dairesi'nin 3/12/2015 tarih ve E:2015/4663,K:2015/5525 sayılı kararıyla; davanın görüm veçözümünde Aydın İdare Mahkemesi'nin yetkiliolduğuna karar verilmesi üzerine dava dosyasınınMahkememize gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; davalı idarenin4447 sayılı Yasa'nın 46. maddesinde verilen görevinin birgereği olarak; davacıya sonradan bozulan iptal kararı nedeniyleyersiz iade ettiği işsizlik sigortası primlerinden kaynaklananalacağı için 6183 sayılı Yasa'nın 51. maddesiuyarınca hesapladığı ve tahsil ettiği "gecikmezammının" geri verilmesi (istirdat) talebiyle açılandavanın; aynı Yasa'nın atıfta bulunduğu 5510sayılı Yasa'nın 88. maddesi uyarınca adli yargıdüzeni içinde yer alan iş mahkemelerinin görevine dahilolduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle;Mahkememiz Hakimliğinin Görevsizliğine, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderilmesine ve dosya incelenmesinin bu konudaUyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceye kadar ertelenmesine…”karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Ahmet TevfikERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT’unkatılımlarıyla yapılan 23.10.2017 günlütoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı şirkettegörev yapan kapsam dışı personel statüsündekipersonel için işveren sıfatıyla işsizliksigortası primi tahakkuk ettirilmemesine yönelik başvurununreddine ilişkin işlemin iptali ve davacı şirketten tahsiledilen ödemelerin iadesine karar verilmesi istemiyle açılan veİdare Mahkemesince işlemin iptal edilmesi nedeniyle davalıkuruma ödenen işsizlik sigortası priminin davacışirkete iade edilmesinden sonra; anılan kararınDanıştay tarafından bozulması üzerine, davacı kuruluş tarafından, ödenen paranın davalıkuruma iadesi sırasında faiz ve gecikme zammı adı altındaihtirazi kayıtla ödenen bedelin iadesi istemiyleaçılmıştır. Adli ve idari yargıyerlerine ilişkin dava dosyalarının incelenmesinden; davacışirkette görev yapan kapsam dışı personelstatüsündeki personel için işveren sıfatıylaişsizlik sigortası primi tahakkuk ettirilmemesine yönelikbaşvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve davacışirketten tahsil edilen ödemelerin iadesine karar verilmesiistemiyle, Ankara 2. İdare Mahkemesi'nde davaaçıldığı, Mahkemece, 27.03.2003 tarih veE:2001/1648, K:2003/485 sayı ile; dava konusu işlemin iptaline,davalıya başvurduğu tarihten itibaren davacı şirkettenkesilen işsizlik sigortası primlerinin yasal faiziyle birlikte iadesinekarar verildiği; bu karar üzerine, davalı kuruma ödenenişsizlik sigortası primlerinin davacı şirkete iadeedildiği; Ankara 2. İdare Mahkemesi kararının temyizedilmesi üzerine Danıştay 10.Dairesince 9.6.2006 gün veE:2003/3697, K:2006/3738 sayı ile bozulduğu, bozma kararıüzerine Aydın Sigorta İlMüdürlüğünün 29.9.2006 tarih, 77702sayılı yazı ile, Mahkeme kararı gereği iadeedilmiş olan para ile birlikte, tahakkuk ettirmiş olduğu1.609,36 YTL'nin de ödenmesini istediği; davacı Kuruluşun20.10.2006 tarih, 3258-4432 sayılı yazı ile, tahakkuk ettirilenfaize itiraz ettiği, ancak anılan İlMüdürlüğü'nün, 31.10.2006 tarih, 85671sayılı yazı ile tahakkuk ettirilen faizinyatırılmasını yeniden istemesi üzerine, faiz adıaltında talep edilen paranın 03.11.2006 tarihinde ihtirazikayıtla ödendiği; idari yargıdaki yargılamanınsürdüğü esnada; davacı kuruluştarafından, “henüz ihtilaf hakkında Mahkemesincedavalı kurum lehine kesinleşmiş yeni bir karar ittihazedilmediği, kendilerine yapılan bildirimdeki süre içerisindeparanın iade edilmiş olduğu ifade edilerek; hakkaniyet, mevzuatve emsal yargı kararlarına aykırı olarakKuruluşlarından talep edilmesi nedeniyle ödenen paranındavalı kurumdan alınarak kendilerine ödenmesine karar verilmesiistemiyle 13.11.2006 tarihinde adli yargı yerinde” dava açıldığı;davacı vekilinin daha sonra yeni bir dilekçe vererek idaretarafından talep edilen 4.869,77.-YTL gecikme zammını daekleyerek talebini ıslah ettiği; yukarıdaayrıntılı biçimde anlatıldığıüzere; gerek adli yargı yerinde, gerekse de idari yargı yerindebu davaya ilişkin olarak görevsizlik kararları verildiği;yargılama sürecinde dava dosyalarına giren çoksayıdaki bilgi ve belgeye bakıldığında; davacıtarafın talebinin, süresinde ödenmeyen primlere ilişkingecikme zammının işletilip işletilmeyeceğineilişkin olmadığı, esasen talebin, süresinde ve tamödenen primlerin Mahkeme kararıyla davacı Kuruluşa iadeedilmesinden sonra, Mahkeme kararının bozulmasına istinadenhenüz Mahkemesince kesinleşmiş bir karar olmamasına vetemerrüde düşmeden iade edilen prim miktarına gecikmezammı, faiz uygulanıp uygulanmayacağına ilişkinbulunduğu; bu bağlamda, süresinde ödenmeyen primlereilişkin işlemlerde (davanınaçıldığı zamanda yürürlükte bulunan)uygulanan 506 sayılı Yasanın ilgili maddelerinin bu davadauygulama alanının bulunmadığıanlaşılmıştır, Öte yandan;bakılan davaların, İdare Mahkemesi kararınınDanıştay’ca bozulmasından sonra oluşturulduğugörülmekte ise de; adli ve idari yargı yerlerindekiyargılamaların sürdüğü esnada; Ankara 2.İdare Mahkemesinin davaya dayanak teşkil eden E:2001/1648, K:2003/485sayılı kararının Danıştay 10. DairesininE:2003/3697, K:2006/3738 sayılı kararıyla bozulduğu, bukarar üzerine Ankara 2. İdare Mahkemesince bozma kararınauyularak yargılamaya devam edildiği, dosyanın E:2008/243esas numarası aldığı ve 08/04/2008 tarihli, K:2008/669sayılı karar ile 399 Sayılı Kanun HükmündeKararnamede belirtilen istihdam türleri dışında (kapsamdışı personel) adı altında İş Kanuna tabiolarak çalıştırılan ve 506 Sayılı SosyalSigortalar Kanununa göre, sosyal güvenlik yönündensigortalı kabul edilip, bu kurumla işkillendirilen davacıkuruluşun istihdam ettiği personelin ücretinden işsizliksigortası primi kesilmesinde hukuka aykırılıkgörülmediğinden davanın reddine karar verildiği; bukararın temyizi üzerine Danıştay 10. Dairesince, 16/07/2010tarihli, E:2008/7988, K:2010/6096 sayı ile temyiz istemi reddedilerekMahkeme kararının onandığı ve bu suretlekesinleştiği görülmüştür. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun, “Kararlarınsonuçları” başlıklı 28.maddesinde;“1.(Değişik:10/6/1994-4001/13 md.) Danıştay,bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa veyürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarınınicaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veyaeylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekildekararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günügeçemez. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 10/7/2013tarihli ve E.: 2012/107 K.: 2013/90 sayılı Kararı ile.)(…)(Ek cümleler: 21/2/2014-6526/18 md.; Değişiküçüncü ve dördüncü cümleler:10/9/2014-6552/97 md.; İptal üçüncü cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109sayılı Kararı ile.) (…)(1) (İptaldördüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 2/10/2014 tarihlive E.: 2014/149, K.: 2014/151 sayılı Kararı ile.) (2)(Ek cümle: 10/9/2014-6552/97 md.) (…) ancak disiplinhükümleri saklıdır. 2. (Değişik: 2/7/2012 -6352/58 md.) Konusu belli bir miktar paranın ödenmesinigerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalardahükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri,davacının veya vekilinin davalı idareye yazılışekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirimtarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslarçerçevesinde yatırılır. Birinci fıkradabelirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde,genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur. 3. Danıştay, bölgeidare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göreişlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhineDanıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminatdavası açılabilir. 4. (Değişik:21/2/2014-6526/18 md.) Mahkeme kararlarının süresi içindekamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminatdavası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir. 5. Vergiuyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarınınidareye tebliğinden sonra bu kararlara göre tespit edilecek vergi,resim, harçlar ve benzeri mali yükümler ile zam vecezaların miktarı ilgili idarece mükellefe bildirilir. 6. (Değişik: 2/7/2012 -6352/58 md.) Tazminat ve vergi davalarında idarece, mahkemekararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındakisüreye 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme AlacaklarınınTahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenentecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir. Ancak mahkemekararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasınınidareye bildirildiği tarih arasında geçecek süreiçin faiz işlemez.” denilerek; Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinceverilen kararların uygulanmasına, ödeme yapılmamasıhalinde infazın nasıl olacağına, tazminat ve vergidavalarında faizin hesaplanmasına ilişkin hükümlereyer verildiği görülmüştür. Konuya ilişkin mevzuathükümleri ile somut olay birlikte irdelendiğinde; davanınİdare Mahkemesinin kararının Danıştay tarafındanbozulması üzerine, İdare Mahkemesinin kararıgereğince davacı kuruluş tarafından ödenenparanın davalıya iadesi sırasında faiz ve gecikmezammı adı altında ihtirazi kayıtla ödenen bedeliniadesi istemiyle açıldığıanlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu husus, tamamenidari yargı içinde başlayıpsonuçlanmıştır. Danıştay tarafındanverilen bozma kararına uyan İdare Mahkemesi kararınıntemyiz incelemesinden geçerek kesinleşmesikarşısında, ortada, adli yargının görevineilişkin açılmış bir davabulunduğundan söz etmek olanaksızdır. Belirtilen duruma göre, ilkidari işlemin devamı olup aynı nitelikleri taşıyan veondan bağımsız düşünülemeyecek olanuyuşmazlığın, idari yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Aydın 1.İdare Mahkemesinin 13.3.2017 gün ve E:2017/198sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Aydın 1.İdare Mahkemesinin 13.3.2017 günve E:2017/198 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 23.10.2017gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy