T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/494
KARAR NO : 2017/627
KARAR TR : 23.10.2017
ÖZET : 2918 sayılı Yasa’nın Ek 2. maddesi üçüncü fıkrası uyarınca verilen idari para cezasının iptal edilmesi istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözüm-lenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :N.K. Vekili :Av. F.Z. Davalı :İstanbul Valiliği O L A Y : İstanbulValiliği Sivil Trafik Ekipler Amirliğince yapılan denetimsırasında, 34 NJ 0705 plaka sayılı aracın yasadışı taşımacılık yaptığınıntespit edildiğinden bahisle, sürücü belgesi sahibidavacı adına 27.12.2016 gün ve II-314051 seri-sırasayılı Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağıdüzenlenerek, davacıya 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun Ek 2/3. madde ve fıkrası uyarınca 2.532,00 TLidari para cezası verilmiştir. Davacı vekili, idari paracezasının iptal edilmesi istemiyle adli yargı yerine itirazdabulunmuştur. İSTANBULANADOLU 5. SULH CEZA HAKİMLİĞİ: 22.2.2017 gün veD.İş No:2017/84 sayı ile; idari para cezasının 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2/3. madde vefıkrası uyarınca düzenlendiği, bu ceza ile birliktearaç men tutanağı da düzenlenmiş olabileceğibelirtilerek, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesineidari yaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararın da verilmiş olmasınedeniyle yapılan başvuru konusunda karar verme görevinin idariyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle başvurunungörev yönünden reddine karar vermiş, yapılan itirazİstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hakimliğince kesin olarakreddedilmiştir. Davacı vekili, bu kez, aynıistemle idariyargı yerinde dava açmıştır. İSTANBUL 3.İDARE MAHKEMESİ: 30.6.2017 gün ve E:2017/855 sayı ile; idari para cezasının iptaledilmesi istemiyle açılan davanın 2918 sayılı Kanunve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca çözümününadli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına ve davanın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine kararvermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Ahmet TevfikERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT’unkatılımlarıyla yapılan 23.10.2017 günlütoplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; UyuşmazlıkMahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1sayılı İlke Kararında, “2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun bütünüyle incelenipdeğerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘cezauyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya daşahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatinehükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli ceza mahkemeleri arasındaçıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiğisonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlarabırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlarhakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdariniteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının UyuşmazlıkMahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenipçözümlenmesi gerektiği...”açıkça belirtilmiştir. Bu durumgözetildiğinde, olay bölümünde yazılıbaşvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerdeherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi . II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 2918sayılı Kanun’un Ek 2. maddesinin üçüncüfıkrası uyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun “Araçlarıntescil edildikleri amacın dışındakullanılması” başlığı altındadüzenlenen Ek 2. maddesi, üçüncüfıkrasında, “(Ek fıkra: 31/5/2012-6321/3 md.)İlgili belediyeden izin veya ruhsat almaksızın, belediyesınırları dâhilinde ticari amaçlı yolcutaşıyan kişiye, araç sahibine, bağlıbulunduğu durak, işyeri ve işletmelerin sorumlularınabirinci fıkrada gösterilen idari para cezası üç katolarak, fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl içindetekerrürü halinde ise beş kat olarak uygulanır.Ayrıca, araç her defasında altmış gün süreile trafikten men edilir” hükmü yer almış iken, AnayasaMahkemesi 9.4.2015 tarih ve 29321 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanan, 11.9.2014 gün ve E:2014/52, K:2014/139 sayılıkararı ile, fıkrada yer alan “araç sahibine”ibaresi ile “Ayrıca, araç her defasında altmışgün süre ile trafikten men edilir” cümlesinin araçsahibi yönünden iptaline karar vermiştir. Uyuşmazlık Mahkemesi,2918 sayılı Yasa’nın 116. maddesi kapsamındaaraç tescil plakasına göre düzenlenenlerdışında trafik zabıtasınca uygulanan idari paracezalarına karşı açılan davaları; buuygulamanın idari ceza kapsamında bulunması; Yasada idaricezalarla ilgili davalarda görevli yargı yeriniaçıkça belli eden bir hükme yer verilmemesi; bu Yasadagösterilen adli cezalara hükmetmekle görevli mahkemeyeişaret eden 112. maddeye de herhangi bir atıftabulunulmamış olması karşısında ve göreveilişkin genel ilkelere göre idari yargının görevalanında görmüştür. 30.3.2005 gün ve 25772sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 1.6.2005 tarihindeyürürlüğe giren 30.3.2005 gün ve 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesiyle değişik 3. maddesindeise,” (1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır"; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise"idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesineilişkin idari yaptırım kararına karşı,kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geçonbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir"düzenlemeleri yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer Kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan,görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallara göregörevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olanve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen trafik paracezasının 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda da bu paracezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Kanun hükümleri dikkate alınacağından,idari para cezasına karşı açılan davanıngörüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27.maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,İstanbul 3. İdare Mahkemesi’nce yapılan başvurununkabulü ile, İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 22.2.2017gün ve D.İş No:2017/84 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul 3. İdare Mahkemesi’nce yapılanBAŞVURUNUN KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 5. Sulh CezaHakimliğince verilen 22.2.2017 gün ve D.İş No:2017/84sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,23.10.2017 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy