T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/498
KARAR NO : 2017/630
KARAR TR : 23.10.2017
ÖZET: Trafik kazası nedeniyle meydana geldiği ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı lar : 1- F.Y. Velisi B.Y.
2- M.Y.Velisi B.Y.
3- E.Y.Velisi B.Y.
4- M.Y.
5- E.Y.
6- F.Y.
7- B.Y.
AdliYargıda İdariYargıda
Vekili : Av. H. K. & Av.B. K.
Davalı : Acıgöl BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. M. Y.
O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi R.Y.'ındavalı belediyede çalıştığını,davalı belediyede resmi vazifede çalışırken murisinkullandığı 50 LD 555 plakalı araç ile çifttaraflı trafik iş kazası sonucunda vefat ettiğini,müvekkillerinin tek desteğinin muris olduğunu, davalıbelediyenin araçtaki gerekli güvenliği almadığını,gerekli bakımları yaptırmadığını, bu sebeplekazanın meydana geldiğini, davanın kabulü ilemüvekkilleri lehine 7.000,00 TL maddi, 110.000,00 TL manevi tazminat olmaküzere toplamda 117.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihindenitibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline kararverilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
NEVŞEHİR1 .ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ MAHKEMESİ SIFATIYLA): 24.2.2015gün ve E:2014/549, K:2015/126 sayı ile, muris R.Y.'ın kamuhizmetinin yerine getirilmesi sırasında kamu görevlisininidarenin hizmeti düzenlenmesinde kusuru nedeni ileuğradığı zarara ait davanınçözümünü, ölenin kamu hizmetlisi olması vetaraflar arasındaki ilişkinin idare hukuku alanına girmesinedeni ile bu tür uyuşmazlıklarda İdare Mahkemesiningörevli olduğu kanaatine ulaşılarak, davanınyargı yolu uyuşmazlığı nedeni ile usulden reddinekarar vermiş, bu karar davalı idare vekili tarafından temyizedilmiştir.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi: 15.6.2015gün ve E:2015/11628, K:2015/13693 sayı ile, dosyadaki yazılara,hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksalgerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle budelillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre,davacılar vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyizitirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmünonanmasına karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez kazanınmeydana gelmesinde davalı idarenin kusurunun bulunduğundan bahisle60.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 120.000,00 TLtazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikteödenmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
KAYSERİ2. İDARE MAHKEMESİ: 26.5.2016 gün ve E:2015/973, K:2016/567sayı ile, Kanun hükmü uyarınca zarar görenin kamugörevlisi olması halinde bile işleteni veya sahibi Devlet vediğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin karayollarında meydana gelen kazalarnedeniyle açılacak davaların adli yargıdagörüleceği açık olup, bu nedenle bakılan davadauyuşmazlığın görüm veçözümünün adli yargının görevindeolduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle,davanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüYasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili adli ve idari yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğüolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiistemiyle başvuruda bulunmuştur.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 23.10.2017günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; idari ve adliyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacınınistemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemeceUyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkinişlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
I-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, trafik kazası nedeniyle meydana geldiği ilerisürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyleaçılmış tazminat davasına ilişkindir
2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun, trafik kazalarına ilişkin yedincikısmını izleyen hukuki sorumluluk ve sigorta hakkındakisekizinci kısmının, “ İşleten ve Araçİşleticisinin Bağlı Olduğu TeşebbüsSahibinin Hukuki Sorumluluğu” başlıklı birincibölümünde aynı başlıkla yer alan 85. maddesi,değişik birinci fıkrasında “ Bir motorlu aracınişletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasınayahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorluaracın bir teşebbüsün unvanı veya işletmeadı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilenbiletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni vebağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğanzarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” vedeğişik beşinci fıkrasında “İşletenve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracınsürücüsünün veya aracın kullanılmasınayardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibisorumludur.” hükümlerini taşımakta; bubölümün sonunda yer alan, 90. maddesinde. “ Madditazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminatkonularında Borçlar Kanununun haksız fillere ilişkinhükümleri uygulanır.” denilmekte; aynı kısmın“Özel Durumlar” başlıklıüçüncü bölümünde Devlete ve kamukuruluşlarına ait araçların durumunu düzenleyendeğişik 106. maddesi ise, “ Genel bütçeye dahildairelerle katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine vebelediyelere, kamu iktisadi teşebbüslerine ve kamukuruluşlarına ait motorlu araçların sebep olduklarızararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukuki sorumluluğunailişkin hükümleri uygulanır.” hükmüne yerverilmektedir.
Anılan hükümlerinincelenmesinden,106.maddede sayılan kamu kurum ve kuruluşlarının,sahip oldukları motorlu araçların sebep olduğuzararlardan dolayı idare hukuku kurallarına değil, buYasa’da düzenlenen “ işleten ve araçişleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibininhukuki sorumluluğu” çerçevesinde BorçlarKanunu’nun haksız fiillere ilişkin hükümlerine tabikılındığı; bu suretle 2918 sayılıYasa’da, motorlu aracın işletilmesinden doğanzararların tazmini konusunda, motorlu aracın sahibinin özel yada kamu tüzel kişisi olması bakımından birfarklılık gözetilmeyerek işaret edilen kamu kurum vekuruluşlarının da özel hukuk tüzel kişileri gibiaynı esaslara göre sorumlu olduklarının kabul edildiğianlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacıların murisi olan R.Y.'ındavalı idare emrinde şoför memur olarak görevyaptığı, 30/12/2013 tarihinde kendi sevk ve idaresindeki 50 LD555 plakalı davalı idareye ait araç ile geçirdiğikaza sonrası vefat ettiği, kazanın meydana gelmesinde davalıidarenin kusurunun bulunduğundan bahisle davacılar tarafından kazatarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte maddi ve manevitazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılandavanın açıldığıanlaşılmıştır.
Yukarıda sözü edilen Kanunhükümlerine ek olarak, 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
2918 sayılı Kanunun 110 uncumaddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.AsliyeHukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırı görmemişve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklı kılındığıve bunun söz konusu davaların adli yargıdagörüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak açılacak sorumluluk önlemlerikapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyledavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
2918 sayılı Yasa’nınanılan açık hükümleri karşısında,kamu idaresine ait motorlu aracın, trafik kural ve gereklerine tabi olarakkarayolunda seyir halinde iken neden olduğu zararların tazminiistemiyle açılan davanın, işletenin hukukisorumluluğu çerçevesinde özel hukukhükümlerine göre adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Açıklanannedenlerle, Nevşehir1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla)24.2.2015 gün ve E:2014/549, K:2015/126 sayı ile verilengörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Nevşehir 1. Asliye HukukMahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 24.2.2015 gün veE:2014/549, K:2015/126 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 23.10.2017 OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Birgül
KURT
Full & Egal Universal Law Academy