T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 612
KARAR NO : 2017 / 649
KARAR TR : 23.10.2017
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza sonucu oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : E. Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. Al.F.
Davalı : Gebze BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. M.T.
OL A Y : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; müvekkilince sigortalanan 41 … 161 plakalıaracın, davalının sorumluluğunda bulunan yolda gerekenışıklandırma, tabela ve işaretlemenin yapılmamasısonucu kaza yaparak uğradığı 11.445,00-TL hasar bedelinin14/06/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte,davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
GEBZE 1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 24.12.2015 gün ve E:2014/781, K:2015/1288sayılı kararı ile “Yargı yolu kavramı, bir hukuksisteminde, herhangi bir davanın o hukuk sistemine dâhil yargıhaklarından hangisinde bakılacağını ifade eder.Uyuşmazlığın hangi yargı kolunda bakılacağıhususu, davanın genel şartlarından olup mahkemece resen dikkatealınması gerekir.
Bir kamuhizmeti görmekle yükümlü davalı idareye 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 7/a maddesinde;karayollarında mal ve can güvenliği yönünden gerekliişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırma görevleriverilmiş bulunmaktadır. Bu görevin 2918 sayılı yasadaverilmiş olması bunun ihlali nedeniyle oluşacak zarardandolayı idarenin Özel Hukuk hükümlerine tabi olacağısonucunu doğurmaz. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar yönündenidare aleyhine tam yargı davasının idari yargı yerindeaçılması gereklidir.
Ayrıca;6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2 maddesinde;"Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonradavaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılamagiderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veyagönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devamedilmemiş ise talep üzerine davanınaçıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumutespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeyemahkûm eder." biçiminde düzenlemeyapılmıştır.
Yukarıdakiyasal düzenleme hiç kuşkusuz adli yargı yerindegörülecek davalarda ve adli mahkemeler arasındakigörevsizlik kararlarında uygulanmalıdır.Açıklanan maddede "davaya bir başka mahkemede devam edilmesi"hali düzenlenmiştir. Oysa yargı yolu bakımındangörevsizlik kararlarında, davaya başka bir mahkemede devamedilmesi söz konusu olmayıp, kendine has usul kuralları bulunanfarklı yargı yerinde yeniden açılan bir dava sözkonusudur ve bu dava adli yargı yerindeki davanın devamıniteliğinde değildir.
Meydana gelenkazada, yolda gerekli ışıklandırma, tabela veişaretleme yapılmadığı, gerekli önlemlerinalınmadığı açıklanarak davalı idareninkusuru ve sorumluluğu bulunduğu iddiasıyla açılandavaya bakmak görevi İdari Yargı'ya ait olduğundan…”şeklindeki gerekçesi ile dava şartınoksanlığı nedeniyle Davanın Usulden Reddine kararvermiş, temyiz edilen kararın Yargıtay 17 hukuk Dairesinin22.06.2016 tarih ve 2016/9271 E. 2016/7627 K. sayılı ilamıylaonanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacıvekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
KOCAELİ1. İDARE MAHKEMESİ: 08.05.2017 gün ve E:2016/1080, K:2017/844sayılı kararı ile 2577 sayılı Yasanın 14.maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin, idare mahkemelerindemahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üyetarafından görev yönüyle inceleneceğibelirtilmiş; Kanunun 15/1-a maddesinde de, 3/a bendine göre adli veaskeri yargının görevli olduğu konularda açılandavaların reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunun 10. maddesinde Belediyeleringörev ve sorumlulukları şu şekildesıralanmıştır;
"1.Yapımve bakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak,
2.Gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmak,
3.Karayoluyapısında ve üzerinde yapılacakçalışmalarda gerekli tedbirleri almak, aldırmak vedenetlemek,
4.Karayolundatrafik için tehlike teşkil eden engelleri gece veyagündüze göre kolayca görülebilecek şekildeişaretlemek veya ortadan kaldırmak,
5.Yolyapısı veya işaretleme yetersizliği yüzündentrafik kazalarının vuku bulduğu yerlerde, yetkililerce teklifedilen tedbirleri almak,
6.Çocuklariçin trafik eğitim tesisleri yapmak veya yapılmasınısağlamak,
7. Bu Kanun vebu Kanuna göre çıkarılan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri ' yapmak
AynıKanunun 110. maddesinde; "işleteni veya sahibi Devlet ve diğerkamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmübulunmaktadır.
Davadilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; Elvan TAŞDEMİRidaresindeki İsmail Özcan Şen’e ait 41 TF 161 plakalıaracın 15.04.2013 tarihinde Kocaeli İli Gebze İlçesiBeşevler mevkiinde seyir halinde iken orta refüjeçarpması neticesinde meydana gelen 11.445,00 TL hasar bedelininödeme tarihi olan 14.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasalfaizi ile birlikte tahsili istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusuuyuşmazlığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunundandoğan sorumluluk davası olduğu, anılan Kanunun 110. maddesiuyarınca davanın görüm ve çözümündeadli yargı mercilerinin görevli olduğu tespit edilmiştir
Bu durumda,yukarıda yer verilen açık Yasa hükmü uyarınca,davaya ilişkin uyuşmazlığın çözümününadli yargının görevine girdiği ve davanın görevyönünden reddi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Nitekim benzeruyuşmazlıklara ilişkin olarak, Uyuşmazlık Mahkemesinceverilen 11.11.2013 tarih ve E:2013/1314, K:2013/1571 sayılı ve01.04.2014 tarih ve E:2014/40, K2014/317 sayılı kararlar da budoğrultudadır.
Açıklanannedenlerle davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine” karar vermiş, taraflarca istinaftalebinde bulunulmayan kararın 15/06/2017 tarihi itibarıylakesinleştirildiği belirlenmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT’unkatılımlarıyla yapılan 23.10.2017 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli ve idari yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğuöne sürülen zararın davalı Belediyeden rücuan tazminedilmesi istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu Kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, seyirhalindeyken orta refüje çarparak kaza yapan araçta meydanagelen zararın davacı şirket tarafından sigortalıyaödendiği, ödeme miktarının kusurlu idaredenrücuan tazmini talebiyle davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Gebze 1. Asliye HukukMahkemesi’nin 24.12.2015 gün ve E:2014/781, K:2015/1288 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Gebze 1. Asliye HukukMahkemesi’nin 24.12.2015 gün ve E:2014/781, K:2015/1288 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 23.10.2017 gününde, ÜyeSüleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Birgül KURT KARŞI OY 03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 23.10.2017 Üye Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy