T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 616
KARAR NO : 2017 / 653
KARAR TR : 23.10.2017
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza sonucu oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : A.S.
Vekili : Av. M. E.P.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. M. Ş.A. (İdariYargıda) Av. M. A. (Adli Yargıda)
OL A Y : Davacı vekili; müvekkilinin13.03.2013 tarihinde Akçakale İlçesi'ndenŞanlıurfa istikametine doğru seyir halindeyken yolortasında bulunan bordür taşına çarpmasısonucunda aracında hasar oluştuğundan bahisle, sözkonusukazanın gerekli önlemleri almayan davalı idarenin hizmetkusurundan kaynaklandığı iddiasıyla 13.115,66 TL madditazminatın davalı kurum tarafından ödenmesi istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
ŞANLIURFA1. İDARE MAHKEMESİ: 14.11.2014 gün ve E:2013/1656, K:2014/2338sayılı kararı ile “2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu'nun "Görevli ve Yetkili Mahkeme"başlıklı (19.01.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle) değişik 110. Maddesinde"işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir, "hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; 13.03.2013 tarihinde Akçakale İlçesi'ndenŞanlıurfa istikametine doğru seyir halindeyken yolortasında bulunan bordür taşına çarpmasısonucunda aracında hasar oluşan davacı tarafından,sözkonusu hasarın gerekli önlemleri almayan davalı idareninhizmet kusurundan kaynaklandığı iddiasıyla 13.115,66 TLmaddi tazminata hükmedilmesi istemiyle bakılmakta olan budavanın açıldığı anlaşılmakta ise de;2918 sayılı Yasanın, (19.01.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle) değişik 110. maddesinde, bu Kanundandoğan sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceği hükme bağlanmış olduğundan,trafik kazasının, yolun bakımından sorumlu olan davalıidarenin kusurundan meydana geldiği iddiasıyla açılanişbu davanın görüm ve çözümününadli yargı mahkemelerinin görevinde olduğu sonucunavarılmıştır.
NitekimGaziantep Bölge İdare Mahkemesi'nin benzer bir uyuşmazlıkhakkında vermiş olduğu 22.02.2013 tarih ve E:2013/2249,K:2013/2280 sayılı karan da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine” karar vermiş, itiraz edilen kararınGaziantep Bölge İdare Mahkemesinin 16.05.2015 tarih, E:2015/1781,K:2015/1900 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiğianlaşılmıştır.
Davacı vekili, bu kez aynı istemle adliyargı yerinde dava açmıştır.
ŞANLIURFA4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 04.07.2017 gün ve E:2017/179 K:2017/406sayılı kararı ile “Davacı vekili mahkememizeverdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 13.03.2013tarih saat 20.30 da 34 DY 2232 plakalı araç ile Akçakaleilçesinden Şanlıurfa istikametine seyrederken 8 km kala ortadabulunan bordür taşına çarpması sonucu aracınbir kısmında hasar meydana geldiği, davalı kurumun kusur veihmalinin olduğu, şimdilik 13.115,66.TL. Maddi tazminatın davatarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilinekarar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıtarafından verilen cevap dilekçesi ve beyanları ile davakonusu yolda yapılan çalışmalarla ilgili gerekliişaret ve levhalar konulduğunu, kurumun herhangi bir kusurununolmadığını ayrıca kazanın meydana geldiğiyol inşasının Eser sözleşmesi ile M.G.İnş.Tic.Ltd. Şti. ye ihale edildiğini, davanınşirkete yöneltilmesi gerektiği, davanın reddine kararverilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin25/01/2017 tarih ve 2015/480 esas, 2017/30 sayılı kararı iledavanın kısmen kabulüne karar verildiği, dosyanınistinaf başvurusu sonucu, G.Antep Bölge Adliye Mahkemesi 17.HukukDairesinin 21/03/2017 tarih ve 2017/267 esas, 2017/326 sayılıkararı ile davanın idari yargı yerinde açılmasıve görülmesi gerekirken ilk derece mahkemesinin görevsizolması nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddinekarar verilmesi gerektiğinden mahkememiz kararınınkaldırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
Davanınilk önce Şanlıurfa 1. İdare Mahkemesine davaaçıldığı, 14/11/2014 tarih 2013/1656 esas, 2014/2338sayılı kararı ile görev yönünden davanınreddine karar verildiği, karara karşı itiraz ile G.AntepBölge İdare Mahkemesine gönderildiği, G.Antep Bölgeİdare Mahkemesinin 26/05/2015 tarih ve 2015/1781 esas, 2015/1900sayılı kararı ile itiraz isteminin reddi ile anılankararın onanmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
Dosyaiçerisinde mevcut tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;Mahkememiz G.Antep Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesinin 21/03/2017tarih ve 2017/267 esas, 2017/326 sayılı kararı ile davanınidari yargı yerinde açılması ve görülmesigerekirken ilk derece mahkemesinin görevsiz olması nedeniyle davadilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesigerektiği” gerekçesiyle dava dilekçesinin yargıyolu nedeniyle reddine karar vermiş, kararın 08/09/2017 tarihindekesinleştiği anlaşılmıştır.
Oluşanolumsuz görev uyuşmazlığınınçözümü için davacı vekili 17.07.2017 tarihlidilekçeyle Mahkememize başvurmuştur.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 23.10.2017günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; idari ve adliyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğuöne sürülen zararın tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bu Kanununkarayollarında uygulanacağı belirtilmiş, aynıKanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a) Yapımve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek,
d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak,
g) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veyaaldırmak,
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k) Bu Kanunlave bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.” hükmüne yer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; aracıylaseyir halinde olan davacının, olay yerinde bulunan bordürtaşına çarpması sonucu meydana gelen zararın tazminitalebiyle söz konusu davayı açtığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesive çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Şanlıurfa 4. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 04.07.2017 gün ve E:2017/179 K:2017/406 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Şanlıurfa4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 04.07.2017 gün ve E:2017/179K:2017/406 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 23.10.2017 gününde, Üye Süleyman HilmiAYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Birgül KURT KARŞIOY 03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580K:2015/592 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 23.10.2017 Üye SüleymanHilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy