T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 411
KARAR NO : 2017 / 607
KARAR TR : 23.10.2017
ÖZET: Uzman Jandarma Çavuş olarak görev yapmakta iken, sağ ayağını diz altından kaybederek 5434, 2330, 3713 sayılı Kanunlara göre emekliye ayrılan ve kendisine vazife malullüğü aylığı bağlanan davacının, kurumca karşılanmayan protez bedelinin davalıdan tahsili istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M. T.
Vekilleri : Av.A.D. - Av.K. A.
Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı
Vekilleri : Av.T.S., Av.E.B.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin gaziolduğunu, sağ ayağını diz altından kaybederekmalul olduğunu; 3713 sayılı Terörle MücadeleKanunu'nun 21.maddesinin E bendinde “Malûl olanların eksilenvücut organları, yurt içi veya yurt dışında enson teknik usûllere göre yapılması mümkünsunileriyle tamamlatılır ve gerekirse tamir ettirilir veya yenisiyaptırılır.”denildiğini; 5510 sayılı SosyalGüvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun73.maddesinin 10.bendinde, "3713 sayılı Kanuna göreaylık bağlanmış maluller, 5434 sayılı Kanunun 56ncı maddesi veya 2330 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birincifıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlardan 3713sayılı Kanun kapsamına giren olaylar sebebiyle aylıkbağlananlar ile 3713 sayılı Kanun kapsamına girmese dahibaşkasının yardımı ve desteğiolmaksızın yaşamak için gereken hareketleri yapamayacakderecede malul olan vazife ve harp malullerinin sağlık kuruluraporuyla ihtiyaç duydukları her türlü ortez/protez vediğer iyileştirici araç ve gereçler herhangi birkısıtlama getirilmeksizin Kurumcakarşılanır.’’denildiğini; bu mevzuathükümleri doğrultusunda müvekkilinin T.C.GaziÜniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Araştırmave Uygulama Merkezi'ne başvurarak 06/02/2014 tarihli ve 1072837 rapornumaralı Heyet raporu aldığını; bu rapora göre,müvekkilinin Sağ mikroişlemcili programlanabilen uzaktan kumandakontrollü ayaklı dizaltı protezi kullanmasının uygunbulunduğunu; müvekkilinin, raporunda tanımlanmış olanprotezi Prosmed Ortez-Ptotez –C. İ.B. isimli firmadan satın veteslim aldığını; daha sonra ödemeninyapılması için kuruma başvurduğunu; ancak sözkonusu protezin bedeli olan 99.488,40.-TL’nin yapılan tümbaşvurulara rağmen bu güne kadar ödenmediğini;protezin bedelinin mevzuatın açık hükümlerinerağmen ödenmemiş olmasının, müvekkilininhayatını katlanılamayacak düzeydezorlaştırdığını, onu ekonomikdarboğaza soktuğunu ifade ederek; 07/02/2014 tarih ve 0315536 serinumaralı fatura bedeli olan 99.488.40.-TL’nın kurumabaşvuru tarihi olan 01/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasalfaizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle 9.10.2014tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA13.İŞ MAHKEMESİ: 6.4.2015 gün ve E:2014/2874, K:2015/350sayı ile, “(…) Dava 5434 sayılı yasaya tabi olarakkurumdan gazi maaşı alan davacınınkullandığı protez bedelinin tahsili isteğineyöneliktir.
Emsalnitelikte 10 HD sinin 19.01.2015 tarih 2014/9565 esas 2015/665 kararsayılı ilamında ve benzer şekilde 5434 sayılıyasaya tabi olanların değişik sebeplerleaçtıkları davalarda da verilen 10 HD si kararlarıincelendiğinde, 5510 sayılı yasanınyürürlüğü girdiği 01.10.2008 den önce 5434sayılı yasaya tabi olarak çalışmayabaşlayanlann 5510 sayılı yasanın 101.maddesi ilegeçici 4.maddesi düzenlemesine göre, 5510 sayılıyasanın yürürlüğünden önce 5434sayılı yasaya tabi olarak emekli sandığıiştirakçisi olanlar bakımından 5434 sayılıyasanın uygulanmasının devam edeceği, 01.10.2008 den sonrasandık iştirakçisi olanlar için 5510 sayılıyasanın uygulanacağı, statü hukukuna tabi olanlar ileilgili uyuşmazlıkların çözümündegörevli mahkemenin yasanın 101 ve geçici 4.maddesine görebelirleneceği, 101 madde ile ilgili Anayasa Mahkemesinin 22.12.2011 tarih,2010/65 esas, 2011/169 karar sayılı ilamla birlikteyazdığı gerekçede, bu doğrultuda 5510sayılı yasanın yürürlüğünden önce5434 sayılı yasaya tabi çalışanlar için 5434sayılı yasanın uygulanacağınınaçıkça ifade edildiğinin, bu itibarla sandıkiştirakçisi ve emeklisi olanlarla bunların hak sahipleriyönünden 01.10.2008 den önce sandığa üye olanlarbakımından anılan yasanın uygulanması, buna görede 5510 sayılı yasaya tabi olanlar için iş mahkemesi,5434 sayılı yasaya tabi olanlar için idari işlemniteliği devam ettiğinden idari yargı yerinin görevliolduğu, Uyuşmazlık Mahkemesinin 05.12.2012 tarih 2012/751 esas263 karar sayılı ilamında da bu yönde karar verildiğibelirtilerek, benzer şekilde işitme cihazı bedeli tahsilineilişkin açılan davanın idari yargı yönündekarar verilmesi sonucuna varıldığıanlaşılmıştır. Dava protez bedelinin kurumdantahsiline yöneliktir. Davacının 5434 sayılı yasaya5510 sayılı yasanın yürürlük tarihi 01.10.2008den önce tabi olarak çalışmaya başlayıp emekliolduğu sabittir. Yukarıda yazılı 10 HD si kararı veiçeriğindeki Anayasa Mahkemesi İle UyuşmazlıkMahkemesi Kararları gereği davanın adli yargıda değilidari yargıda görülmesi gerektiği anlaşılmaklaaşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Yargıtay10 HD nin 18/01/2013 tarih 2012/22157 esas 2013/393 karar sayılıemsal ilamı da dikkate alınarak dava dilekçesinin,davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğindengörevsizlik sebebiyle REDDİNE…” karar vermiş; temyizedilmesi üzerine Yargıtay 10.Hukuk Dairesince, 8.12.2016 gün veE:2015/17113, K:2016/14705 sayı ile onanan karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle, 6.3.2017 tarihinde idari yargı yerindedava açmıştır.
ANKARA 3.İDARE MAHKEMESİ: 24.3.2017 gün ve E:2017/736 sayıile,”(…) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanununun 63. maddesinde, Kurumun,finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis vetedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlıkhizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanımsürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve SosyalPolitikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığınıngörüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğubelirtilmiştir.
AnılanKanun'un "Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri"başlıklı 101. maddesinde, bu Kanunda aksine hükümbulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerindegörüleceği hükme bağlanmıştır.
Yine 5510sayılı Yasanın Geçici 12. maddesinin 2.fıkrasında "Kamu idarelerinin sağlık hizmetlerininsağlanmasına ilişkin görevleri, yürürlüktenkaldırılan kanunlardaki hak ve yükümlülüklerçerçevesinde ilgili kayıt ve işlemler Kurumtarafından devralınan tarihe kadar devam eder. Devir süreciüç yıl içinde tamamlanır." kuralı yeralmıştır.
Bu maddeuyarınca, Maliye Bakanlığınca çıkarılan ve31/12/2009 tarih ve 27449 (5. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'deyayımlanan "Kamu Personelinin Sağlık Hizmetlerinin SosyalGüvenlik Kurumuna Devrine İlişkin Tebliğ" ile de kamupersonelinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin14/01/2010 tarihine kadar (bu tarih dahil) almış olduğusağlık hizmetlerinin kamu personelinin kurumları tarafındankarşılanacağı, bu tarihten sonraki sağlıkhizmetlerinin ise, kamu personelinin sağlık hizmetlerinindevredildiği Sosyal Güvenlik Kurumuncakarşılanacağı kuralına yer verilmiştir.
Bu itibarla,davacının ve diğer hak sahibi kişilerin sağlıkhizmetlerinin 15/01/2010 tarihi itibariyle Sosyal Güvenlik Kurumunadevredilmesi sonucunda 5510 sayılı Yasa, kamu personeli vebunların emeklileri ile bakmakla yükümlü olduklarıkişiler yönünden 15/01/2010 tarihi itibariylebütünüyle uygulanabilir hale gelmiş olup; kamu personeli veemeklilerinin ile bakmakla yükümlü oldukları kişilerin14/01/2010 tarihine kadar (bu tarih dahil) almış olduğusağlık hizmetlerinin bedelinin ödenmemesinden kaynaklananuyuşmazlıkların, kamu personeli ve emeklileri ile bakmaklayükümlü oldukları kişiler yönündenayrım yapılmaksızın idari yargıda; bu tarihten sonra, yanikamu personelinin ve emeklileri ile bakmakla yükümlüoldukları kişiler hakkında 5510 sayılı Yasanınbütünüyle uygulanmaya başlamasından sonrakisüreçte ortaya çıkan uyuşmazlıkların,düzenleyici işlemler hariç aynı Yasanın 101. maddesiuyarınca adli yargı yerinde görülmesi gerekmektedir.
Bu durumda,uyuşmazlık konusu protez bedelinin, 15/01/2010 tarihinden sonraki birdöneme ilişkin olması nedeniyle söz konusu bedelinödenmesine ilişkin uyuşmazlığın görümve çözümünde adli yargı mercii görevlibulunmaktadır.
Açıklanannedenlerle; adli yargının görev alanına giren davadaMahkememizin görevsizliğine, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dava dosyasının önceki görevsizlikkararı verilen Ankara 13. İş Mahkemesinden temin edilerekE:2014/2874 sayılı dava dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bukonuda uyuşmazlık mahkemesince bir karar verilinceye kadarertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 23.10.2017 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İdareMahkemesi’nce anılan Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen usul ve yönteme uygun biçimdebaşvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Usuleilişkin herhangi bir noksanlık görülmediğinden görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, UzmanJan.I.Kıd.Çvş. olarak görev yapmakta iken, sağayağını diz altından kaybederek 5434, 2330, 3713sayılı Kanunlara göre emekliye ayrılan ve kendisinevazife malullüğü aylığı bağlanandavacının, kurumca karşılanmayan protez bedeli olan99.488.40.-TL’nın başvuru tarihinden itibaren işleyecekyasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyleaçılmıştır.
Davadosyaları ile tahsis dosyasının incelenmesinden; davacınınAdıyaman İl Jandarma komutanlığı emrinde UzmanJan.I.Kıd.Çvş. olarak görev yapmakta iken 28.4.2004tarihinde mayın olduğu kuvvetle muhtemel bir cismin patlamasısonucu yaralandığı, olay sonrası sağayağını kaybettiği; 16..4.2005 tarihinde, 5434, 2330, 3713sayılı Kanunlara göre (Emekli Sandığına tabiolarak) emekliye ayrılarak kendisine 3.dereceden vazife malullüğüaylığı bağlandığı; T.C.GaziÜniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Araştırmave Uygulama Merkezi'ne başvurarak 06/02/2014 tarihli ve 1072837 rapornumaralı Heyet raporu aldığı; bu rapora göre,“Sağ mikroişlemcili programlanabilen uzaktan kumandakontrollü ayaklı dizaltı protezi kullanmasının uygunbulunduğu”; raporda tanımlanmış olan proteziözel bir firmadan satın ve teslim aldığı; ödemenin yapılması yaptığı başvurudansonuç alamadığı, bunun üzerine, fatura bedeli olan99.488.40.-TL’nın kuruma başvuru tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesiistemiyle adli ve idari yargı yerlerinde vekili vasıtasıyla davaaçtığı anlaşılmıştır.
31.5.2006tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 inci ve Geçici 4üncü maddelerle, 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ilediğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir.
5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.”bölümünün iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K:2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı: 28184) davayıredle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusu kararınMahkememiz önündeki uyuşmazlığa ışıktutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir.Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıda açıklandığıüzere 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğegirmesinden önce statüde bulanan memurlar ve diğer kamugörevlileri ile ilgili sosyal güvenlik mevzuatınınuygulanmasından doğan idari işlem ve idari eylemniteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargınıngörevinin devam edeceği açıktır…”
Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesikararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceği açıktır.
Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarındaAnayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır ”hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesi kararının buuyuşmazlığın çözümünde esasalınacağı tartışmasızdır.
Bu durumda, 5510sayılı Yasanın yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları ve tam yargı davaları kapsamında bulunan, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncedevredilen T.C. Emekli Sandığı GenelMüdürlüğünden 5434, 2330,3713 sayılı Kanunlarkapsamında aylık alan davacı tarafından sağlıkkurulu raporu ile temini gerekli görülen protez bedelinin tahsiliiçin açılan davanın, görüm veçözümünün idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Ankara 3. İdare Mahkemesinin 24.3.2017 gün ve E:2017/736sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 3.İdare Mahkemesinin 24.3.2017 gün ve E:2017/736 sayılı BAŞVURUSUNUNREDDİNE, 23.10.2017 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Birgül
KURT
Full & Egal Universal Law Academy