T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 572
KARAR NO : 2017 / 638
KARAR TR : 23.10.2017
ÖZET: Türk Telekomünikasyon A.Ş.nde çalışırken özelleştirme nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, 5473 sayılı Yasadan kaynaklanan ek ödemenin hesaplanmaması nedeniyle, alamadığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı : A. M.A. Vekilleri : Av.Dr.B. Y., Av.Dr.İ. Y.,Av.S.Y., Av.N.A.,Av.H. K., Av.F.K. Davalılar :Adli Yargıda Türk Telekomünikasyon A.Ş. Vekilleri : Av.Ö.S. Ö., Av. B. G. İdari Yargıda 1-İzmit Kaymakamlığı 2-Türk Telekomünikasyon A.Ş. O L A Y : 1-Davacıvekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıişyerinde teknisyen olarak İş Yasası'na tabiçalışmakta iken işyerinin özelleştirmekapsamına alınması nedeniyle 16.3.2010 tarihinde Kocaeli MilliEğitim Müdürlüğü'ne naklen atanarak işsözleşmesinin sonlandırıldığını,müvekkilinin davalı işyerindeçalıştığı dönemde işyerinin 4046sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkındaki Yasakapsamına alındığını, 5473 sayılıYasa'nın 1. maddesiyle sözleşmeli kamuçalışanlarına Bakanlar Kurulu kararı ile eködeme yapılmasının öngörüldüğünü,buna göre 2006/10603 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile01.01.2006- 30.06.2006 tarihleri arasında 40,00 TL, 01.07.2006 tarihindenitibaren 80,00 TL tutarında ek ödemenin her ay yapılmasınakarar verildiğini; 2006/10971 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıile, 80,00 TL olan ek ödemenin 01.07.2006 tarihinden itibaren %2,32 oranındaarttırılarak 82,50 TL'yeçıkartıldığını; 31.07.2007 tarih ve2007/T-17 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı'nın 8.maddesi ile 2007 yılında her ay 1850 göstergerakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ileçarpımı sonucu bulunacak tutar olarak belirlenen eködemenin 2008 yılının ilk 6 ayı için“2260 x katsayı”, Temmuz 2008'de “2660 xkatsayı” olarak değiştirildiğini, ilgili BakanlarKurulu Kararı ile Ağustos 2008 tarihinden itibaren ise “9500 xkatsayı x kadroya göre değişen yüzde oranı”şeklinde düzenlenerek artışların katsayıartışlarına endekslendiğini, müvekkilininişyerinde ikinci tip sözleşme ileçalışmış olmasına ve tüm yasalkoşulları taşımasına rağmen 01.01.2006 tarihindennakil tarihine kadar ek ödemedenyararlandırılmadığını ifade ederek; fazlayailişkin istem ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 5.000,00TL ek ödemenin ödenmesi gereken tarihlerinden itibaren en yüksekbanka mevduat faizi, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile birliktedavalıdan tahsili istemiyle 17.3.2011 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır. Davacıvekili 19.12.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile istemleriniartırarak toplam 8.482,22 TL’nin davalıdan tahsiline kararverilmesini talep etmiştir. a-KOCAELİ 3. İŞ MAHKEMESİ:26.2.2013 gün ve E:2011/218,K:2013/65 sayı ile, “(…) Davacı ile aynıdurumdaki işçilerin açtıkları emsal davalardayapılan yargılamalar sonrasında verilen hükümlerinYargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından esasa girilerek incelenmişve bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamalardaki hatalargerekçe gösterilerek bozulmuş olması nedeniyleMahkememizce davanın esasına girilerek hesap raporlarıalınmış, dosyada bulunan bilgi ve belgeler doğrultusundadüzenlenen 11.02.2013 tarihli hesap raporunda davacı ResulAkal'ın fark alacağının bulunmadığıbelirlenmiş; emsal nitelikteki Kırıkkale İşMahkemesi'nin 2011/152 Esas sayılı dosyası üzerindenyapılan yargılama sonrasında verilen kararın temyizincelemesinin yapıldığı Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin2012/13660-20242 sayılı 11.06.2012 tarihli kararında, “...gerek yasal düzenleme ve gerekse sözleşmedeki hükümlerdikkate alındığında, davalı Kurum'daözelleştirme öncesi kapsam dışı olarakçalışan ve 399 sayılı Yasa GücündeKararname hükümlerine tabi olarak ücreti belirlenendavacının özelleştirme sonrasıçalıştıktan sonra nakledildiği tarihe kadar kamudaaynı statüde çalışanlar için getirilenözlük haklarından yararlandırılarak, nakiledildiklerinde haklarının korunmasıamaçlanmıştır. Kısaca davacı kapsamdışı olarak kamuda çalışmış gibisayılmaktadır. Dairemizce yukarıda belirtilen kapsamda bulunannakle tabi işçilerle davalı Türk TelekomünikasyonAnonim Şirketi arasındaki uyuşmazlıklarda daha önceesasa yönelik kararlar verilmiştir. Ancak Danıştayİdari Dava Daireleri'nin 07.04.2011 gün ve 2011/55-205sayılı kararından sonra uyuşmazlığın adliyargı yerinde" görüleceği konusunda yenidendeğerlendirme yapılmasıgerekmiştir…..Danıştay İdâri Dava Daireleri'ningerekçeleri Dairemizce benimsenmiştir. Gerçektenözelleştirmeden önce statü hukuku hükümlerinetabi davacı niteliğinde personel, özelleştirme sonrasıbelirli bir avareliğine davalı ile özel hukukhükümlerine tabi olarak iş sözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir, davacının işsözleşmesiyle çalıştığı dönemde,davalı şirkete davacının ücreti konusunda“artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığı'na bildirmesi,bildirim ile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemlerin idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açıktır. İdariişlemlerle ilgili uyuşmazlığın ise adli yargıyerinde değil, idari yargı yerinde çözümlenmesigerekir. Mahkemece davanın HMK'nun 114/1-b maddesi uyarınca“yargı yolunun caiz olmaması” nedeniyle aynıYasa'nın 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesigerekirken, yazılı şekilde esasa girilerek davanınkabulüne karar verilmesi hatalıdır” denildiğianlaşılmıştır. Yukarıdaaçıklandığı üzere, davanın idariyargının görev alanına girdiğinin yüksekyargı organları tarafından kabul edilmiş olmasınedeniyle aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: Yukardaaçıklanan nedenlerle; 1-Davanın adliyargının görevi dışında kalması veyargı yolunun caiz olmaması nedeniyle HMK'nun 114/1-b ve 115/2.maddeleri gereğince davanın usulden REDDİNE… kararvermiş; bukarar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. b-Yargıtay 22. Hukuk Dairesi: 29.4.2013gün ve E:2013/7668, K:2013/8817 sayı ile, dosyadakiyazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanunigerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdakibendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerindeolmadığı; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun"Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri"başlığı altındaki 331. maddesinin 2.fıkrasındaki "görevsizlik, yetkisizlik veya göndermekararlarından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde,yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder" düzenlemesiuyarınca yargı yolu ile görevsizlik kararı sonucu verilenred kararları henüz davayı esastansonuçlandırmadığından davaya bir başkamahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine de o mahkemecehükmolunduğu; anılan Kanun'un 323/ğ. maddesi gereğinceyargılama giderlerinden sayılan vekâlet ücretine degörevsizlik kararında ayrıca hükmolunamayacağı,mahkemece bu husus gözardı edilerek davacı aleyhineyargılama gideri yükletilmesi ve davalı yararına vekaletücreti takdir edilmesinin doğru olmadığı; ancak, buyanılgının giderilmesi yeniden yargılamayıgerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Kanun'ungeçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunanmülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun438/7. maddesi uyarınca; temyiz olunan kararın hükümkısmının 2. ve 4. bend ile, vekalet ücretine ilişkin3. bendin hüküm fıkrasındançıkarılmasına; hükmün bu şekildedüzeltilerek onanmasına karar vermiş ve görevsizlik kararı kesinleşmiştir. (Hal böyle ikenDavalı vekilinin, 04.05.2015 havale tarihli dilekçesi ile HMK331/2. fıkra 2.cümlesi gereği yargılama gideri ve vekaletücretine dair ek karar verilmesini talep etmesi üzerine; c-Kocaeli3.İş Mahkemesi; 26.2.2013 gün ve E:2011/218, K:2013/65 sayıile, “Mahkememizce yapılan yargılama sonucu verilen 26.02.2013tarihli yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usuldenreddine ilişkin kararın temyiz edilmesi sonucu Yargıtay 22.Hukuk Dairesi'nin 29.04.2013 tarihli düzelterek onama kararı ile29.04.2013 tarihinde hükmün kesinleşmiş olduğu,düzelterek onama kararında yargılama gideri ve vekaletücretine ilişkin hüküm kısımlarının 2,3 ve 4. bendinin hükümden çıkarılmasına kararverildiği, kararın kesinleşme tarihinden itibaren İdariYargılama Usul Kanunu'nun 9. Maddesi gereğince 30 günlüksüre içerisinde görevli mahkemede davaaçılabileceği hükmüne rağmen davacıtarafça kararın kesinleşmesini mütakiben 30günlük süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemededava açılmamış olduğu anlaşılmışolup, bu durumda HMK 20/1. ve 331. Maddeleri gereğince davanınaçılmamış sayılmasına karar verilmesigerektiğinden ve yargılama giderlerine de kararla birliktehükmedilmesi gerektiğinden dosya incelenmiş,aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Mahkememizce verilen 2011/218Esas 2013/65 Karar sayılı 26.02.2013 tarihli yargı yolunun caizolmaması nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararYargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 29.04.2013 tarihli düzelterek onamakararı ile 29.04.2013 tarihinde kesinleşmiş olup, bu tarihtenitibaren yasal süre içerisinde dosyanın yetkili vegörevli yargı merciine gönderilmesi için taleptebulunulmamış olduğundan HMK 20/1. maddesi gereğince DAVANINAÇILMAMIŞ SAYILMASINA…” karar vermiş olmasınakarşın; hukuk mahkemeleri arasındaki görev konusundauygulama olanağına sahip HMK.’nın 20.maddesiuyarınca, Mahkemenin yargı yolunu değiştiren vekesinleşen 26.2.2013 gün ve E:2011/218, K:2013/65 sayılıkararının yok sayılarak, davanınaçılmamış sayılması yönünde kararverilmesinin usule aykırı olduğu ve görevsizlikkararına itibar edilmesi gerektiği kanaatinevarılmıştır.) 2-Davacı vekili, adliyargı yerindeki dava sürürken, belli bir parasal miktargöstermemesine karşın, aynı istemle de 12.4.2011tarihinde, İzmit Kaymakamlığına karşı idari yargıyerinde dava açmış; Kocaeli 1.İdare Mahkemesi; 5.5.2011gün ve E:2011/475, K:2011/471 sayı ile dava dilekçesininreddine karar vermiş; Davacı vekili dilekçesini yenileyerek;Kocaeli İl Telekom Müdürlüğünde kapsamdışı (2. Tip) teknisyen unvanı ile görev yaparken 16/03/2010tarihinde Kocaeli İzmit İlçe Milli EğilimMüdürlüğü'ne atanan müvekkilinin 5473sayılı Kanun uyarınca ek ödemelerden yararlanma talebiyleyaptığı başvurunun reddine ilişkin 8/04/2011 tarih ve 5914sayılı işlemin ve nakil maaş ilmühaberinin iptali ile 5.300,00TL maaş farkının faizi ile birlikte ödenmesine kararverilmesi istemiyle idari yargı yerinde, İzmitKaymakamlığı ile, Özelleştirme İdaresiBaşkanlığına karşı dava açmış;Kocaeli 1.İdare Mahkemesi, 5.7.2012 tarihinde, E:2011/712 sayı ile,Özelleştirme İdaresi Başkanlığınınhasım mevkiinden çıkarılmasına karar vermiştir. a-Kocaeli 1.İdare Mahkemesi;20.6.2013 gün ve E:2011/712, K:2013/682 sayı ile, davanınmaaş nakil ilmuhaberine ilişkin kısmında; söz konusumaaş belgesinin Türk Telekom A.Ş tarafındandüzenlendiği ve söz konusu kurumun özel hukuk tüzelkişisi olduğu göz önünealındığında; uyuşmazlığınçözümünün adli yargının görevindeolduğu sonucuna varılmış olduğu; davanın08/04/2011 tarih ve 5914 sayılı işleme ilişkinkısmına ilişkin olarak, 5473 sayılı Kanunhükümleri uyarınca verilen ek ödemenin davacınınmaaşına yansıtılması gerekirken, bu yöndekibaşvurusunun reddedilmesine yönelik dava konusu işlemde hukukauyarlık bulunmadığı; davacının tazminat istemine ilişkinolarak; davacının talebi ile bağlı kalınarak 5.300,00TL ek ödemenin başvuru tarihi olan 14/02/2011 tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesigerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle; davanınmaaş nakil ilmühaberine ilişkin kısmının görevyönünden reddine, 08/04/2011 tarih ve 5914 sayılıişlemin iptaline, tazminat talebinin kabulüne karar vermiş; bukarara taraflar itiraz etmiştir. b-Sakarya Bölge İdareMahkemesi; 18.2.2015 gün ve E:2013/2169, K:2015/393 sayı ile,“(…) İtiraza konu kararın, davacının eködeme talebinin reddedilmesine yönelik işlemin iptali ile 5.300,00TL ek ödemenin başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesine ilişkinkısmına yönelik olarak davalı idarece ileri sürüleniddialar sözü geçen kararın bu kısmınınbozulmasını gerektirecek durumda bulunmadığındandavalı idarenin bu kısma ilişkin itiraz isteminin reddine kararverilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacının, maaşnakil ilmühaberinin iptali ile yeniden düzenlenmesi istemine gelince; Davacının iptaliniistediği maaş nakil ilmühaberinin TürkTelekomünikasyon A.Ş. tarafından düzenlenmişolması, buna karşın davanın Kocaeli Valiliği veÖzelleştirme İdaresi Başkanlığınakarşı açılmış olmasıkarşısında maaş nakil ilmühaberi yönündenTürk Telekomünikasyon A.Ş.nin hasım mevkiinealınmamış olması bir hukuki eksiklik olduğu gibi kamugörevlisi olan davacının özlük ve parasal haklarıylailgili olarak açılmış olan işbu davanınİdari Yargının görev alanına girdiğinin deaçık olduğu, aynı taleplerle TürkTelekomünikasyon A.Ş. hasım gösterilmek suretiyleaçılan davalarda verilen görevsizlik kararlarınınDanıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca bozulduğuanlaşılmaktadır. (Danıştay İdari Dava DaireleriKurulunun 15.10.2014 tarih ve E:2014/2626, K2014/2933 sayılıkararı vd.) Bu durumda; kamu görevlisiolan davacının özlük ve parasal haklarıyla ilgiliolarak açılmış olan işbu davanın idariyargı yerlerinin görevine girdiğinin kabulü gerektiği,aksi düşünceyle maaş nakil ilmühaberiyönünden davanın görev yönünden reddedilmesindehukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle,itiraza konu Kocaeli 1. idare Mahkemesi Hakimliği'nin 20/06/2013 günve E:2011/712; K:2013/682 sayılı kararının"iptal" ve "kabul"e ilişkin kısmı aynıgerekçe ve nedenlerle Mahkememizce de uygun görülmüşolup, davalı idarenin itiraz istemine ilişkin dilekçesindeöne sürülen iddialar sözü geçenkısmın bozulmasını gerektirecek durumdabulunmadığından, kararın "iptal" ve"kabul"e ilişkin kısmına itiraz isteminin reddine vekararın belirtilen kısımlarının ONANMASINA,davacı tarafından kararın "görev ret"kısmına yapılan itirazın kabulü ile kararın"görev ret" kısmının BOZULMASINA…”karar vermiştir. Kocaeli1.İdare Mahkemesi; 18.5.2015 gün ve E:2015/624 sayı ile,Türk Telekom A.Ş.nin hasım mevkiine alınmasına kararvermiştir. DavalılardanTürk Telekomünikasyon A.Ş. vekilince görev itirazındabulunulmuştur. c-Kocaeli1.İdare Mahkemesi; 4.8.2015 gün ve E:2015/624 sayı ile, Davalı şirketin, Telekomünikasyon Kurumu ileTürk Telekom arasında imzalanan "TelekomünikasyonHizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin İmtiyazSözleşmesi" ile belli bir kamu hizmetini yürütmekgörev ve yetkisi ile donatıldığı, bu görev veyetkiler dahilinde bazı kamusal ayrıcalıkları veyükümlülükleri bulunduğu belirtilen statüsüve özel yasa hükümleri gereğince bazı kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere sahip olmasınedeniyle davalı şirketin, herhangi bir özel hukuk tüzelkişisinden farklı bir hukuki statü içinde bulunduğuanlaşıldığından, bu durumda, imtiyazsözleşmesi ile bir kamu hizmetinin yürütmekle görevlive yetkili kılınması nedeniyle, diğer özel hukuktüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan 406sayılı Yasa hükümleri ile, kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevlerikapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevinde bulunduğusonucuna varıldığı, davalı idarenin görevitirazının reddine, uyuşmazlığıçözümlemeye Mahkemelerinin görevli olduğuna, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 12. maddesi uyarınca bukararın taraflara tebliği tarihinden başlayarak (15) güniçinde uyuşmazlık çıkarılmasınıistemeye yetkili Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığına sunulmak üzere iki nüshadilekçe ile Mahkemelerine başvurulabileceği hususunundavalı idareye duyurulmasına karar vermiştir. DavalıTürk Telekomünikasyon A.Ş. vekilinin olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasıyönündeki dilekçesi üzerine dava dosyasıYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmiştir. d-YargıtayCumhuriyet Başsavcısı; Dava; Davacı tarafındandavalı Türk Telekom A.Ş.'ye karşı Kocaeli 3.İş Mahkemesi'nde açılan 2011/218 Esas sayılıdavanın konusunun, Kocaeli 1. İdare Mahkemesi'nde açılandavadan farklı olması sebebiyle, davalı idareninuyuşmazlık çıkarılması talebinde bulunmasıiçin bir engel bulunmadığı kabul edildiği;telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31/12/2003tarihine kadar "tekel olarak yürütmekle görevlikılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan TürkTelekom'un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, ancakkuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgüstatüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50'nin altınadüşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğu; Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'deki tamamıHâzineye ait bulunan hisselerden %55'i, Bakanlar Kurulu'nun 25/07/2005tarih ve 2005/9146 sayılı "Türk TelekomünikasyonAnonim Şirketi (Türk Telekom)'nin %55 oranındaki Hissesinin BlokOlarak Satışına İlişkin Nihai Devirİşlemlerine Dair Kararın YürürlüğeKonulması Hakkında Karar"ı uyarınca, 14/11/2005tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile OjerTelekomünikasyon A.Ş.'ye satıldığı,Anayasa'nın 128. maddesinde, "Devletin, kamu İktisadîteşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genelidare esaslarına göre yürütmekle yükümlüoldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür'' hükmünün yer aldığı; 406sayılı Kanunun Ek 29. maddesinin 03.07.2005 tarih ve 5398sayılı Kanunla değişik birinci fıkrasında,"Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamu payınınyüzde ellinin altına düşmesi durumunda; Türk Telekomdaek 22. maddenin (a) bendinin bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri uyarınca belirlenen asli vesürekli görevlerde çalışmakta olanlar ile 22/01/1990tarihli ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabiolarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde Türk Telekomdaçalışmaya devam eder ve hisse devir tarihinden nakliiçin Devlet Personel Başkanlığına bildirildikleritarihe kadarki aylık ücret, harcırah, sağlıkgiderleri, cenaze giderleri ve ölüm yardımı ile diğermali ve özlük hakları Türk Telekom tarafındankarşılanır..." hükmü yer aldığı;öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun "İdari Dava Türleri ve İdari YargıYetkisinin Sınırı" başlıklı 2. maddesinindeğişik (1) numaralı bendinde: (a) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları, (b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları, (c) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar." idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabildiği; dolayısıyla, davanınaçıldığı tarihte davalılardan Türk TelekomA.Ş.'nin özel hukuk tüzel kişisi olmasıkarşısında, ortada idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözedilemeyeceğinden, daha önce davalı şirkette görevyapmış olan davacı ile özelleştirilen kuruluşarasındaki uyuşmazlık konusu davanın, Türk TelekomA.Ş. yönünden özel hukuk hükümlerine göregörüm ve çözümünde, adli yargı yeriningörevli olduğu; 2247 sayılı Kanunun 10 ve 13. maddelerigereğince, davalılardan Türk Telekomünikasyon A.Ş.yönünden olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına karar vermiş ve dosya UyuşmazlıkMahkemesi Başkanlığına gönderilmiştir. e-UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü, 28.11.2016 gün ve E: 2016/545, K: 2016/558 sayı ile; uyuşmazlığa konu edilen Kocaeli 1. İdare Mahkemesiningörevlilik kararından önce, Kocaeli 3. İşMahkemesi’nce tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davadaverilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlik kararınınbulunması karşısında, idari yargı yerince adliyargının görev alanına müdahalede bulunulduğundansöz etmenin olanaksız olduğu gerekçesiyle; 2247sayılı Yasa’nın 10. maddesinde öngörülenyönteme uygun bulunmayan başvurunun, aynı Yasanın 27.maddesinde yer alan “Uyuşmazlık Mahkemesi, uyuşmazlıkçıkarmaya veya görev uyuşmazlıklarınailişkin istemleri önce şekil ve süreaçısından inceler; yöntemine uymayan veya süresiiçinde ileri sürülmemiş istemleri reddeder”kuralı uyarınca reddine karar vermiştir. f-Kocaeli 1.İdare Mahkemesi;7.2.2017 gün ve E:2015/624, K:2017/264 sayı ile,”(…)Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 28.11.2016 tarih ve E:2016/545, K:2016/558sayılı kararı üzerine dosya 2577 sayılı Kanun'un14. maddesi uyarınca incelenerek işin gereğidüşünüldü: Dosyanın incelenmesinden;davanın, davalı şirkette görev yapmakta iken, 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığı'na bildirilen, sonrasında İzmitİlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne atanandavacı tarafından, 5743 sayılı Kanun uyarınca eködemelerden yararlanma talebinin reddine ilişkin işlemin vemaaş nakil ilmühaberinin iptaline karar verilmesi istemiyleaçıldığı anlaşılmaktadır. (…)mevzuathükümlerinin ve dosya kapsamının birliktedeğerlendirilmesinden personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere düzenlenendava konusu memur maaş nakil ilmühaberinde hukuka uyarlıkbulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-amaddesi hükmü uyarınca davalılardan TürkTelekominikasyon A.Ş. açısından davanın maaşnakil ilmühaberine ilişkin kısmınıniptaline…” karar vermiş, davalılardan TürkTelekominikasyon A.Ş. tarafından istinaf yolunabaşvurulmuştur. g-İSTANBUL BÖLGEİDARE MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ İDARE DAVADAİRESİ; 10.4.2017 gün ve E:2017/325 sayı ile,“Aydın Muharrem Arman vekilleri Av. İlter Yılmaz ve Av.Ayfer Demet Aydın tarafından, Kocaeli İl TelekomMüdürlüğünde kapsam dışı (2. Tip)teknisyen unvanı ile görev yaparken 16/03/2010 tarihinde İzmitİlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne atanandavacının 5473 sayılı Kanun uyarınca eködemelerden yararlanma talebiyle yaptığı başvurununreddine ilişkin 08/04/2011 tarih ve 5914 sayılı işlemin venakil maaş ilmühaberenin iptali ile 5.300,00 TL maaş farkınınfaizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle, Türk TelekomA.Ş. ve İzmit Kaymakamlığı'na karşıaçılan davada; 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 15/1-a maddesi hükmü uyarıncadavalılardan Türk Telekominikasyon A.Ş.açısından davanın maaş nakil ilmühaberineilişkin kısmının iptaline ilişkin Kocaeli 1.İdare Mahkemesi Hakimliği'nin 07/02/2017 tarih ve E:2015/624,K:2017/264 sayılı kararma davalı Türk Telekom A.Ştarafından yapılan yürütmeyi durdurma talepli itirazüzerine dava dosyası incelenerek işin gereğigörüşüldü; 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. Maddesinde "Adli, idari, askeri yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararıüzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veyaincelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararıveren merciin görevli olduğu kanısına varırsa,gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler. (Değişik ikincifıkra: 23/7/2008 - 5791/9 md.) Yargı merciince, öncekigörevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da teminedilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir."hükmü yer almaktadır. Dava dosyasınınincelenmesinden Türk Telekomünikasyon A.Ş. deçalışmakta olan davacının ek ödemedenyararlandırılmaması sonucu davalı işyerindeçalıştığı süre içinde kalan1.1.2006 tarihinden Kocaeli Milli Eğitim Müdürlüğünenakledildiği 16.3.2010 tarihine kadar tahakkuk etmesi gereken eködemeden mahrum kaldığı, işbu nedenle fazlayailişkin dava ve talep hakları saklı tutarak 5.000,00TL’nın ödeme tarihlerinden itibaren en yüksek mevduatfaizi ile birlikte tahsili istemiyle Kocaeli 3. İş Mahkemesine davaaçtığı; bu davada 26/02/2013 günlü E:2011/218,K:203/65 sayılı kararla İş Mahkemesince adliyargının görevi dışında kalması veyargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddinekarar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, görevyönünden ret kararı verildikten sonra idari yargı yerinde,davacının yeni kurumda işe başladığı16.3.2010 tarihi itibari ile devletçe verilen zamların hesaplanarakilavesi ile yeni ücretin belirlenerek ek ödemelerin davalıidareye yaptığı başvuru tarihinden itibaren geriyedönük yasal gün sayısını kapsayacak şekildeyasal faziyle birlikte ödenmesi istemiyle yaptığıbaşvurunun 8.4.2011 günlü işlemle reddedilmesi üzerinebu işlemin iptali istemiyle dava açıldığıgörülmekle, her iki yargı kolunda da aynı eködemelerin kendisine ödenmesinin istenildiği,davacının ek ödemelerden yararlanma talebiyleyaptığı başvurunun reddine ilişkin 08/04/2011 tarihliişlemin ve nakil maaş muhabirinin iptali ile 5.300-TL maaşfarkının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesiistemiyle Türk Telekom A.Ş ve İzmitKaymakamlığına karşı açılan davadadavalı Türk Telekom A.Ş. tarafından görevitirazında bulunduğu, bu itirazın Hakimliğin 04/08/2015tarihli kararıyla reddi üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığının talebiyle dosyanıngönderildiği Uyuşmazlık Mahkemesinin 28/11/2016günlü E:2016/545, K:2016/558 sayılı kararıyla "idare mahkemesinin görevlilik kararından önce adli yargıyerince verilmiş ve kesinleşmiş bir görevsizlikkararının mevcudiyeti karşısında 2247 sayılıYasanın 10. maddesinde öngörülen koşullantaşımadığı" gerekçesiyle başvurununaynı yasanın 27. maddesi uyarınca reddedildiği, ilerleyensüreçte idare mahkemesince, istemin özetinde belirtilenkararın verildiği anlaşılmaktadır. 406 sayılı Yasa’nın4502 sayılı Yasa ile değişik 2. maddesinin (c) bendininbirinci alt bendinin birinci cümlesinde, “Türk Telekom;telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal veuluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini, 31.12.2003tarihine kadar bu Kanun ve görev sözleşmesiçerçevesinde tekel olarak yürütür”denildikten sonra, anılan (c) bendinin birinci alt bendine 12.5.2001 tarihve 4673 sayılı Yasa ile eklenen üçüncücümlede, “Ancak, Türk Telekom’daki kamu payı %50'ninaltına düştüğünde, Türk Telekom’untüm tekel hakları 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadankalkmış olur” denilmiş; 4502 Geçici 3. maddesi ilede Türk Telekomünikasyon A.Ş., 233 sayılı KHK’ninekindeki “B Kuruluşları (KİK)”bölümünde yer alan kuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarak yürütmeklegörevli kılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya aitbulunan Türk Telekom’un. tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50’nin altına düşünceye kadar kamukuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hâzineye ait bulunan hisselerden % 55’i, BakanlarKurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)’nin % 55Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar”ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD. bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.’nesatılmıştır. Olayda, davalı idaredeçalışmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29.maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilen ve sonrasındabaşka bir kamu kurumu emrine atanan davacı tarafından, maaşnakil ilmühaberinin yeniden düzenlenmesi ve yanlışdüzenlenmesi sebebiyle uğranıldığı iddia olunanzararın tazmini istemiyle dava açılmıştır. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türlerive İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralıbendinde: “a) (Değişik:8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenlertarafından açılan iptal davaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik: 18.12.1999-4492/6md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar” idari dava türleri olarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği ve davanınaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan,uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,bakılan davada adli yargının görevli olduğu kanatinevarıldığından görevli mercinin belirtilmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına, esasa veyürütmenin durdurulmasına ilişkin işin incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin ertelenmesine,dosyaya ekli görevsizlik kararına ilişkin Kocaeli 3.İş Mahkemesinin E:2011/218 sayılı dosyası ile birliktedava dosyalarının Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine…” karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Ahmet TevfikERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT’unkatılımlarıyla yapılan 23.10.2017 günlütoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İstanbul Bölgeİdare Mahkemesi 3.İdare Dava Dairesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu; adli ve idari yargı yerleri arasındadavalılardan “Türk Telekomünikasyon A.Ş.” yönündengörev uyuşmazlığınındoğduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyasının onaylı örneği ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıHalil İbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen, sonrasında KamuKurumu emrine atanan davacının; 5473 sayılı Yasadankaynaklanan ek ödemenin hesaplanmaması nedeniyle,alamadığı parasal haklarının yasal faiziyle birliktetahsili istemiyle açılmıştır. Telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar“tekel” olarak yürütmekle görevli kılınanve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nin, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ilekendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar kamu kuruluşuniteliğini taşıyan bir kuruluş olduğu tartışmasızdır. Ancak, özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i, 14.11.2005 tarihliHisse Satış Sözleşmesi ile Oger Telekomünikasyon Anonim Şirketine satılmıştır. Olayda, davalının hissedevir (14.11.2005) tarihinde davalı kuruluştaçalışmakta iken 406 sayılı Yasa'nın Ek-29.maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilen vesonrasında kamu kurumu emrine atanan davacının vekilitarafından; 5473 sayılı yasadan kaynaklanan ek ödemeninhesaplanmaması nedeniyle, müvekkilinin alamadığıparasal haklarına ilişkin olarak fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla 5.000,00TL’nin(idari yargı yerinde5.300,00TL’nin)(bu miktar adli yargı yerinde 8.482,22 TL olarak ıslah edilmiştir) yasalfaiziyle birlikte tahsili istemiyle 17.3.2011 tarihindedava açılmıştır. 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdariYargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2.maddesinin değişik 1 numaralı bendinde: “a) (Değişik : 8.6.2000-4577/5md.) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik:18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, davaaçıldığı tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz etmek olanaksız olduğundan; uyuşmazlığın,özel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle,İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3.İdare Dava Dairesininbaşvurusunun kabulü ile Kocaeli 3. İş Mahkemesinin, 26.2.2013 gün ve E:2011/218,K:2013/65 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 3.İdare DavaDairesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileKocaeli 3. İş Mahkemesinin, 26.2.2013gün ve E:2011/218, K:2013/65 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 23.10.2017 gününde,Üye Birgül KURT’un KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Birgül KURT KARŞI OY TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi; 406 sayılı Telgraf veTelefon Kanunu’nun, 18/06/1994 günlü, 21964 sayılıResmi Gazete'de yayımlanan 4000 sayılı Yasa’yladeğiştirilen 1. maddesi uyarınca, Posta İşletmesiGenel Müdürlüğünce yürütülentelekomünikasyon hizmetlerinin sermayesinin tamamı kamu kesimine aitolacak bir anonim şirket şeklindeyapılandırılması suretiyle kurulmuş ve 233 ile 399sayılı Kanun Hükmünde KaramameTere tabi bir kamu iktisadikuruluşu statüsü verilmişken; özelleştirilmesiamacıyla 4502 ve 4673 sayılı Yasa’lar ile yapısıyeniden düzenlenmiş, 233 sayılı KHK’nin ekindeki“B-Kamu İktisadi Kuruluşları (KİK)”bölümünde yer alan kuruluşlar listesindençıkarılmıştır. TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nde çalışan personelinhukuki statüsü ise, 406 sayılı Yasa'ya, 4502sayılı Yasa ile eklenen Ek 22.madde ile yenidendüzenlenmiş; aynı Yasa’nın Geçici 4.maddesinde, 4502 sayılı Yasa’nınyürürlüğe girdiği tarihte TürkTelekomünikasyon A.Ş’de 399 sayılı KanunHükmünde Kararnameye tabi olarak kadrolu veya sözleşmelipersonel statüsünde çalışmakta olanlardanisteyenlerin iş mevzuatına tabi personel statüsünegeçirileceği, iş mevzuatına tâbi personelstatüsüne geçmek istemeyenlerin mevcut statü, sosyal veözlük haklarıyla istihdamlarına devam olunacağı kuralabağlanarak, iş mevzuatına geçmek istemeyenlerin mevcutstatü, sosyal ve özlük hakları korunmuştur. Hisselerin fiilendevredildiği ve Telekomünikasyon Kurumu ile imzalanan“Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineİlişkin İmtiyaz Sözleşmesi” nin imzalandığı14/11/2005 tarihinden sonra, hisselerinin yüzde elliden fazlasıözel hukuk tüzel kişisine geçen TürkTelekomünikasyon A.Ş. kamu kuruluşu niteliğinikaybetmiştir. Ancak, 406sayılı Yasa'nın Ek 29. maddesinin, 5398 sayılıKanun’un 14. maddesi ile değişik birinci fıkrasında;özelleştirme tarihi itibarıyla Türk TelekomünikasyonA.Ş. de çalışmakta olan personelin haklarınınkorunması amacıyla, hukuki statülerini ve kamu kurumlanna nakilolanaklarını belirlenerek; Türk TelekomünikasyonA.Ş.’nin özelleştirilmesi sonucunda, işlevselgörevlerde bulunan ve ikamesi kısa sürede imkansızpersonelin isteklerine bağlı olarak makul bir süre kamugörevlerinden aylıksız izinli sayılmasına ve aylıksızizin süresinin bitiminden itibaren beş yıl süre ile nakilhakları korunarak özel hukuk tüzel kişisindeçalışmalarına olanak sağlanmıştır. Diğer yandan,İmtiyaz Sözleşmesi ile bir kamu hizmetini yürütmekhakkını elde eden Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ne,devir sonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyle doğabilecekaksaklıkların önüne geçilebilmesi için,bünyesinde belli süre ile çalışmaya devam edensöz konusu personelin kamu kurumlanna naklen atanmasınınsağlanması amacıyla, 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca; hak sahibi personelinin Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilmesi, bildirim ile beraber personelinnakledileceği kamu kurumunda yararlanacağı parasal haklara esasolmak üzere memur maaş nakil ilmühaberi düzenlenmesi,personelin ilişiğinin kesilmesi gibi görevleryüklenmiştir. Sayılangörevler kapsamında yapılan bu işlemler, idare hukukualanında hukuki sonuçlar doğurmakta ve ilgili personelinnakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasalhaklarını belirlenmesine esas oluşturmaktadır. Bu durumda; 406sayılı Yasa hükümleri ile kamu kurumlanna nakil hakkıbulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin belirtilengörevleri kapsamında tesis ettiği işlemin, idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemden kaynaklananuyuşmazlığa konu davanın görüm veçözümünün idari yargının görevindebulunduğu sonucuna varıldığından, davanınçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu yolunda verilen karara katılmıyorum. ÜYE BİRGÜL KURT
Full & Egal Universal Law Academy