T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 385
KARAR NO : 2017 / 606
KARAR TR : 23.10.2017
ÖZET: Davacıların sahibi olduğu taşınmazların fiilen el atılmayan kısmına, kamulaştırmasız el atıldığından bahisle uğranılan zararın tazminine yönelik bulunan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesi kapsamında İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : 1-A. G.
2-Ş. G.
Vekili : Av. M. S.
Davalılar : 1-Ümraniye Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. S. Ş., Av.S. S.
2-İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı(yalnızcaidari yargıda)
Vekili : Av.R. C.
O L A Y :Davacılar vekili dilekçesinde; müvekkilleri adınaÜmraniye Tapu Sicil Müdürlüğündekayıtlı, İstanbul ili, Ümraniye İlçesi,Çakmak mahallesinde; 35 pafta, 244 ada, 1-2 parselde bulunan toplam 855m2.lik, tapuda arsa görünen taşınmazın; 1984onay tarihli 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında ve1984 onay tarihli 1/1000 ölçekli Ümraniye Uygulama İmarPlanında Park ve Yol alanında kaldığını;davalı idarenin fiilen elatması nedeniyle Ümraniye 2. HukukMahkemesi nezdinde E:2009/447 sayılı dosyasındaaçılan davada, Mahkemenin 94 m2'lik kısma elatıldığına ve el atılan kısmın davalıidareden tahsiline karar verdiğini; dava konusu taşınmazın,1984 yılından beri Park ve Yol alanı olarak kamu hizmetinetahsis edilmesine rağmen bugüne kadar üzerinde tahsisamacına uygun bir tesis kurulmadığı belirtilerek,taşınmazın kamulaştırılması ya damülkiyet hakkını kısıtlayan tahsis amacıdışına çıkarılması talebi ilemüvekkili ve murisi tarafından müteaddit defalar ÜmraniyeBelediye Başkanlığı ve İstanbulBüyükşehir Belediye Başkalığı'nayapılan başvuruların sonuçsuzkaldığını; taşınmazın, imar planındauzun yıllar Park ve Yol lejantında tutulmuş olmasınarağmen davalı Ümraniye BelediyeBaşkanlığınca tahsis amacına uygun olarakkamulaştırılmadığını, dolayısıylataşınmaz üzerinde idarenin devamlılık arzeden bir hakihlalinin söz konusu olduğunu, uzun yıllarkamulaştırılmayan taşınmazda inşaat yapmaolanağının da bulunmadığını; konuyailişkin idareye pek çok başvuru yapıldığını;27 yıldır yasaya ve hukuka aykırı olarak Park ve Yollejantında tutulan taşınmazın yasada belirtildiği usulegöre kamulaştırılması, veya plan tadilatı ilePark ve Yol lejantından çıkarılması, şayet butalepleri yerine getirilemiyorsa belediyenin elindeki imara açıkbenzer taşınmazlarla takas edilmesinin istenildiğini ancakistemlerinin reddedildiğini; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun15.12.2010 tarih ve 2010/5-662 E - 2010/551 K sayılı kararındadava konusu taşınmazla aynı durumda olan bir başkataşınmazla ilgili olarak verilen kararda “Tüm bu açıklamalarçerçevesinde; uzun yıllar programa alınmayan imarplanının fiilen hayata geçirilmemesi nedeniylekamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı İdarenin,malikin taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkını belirsizbir süre için kullanılamaz hale getirdiği,dolayısıyla malikin taşınmazdan mülkiyethakkının özüne uygun şekilde yararlanmaolanağı kalmadığı, taşınmaz malikininmülkiyet hakkının hukuksal bir nedene dayanılmadanİdarece engellendiği kuşkusuzdur…." “Buitibarla, kamulaştırmasız el koyma olgusununvarlığının doğal sonucu, İdarenin hukukaaykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenentaşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluylakamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusundamülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idaredendeğer karşılığının verilmesiniisteyebileceği açıktır." denilerekkamulaştırmasız elatma olgusunun varlığınınkabulü ile, davalı idarenin kamulaştırmasız el koymahükümleri doğrultusunda sorumlu bulunduğuna kararvermiş olduğunu; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bu kararıüzerine, 25.02.2011 tarih ve 27857 sayılı Resmi Gazetedeyayınlanarak yürürlüğe giren, 6111 sayılıkanunun geçici 2. Maddesi hükmüne ve atıftabulunduğu 2942 sayılı kanunun geçici 6. Maddesihükmüne göre, taraflarınca İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı'na 20.06.2011tarihli ve 118337 kayıt no'lu dilekçe ile (Ek-6) ve davalıÜmraniye Belediye Başkanlığı'na 21.06.2011 tarih ve1550084 referans no'lu dilekçe ile (Ek-7) 5999 sayılı kanunhükümlerine göre uzlaşma talebindebulunulduğunu, taleplerinin idareler tarafındanreddedildiğini; 16.05.1956 gün ve 1956/1 E - 1956/6 Ksayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirmekararına göre "bu fiili duruma razı olarak, mülkiyethakkının amme hükmi şahsiyetine devrinekarşılık gayrimenkulün bedelinin tahsilini de davaedebileceğine ve isteyebileceğine bedelin de mülkiyethakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindekibedel olduğuna" karar verildiğini; 25.02.2011 tarihindeyayınlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılıkanunun geçici 2. maddesine göre "bu kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren 15 yılsüreyle geçerli olmak üzere, 04.11.1983 tarihli ve 2942sayılı Kamulaştırma Kanunu 6. maddesi hükmü04.11.1983 tarihinden sonraki kamulaştırmasız el koymaişlemlerine de uygulanır" denildiğini; 2942sayılı Kanunun geçici 6. maddesi'ne göre davalıidare tarafından uzlaşma taleplerinin kabul edilmemesi üzerineidare malik arasında uzlaşma sağlanamadığıtakdirde, uzlaşma tutanağının tanzim edildiği veyaikinci fıkradaki sürenin uzlaşmaya davet olmaksızın sonaerdiği tarihten itibaren üç ay içinde bu davayıaçmak ve tazmin ile tahsili talebinde bulunmak zaruretinin ortaya çıktığınıifade ederek; 27 yıldır kesintisiz olarak 1/5000 ve 1/1000ölçekli planlarda Park ve Yol alanında tutulan, imarprogramlarına alınmayan, kamulaştırılmayarak veyabaşka bir taşınmazla takas yapılmayarak, pasif kalınmaksuretiyle müvekkillerinin üzerinde tasarrufu engellenen, Hukuk GenelKurulu kararı hükmüne göre, davalı tarafındankamulaştırmasız el etıldığı kabul edilmesigereken müvekkillerine ait Ümraniye ilçesi Çakmakmahallesi 35 pafta 244 ada 1-2 parsel sayılı 855 m2.liktaşınmazın yapılacak keşifte ve bilirkişiheyetince belirlenecek bedelinin ıslah ve fazlaya dair haklarısaklı kalmak kaydıyla(şimdilik 10.000,00TL.nin) dava tarihindenişleyecek yasal faiziyle tazmini ve tahsiline, dava konusutaşınmazın davalı idare adına tesciline kararverilmesi istemiyle Ümraniye Belediye Başkanlığınakarşı, 14.11.2011 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Ümraniye1.(İstanbul Anadolu 12.) Asliye Hukuk Mahkemesi; 18/12/2012 günve E: 2011/706, K:2012/807 sayı ile, uyuşmazlığınesasını inceleyerek davanın kabulüne karar vermiş;temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 5.Hukuk Dairesi; 12.11.2013gün ve E:2013/12154, K:2013/19444 sayı ile, “(…)Dava konusutaşınmaz park ve yol alanı olarak ayrılmış isede; mahallinde yapılan keşif sonrası alınan bilirkişiraporlarına göre, taşınmaza davalı idarece fiilen elatılmadığı anlaşılmıştır.
11.06.2013tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılıyasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6.maddesinde yapılan değişiklik ile; “Uygulama imarplanlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyleveya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanantaşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılıİmar Kanununda öngörülen idari başvuru veişlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda davaaçılabilir. Bu madde hükümleri kararabağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tümdavalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Öteyandan Anayasa Mahkemesi’nin 25.09.2013 gün 2013/93 Esas, 2013/101Karar sayılı ilamında da; “Kamulaştırmasızel atmadan söz edilebilmesi için taşınmazzilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilenkamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerektiği; imarkısıtlamalarında taşınmazın zilyetliğininmalikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin,ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruzkaldığı, bu nedenle imar kısıtlamalarındankaynaklanan tazminat davalarının idari yargıdaaçılabileceği” kabul edilmiştir.
Yukarıdaaçıklanan nedenlerle, davanın idari yargıdagörülmesi gerektiğinden, dava dilekçesinin görevyönünden reddi yerine, yazılı şekilde hükümkurulması,
Doğrugörülmemiştir.
Davalıidare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmünaçıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğinceBOZULMASINA…” karar vermiş, karar düzeltme istemi deaynı Dairece; 16.9.2014 gün ve E:2014/12170, K:2014/21131 sayıile reddedilmiştir.
İSTANBULANADOLU 12.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 16.12.2014 gün ve E:2014/431,K:2014/639 sayı ile, “(…) Bozmadan sonra mahkememizceyapılan yargılamada, usul ve yasaya uygun olan bozma ilamınauyulmasına karar verilmiş ve bozma ilamı ve tüm dosyakapsamına göre dava konusu parsele, imar uygulaması nedeni ileel atıldığı, fiili el atmanınbulunmadığının ihtilafsız olduğuanlaşılmakla, 6487 S.Y. İle getirilen yeni yasal düzenlemekarşısında davanın İdari yargınıngörevine girdiği anlaşılmakla HMK'nun 114/b maddesidelaleti ile 115/2 maddesi gereğince açılmış olandavanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden ve görevyönünden reddine, davacının İdari Yargıda davaaçmakta muhtariyetine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıdaaçıklanan nedenlerle;
1-Dava konusuparsele, imar uygulaması nedeni ile el atıldığı, fiiliel atmanın bulunmadığının ihtilafsız olduğuanlaşılmakla, 6487 S.Y. İle getirilen yeni yasa düzenlemekarşısında davanın İdari yargınıngörevine girdiği anlaşılmakla HMK'nun 114/b maddesidelaleti ile 115/2 maddesi gereğince açılmış olandavanın dava şartı yokluğu sebebi ile Usulden ve görevyönünden REDDİNE,
2-Davacınınİdari Yargıda dava açmakta MUHTARİYETİNE…”karar vermiş; temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5.HukukDairesince, 26.5.2015 gün ve E:2015/6210, K:2015/11504 sayı ile,26.5.2015 gün ve E:2015/6210, K:2015/11504 sayı ile onanan, karardüzeltme istemi de aynı Dairece, 21.3.2016 gün ve E: 2015/25361,K:2016/5623 sayı ile reddedilen görevsizlik kararıkesinleşmiştir.
Davacılarvekili bu defa; müvekkillerine ait Ümraniye İlçesi,Çakmak mahallesi 244 Ada 1 ve 2 parsellerde kayıtlı toplam 855m2.’lik taşınmazın 94 m2'lik kısmına yol vekaldırım yapılmak suretiyle fiilen el atılmışolduğunu, kalan kısım 751 m2.nin park ve yol alanındakaldığını ifade ederek; sürekli taleplerinerağmen 32 yıldır kesintisiz olarak planlarda park ve yolalanında kalan, ihtiyaç olduğu bildirilmesine rağmen imarprogramlarına alınmayan, kamulaştırtmayarak ve başkabir taşınmazla takas yapılmayarak pasif kalınmak suretiyletasarrufu engellenen, davalı tarafındankamulaştırmasız el atıldığı kabul edilmesigereken müvekkillerine ait 855 m2 olan ancak 94 m2’sine yol ve kaldırımyapılmak suretiyle fiilen el atılan park ve yol lejantında kalantaşınmaza ilişkin olarak, ıslah ve fazlaya dairhakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden işleyecekyasal faiziyle şimdilik 10.000 TL'nin tazmini istemiyle 1-ÜmraniyeBelediye Başkanlığı ve 2-İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığınakarşı 14.4.2016 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL5.İDARE MAHKEMESİ: 22.11.2016 gün ve E:2016/690, K:2016/1880sayı ile, “(…) idarenin yürütmekleyükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarakuygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol,kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması,işletilmesi ve bakımı sırasında kişilereverdiği zararların tazmini istemiyle açılacakdavaların görüm ve çözümünün, idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklan muhtel olanlartarafından açılacak tam yargı davalarıkapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine aitolduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu,özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasızel atıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazmini davalarınınise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksızfiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adliyargı yerlerinde çözümleneceği, yerleşikyargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
UyuşmazlıkMahkemesi ve Yargıtay kararları uyarınca 2942 sayılıKanun'un Geçici 6'ncı maddesi kapsamındakikamlaştırmasız hukuki el atma davalarına idaremahkemelerinde bakılmakla birlikte, eğer fiili bir el atma sözkonusu ise görevli mahkemelerin adli yargı mahkemeleri olduğuaçıktır.
Davadosyasının incelenmesinden; davacılara ait İstanbul ili,Ümraniye ilçesi, Çakmak Mahallesi, 35 pafta, 244 ada, 1-2parsel sayılı taşınmazların 1984 tasdik tarihli 1/1000ölçekli Uygulama İmar Planında "park ve yolalanı" lejantında kaldığından bahislekullanamadıklarından dolayı kamulaştırmasız el atmanedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıylaşimdilik 10.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesiistemiyle bakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkkonusu olayda; davacıya ait taşınmazın 13/02/1998 -15/03/1999 - 15/05/2015 - 16/02/2016 tasdik tarihli 1/1000 ölçekliÜmraniye Revizyon Uyguluma İmar Planında kısmen "parkalanı" kısmen de "yol alanı" lejantındakaldığı, ayrıca toplam 855 m2 yüzölçümlütaşınmazın 94 m2'lik kısmına yol ve kaldırımyapıldığı, dolayısıyla davanın konusunun"kamulaştırmasız fiili el atma" olduğu, bueylemden kaynaklanan davaların Medeni Kanun hükümlerinegöre çözümlenmesi gerektiği ve bu bakımdan AdliYargının görevli olduğu, dolayısıyla Mahkememizingörev alanında bulunmadığı sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1-a maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine…” karar vermiş, bu kararitiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Ahmet TevfikERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT’unkatılımlarıyla yapılan 23.10.2017 günlütoplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarıncayapılan incelemeye göre; adli ve idari yargı yerleriarasında 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacılar vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-HâkimTaşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacılarıntaşınmazlarının İmar Planlarında "park veyol alanı"nda kaldığından bahislekullanılamadığından bahisle, kamulaştırmasızel atma nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tazminatın dava tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine kararverilmesi istemiyle açılmıştır.
Davadosyalarının incelenmesinden; davacılara ait İstanbul ili,Ümraniye ilçesi, Çakmak Mahallesi, 35 pafta, 244 ada, 1-2parsel sayılı, toplam 855 m2.lik taşınmazların13/02/1998 - 15/03/1999 - 15/05/2015 - 16/02/2016 tasdik tarihli 1/1000ölçekli Ümraniye Revizyon Uyguluma İmar Planında"Park Alanı, Kısmen de Yol Alanı"lejantında kaldığı; Ümraniye Çakmak mahallesi35 pafta 244 ada 1 parsel sayılı 525,00 m2 alanlı arsanın1/4 hissesinin Şükufe Gömügen ve 3/4 hissesi Aydan Bayaradına, Ümraniye Çakmak mahallesi 35 pafta 244 ada 2 parselsayılı 390,00 m2 alanlı arsanın 1/4 hissesiŞükufe Gömügen ve 3/4 hissesi Aydan Bayar adınakayıtlı olduğu, tapu senet örneğindeyüzölçümün sehven 330,00 m2 yazılmışolduğu; yapılan keşif ve bilirkişi incelemesine göre;244 ada 1 parselde 44,20m2 ve 244 ada 2 parselde 49,80m2, toplamda 94 m2.likkısma kaldırım yapılmak suretiyle fiilen elatılmış olduğu; davacılar vekilitarafından, kamulaştırma yapılmaksızın fiilen elatılan kısımlara ilişkin olarak Ümraniye 2Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada Mahkemece 28.12.2009gün ve E:2009/447, K:2009/761 sayı ile, (davalılardanİstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığıyönünden) davanın kabulüne karar verildiği; bu kararın,Yargıtay 5.Dairesinin 20.12.2010 gün ve E:2010/14212, K:2010/21845sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği ve bukısımların terkininin sağlandığı;kaldırım yapılmak suretiyle fiilen el atılankısımlar haricinde davacıların taşınmazınındiğer kısımlarına fiilen el atıldığınailişkin bilgi bulunmadığı; davacılarınvekili tarafından; taşınmazların fiilen elatılmayan 751 m2.lik kısmının park ve yolalanında kaldığı ifade edilerek; sürekli taleplerinerağmen 32 yıldır kesintisiz olarak planlarda park ve yolalanında kalan, ihtiyaç olduğu bildirilmesine rağmen imarprogramlarına alınmayan, kamulaştırtmayarak ve başkabir taşınmazla takas yapılmayarak pasif kalınmak suretiyletasarrufu engellenen, davalı tarafındankamulaştırmasız el atıldığı kabul edilmesigereken taşınmaza ilişkin olarak, ıslah ve fazlaya dairhakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden işleyecekyasal faiziyle şimdilik 10.000 TL'nin tazmini istemiyle adli ve idariyargı yerlerinde davalar açıldığıanlaşılmıştır.
Adli yargı yerince, taşınmazınfiilen el atılan kısmı bakımından esasa ilişkinolarak verilen kararın kesinleşmesiyle birlikte, artık buyöndeki bir ihtilafın hüküm uyuşmazlığıhariç, Uyuşmazlık Mahkemesi önüne getirilebilmesineimkan olmadığından; bir şekilde hukukiçözüme kavuşturulmuş olan bu sorunun artık“hukuki el atma” hali bakımından belirleyici olmasıdüşünülemez. Diğer bir deyişle, “kesinhükmün bağlayıcılığı” ilkesigereğince artık taşınmazın bütünübakımından bir değerlendirme değil, hukukiçözüme kavuşmuş kısım dikkatealınarak kalan kısım yönünden bir hukuki tespit vedeğerlendirme yapılmalıdır. UyuşmazlıkMahkemesinin 26.10.2015 tarih ve E.2015/702, K.2015/707; 26.10.2015 tarih veE.2015/708, K.2015/711; 28.09.2015 tarih ve E.2015/650, K.2015/654sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Buradan hareketle, dava dosyalarındaki bilgi vebelgeler ile dava konusu taşınmaza ilişkin olarakdüzenlenen bilirkişi raporları bir bütün olarakdeğerlendirildiğinde, Ümraniye ilçesi, ÇakmakMahallesi, 35 pafta, 244 ada, 1-2 parsel sayılı, toplam 855 m2.liktaşınmazların 13/02/1998 - 15/03/1999 - 15/05/2015 - 16/02/2016tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Ümraniye Revizyon Uygulumaİmar Planında "Park Alanı, Kısmen de YolAlanı" lejantında kaldığı,taşınmazların mahkeme kararıyla kesinleşmiş 94m2.lik kısmının haricindeki kısmına fiilen elatılmadığı sonucuna varılmıştır.
3194 sayılı İmarKanunu’nun “Planların hazırlanması veyürürlüğe konulması” başlıklı 8.maddesinde; “Planların hazırlanmasında ve yürürlüğekonulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a) Bölge planları; sosyo - ekonomikgelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini,sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve alt yapılarındağılımını belirlemek üzere hazırlanacakbölge planlarını, gerekli gördüğü hallerde DevletPlanlama Teşkilatı yapar veya yaptırır.
b) İmar Planları; Nazımİmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcutise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarınauygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içindekalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerceyapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibarenbelediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde veilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eşzamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediyemeclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisionbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediye ve mücavir alandışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veyailgilisince yapılır veya yaptırılır. Valilikçeuygun görüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer. (Değişiküçüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Onaytarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilikitirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmış planlarda yapılacakdeğişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.
Kesinleşen imar planlarının birkopyası, Bakanlığa gönderilir.
İmar planları alenidir. Bu aleniyetisağlamak ilgili idarelerin görevidir. BelediyeBaşkanlığı ve mülki amirlikler, imarplanının tamamını veya bir kısmını kopyalarveya kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespitedilecek ücret karşılığında isteyenlere verir.
c) (Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarımarazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilenizinler alınmadan tarımsal amaç dışındakullanılmak üzere plânlanamaz.” hükmüne yerverilmiştir.
Davaya konu olayda; davacılarınsahibi olduğu taşınmazlarınfiilen el atılmayankısmına, kamulaştırmasız el atıldığındanbahisle uğranılan zararın tazminine yönelik bulunandavanın, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında idari yargı yerince çözümlenmesigerekmektedir.
Öte yandan, taşınmazınimar planında “dere mutlak koruma alanı”nda kalmasınedeniyle taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisininkısıtlanması nedenine dayalı olarak bir başkadavacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeaçtığı tazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6 ncı maddesinin kimi fıkralarının iptaliistemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda; AnayasaMahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K:2013/101 sayılıkararında”… Davacının mülkü üzerindetasarruf etme hakkının kısıtlanması, idarenin bireyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bireylemi henüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gerekenkamulaştırma işlemlerini yapmamak biçiminde tezahüreden bir eylemsizliği söz konusudur. Öteyandan kamulaştırmasız el atmadan sözedilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareyegeçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsisedilmiş olması gerekmektedir. Oysa, mahkemede görülendavaya konu olayda olduğu gibi imar kısıtlamaları’ndataşınmaz zilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup,yalnızca malikin ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalaramaruz kalması söz konusu olmaktadır. Sonuç olarak, davacınıntaşınmazının imar planlarında “dere mutlakkoruma alanı”nda bırakılması nedeniyle, tasarrufhakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğan zararınancak idari yargıda açılacak bir tam yargı davasınakonu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. Nitekim,Anayasanın 158. maddesi ile, adli, idari ve askeri yargı mercileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir…”gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyleoybirliğiyle reddedilmiştir. Yine taşınmazı imarplanında “spor alanı” olarak ayrılandavacının Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığıtazminat davasında, davalı idarelerin görev itirazlarınedeniyle Danıştay Başsavcılığıncaçıkartılan olumlu görevuyuşmazlığında, Uyuşmazlık Mahkemesi’nceolumlu görev uyuşmazlığı talebinin kabulü ileilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilik kararınınkaldırılması yolunda verilen karar nedeniyle, anayasalhaklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesineyapılan bireysel başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi İkinciBölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda (Başvuru No:2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi ve başvurucununiddiaları incelendiğinde, iddiaların özününUyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usul şartlarınave hukuka uygun olarak gerçekleştirilmiş olup, başvurucuderece mahkemelerinde kendi delillerini ve iddialarını sunmafırsatını bulmuş ve bunlar UyuşmazlıkMahkemesi’nce gereği gibi değerlendirilmiştir…Açıklanan nedenlerle, adil yargılanma hakkının ihlaledildiği iddialarının kanun yolu şikayeti niteliğindeolduğu, Uyuşmazlık Mahkemesi kararının bariz birşekilde keyfilik de içermediğianlaşıldığından, başvurunun, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin‘açıkça dayanaktan yoksun olması’ nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir…”gerekçesiyle, davacının başvurusu oybirliğiylereddedilmiştir. (Resmi Gazete, 30.10.2013, Sayı:28806) Son olarak,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503sayılı kararıyla, imar planındaki kısıtlamalardankaynaklanan ‘hukuki el atmalardan’ kaynaklanan tazminatistemli davaların idari yargının görevinde olduğuhüküm altına alınmıştır.
Açıklanannedenlerle, İstanbul 5.İdare Mahkemesinin, 22.11.2016 gün veE:2016/690, K:2016/1880 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul5.İdare Mahkemesinin, 22.11.2016 gün ve E:2016/690, K:2016/1880sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,23.10.2017 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy