T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 306
KARAR NO : 2017 / 603
KARAR TR : 23.10.2017
ÖZET: Dava konusu edilen taşınmazın bir kısmına yaya kaldırımı yapılmak sureti ile kamulaştırmasız el atması karşısında, bu taşınmaz bakımından el atmadan doğan zararın tazminine yönelik olan davanın, haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : 1-M. A.
2-R.A.
3-N.A.
Vekilleri : Av.Y.D., Av. E.U., Av. E.G., Av. F.D.
Davalı :Ümraniye Belediye Başkanlığı
Vekili : Av.S.B.K.
O L A Y :Davacılar vekili dilekçesinde; İstanbul İli,Ümraniye İlçesi, 27 pafta, 348 ada, 11 parsel sayılıtaşınmazın müvekkilleri adına kayıtlıolduğunu; 13.02.1998- 15.03.1999 onay tarihli 1/1000 ÖlçekliÜmraniye Revizyon Uygulama İmar Planında kısmen“İlköğretim Tesis Alanı, kısmen ise YolAlanı" lejantında kaldığını, İmarPlanları gereği taşınmaza inşaat izni verilmediğini;tamamı 450 m2 olan taşınmazın okul alanı olarakayrılan 417,32 m.lik kısmı ile ilgili olarak İl Özelİdaresi aleyhine açtıkları bedel davasınınÜmraniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/227 Esas sayılıdosyası ile görüldüğünü, davada, okulalanında kalan kısmın bedelinin müvekkillerineödenmesine karar verildiğini, yol alanı olarak ayrılan32,68 m2 lik kısmın bedelinin tahsili için ise iş budavanın açıldığını; konu ile ilgiliMart 2011 tarihli Yargıtay 5.Hukuk Dairesi kararında; “taşınmazın 1/1000 ölçekli İmar Planıkapsamında park ve yol alanında kaldığı ancak fiilenel atılmadığı işlenmiş ise de Yargıtay HukukGenel Kurulu’nun benzer konudaki 15.12.2010 gün ve 2010/5-662/651sayılı kararı da gözetilerek imar planında park ve yololarak ayrılan taşınmaza fiilen el atılmamış olsadahi 3194 sayılı İmar Kanununun 10. Maddesinin amirhükmü uyarınca 1/1000 ölçekli uygulama imarplanının kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıliçerisinde davalı belediyece ayrılma amacına uygun olarakkamulaştırma görevinin verine getirilmemesi ve malikinmülkiyet hakkının süresi belirsiz şekildekısıtlanması nedeniyle taşınmaz bedeliödenmelidir.... Onama kararının kaldırılmasınahükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına...”denilerek, içtihatta davalarınınhaklılıklarının işlendiğini; konu ile ilgiliAralık 2010 tarihli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararında dasonuç olarak “bir kişinin taşınmazına eylemliolarak el atılması ile yapılaşmasına müsaadeedilmemek suretiyle kullanımına sınırlama getirilmesiarasında sonucu itibariyle fark olmadığı, aynı sonucudoğurduğu, taşınmazın bedelinin ödenmesigerektiği”nin belirtildiğini; mülkiyet hakkınıntam olarak kullanılamaması nedeniyle geçmiş yıllardailgili idarelere gidildiğini ancak olumlu netice alınamadığını,davayı açtıkları gün itibariyle, kamusal alan olarakayrılan parsel için herhangi bir kamulaştırmayapılmadığını ve bedel de ödenmediğini;özetle, müvekkilin parselinin çevresindeki diğertaşınmazlar gibi yapılaşamadığını,taşınmazın kamusal alan olarak ayrılmışolması nedeniyle mülkiyet hakkının içiboşaltılmış bulunduğunu, bu nedenle taşınmazbedelinin faizi ile birlikte tahsilini talep ettiklerini; tarafıolduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesikapsamında Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin de bu konuyu defalarca irdelediğini;yapılaşmasına müsaade edilmeyentaşınmazların bedelinin ödenmesi gerektiğiyönünde kararlar verdiğini; dava konusu parselin konumuitibariyle çok değerli bir mevkide bulunduğunu; müvekkillerininmülkiyet hakkının özüne dokunulması yasa veiçtihatlara aykırı olduğu gibi tarafıbulunduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ninEk 1 nolu protokolü ile teminat altına alınan mülkiyethakkının ihlalini oluşturduğunu ifade ederek; Avrupaİnsan Hakları Sözleşmesine atılan imzalarınbağlayıcılığı; “özetle bir kişinintaşınmazına eylemli olarak el atılması ileyapılaşmasına müsaade edilmemek suretiylekullanımına sınırlama getirilmesi arasında sonucuitibariyle fark olmadığı, aynı sonucudoğurduğu”nun ve dolayısıyla kamusal alan olarakayrılan taşınmazın bedelinin ödenmesi gereğinin işlendiğiHukuk Genel Kurulu Kararı dikkate alınarak; davalı tarafın,dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız elattığının kabulü ile el atılan alan, talep edilenbedel ve faize v.s. fazlaya dair her türlü haklarınısaklı tutmak kaydıyla; 11 parsel sayılıtaşınmazın “Yol Alanı olarak ayrılmışolan 32,68 m2 lik kısmının” bedelinin, şimdilik1.000,00.TL sinin dava tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle birliktedavalı idareden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine; taşınmazınmülkiyet bedelinin ödenmesi halinde; tapusunun iptali ile davalıidare adına tapuya tesciline veya terkinine, karar verilmesi istemiyle,16.1.2012 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
İstanbulAnadolu 13.Asliye Hukuk Mahkemesi; 21.5.2013 gün ve E:2012/41, K:2013/292sayı ile, uyuşmazlığın esasını inceleyerekdavanın kabulüne, parselin ilgili kısmının yol olarakdavalı idare lehine tapuya terkinine karar vermiş; temyiz edilmesiüzerine
Yargıtay5.Hukuk Dairesi; : 17.3.2014 gün ve E:2013/23468, K:2014/7216 sayı ile, “(…) Dava konusu taşınmaz imar planında yololarak ayrılmış ise de; mahallinde yapılan keşifsonrası alınan bilirkişi raporlarına göre,taşınmaza davalı idarece fiilen el atılmadığıanlaşılmıştır.
11.06.2013tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesindeyapılan değişiklik ile; “Uygulama imar planlarındaumumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgilikanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanantaşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmarKanununda öngörülen idari başvuru ve işlemlertamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bumadde hükümleri karara bağlanmamış veya kararıkesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.”hükmü getirilmiştir.
Öteyandan Anayasa Mahkemesi'nin 25.09.2013 gün 2013/93 Esas, 2013/101 Kararsayılı ilamında da; “Kamulaştırmasız elatmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğininidareye geçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetinetahsis edilmiş olması gerektiği; imarkısıtlamalarında taşınmazın zilyetliğininmalikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin,ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruzkaldığı, bu nedenle imar kısıtlamalarındankaynaklanan tazminat davalarının idari yargıdaaçılabileceği” kabul edilmiştir.
Yukarıdaaçıklanan nedenlerle, davanın idari yargıdagörülmesi gerektiğinden, dava dilekçesinin görevyönünden reddi yerine, yazılı şekilde hükümkurulması,
Doğrugörülmemiştir.
Davalıidare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmünaçıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğinceBOZULMASINA…” karar vermiş; karar düzeltme istemi deaynı Dairece, 25.11.2014 gün ve E:2014/18373, K:2014/27306 sayıile reddedilmiştir.
İSTANBULANADOLU 13.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 3.3.2015 gün ve E:2014/504,K:2015/96 sayı ile, “(…) Mahkememizin 21/05/2013 tarih 2012/41Esas 2013/292 Karar sayılı ilamı Yargıtay 5.HukukDairesi'nin 17/03/2014 tarih 2013/23468 Esas 2014/7216 Karar sayılı ilamıile "...Anayasa Mahkemesi’nin 25.09.2013 gün 2013/93 Esas,2013/101 Karar sayılı ilamında da;“Kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesiiçin taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerektiği; imar kısıtlamalarında taşınmazınzilyetliğinin malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikintasarruf yetkisinin, ilgili mevzuattan kaynaklanan bazıkısıtlamalara maruz kaldığı, bu nedenle imarkısıtlamalarından kaynaklanan tazminat davalarınınidari yargıda açılabileceği” kabul edilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davanın idari yargıdagörülmesi gerektiğinden, dava dilekçesinin görevyönünden reddi yerine, yazılı şekilde hükümkurulması doğru görülmemiştir..."gerekçesi ile bozulmuş, dosya yukarıdaki esassırasına kaydedilmiştir.
Mahkememizceusul ve yasaya uygun Yargıtay 5.Hukuk Dairesi'nin 17/03/2014 tarih2013/23468 Esas, 2014/7216 Karar sayılı bozma ilamınauyulmasına karar verilerek, aşağıdaki gibi hükümkurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenle;
Açılandavanın GÖREV SEBEBİ İLE REDDİNE, görevlimahkemenin İDARE MAHKEMESİ olduğuna…” kararvermiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacılarvekili bu defa; dava konusu taşınmazla ilgili olarak İstanbulİl Özel İdaresi aleyhine İlköğretim tesisalanı olarak ayrılan kısma ilişkin olarak açılandavalarının Ümraniye 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.12.2011tarih, 2011/227 Esas, 2011/634 Karar sayılı kararı ile kabuledildiğini, taşınmazın 417.32 m2’likkısmına ilişkin bedelin İstanbul İl Özelİdaresinden tahsil edilmiş olduğunu; taşınmazınyol olarak ayrılan kısmına ilişkin olarakaçılan davalarının ise, davanın idariyargıda görülmesi gerektiği gerekçesi ile görevsebebiyle reddine karar verildiğini ifade ederek; fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla dava konusu İstanbulİli, Ümraniye İlçesi, 27 pafta, 348 ada, 11 parselsayılı taşınmaza, imar planları ile yol olarakayrılmış olması nedeniyle kamulaştırmasız elatılmış bulunduğundan mülkiyet bedelikarşılığı olarak şimdilik10.000,00.TL.’sının dava tarihinden itibaren hesaplanacak faiziylebirlikte tahsili istemiyle 14.5.2015 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL5.İDARE MAHKEMESİ: 1.3.2017 gün ve E:2015/1074 sayı ile,“(…) İdarenin yürütmekle yükümlübulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu planve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, suyolları,su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi vebakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle açılacak davaların görüm veçözümünün, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafındanaçılacak tam yargı davaları kapsamında yargısaldenetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konutaşınmaza kamulaştırmasız elatıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacakmüdahalenin men'i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerlerinde çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmişbulunmaktadır.
UyuşmazlıkMahkemesi ve Yargıtay kararları uyarınca 2942 sayılıKanun'un Geçici 6'ncı maddesi kapsamındakikamulaştırmasız el atma davalarına idare mahkemelerindebakılmakla birlikte, eğer fiili bir el atma söz konusu isegörevli mahkemelerin adli yargı mahkemeleri olduğuaçıktır.
Uyuşmazlıkkonusu olayda; Mahkememizin 11/112015 tarihli keşif ve bilirkişiyapılması kararına istinaden 12/02/2016 tarihinde yapılankeşif ve bilirkişi incelemesi soncunda tanzim edilen 17/02/2017havale tarihli bilirkişi raporuyla; İstanbul ili, Ümraniyeilçesi, Çakmak Mahallesi, KireçhaneKapanağılı Mevkii, 27 pafta, 348 ada, 11 parsel sayılıyerde kain davacılara ait taşınmazın 13/02/1998,15/03/1999, 18/11/201 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli ÜmraniyeUygulama İmar Planlarda, kısmen "İlköğretim TesisAlanı", kısmen de "Yol" olarakayrıldığı, ilköğretim tesis alanı olarakayrılan 417,32 m2'lik kısmına ilişkin olarakaçılan davada Ümraniye 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30/12/2011gün ve E:2011/227, K:2011/634 sayılı kararı 584.248,00 TLel atma bedelinin davacılara ödenmesine karar verildiği, geriyekalan 32,68 m2'lik kısmın ise yol alanında kaldığı,ancak yaya kaldırımı olarak fiilen kullanılmaktaolduğunun tespit edildiği görülmektedir.
Bu durumda,uyuşmazlık konusu İstanbul ili, Ümraniye ilçesi,Çakmak Mahallesi, Kireçhane Kapanağılı Mevkii, 27pafta, 348 ada, 11 parsel sayılı sayılı yerde kain 32,68 m2yüzölçümlü taşınmazın, davalıidarenin fiili el atmasının mevcut olduğununanlaşılması karşısında, dava konusu tazminat ileilgili uyuşmazlığın görüm veçözümünde Adli Yargı Mahkemelerinin görevli olduğusonucuna varılmıştır.
Bunagöre, dava konusu İstanbul ili, Ümraniye ilçesi,Çakmak Mahallesi, Kireçhane Kapanağılı Mevkii, 27pafta, 348 ada, 11 parsel sayılı taşınmazın malikidavacılar tarafından kamulaştırmasız el atma bedelinintazmini istemiyle İstanbul Anadolu 13.Asliye Hukuk Mahkemesindeaçılan davada, uyuşmazlığınçözümünde idari yargının görevli olduğugerekçesiyle 03/03/2015 gün ve E:2014/504, K:2015/96sayılı kararı ile davanın görev yönündenreddine karar verilmesi üzerine iş bu dava 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 9. maddesi uyarıncaMahkememizde açıldığından, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un Yargı Mercilerinin Uyuşmazlık MahkemesineBaşvurmaları başlıklı 19. maddesi uyarıncaiş bu davada görevli yargı kolunun belirlenmesi için davadosyasının İstanbul Anadolu 13.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2014/504sayılı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderilmesi gerekmektedir.
Açıklanannedenlerle, İstanbul Anadolu 13.Asliye Hukuk Mahkemesi’ninE:2014/504 sayılı dava dosyasının istenilmesine veuyuşmazlığın çözümü içingörevli yargı kolunun belirlenmesi için davadosyalarının Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderilmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 23.10.2017günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığın esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacılarıntaşınmazının fiilen el atılmayankısmına, kamulaştırmasız elatıldığından bahisle açılan tazminat istemineilişkin bulunmaktadır.
Davadosyalarının incelenmesinden; dava konusu İstanbul,Ümraniye İlçesi, Çakmak Mahallesi, 27 pafta 348 ada, 11parsel sayılı taşınmazın, 13.02.1998 onay tarihli1/5000 ölçekli Ümraniye Revizyon Nazım İmar Planıve 13.02.1998-15.03.1999-18.11.2012 onay tarihli 1/1000 ölçekliUygulama İmar Planında Kısmen “İlköğretimTesis Alanı” küçük bir kısmı da“Yol Alanı” lejantında kaldığı; parselinkadastral parsel hüviyetini korumakta olduğu; anılan parselindosyadaki verilere göre; 15,00 x 30,00 m boyutlarında, 450,00m2.’lik bir dikdörtgen parsel olduğu; bir kısmıİmar Yolunda, bir kısmı da İlköğretim TesisAlanında kalan Parselin ilköğretim tesis alanında kalankısmı için; daha önce Ümraniye 3. Asliye HukukMahkemesinde 07.04.2011 tarihinde E:2011/227 sayısındaaçılan davada; Mahkemece, 16.01.2012 tarih K:2011/634 sayıile, davanın İstanbul İl Özel İdaresiyönünden kabulüne ve parselin 417,32 m2 likkısmının ilköğretim tesis alanı olarakkısıtlanması sebebiyle kullanılması imkansız halegetirildiğinden 584.248,00 TL el atma bedelinin 07.04.2011 tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı İstanbulİl Özel İdaresinden tahsiline, eşit olarak davacılaraverilmesine karar verildiği, bu kararın temyiz incelemesindengeçerek kesinleştiği; Mahkeme kararıiçeriğinde geriye kalan 32,68 m2 lik kısmın iseÜmraniye Belediyesinin sorumluluğunda olduğunun belirtildiği;davacılar vekili tarafından, yol alanı olarak ayrılan 32,68m2 lik kısmın bedelinin tahsili için adli yargı yerindeaçılan davada İstanbul Anadolu 13.Asliye Hukuk Mahkemesince,davanın kabulü yönündeki kararın, Yargıtay5.Hukuk Dairesince; dava konusu taşınmazın mahallindeyapılan keşif sonrası alınan bilirkişiraporlarına göre, taşınmaza davalı idarece fiilen elatılmadığının anlaşıldığı,imar kısıtlamalarından kaynaklanan tazminatdavalarının idari yargıda açılabileceğigerekçesiyle reddedilmesi üzerine, anılan Mahkemece bozmailamına uyularak görevsizlik kararı verildiği; aynıistemle idari yargı yerinde açılan davada, İdareMahkemesince yapılan keşif sonrası düzenlenen 17.2.2017havale tarihli Bilirkişi Raporunda; “(…) Keşif mahallindeparselin cephe aldığı İrem Sokak tarafında yolunasfaltlandığı ve yaya kaldırımı düzenlemesiyapıldığı görülmüştür. Keşifsonrasında yapılan ofis çalışmaları veincelemelerde; Parselin 15 m eninde. 30 m boyunda olması ve 417,32 m2 likkısmında ilk öğretim tesis alanı olduğundan 27,82m derinliğin okul alanı ve 2.18 m derinliğinin ise yolalanı olduğu ortaya çıkmaktadır.
Gerek imarplanı kopyası ve gerekse hava fotoğrafları ileÜmraniye Belediyesi internet sitesindeki veriler ve de özellikleparselle aynı sokaktan cephe alan 348 ada 20 ve 21 no.lu parsellerdegerekli yola terk işlemleri yapılarak, inşaatlaryapıldığı ve imar sınırına bahçeduvarları çekildiği. Geri kalan kısmında yayakaldırımı olarak düzenlendiği görülmekleaynı inşaat istikâmetinde bulunan dava konusu parselinde 32,68m2 lik kısmının da yaya kaldırımı olarakdüzenlendiği. Bu yaya kaldırımı düzenlemesi esnasındayüksek kotta kalan parselin çökme ve kaymaları engellemekamacıyla şevli olarak traşlandığıbelirlenmektedir.
Kısaca32,68 m2 lik yol alanında Ümraniye Belediyesi tarafından fiiliel atma gerçekleştirilmiştir.”görüşüne yer verildiği; bu görüşdoğrultusunda İstanbul 5.İdare Mahkemesince 1.3.2017 gün veE:2015/1074 sayı ile taşınmaza davalı idarece fiili elatıldığından bahisle uyuşmazlığıngörüm ve çözümünde Adli YargıMahkemelerinin görevli olduğu sonucuna varıldığıgerekçesiyle Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğuanlaşılmıştır.
Adli yargı yerince,taşınmazın fiilen el atılan kısmıbakımından esasa ilişkin olarak verilen kararınkesinleşmesiyle birlikte, artık bu yöndeki bir ihtilafınhüküm uyuşmazlığı hariç,Uyuşmazlık Mahkemesi önüne getirilebilmesine imkanolmadığından; bir şekilde hukuki çözümekavuşturulmuş olan bu sorunun artık “hukuki el atma”hali bakımından belirleyici olmasıdüşünülemez. Diğer bir deyişle, “kesinhükmün bağlayıcılığı” ilkesigereğince artık taşınmazın bütünübakımından bir değerlendirme değil, hukukiçözüme kavuşmuş kısım dikkatealınarak kalan kısım yönünden bir hukuki tespit vedeğerlendirme yapılmalıdır.
Buradanhareketle, dava dosyalarındaki bilgi ve belgeler ile dava konusutaşınmaza ilişkin olarak düzenlenen en son bilirkişiraporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, İstanbulili, Ümraniye ilçesi, Çakmak Mahallesi, KireçhaneKapanağılı Mevkii, 27 pafta, 348 ada, 11 parsel sayılısayılı yerde kain 32,68 m2 yüzölçümlütaşınmaza fiilen el atıldığı sonucunavarılmıştır.
Belediyelerin 3194 sayılı imar Kanunu 8. maddesi ve 18.maddesinin verdiği yetki ile arazi ve arsalar üzerinde imarplanlarının hazırlanması ve yürürlüğekonulması, arazi ve arsa düzenlemesi gibi faaliyetlerikapsamında yaptıkları imar planlarından kaynaklananişlemlerin tek yanlı ve kamu gücüne dayanan iradeaçıklamaları ile tesis edilen genel ve düzenleyiciişlemler olduğu bu yönü ile de idari eylem veişlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargıyerlerinde çözümlenmesi gerektiğitartışmasızdır. Buna karşılık, Belediyece,Kamulaştırma Kanunu’nda öngörülen usul veyöntemlere uygun idari nitelikte uygulama işlemleriyapılmaksızın, dava konusu taşınmaza fiilen elatılması karşısında, idarenin bu eylemininkamulaştırmasız el atma niteliğinitaşıdığı açıktır.
Öte yandan, İdarenin yürütmekleyükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarakuygulamaya koyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol,kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması,işletilmesi ve bakımı sırasında kişilereverdiği zararların tazmini istemiyle açılacakdavaların görüm ve çözümünün, idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlartarafından açılacak tam yargı davalarıkapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine aitolduğu; idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu,özel mülkiyete konu taşınmazakamulaştırmasız el atıldığı veya plan veprojeye aykırı iş görüldüğü iddiasıylaaçılacak müdahalenin men’i ve meydana gelen zararıntazmini davalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesineve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre adli yargı yerinde çözümleneceği,yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmişbulunmaktadır.
Nitekim, yukarıda belirtilen genel kabul doğrultusundakiYargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11.2.1959günlü, E:1958/17, K:1959/15 sayılı kararının III.bölümünde, “İstimlaksiz el atma halinde ammeteşekkülü İstimlak Kanunu’na uygun hareket etmedenferdin malını elinden almış olması sebebiyle kanunsuzbir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan dava MedeniKanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzünönlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararıntazmini davasıdır. Ve bu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesiiçindedir.” görüşüne yer verilmiştir.
Buna göre, dava konusu edilen taşınmazın birkısmına yaya kaldırımı yapılmak sureti ilekamulaştırmasız el atması karşısında, butaşınmaz bakımından el atmadan doğan zararıntazminine yönelik olan davanın, haksız fiillere ilişkin özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümü adli yargı yerinin görevine girmektedir.
Açıklanannedenlerle, İstanbul 5. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile İstanbul Anadolu 13.Asliye Hukuk Mahkemesinin3.3.2015 gün ve E:2014/504, K:2015/96 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 5.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜile İstanbul Anadolu 13.Asliye Hukuk Mahkemesinin 3.3.2015 günve E:2014/504, K:2015/96 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 23.10.2017 gününde OY BİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy