T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 620
KARAR NO : 2017 / 656
KARAR TR : 23.10.2017
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza sonucu oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı :G.Sigorta A.Ş
Vekili :Av. A.G.Y. & Av. M.S. Ç.
Davalı :Beşiktaş Belediye Başkanlığı
Vekili :Av. G.K. (Adli Yargıda)
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilşirket tarafından kasko poliçesi ile sigortalı bulunan 34… 3109 plakalı aracın, davalının sorumlu olduğutrafik ışıklarının çalışmamasınedeniyle geçirdiği trafik kazası sonucuhasarlandığını, müvekkili şirketin hasar ileilgili olarak sigortalısına 25/12/2013 tarihinde 9.120 TL tazminatödediğini ve sigortalısının kanuni haklarınahalef olduğunu, bu sebeple davalıya %50 oranında (4.560 TL)rücu hakkı doğduğunu, rücu hakkına binaenödenen tazminatın tahsili için İstanbul 24. İcraMüdürlüğünün 2014/20073 E. sayılıdosyasından icra takibi başlatıldığını,ancak davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunubeyanla 9.120 TL alacağın faiz ve diğer tümfer’ileriyle birlikte ödeme tarihi olan 25/12/2013 tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile tahsiline, haksız itirazı nedeniylealacağın %20'si oranında icra inkar tazminatınındavalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 18.02.2016 gün ve E:2015/49 K:2016/56sayılı kararı ile “Dava, yol kusuru nedeniyle meydanagelen trafik kazasında, sigortalıya ödenen zarar bedelininrücuen tahsili talebine ilişkindir.
Tüm dosyakapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davada hizmet kusuruiddiası ile talepte bulunulduğundan, bu davada yargı yolubakımından adli yargı mahkemelerinin görevsizliğine,idari yargı mahkemelerinin görevli olduğuna karar vermekgerekmiştir” gerekçesiyle “Davacınındavasının yargı yolu sebebiyle reddine, davacınınidari yargıda tam yargı davası açmaktamuhtariyetine” karar vermiş, aleyhine temyiz yoluna başvurulankarar Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 29/05/2017 tarih ve E:2016/11740,K:2017/6069 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kezaynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL10. İDARE MAHKEMESİ:03.08.2017 gün ve E:2017/1409sayılı kararı ile “2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu'nun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninsağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; "Kapsam"başlıklı 2. maddesinde, bu Kanun 'un trafikte ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulanmasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu Kanun’un karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. Maddesiyle değişik 110.maddesinde"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu kanundan doğan sorumlulukdavaları, Adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.", Geçici21.maddesinde de "Bu Kanun 110'uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmüyürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz“hükümleri düzenlenmiştir.
Bu durumda,2918 sayılı Kanun'un 6099 sayılı Kanunla değişik110. maddesi gereğince, oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünün Adli Yargıya ait olduğuöngörüldüğünden, trafik kazasındandolayı meydana gelen zararın tazmini talebiyle açılan budavanın da Adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmış, 2247 SayılıYasanın 19. maddesi uyarınca görevli mahkemenin belirlenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasıgerekmiştir.
Açıklanannedenlerle, İstanbul 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18/02/2016 tarih veE:2015/49, K2016/56 sayılı dosyasının gönderilmesininistenilmesine, görevli merciin belirtilmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine” karar vermiş,dosya Mahkememize gönderilmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 23.10.2017günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince,2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının, ekinde adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle ödenenhasar bedelinin kusuru oranında davalı Belediyeden rücuan tazminedilmesi istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı, 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara veyerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; trafikkazası tespit tutanağına göre, sigortalı aracın davalıBelediyenin sorumluluk alanındaki yol üzerinde seyir halindeyken, hatalıyandığı ileri sürülen trafik lambaları sebebiylekazanın gerçekleştiği, bu kaza neticesinde oluşanhasar bedelini ödeyen davacı sigorta şirketinin rücuantazmin talebiyle bakılan bu davayı açtığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargının denetiminebağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, İstanbul 10. İdareMahkemesinin Başvurusunun Kabulü ile İstanbul 4. Asliye HukukMahkemesi’nin 18.02.2016 gün ve E:2015/49 K:2016/56 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 10.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜile İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 18.02.2016gün ve E:2015/49 K:2016/56 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 23.10.2017 gününde, Üye SüleymanHilmi AYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Birgül KURT KARŞI OY 03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 23.10.2017 Üye Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy