T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/595
KARAR NO : 2017/643
KARAR TR : 23.10.2017
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. M. K. D.
Davalı : Ankara Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. A.A. A.
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilişirkete sigortalı 06 DS 8823 plakalı araç,sürücüsü sevk ve idaresinde iken dava dışı üçüncüKişiye ait araçla çarpışması sonucuyaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydanageldiğini, meydana gelen olayda davalı tarafın kazanınoluşumunda yol yapım ve onarım çalışmasıyapan görevlilerinin yol güzergahınıdeğiştirdikleri halde yola hiçbir uyarıcı veayırıcı levha konulmaması, duba ve gerekli işaretlerinyapılmaması ve yolla ilgili hiçbir tedbirin davalıtarafından alınmaması nedeniyle davalı idarenin olayda tamkusurlu olduğu, sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelininde sigortalısına ödendiğinden, ödenen 4.546,85TL’nin, ıslah ile 6.799,86 TL bedelin ödeme tarihi olan10/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktedavalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi: 20.9.2016 gün ve E:2015/464,K:2016/348 sayı ile, toplanan deliller, dosyaya ibraz edilen belgeler,ödeme belgesi, bilirkişi raporu ve tüm tekmil dosyamünderecatı nazara alındığındadavacının davası sabit olduğundan, açılan davanınkabulüne karar vermiş, bu karara davalı vekili tarafından istinaftalebinde bulunulmuştur.
AnkaraBölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Başkanlığı:16.2.2017 gün ve E:2017/172, K:2017/158 sayı ile, HMK 353/a maddedebelirtilen hallerde bölge adliye mahkemelerine yeniden karar verilmesineilişkin yetki verilmediğinden HMK'nın 114/b ve 115. maddesigereğince yargı yolu caiz olmadığından davaşartı yokluğundan davanın reddine ilişkin kararıHMK'nın 353/a bendi gereğince vermesi mümkün olmadığından,bu maddeye göre ilk derece mahkemesi kararınınkaldırılarak dosyanın yeniden görülmek üzerekararı veren mahkemeye gönderilmesi gerektiğinden, hem bu yasalhükümler hem de HMK'nın 20. Maddesinin; gerek iki haftalıksürede talepte bulunmanın yasal zorunluluk olması gereksetalepte bulunulmadığı takdirde kararı veren mahkemenindavanın açılmamış sayılmasına karar vermezorunluluğu bulunması nedeni ile bu madde hükümlerininişlevsiz kalmaması bakımından istinaf başvurusununkabulüne, görevsiz olan mahkemece verilen davanın kabulüneilişkin kararın kaldırılmasına karar vermiştir.
ANKARA 10. ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ: 13.4.2017gün ve E:2017/102, K:2017/134 sayı ile, davanın hizmet kusurunedenine dayalı tazminat davası niteliğinde olduğu veolayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarakyürütülüp yürütülmediğinin, hizmet kusuruveya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olupolmadığının belirlenmesinin idare hukuku kurallarıesas alınarak 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun'un 2/1-b maddesinde sayılan tam yargıdavasında çözülmesinde idari yargı yerlerigörevli olduğundan HMK.114/b ve 115. Maddeleri gereğinceyargı yolu caiz olmadığından dava şartıyokluğu sebebiyle davanın reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir. Davacı vekili bu kezaynı istem ile idari yargı yerinde davaaçmıştır. ANKARA 14. İDARE MAHKEMESİ: 4.7.2017gün ve E:2017/1549 sayı ile, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 23.10.2017günlü toplantısında: l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. I-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyensigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. Dosyanın incelenmesinden,dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;Şirkete sigortalı vasıtanın geçirdiği trafikkazası neticesinde hasarlandığı, bahis konusu olay neticesindevasıtada maddi hasarın meydana geldiği; tespit edilen hasarbedelinin sigortalı vasıta sahibineödendiği, olayın meydana gelişinde davalı idarenin yolkusurunun tespit edildiği, meydana gelen hasar nedeniylesigortalısına tazminat ödeyen şirketin kusur nispetinegöre avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle davanınaçılmış olduğu anlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen AnayasaMahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasayaaykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğan tümsorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsigeçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu dolayısıyla, Ankara 14. İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Ankara 10. Asliye HukukMahkemesince verilen 13.4.2017 gün ve E:2017/102, K:2017/134 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerektiğigerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 14. İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Ankara 10. Asliye HukukMahkemesince verilen 13.4.2017 gün ve E:2017/102, K:2017/134sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,23.10.2017 gününde Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Birgül KURT KARŞI OY 3.11.2015 tarih ve 29521sayılı Resmi Gazetede yayımlanan UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670, K:2015/671sayılı kararında belirtilmiş olan düşüncedoğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyoruz.23.10.2017 ÜYE Süleyman HilmiAYDIN
Full & Egal Universal Law Academy