T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 614
KARAR NO : 2017 / 651
KARAR TR : 23.10.2017
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza sonucu oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı :R. Sigorta A.Ş
Vekili :Av. M. G.
Davalı :Elazığ Belediye Başkanlığı
Vekili :Av. S.B. (Adli Yargıda) Av. A. Z. (İdari Yargıda)
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilşirket tarafından kasko poliçesi ile sigortalı bulunan 23DN 386 plakalı vasıtanın, 11/12/2015 tarihindeYıldızbağları Mah. Kaya Sokak üzerinde seyir halindeiken, yol üzerinde yığın halinde olan kum döküntüsüneçarpması sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafikkazası meydana geldiğini, trafik düzeni ve güvenliğiaçısından gerekli düzenleme ve işaretlemelerinbulunmaması sebebi ile yapılan kaza sonucunda sigortalıaraçta meydana gelen hasarlar nedeniyle 8.167,20 TL tazminatödediklerini, bu kazanın oluşumunda davalı belediyenin %75oranında kusurlu bulunduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydı ile, 6.125,00 TL tazminatın13/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, masraf ve vekaletücreti ile birlikte davalıdan rücuan tahsili istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.
ELAZIĞ 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 08.11.2016 gün ve E:2016/272 K:2016/406sayılı kararı ile “Yapılan yargılama sonucundatüm dosya kapsamına göre; davacının rücuentazminat isteminin davalı Elazığ BelediyeBaşkanlığının hizmet kusurunadayandırıldığı anlaşılmakla, idarenin hizmetkusuruna yönelik davaların tam yargı davası olarakİdari Yargı mercilerinde görülmesi gerektiği veYargıtay’ın bu yöndeki yerleşik içtihatlarıdoğrultusunda (Yargıtay 17. H.D. 2016/10799 E 2016/8727 Ksayılı 10.10.2016 tarihli kararı), yargı yolu caizolmadığı” düşüncesiyle Davanın HMK.114/b maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığındandava şartı yokluğu nedeni ile Usulden Reddine karar vermiş,aleyhine istinaf yoluna başvurulan karar Gaziantep Bölge AdliyeMahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 09/02/2017 tarih ve E:2017/34, K:2017/56sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kezaynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.
ELAZIĞ 1.İDARE MAHKEMESİ:18.07.2017 gün ve E:2017/202 sayılıkararı ile “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yollan trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara veyerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde;“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür… Geçici 21.maddesinde de; “Bu Kanunun 110.maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmışbulunan davalara uygulanmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden davacı sigorta şirketitarafından, birleşik kasko poliçesi ile sigortalısıbulunduğu şahsa ait ve onun yönetimindeki vasıtanınseyir halinde iken yol üzerinde bulunan ve yolun 430 cm'lik bölümünüişgal eden ve herhangi bir uyarıcı işaret ve levha olmadanyığın halinde bulunan kum döküntüsüneçarpması sonucu meydana gelen tek taraflı maddi hasarlıtrafik kazasında 8.167,00 TL tutarında tazminat ödendiği,belediyenin sorumluluk alanında bulunan yolda gerekli işaretleme veuyan levhalarının bulundurulmadığı, olayda meydanagelen tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası nedeni iledavacının ödemiş olduğu zararı sorumluolduğunu düşündüğü idareden tahsiliamaçlı açmış olduğu rücu davasındakazanın yukarıda yer verilen 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 110. maddesi dikkate alındığındakazanın karayolunda meydana gelmiş olduğu sebebi iledavanın görüm ve çözümünde mahkememizingörevli olmadığı adli yargının görevliolduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın görev yönünden reddine, yukarıdazikredilen 2247 Sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'ninKuruluş Ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19.maddesigereğince; davanın görüm ve çözümündegörevli merciin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine” karar vermiş,dosya Mahkememize gönderilmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 23.10.2017günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının, ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle ödenenhasar bedelinin kusuru oranında davalı Belediyeden rücuan tazminedilmesi istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı, 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasındaolduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden,kazanın sigortalı aracın davalı Belediyenin sorumluluk alanındakiyol üzerinde seyir halindeyken yığın halinde olan kumdöküntüsüne çarpmasıgerçekleştiği, bu kaza neticesinde oluşan hasar bedeliniödeyen davacı sigorta şirketinin rücuan tazmin talebiylebakılan bu davayı açtığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığın çözümündeadli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlakbir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklıdeğildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlıolması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini,ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki vesorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Elazığ 1. İdareMahkemesinin Başvurusunun Kabulü ile Elazığ 2. Asliye HukukMahkemesi’nin 08.11.2016 gün ve E:2016/272 K:2016/406sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Elazığ 1.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜile Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 08.11.2016gün ve E:2016/272 K:2016/406 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 23.10.2017gününde, Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Birgül KURT KARŞI OY 03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 23.10.2017 Üye Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy