T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 424
KARAR NO : 2017 / 522
KARAR TR : 25.9.2017
ÖZET : Karayolunda meydana gelen tek taraflı trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi zararın davalı idarece tazmin edilmesi istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : S.A.
Davalı : Karayolları Trabzon 10. BölgeMüdürlüğü
Vekili : Av. M. A. Z.
O L A Y : Davacı dilekçesinde; davalı KurumunKalkandere Yokuşlu Köyü mevkiinde asfalt yamaçalışması yaptığını, buçalışmanın etrafına çalışma belliolsun diye plastik dubalar koyduğunu, Kurumçalışanlarının bu dubaların devrilmesininönlemesi için de arkalarına oldukça büyüktaşlar koyduklarını; 25.07.2016 tarihinde saat 09.30 sıralarındakarayolunda seyrederken başka bir aracınsıkıştırması sonucu o plastik dubalara çarpmakzorunda kaldığını, davalının plastik dubanınarkasına koymuş olduğu kaya parçalarından birtanesinin aracının altına sıkışarak aracınkarter kısmını deldiğini, diğer aksamlara daağır hasar verdiğini, olayın davalı kurumunhaksız ve kurallara aykırı davranışındandoğduğunu ifade ederek; aracında meydana gelen 5.900,00 TLtazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle 18.8.2016 tarihinde adliyargı yerinde dava açmıştır.
KALKANDEREASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 1.3.2017 gün ve E:2016/148, K:2017/14sayı ile, “(…) Dava, tek taraflı trafik kazasınedeniyle aracında hasar oluşan davacının maddizararının giderilmesi talebinden ibarettir.
Yargıtay'ın4.Hukuk Dairesinin 2011/14150 Esas ve 2012/14502 Karar sayılıilamında "Davalı Karayolları GenelMüdürlüğü’nün kamu kurumu niteliğindeolduğu; davaya konu karayolu yapımının, bakım vekorunmasının da görevleri arasında bulunduğuaçıktır. Diğer yandan, bir kamu kurumu tarafındankamu yasaları uyarınca yapılmış olan tesislere bakmave o tesisleri kullanma yükümlülüğü yine kamuyasalarından doğan bir yükümlülüktür. Ohalde, anılan nitelikteki bir kamu tesisinin gerek yapılmasındaki,gerekse kullanılması veya korunmasındaki kusurdan doğanzararlar; idari işlem ve eylemlerden doğan zararlar niteliğindebulunduğundan ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15sayılı Yargıtay İçtihadı BirleştirmeKararı’nın II. bendi hükmünce tam yargıdavasının konusunu oluştururlar. Bu nitelikteki davalarınise idari yargı yerinde açılması gerekir."hükmünü içermektedir.
Tazminatistemine konu olayın, kamu hizmetinin görüldüğübir sırada ve hizmet ile ilgili bulunduğu kabul edilmesigerekeceğinden, İdare’nin hizmet kusuru niteliğindekieylemi sonucu meydana gelen zararlardan dolayı İdari YargılamaUsulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğinceİdare’ye karşı, idari yargı yerinde tam yargıdavası açılması gerektiği anlaşıldığından,mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
(…)
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle
1) Davanınidari yargının görev alanına girdiğianlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, davadilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine…” kararvermiş, bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
Davacı bukez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
RİZEİDARE MAHKEMESİ: 17.5.2017 gün ve E: 2017/506 sayı ile,“(…) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun"Amaç” başlıklı 1'inci maddesinde, "BuKanunun amacı, karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlamak ve trafik güvenliğiniilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemektir" hükmüne yer verilmiş; "Kapsam"başlıklı 2'nci maddesinde, "Bu Kanun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsar. Bu Kanun,karayollarında uygulanır. Ancak aksine bir hüküm yoksa; a)Karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlarile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servisve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiğiiçin faydalanılan yerler ile, b) Erişme kontrollükarayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarınınkamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolununbağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsularüzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayoluaraçlarına ayrılan kısımlarında da bu Kanunhükümleri uygulanır" hükmüne yer verilmiş; "KarayoluTrafik Güvenliği' başlıklı 13'üncümaddesinin birinci fıkrasında, "Karayolunun yapımı,bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütünkuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür"hükmüne yer verilmiştir.
AynıKanun'un 19/01/2011 tarih ve 27820 Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren 11/01/2011 tarih ve 6099 sayılıKanunun 14’üncü maddesi ile değişik,"Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 110'uncumaddesinde, “ İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”hükmüne yer verilmiş; Geçici Madde 21'inci maddesindeise, "Bu Kanunun 110'uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz" hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıdayer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden,2918 sayılı Kanun'da öngörülen önlemlerinalınmaması, karayollarının yapım vebakımında gerekli titizliğin gösterilmemesi gibi hizmetkusurundan kaynaklandığı ileri sürülenler de dahilolmak üzere 2918 sayılı Kanun'un uygulanmasından doğansorumluluk davalarının 6099 sayılı Kanun'un 14 ve 15'incimaddelerinin yürürlüğe girdiği 19/01/2011 tarihindenitibaren adli yargı merciilerinde açılabileceği sonucunavarılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi'nin 28/12/2015 tarih ve E:2015/858 K:2015/593sayılı kararı da bu yöndedir.
Davadosyasının incelenmesinden, davacının Kalkandere AsliyeHukuk Mahkemesi'nin 2016/148 esasına kayden davaaçtığı, söz konusu davada 01/03/2017 karar tarihliK:2017/14 sayılı karar ile idari yargının görevliolduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesinin ardındanMahkememiz'de iş bu davanın açıldığıanlaşılmıştır. Bu durumda, davacınınkullandığı aracın karıştığı maddihasarlı trafik kazası sonrasında oluşan 5.900,00-TL maddizararın zarar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birliktetahsili istemiyle açılan davanın, anılan Yasakuralları uyarınca, adli yargı merciilerinin görevinegirdiği neticesine ulaşılmıştır.
Açıklanannedenlerle;
1-Adliyargının görev alanına giren davada Mahkememizingörevli olmadığına,
2-KalkandereAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 01/03/2017 karar tarihli E:2016/148 K:2017/14sayılı görevsizlik kararına ilişkindosyasının teminine,
3-2247sayılı Kanun'un 19'uncu maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için temin edilen dosya ile işbu dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4-Dosyaincelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceye kadarertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Ahmet TevfikERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 25.9.2017 günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen tek taraflı trafik kazası nedeniyleuğranılan maddi zararın davalı idarece tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesiniyapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birindeaçılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davalı idarece KalkandereYokuşlu mevkiinde asfalt çalışmasıyapılırken asfalt yol üzerine plastik duba konulduğu,dubaların arkasına taş koymak suretiyle devrilmelerininönlenmeye çalışıldığı,davacının 05/07/2016 tarihinde anılan karayolunda seyrederkenbaşka bir aracın sıkıştırması sonucudubalara çarpmak zorunda kaldığı ve dubalarınarkasına davalı idarenin destek için koyduğubüyük taşların arabasının altınasıkışarak alt kısımında hasara neden olduğu,ayrıca arabanın karter kısmını delerek arabanınarızalanmasına sebep olduğu iddialarıyla, aracındaoluşan hasara ve zarara karşılık 5.900,00-TL madditazminatın zarar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziylebirlikte tahsili istemiyle dava açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihselgelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümünde adliyargı yeri görevli olduğundan; Rize İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Kalkandere Asliye Hukuk Mahkemesinin 1.3.2017gün ve E:2016/148, K:2017/14 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, Rizeİdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile KalkandereAsliye Hukuk Mahkemesinin 1.3.2017 gün ve E:2016/148, K:2017/14sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,25.9.2017 gününde, Üyelerden Süleyman Hilmi AYDIN ve TurgayTuncay VARLI’nın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Turgay Tuncay
VARLI
KARŞI OY 3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580K:2015/592 sayılı kararında belirtilmiş olan düşüncedoğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyoruz. 25.9.2017 Üye Üye Süleyman Hilmi AYDIN Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy