T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 512
KARAR NO : 2017 / 553
KARAR TR : 25.09.2017
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza sonucu oluştuğu öne sürülen zararın rücuan tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı :A. S.A.Ş. Vekili :Av. F. P. Davalı :İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili :Av. A. A. O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacışirketin sigortalamış olduğu 34 … 8858 plakalıaracın, 26/08/2013 tarihinde Şile istikametinden Üsküdaristikametine doğru seyretmekteyken, Taşdelen ayrımınageldiğinde, ayırıcı levha olmaması nedeniyle orta refüjeçıkması sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafikkazası sonucunda uğranılan zarar nedeniyle sigortalıyaödenen 7.657,33-TL tutarın ödeme tarihi olan 09/12/2013tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. İSTANBUL13.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 25.10.2016 gün ve E:2016/405,K:2016/396 sayılıkararı ile “…Dava, 6762 sayılı TTK'nin 1301.maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklananrücuen tazminat istemine ilişkindir. İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı kamutüzel kişisi olup, kamu hizmeti görmekle yükümlübulunmaları nedeniyle kamu hizmetleri sırasında verdikleri iddiaolunan zararlardan dolayı oluşan sorumlulukları özel hukukhükümlerine tabi değildir. Kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlar niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup bu zararlarıntazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdariYargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2. maddesihükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerektiğinden hizmet kusuruna dayanılarakdavalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığıaleyhine açılan bu davanın HMK 114/1-b.maddesi gereğinceyargı yolu caiz olmadığından HMK 115/2.maddesigereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine” şeklindekarar vermiş, verilen karar istinaf edilmeden 02/05/2017 tarihindekesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. İSTANBUL8. İDARE MAHKEMESİ: 31.05.2017 gün ve E:2017/986 sayılıkararı ile “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun2. maddesinde, bu Kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunlarıngörev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ilediğer hükümleri kapsadığı ve karayollarındauygulanacağı ifade edilmiş; aksine bir hüküm yoksaKarayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlarile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servisve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiğiiçin faydalanılan yerler ile Erişme kontrollü karayolundave para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuyaaçık kesimlerinde ve belirli bir karayolununbağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsularüzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayoluaraçlarına ayrılan kısımlarında da, Bu Kanunhükümlerinin uygulanacağıöngörülmüş, diğer yandan aynı Kanunun 3.maddesinde de Geçiş yolu” nun; araçların birmülke girip çıkması için yapılmışolan yolun, karayolu üzerinde bulunan kısmı olaraktanımlanmış, aynı Kanunun 7. ve devamı maddelerindekarayollarının yapım ve bakımdan sorumlu olan idarenin canve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmanın, görev,yetki ve sorumlulukları arasında sayılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne, 2918sayılı Kanuna eklenen Geçici 21. maddede ise; "Bu Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmışbulunan davalara uygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir. 2918sayılı Yasa'nın 110. maddesinde yer alan hükümnedeniyle öncelikle görevli yargı yerinin belirlenmesigerekmektedir. 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 1. maddesiyle TürkiyeCumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli, idari veaskeri yargı mercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilive bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksekmahkeme olan Uyuşmazlık Mahkemesinin bu konudakikararlarının irdelenmesi de yararlı olacaktır. 18.06.2012gün ve 28327 sayılı Mükerrer Resmi Gazete'deyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarınabakıldığında, köprüde trafik kazası yaparakyaşamını yitiren şahsın yakınlarıtarafından, yolun ve köprünün yol bakım, onarımve yapımının uygun olmadığı, hiçbirişaretlemenin bulunmadığı, bu eksiklerin oluşan kazayabüyük ölçüde sebebiyet verdiği, kazanınhizmet kusuru nedeniyle meydana geldiği ileri sürülerekaçılan tazminat davasında çıkan görevuyuşmazlığı sonucu Uyuşmazlık Mahkemesi'nin04.06.2012 gün ve E:2012/107, K:2012/134 sayılı kararı ile"2918 sayılı Yasanın 110. Maddesinin 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe girdiği gözetildiğinde,göreve ilişkin hükmün bu tarihten önce idari yargıyerinde açılmış olan davalara uygulanmayacağıaçıktır. Bu durumda, görev maddesininyürürlük tarihi olan 19.1.2011 tarihinden önce (14.5.2010tarihinde) idari yargı yerinde açılmış olan işbu davanın idari yargı yerinde çözümlenmesigerektiğine karar verilmiş, yine resmi bir aracın yolda bulunanrögar kapağına çarpması nedeniyle hasarauğraması sonucu açılan dava sonucundaçıkarılan görev uyuşmazlığı sonucuMahkemenin, 04.06.2012 gün ve E.2012/101, K:2012/133 sayılıkararı ile "2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğindemeydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan davanınadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğine kararverilmiştir. Dosyanınincelenmesinden; davacı şirketin sigortalamış olduğu34 VP 8858 plakalı aracın, 26/08/2013 tarihinde Şileistikametinden Üsküdar istikametine doğru seyretmekteyken Taşdelenayrımına geldiğinde ayırıcı levha olmamasınedeniyle orta refüje çıkması sonucu tek taraflımaddi hasarlı trafik kazası sonucunda uğranılan zararnedeniyle sigortalıya ödenen 7.657,33-TL tutarın ödemetarihi olan 09/12/2013 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birliktetazmini istemiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi' nekarşı ilk olarak İstanbul 13.Asliye Hukuk Mahkemesinde davaaçıldığı, açılan davada yapılanyargılama neticesinde İstanbul 13.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin06/10/2015 tarih ve E:2014/378, K:2015/371 sayılı kararıylakısmen kabul kısmen red kararı verildiği, kararıntemyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 04/05/2016tarih ve E:2016/1021, K:2016/5457 sayılı kararıyla davanınusulden reddi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, İstanbul13.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 25/10/2016 tarih ve E:2016/405, K:2016/396sayılı kararıyla Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin bozmakararma uyularak davanın idari yargıda görülmesi gerektiğigerekçesiyle yargı yolu nedeni ile dava şartıyokluğundan usulden reddine karar verildiği, kararın tebliğedilmesi üzerine ise bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. Bakılandavanın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nunyukarıda belirtilen 7. maddesi ile davalı idareye verilmişgörev, yetki ve sorumlulukların gereği gibi yerinegetirilmediğinden bahisle açıldığı vesigortalı aracın karayolu üzerinde maddi hasarauğradığı hususları dikkate alındığında,bu doğrultuda 2918 sayılı Kanun'dan doğan sorumlulukdavası kapsamında bulunduğu ve aynı Kanun'un yukarıdametni yazılı 110. maddesi hükmü uyarınca ve kesin olanUyuşmazlık Mahkemesi kararları da dikkatealındığında davada adli yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır”düşüncesiyle 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun’un 19.maddesi hükümleri uyarınca görevliyargı merciinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine karar vermiş,dosya Mahkememize gönderilmiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 25.09.2017günlü toplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının, ekindeki adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen maddi hasarlı kazanedeniyle davacı tarafından evvelce ödenen tazminatındavalı Belediyeden rücuan tahsili istemiyleaçılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemekolanaklı değildir. Ancak, idari yargının denetiminebağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, İstanbul 8. İdareMahkemesinin Başvurusunun Kabulü ile İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin25.10.2016 gün ve E:2016/405, K:2016/396sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 8.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile İstanbul 13.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 25.10.2016 gün ve E:2016/405, K:2016/396sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.09.2017gününde, Üyelerden Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınKARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Turgay Tuncay VARLI KARŞIOY 03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.25.09.2017 Üye Üye Süleyman Hilmi AYDIN Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy