T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 509
KARAR NO : 2017 / 550
KARAR TR : 25.09.2017
ÖZET: Bulgaristan’dan zorunlu göçe tabi tutulan Türk soydaşlarının iskânı amacıyla inşa edilen göçmen konutlarından, davacıya iki ayrı konut tahsisi yapıldığından bahisle hak sahipliğinin birinin iptaline ilişkin işlemin iptali isteminin İDARİ YARGI YERİNDE GÖRÜLMESİ gerektiği hk.
K A R A R Davacı :M. E. Vekilleri :Av. T.H.Ö. Davalı :Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Vekili :Av. M. İ.T. O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilineBulgaristan'dan zorunlu göçe tabi tutulan Türksoydaşlarının iskânı amacıyla inşa edilengöçmen konutlarından hem İstanbul, hem de Bursa ilindeolmak üzere mükerrer bir biçimde iki ayrı konut tahsisiyapıldığından bahisle hak sahipliğinin birininiptaline ilişkin işlemin iptali istemi ile idari yargı yerindedava açmıştır. Davalı vekili süresiiçinde verdiği cevap dilekçesinde; İdarenin özelhukuk kurallarına göre yaptığısözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarınçözüm ve görümünde Adli Yargınıngörevli olduğu görüşüyle davanın görevyönünden reddi gerektiğini savunmuştur. ANKARA 4.İDAREMAHKEMESİ: 11.05.2017 gün ve E:2017/753 sayılıkararıyla; “idari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenlertarafından açılan iptal davalarının; idari davatürlerinden biri olduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. İdare, idare hukukualanında kamu gücüne dayalı olarak re'sen ve tek yanlıirade açıklaması sonucu tesis etmiş olduğuişlemlere, hukuk alanında yeni durumlar oluşturmasıylaidari işlem kimliği kazandırmakta ve kural olarak buişlemler özel yasal düzenlemeler dışında, idariyargı denetimine tabi bulunmaktadır. Dava konusu olayda,uyuşmazlığın Bulgaristan’dan zorunlu göçetabi tutulan Türk soydaşlarının iskânıamacıyla inşa edilen göçmen konutlarından, davacıyahem İstanbul, hem de Bursa ilinde olmak üzere mükerrer birbiçimde iki ayrı konut tahsisi yapıldığındanbahisle hak sahipliğinin birinin iptaline ilişkin işlemin iptaliisteminden kaynaklandığı, dolayısıyla dava konusuişlemin kamu gücü kullanılarak davalı idarenin tektaraflı tasarrufu kapsamında tesis edilen bir işlemniteliği taşıdığı sonucunaulaşıldığından uyuşmazlığıngörüm ve çözüme bağlanması idariyargı mercilerine ait olup; davalı idarenin görev itirazıyerinde görülmemiştir” görüşüyle davalıvekilinin görev itirazını reddetmiştir. Davalı vekilitarafından, süresi içinde verilen dilekçe ileolumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte YargıtayBaşsavcılığı’na gönderilmiştir. YARGITAY BAŞSAVCISI; “…26/09/2006tarih ve 26301 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5543sayılı İskan Kanununun 48. maddesi gereğiyürürlükten kaldırılan 14/06/1934 tarih ve 2510sayılı İskan Kanununun Ek 33. maddesinde, "Bulgaristan'dangöçe zorlanarak 01/01/1984 tarihinden sonra Türkiye'ye gelerekyerleşmek isteyen Türk soylu kişiler 14/06/1934 tarihli ve 2510sayılı Kanun hükümlerine göre Türkkültürüne bağlı serbest veya iskanlıgöçmen sayılır ve bunlar hakkında mezkur Kanundahüküm bulunmaması halinde 17/03/1982 tarihli ve 2641sayılı Kanun hükümleri (2 nci, üncü, 3üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeler hariç) kıyasenuygulanır" hükmüne; Ek 34. maddesinde, "Başbakan,Bulgaristan'dan zorunlu göçe tabi tutulup, Türkiye’yegelerek yerleşmek isteyen Türk soylu kişilerle ilgili olarak2510 sayılı İskan Kanunu çerçevesindeyapılacak işlemler ile alınacak kararların genelkoordinasyonu ve bu kişiler için yapılmakta olan veyayapılacak konutların proje, yapım, kontrol ve hak sahibiseçimi, bu taşınmazların hak sahiplerinedağıtım, kişiler adına temlik ve tapuda tescil ileborçlandırma konularında bir Bakanıgörevlendirebilir. Görevli Bakan, bu Kanun çerçevesindekendisine tanınan yetkisini valilere devredebilip' hükmüne yerverilmiştir. 26/09/2006 tarihinde yürürlüğe giren19/09/2006 tarih ve 5543 sayılı İskan Kanununun geçici 1.maddesinin 1. fıkrasında, Başbakanın, Bulgaristan'danzorunlu göçe tabi tutulup, Türkiye'ye gelerek yerleşmekisteyen Türk soylu kişilerle ilgili olarak bu Kanunçerçevesinde yapılacak işlemler ile alınacakkararların genel koordinasyonu ve bu kişiler için yapılanveya yapılacak konutların proje, yapım, kontrol ve hak sahibiseçimi, tahsis ve dağıtımı, kişiler adınatemlik ve tapuda tescili ile borçlandırma konularındaTOKİ Başkanını görevlendirebileceğibelirtilmiştir. Öte yandan,göçmen konutlarının dağıtım esas veprensiplerini belirlemek için hazırlanan Yönergenin 2.maddesinin D bendinde bir kişiye bir konut ve bir işyerinden fazlamülk tahsisi yapılamayacağı belirtilmiş, F bendinde,"Bu Yönergede belirtilen hususlara mugayir müracaatlarda tahsiskesinleşse bile iptal olunur. Kişi müktesep hak iddiasındabulunamaz, doğacak ayni ve nakdi zararların telafisini talepedemez" hükmüne yer verilmiştir. Bilindiği gibiAnayasanın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin, kendi eylemve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu kurala bağlanmış; 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun“İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı” kenar başlıklı 2. maddesinde, idaridava türleri: a) idari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalarolarak sayılmıştır. Dava konusu olayda, davalıidare ile davacı arasındaki ilişkinin kamu otoritesine veyetkisine dayalı, tek yanlı ve resen yapılan idari işlem veeylemden kaynaklanmadığı, davaya konu 19/10/2016 tarih ve 38534sayılı işlemde hak sahipliğinin birinin iptali içinyasal işlem başlatılacağının belirtilmesi dedikkate alındığında, taraflar arasındakiilişkinin bir özel hukuk ilişkisi olduğu kanaatinevarılmıştır. Uyuşmazlık Mahkemesinin02/11/2011 tarih ve E.-K.2011/146-230 sayılı kararında da benzerhususların vurgulandığı görülmektedir. Açıklanan nedenlerle,açılan davanın adli yargı yerinde görüm veçözümü gerekmektedir” şeklindekigerekçe ile 2247 sayılı Yasanın 10'uncu maddesiuyarınca olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Ahmet TevfikERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 25.09.2017 günlütoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; davalı Toplu Konutİdaresi Başkanlığı vekilinin anılan Yasanın10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde Davalı vekilince başvurudabulunması üzerine Yargıtay Başsavcısınca, 10.maddede öngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’ nindavada adli yargının Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Bulgaristan'dan zorunlugöçe tabi tutulan davacıya göçmenkonutlarından 2 adet konut tahsisi yapıldığındanbahisle, hak sahipliğinin birinin iptali işlemininbaşlatılması üzerine açılmıştır. 26/09/2006 tarih ve 26301sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5543 sayılıİskan Kanununun 48. maddesi gereği yürürlüktenkaldırılan 14/06/1934 tarih ve 2510 sayılı İskanKanununun Ek 33. maddesinde, "Bulgaristan'dan göçe zorlanarak01/01/1984 tarihinden sonra Türkiye'ye gelerek yerleşmek isteyenTürk soylu kişiler 14/06/1934 tarihli ve 2510 sayılı Kanunhükümlerine göre Türk kültürünebağlı serbest veya iskanlı göçmen sayılırve bunlar hakkında mezkur Kanunda hüküm bulunmaması halinde17/03/1982 tarihli ve 2641 sayılı Kanun hükümleri (2 nci,üncü, 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddelerhariç) kıyasen uygulanır" hükmüne; Ek 34.maddesinde, "Başbakan, Bulgaristan'dan zorunlu göçe tabitutulup, Türkiye’ye gelerek yerleşmek isteyen Türk soylukişilerle ilgili olarak 2510 sayılı İskan Kanunuçerçevesinde yapılacak işlemler ile alınacakkararların genel koordinasyonu ve bu kişiler içinyapılmakta olan veya yapılacak konutların proje, yapım,kontrol ve hak sahibi seçimi, bu taşınmazların haksahiplerine dağıtım, kişiler adına temlik ve tapudatescil ile borçlandırma konularında bir Bakanıgörevlendirebilir. Görevli Bakan, bu Kanun çerçevesindekendisine tanınan yetkisini valilere devredebilip' hükmüne yerverilmiştir. 26/09/2006 tarihinde yürürlüğe giren19/09/2006 tarih ve 5543 sayılı İskan Kanununun geçici 1.maddesinin 1. fıkrasında, Başbakanın, Bulgaristan'danzorunlu göçe tabi tutulup, Türkiye'ye gelerek yerleşmekisteyen Türk soylu kişilerle ilgili olarak bu Kanunçerçevesinde yapılacak işlemler ile alınacakkararların genel koordinasyonu ve bu kişiler için yapılanveya yapılacak konutların proje, yapım, kontrol ve hak sahibiseçimi, tahsis ve dağıtımı, kişiler adınatemlik ve tapuda tescili ile borçlandırma konularındaTOKİ Başkanını görevlendirebileceğibelirtilmiş, Göçmenkonutlarının dağıtım esas ve prensiplerini belirlemekiçin hazırlanan Yönergenin 2. maddesinin D bendinde birkişiye bir konut ve bir işyerinden fazla mülk tahsisiyapılamayacağı belirtilmiş, F bendinde, "BuYönergede belirtilen hususlara mugayir müracaatlarda tahsiskesinleşse bile iptal olunur. Kişi müktesep hak iddiasındabulunamaz, doğacak ayni ve nakdi zararların telafisini talep edemez"hükmüne yer verilmiştir. Anayasa’nın 125. maddesinin sonfıkrasında, idarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğanzararı ödemekle yükümlü olduğu kuralabağlanmış; 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde,idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları, idari dava türleri arasında sayılmış olup,davacıya tahsisi yapılan iki adet göçmen konutundanbirinin tahsisinin idarece iptal edilmesi işleminin de kamu gücükullanılarak davalı idarenin tek taraflı tasarrufukapsamında tesis edilen bir işlem niteliğinitaşıdığı ve kamu otoritesine ve yetkisine dayalı,tek yanlı ve resen yapılan idari işlem ve eylemlerdenolduğu açıktır. Açıklanannedenlerle, davanın görüm veçözümünde idari yargı yeri görevli bulunduğundan,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusunun reddinekarar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısının BAŞVURUSUNUN REDDİNE,25.09.2017 gününde, Başkan Nuri NECİPOĞLU veÜyelerden Ahmet Tevfik ERGİNBAY ile Ali ÇOLAK’ınKARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Turgay Tuncay VARLI KARŞI OY Uyuşmazlık konusuolayda idare tarafından tahsis işleminin tek taraflı iptalisöz konusu olmayıp, davacıya mevzuata aykırıolduğu bildirilerek iki adet hak sahipliğinden birinin iptaliiçin yasal işlem başlatılacağıbildirilmiştir. Henüz idarece gerçekleştirilmiş biriptal işlemi yoktur. Bu sebeple kamu otoritesine ve yetkisine dayalı,tek yanlı ve resen yapılan bir idari işlemden bahsetmeolanağı yoktur. Davacı mevcut bir idari işlemekarşılık değil, başlatılması muhtemel iptalişlemine karşılık yargıya başvurmuştur. Mahkememizin2011/146 E. 2011/230 K. sayılı ilamında da değinildiğiüzere, idare tarafından davacıya konut tahsisi yapılmaklataraflar arasında özel hukuk ilişkisi doğmakta olup, bundansonraki uyuşmazlıkların özel hukuk hükümlerinegöre çözümü gerekmektedir. Bu nedenlerle uyuşmazlığıngörüm ve çözümünde Adli Yargı yeriningörevli olduğu kanaatiyle sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyoruz. 25.09.2017 Başkan Üye Üye Muhalif Muhalif Muhalif NuriNECİPOĞLU AliÇOLAK Ahmet Tevfik ERGİNBAY
Full & Egal Universal Law Academy