T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 514
KARAR NO : 2017 / 555
KARAR TR : 25.09.2017
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza sonucu oluştuğu öne sürülen zararın rücuan tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : A. A.T. S. Ş.
Vekili
:Av. H. L. P.
Davalı : Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. A.Y.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacışirket tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan 06 …314 plakalı aracın 23.03.2013 tarihinde Ankara İliÇankaya İlçesi Ahmet Yesevi Sokağında seyirhalinde iken rögar kapağına çarpması sonucundameydana gelen trafik kazasında davalı idarenin kusurununbulunduğundan bahisle kaza sonucu araçta oluşan hasar nedeniylesigortalıya ödenen 10.500,34 TL’nin idareye başvurununyapıldığı 19.02.2014 tarihinden itibaren işletilecekyasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi ile idariyargı yerinde dava açmıştır.
Davalıvekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle görevyönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
ANKARA 9.İDARE MAHKEMESİ: 17.02.2017 gün ve E:2015/2424 sayıile “Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında;"İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararıödemekle yükümlüdür." hükmüne yerverilmiştir.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin(1-a) bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları ve (l-b)bendinde de, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhlel olanlar tarafından açılantam yargı davaları idari dava türleri arasındasayılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 11.01.2011 tarih ve 6099sayılı Kanunun 14. maddesi ile değişik "Görevlive Yetkili Mahkeme" başlıklı 110. maddesinde ise;"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayıhukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkezveya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir." kuralı yer almaktadır.
Öteyandan, 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresiGenel Müdürlüğü Kuruluş ve GörevleriHakkında Kanunun I. maddesinde; İstanbul Su ve Kanalizasyonİdaresi, İstanbul Büyük Şehir Belediyesinebağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzelkişiliğini haiz bir kuruluştur hükmüne yerverilmiş. 2.maddesinde İSKİ'nin görev ve yetkileribelirtilmiş olup, anılan maddenin (b) bendinde;Kullanılmış sular ile yağış sularınıntoplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılmasıve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılmasıveya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerdenbaşlanarak bu suların toplanacakları veyabırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisinetüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde buprojelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanlarıdevralıp işletmek ve bunların bakım ve onanınımyapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek, (d) bendinde; Suve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindekibelediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardakiyetkileri kullanmak İSKİ'nin görevleri arasındasayılmış ve anılan Kanunun ek 5. maddesinde; Bu Kanunundiğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanacağıhüküm altına alınmıştır.
Davadosyasının incelenmesinden, davacı şirket tarafındankasko sigorta poliçesi ile sigortalanan 06 BU 314 plakalıaracın, 23.03.2013 tarihinde Ankara İli, Çankayaİlçesi, Ahmet Yesevi Sokağında seyir halinde ikenrögar kapağına çarpması sonucunda meydana gelentrafik kazasında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundanbahisle, kaza sonucu araçta oluşan hasara karşılıksigorta şirketince sigortalıya ödenen 10.500.34.-TL'nin yasalfaiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiylegörülmekte olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Olayda,Mahkememizin 26.06.2014 tarih ve E:2014/914 K:2014/543 sayılıgörev ret kararının Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4.Kurulunun 30.04.2015 tarih ve E:2015/3576 K:2015/3099 sayılıkararıyla bozulduğu, Bölge İdare Mahkemesinin itirazüzerine verdiği kararlar kesin olduğundan söz konusu kararuyarınca davanın Mahkememizin E:2015/2424 sayılıdosyasına kaydedildiği, dava konusu uyuşmazlığınise yolların emniyetle kullanılmalarım sağlayacakşekilde gerekli tedbir almadan, su ve kanalizasyon hizmeti ile ilgiliçalışmaların ve altyapı tesislerininyapılmasından, diğer bir ifadeyle meydana gelen zararınidarenin hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklandığıanlaşıldığından, işbu davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesindesayılan tam yargı davası niteliğinde olduğu ve çözümününidari yargının ve Mahkememizin görev alanına girdiğisonucuna ulaşılmıştır” gerekçesiyle davalıidarenin görev itirazının reddine karar vermiştir.
Davalı idare vekilinin olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması yolundasüresi içerisinde verdiği dilekçesi üzerine davadosya örneği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nagönderilmiştir.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI: 06.07.2017 tarih ve 2017/36487sayılı yazısında; “Bilindiği gibi, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın gerekli görülen kavşaklara ve yerleretrafik ışıklı işaretleri, işaret levhalarıkoymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimleriningörev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesininbirinci fıkrasında, "Bir motorlu aracın işletilmesi birkimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahııt birşeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın birteşebbüsün unvanı veya işletme adı altındaveya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesihalinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsünsahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumluolurlar." hükmüne, beşinci fıkrasında ise"İşleten ve araç işleticisiteşebbüsün sahibi, aracınsürücüsünün veya aracın kullanılmasınayardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.''hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 106. maddesinde ise"Genel bütçeye dâhil dairelerle katmabütçeli idarelere, il özel idarelerine ve belediyelere, kamuiktisadi teşebbüslerine ve kamu kuruluşlarına ait motorluaraçların sebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanununişletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümleriuygulanır." hükmü getirilmiştir.
Öte yandan, 2918 sayılı Kanunun 6099 sayılıKanunun 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde,“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.” hükmübulunmaktadır.
UyuşmazlıkMahkemesinin 02/03/2015 tarih ve 2014/834 Esas ve 2015/79 Kararsayılı, 02/02/2015 tarih ve 2015/1 Esas 2015/43 Kararsayılı, 15/02/2016 tarih ve 2016/29 Esas ve 2016/65 Kararsayılı kararlarında da "2918 sayılı Yasanın19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ileAnayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararları ve konuyailişkin Uyuşmazlık Mahkemesi kararları gözönünde bulundurulduğunda, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, olayda; davacının yaralanmasına sebepolan kazanın karayolundaki eksikliklerden (tek yön, azami hıztabelası ile girilmez işaretinin bulunmamasından ve yayageçişini düzenleyen işaret, ışık velevhaların bulunmamasından) kaynaklandığı ve budurumun trafik güvenliği ve denetimi kapsamındabulunduğu" denilmek suretiyle bu tür davaların görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu vurgulanmıştır. Somut olaya ilişkindavanın da özel hukuk hükümlerine göre adli yargıyerinde görülmesi gerektiğidüşünülmektedir” şeklindeki gerekçe ile2247 sayılı Kanunun 10 ve 13. maddeleri gereğince, olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasına,dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınagönderilmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 25.09.2017günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; davalıvekilinin anılan Yasa’nın 10/2 maddesindeöngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilensüre içinde başvuruda bulunması üzerineYargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca, 10. maddedeöngörülen biçimde olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından,görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğuöne sürülen ve sigortalıya ödenen zararın rücuentazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağı;10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yollarıtrafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafikışıklı işaretleri, işaret levhaları koymakve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimleriningörev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
2918 sayılı Kanunun 110uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanitiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“… Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimikararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2,125 ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile davalı idare vekilinin görevitirazının reddine ilişkin Ankara 9.İdare Mahkemesinceverilen 17.02.2017 gün ve E:2015/2424 sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile davalı idare vekilinin görev itirazınınreddine ilişkin Ankara 9.İdare Mahkemesince verilen 17.02.2017gün ve E:2015/2424 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 25.09.2017gününde, Üyelerden Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Turgay Tuncay VARLI KARŞI OY 03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.25.09.2017 Üye Üye Süleyman HilmiAYDIN Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy