T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 475
KARAR NO : 2017 / 529
KARAR TR : 25.9.2017
ÖZET : Karayolunda meydana gelen tek taraflı trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi zararın davalı Karayolları Genel Müdürlüğünce tazmin edilmesi istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : C. K.
Vekilleri : Av. S. Ç., Av.Ö.T.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. Y.P.
AdliYargı
Yerindeİhbar
Olunan : İ. Y. T.E.San. ve Tic. Ltd. Şti
Vekili :Av. D.B.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; M. T.’in,müvekkiline ait 58 … 030 plaka numaralı kamyon ile 24.11.2014tarihinde Diyarbakır’dan Ergani istikametine doğru ilerlerken,davalı çalışanlarınca yol üzerinedökülmüş olan kum yığınınaçarptığını, hasar ve aracın tamirsüresinde çalışmaması nedeni ile müvekkilininzararının oluştuğunu; 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 7/a maddesi uyarınca '“yapım vebakımından sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri alma ve aldırma,'''yükümlülüğü olan davalı kurumçalışanlarının, yol üzerine kumdöktüğünü, 24.11.2014 tarihliÖlümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası TespitTutanağından da anlaşılacağı üzere; yolukullanan araç sürücülerinin yol üzerindeki kumyığınını fark etmelerini sağlayacak herhangi birtrafik işareti koymadığını, yolun trafiğekapalı olduğunu gösteren herhangi bir işaretlemeyapmadığını, aksine yolun trafiğe açıkolduğunu gösteren yol işareti koymak sureti ile kanun maddesindedüzenlenmiş olan yükümlülüğüneaykırı davrandığını, bu nedenlerle, sözkonusu kazanın meydana gelmesinde davalı kurumun kusurlu olduğunu,Tespit Tutanağında, sürücünün herhangi birkusurunun olmadığının da belirtildiğini; kazanınmeydana gelmesinde kusuru bulunan davalı kurumun, müvekkilininuğradığı zararları tazmin etmesi gerektiğiniifade ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmakkaydıyla, müvekkilinin uğramış olduğu 10.352,14TL zarar ile aracın tamir süresi boyuncakullanılamaması/çalıştırılamamasındandoğan zararların olay tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte tazmini istemiyle 26.12.2014 tarihinde adli yargıyerinde dava açmıştır.
DİYARBAKIR5.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 28.4.2015 gün ve E:2014/1194,K:2015/120 sayı ile, “(…) Tüm dosya kapsamınagöre; davacı, davalı Karayolları GenelMüdürlüğü'nü hizmet kusuru nedeniyle davaetmiştir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olandavalı kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardandolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir.İdari karar ve eylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunanzararın ödetilmesi istekleri 11.2.1959 günlü ve 17/15sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararındadeğinildiği üzere tam yargı davasının konusunuoluşturur. Bu davaların ise 2577 Sayılı İdariYargılama Usulü Kanunun 2.maddesi hükmünce idari yargıyerinde açılması gerekir. Bu nedenle dava dilekçesininyargı yolu bakımından reddi gerekmiş,aşağıdakihüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
1-Davada idariyargı görevli olduğundan dava dilekçesinin görevyönünden REDDİNE…” karar vermiş, temyizedilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesince, 5.10.2016 gün veE:2016/6242, K:2016/9443 sayı ile, vekalet ücreti yönündendüzeltilerek onanan karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
DİYARBAKIR3.İDARE MAHKEMESİ: 16.2.2017 gün ve E: 2017/537, K:2017/234sayı ile, “(…) 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun 13. maddesinde; "Karayolunun yapımı,bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütünkuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür.Çeşitli kişi, kurum ve kuruluşlar, karayoluyapısında yapacakları ve esasları yönetmeliktebelirtilen çalışmalarda; a) Yolun yapım ve bakımıile görevli kuruluştan izin almak, b)Çalışmaları, gerekli önlemleri alarak,aldırarak ve devamlılığını sağlayarak,trafik akımını ve güvenliğini bozmayacak tarzdayapmak, c) Zorunlu nedenlerle meydana gelen arıza, engel ve benzerlerinien kısa zamanda ortadan kaldırarak karayolunu kullananlara vearaçlara zarar vermeyecek duruma getirmek, d) Şehiriçikarayolu kenarında çeşitli tesislerin yapımısüresince; kaldırımlarda, tünel, tünelaydınlatılması ve benzerlerini yaparak güvenligeçiş sağlamak ve yaya yollarını trafiğeaçık bulundurmak, zorundadırlar. Buçalışmalar sırasında meydana getirilen tehlikelidurum ve engeller bütün sorumluluk, bunları yaratankişilere ait olmak üzere zabıtaca kaldırılır,yapılan masraflar sorumlulara ödetilir." hükmüne, 110.maddesinde ise; "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacınınmerkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Davadilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, davacı tarafından,kendisine ait 58 … 030 plaka numaralı aracın 24/11/2014 tarihindeDiyarbakır'dan Ergani istikametine doğru seyir halinde iken,davalı idare çalışanlarınca yol üzerinedökülmüş olan kum yığınınaçarpması sonucunda araçta meydana gelen maddi hasarnedeniyle uğranıldığı iddia edilen 10.352,14-TL zararile aracın tamir süresi boyunca kullanılamamasındandoğan zararların; olay tarihinden işleyecek yasal faiziylebirlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle görülmekte olandavanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda,aracın trafik kaza tespit tutanağında belirtilen mevkideseyrederken yol üzerine dökülmüş olan kumyığınına ön ve yan kısımlarıylaçarpıp yolun sağında bulunan 3,5 metrelikkaldırıma çıkması sonucu tek taraflıyaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydanageldiği, 2918 sayılı Kanunundan kaynaklanan sorumluluklarındavalı idarece yerine getirilmediği ileri sürülerekuğranılan zararın tazmininin istenildiği, bahsigeçen Kanun maddesinin; karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim,iş bu uyuşmazlığa konu iddialar ile benzer niteliktekitazminat istemlerine ilişkin bazı davalardaki görevuyuşmazlıkları hakkında Uyuşmazlık Mahkemesinin28/12/2015 tarih ve E:2015/931, K:2015/955 sayılı ve 05/05/2014 tarihve E:2014/540, K:2014/576 sayılı kararlarda da,uyuşmazlıkların görüm ve çözümününadli yargının görevine girdiğine karar verilmiştir.
Açıklanannedenlerle;
1-Davanın2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a.maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine…” karar vermiş, bu karar istinaf yolukullanılmaksızın kesinleşmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Ahmet TevfikERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 25.9.2017 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği; öte yandan, Yasa’nın 14. maddesinegöre olumsuz görev uyuşmazlığı bulunduğununileri sürülebilmesi için davanın “tarafları,konusu ve sebebinin aynı” olması koşulununöngörülmüş bulunması karşısında,adli ve idari yargı yerleri arasında her iki yargı yerinde ortaktaraf olan “Karayolları GenelMüdürlüğü” yönündengörev uyuşmazlığının doğduğu veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen tek taraflı trafik kazası nedeniyleuğranılan maddi zararın davalı Karayolları GenelMüdürlüğünce tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; aynıKanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerineaykırı hareket edenler hakkında suç veya cezatutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerindebelirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemekve gerekli işlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dava dosyalarınınincelenmesinden; davacıya ait olup başka birsürücünün yönetimindeki 58 … 030 plakanumaralı aracın 24/11/2014 tarihinde Diyarbakır'dan Erganiistikametine doğru seyir halinde iken, davalı idareçalışanlarınca yol üzerinedökülmüş olan kum yığınına çarpmasısonucunda araçta meydana gelen maddi hasar ile aracın tamirsüresi boyunca kullanılamamasından doğan zararlarınolayda, davalı Karayolları GenelMüdürlüğü'nün hizmet kusuru bulunduğundanbahisle tazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığın çözümündeadli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlakbir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklıdeğildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlıolması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilen kararı,yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevli olduğu;meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanında adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümünde adliyargı yeri görevli olduğundan; Diyarbakır 5.Asliye HukukMahkemesinin, 28.4.2015 gün ve E:2014/1194, K:2015/120 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, Diyarbakır 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin, 28.4.2015 gün ve E:2014/1194,K:2015/120 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.9.2017 gününde Üyelerden Süleyman HilmiAYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nın KARŞI OYLARI ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Turgay Tuncay
VARLI
KARŞIOY 3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580K:2015/592 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyoruz. 25.9.2017 Üye Üye Süleyman Hilmi AYDIN Turgay TuncayVARLI
Full & Egal Universal Law Academy