T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 504
KARAR NO : 2017 / 545
KARAR TR : 25.09.2017
ÖZET: Yurtdışında rahatsızlanan ve 5510 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli aylığı alan davacının tedavi giderinin ödenmesine ilişkin uyuşmazlığın İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : N. Ö.
Vekili : Av. Ö. Ö
Davalı : Sosyal Güvenlik Kurumu
Vekili : Av. A.. G.
OL A Y : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; Emekli Sandığından emekli olan davacınınyurtdışında bulunduğu sırada rahatsızlanmasısonucu yapılan tedavi nedeniyle ödediği 16.810,00-TLtutarındaki ilaç ve tedavi giderinin, yaşadığıkalp krizinin acil müdahale gerektiren bir vaka olduğu, Almanya ileyapılan sosyal güvenlik sözleşmesinin kendisini dekapsadığı, sosyal güvenlik kurumlarının tekçatı altında toplandığı, bu nedenle SSK veEmekli Sandığı yönünden sigortalılarınayrıma tabi tutulamayacağı ileri sürülerek davatarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
İZMİR2. İDARE MAHKEMESİ:15.3.2016 gün ve E:2016/107, K:2016/354 sayılıkararı ile “Dava, Emekli Sandığından emekli olandavacının yurtdışında bulunduğu sıradarahatsızlanması sonucu yapılan tedavi nedeniyleödediği 16.810,00-TL tutarındaki ilaç ve tedavi giderinindava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminiistemiyle açılmıştır.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin3. fıkrasında, dava dilekçelerinin; görev ve yetki, idarimerci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin veyürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı,süreaşımı yönlerinden sırasıylainceleneceği; anılan Yasanın 15. maddesinin l/a fıkrasındada, 14. maddenin 3/a bendine göre adli ve askeri yargınıngörevli olduğu konularda açılan davaların reddinekarar verileceği hükme bağlanmıştır.
5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu'nun Geçici 4. maddesinde " Bu kanunda aksine birhüküm bulunmadığı takdirde, iştirakçiiken, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle,bu kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamına almanlar, bu kanunun yürürlüğe girdiğitarihten önce 5434 sayılı Kanunun hükümlerine tabiolarak çalışmış olup, bu kanunun 4. maddesininbirinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmayabaşlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri dedâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göreişlem yapılır." düzenlemesine yer verilmiş, 102.maddesinde idari para cezalarına karşı İdare Mahkemelerindedava açılabileceği, 101. maddesinde ise; bu Kanunda aksinehüküm bulunmayan hallerde bu kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıkların İş Mahkemelerindegörüleceği kurala bağlanmıştır.
5502sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu' nun 1 maddesin 2fıkrasında; bu Kanun ile Kuruma görev ve yetki veren diğerKanunların (5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 1479 sayılıBağ-Kur Kanunu) hükümlerini uygulamak üzere kamu tüzelkişiliğine haiz Sosyal Güvenlik Kurumunun kurulduğubelirtilmiş 5510 sayılı Kanunun Geçici 12. maddesinin 2.fıkrasında yer alan "Kamu idarelerinin sağlıkhizmetlerinin sağlanmasına ilişkin görevler,yürürlükten kaldırılan kanunlardaki hak veyükümlülükler çerçevesinde ilgili kayıtve işlemler Kurum tarafından devralman tarihe kadar devam eder. Devirsüreci üç yıl içinde tamamlanır."düzenlemesine yer verilmiştir.
MaliyeBakanlığınca çıkarılan ve 31.12.2009 tarih ve27449 (5. Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan"Kamu Personelinin Sağlık Hizmetlerinin Sosyal GüvenlikKurumuna Devrine ilişkin Tebliğ" ile de kamu personelinin 14.012010 tarihine kadar (bu tarih dâhil) almış olduğusağlık hizmetlerinin kamu personelinin kurumlan tarafındankarşılanacağı, bu tarihten sonraki (15.01.2010 tarihiitibariyle) sağlık hizmetlerinin ise kamu personelininsağlık hizmetlerinin devredildiği Sosyal Güvenlik Kurumuncakarşılanacağı kurala bağlanmıştır.
Dosyanınincelenmesinden; davacının turistik amaçla Almanya'dabulunduğu 04.01.2012 tarihinde kalp krizi geçirdiği,12.01.2012 tarihine kadar yoğun bakımda tedavigördüğü, olay anından itibaren yapılan tıbbiyardımlar karşılığında ödediğitutarın tarafına ödenmesi istemiyle 30.01.2012 tarihindeyaptığı başvurunun, Alsancak Sağlık SosyalGüvenlik Merkez Müdürlüğünün 08.02.2012tarih ve 1945845 sayılı işlemiyle reddedilmesi üzerinebakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Yukarıdayer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden;5510 sayılı Yasadan önce 5434 sayılı Kanuna tabiolanların da 5510 sayılı kanun kapsamınaalındıkları, 5754 sayılı Kanunyürürlüğe girinceye kadar emekli sandığınatabi olanlara maddi hukuk anlamında 5434 sayılı Kanunun uygulanacağı,bu uygulamanın kanuni haklarla ilgili olup bu kesimi 5510 sayılıyasa dışına (tek çatı sistemi dışına)çıkarmadığı, maddi hukuk yönündenişlemin SGK tarafından tesis edileceği ve 5510 sayılıKanunun öncelikli kanun olduğu, bu yönüyle, bu kesimleilgili "5434 sayılı yasaya göre işlemyapılmasının" 5510 sayılı Yasadan kaynaklanangenel uygulamayı bertaraf etmeyeceği sonucunavarılmaktadır.
Kamupersonelinin sağlık hizmetlerinin 15.1.2010 tarihi itibariyle SosyalGüvenlik Kurumuna devredilmesi sonucunda 5510 sayılı Kanun, kamupersoneli ve bunların emeklileri yönünden 15.01.2010 tarihiitibariyle bütünüyle uygulanabilir hale gelmiş olup kamupersoneli ve emeklilerinin 15.01.2010 tarihine kadar almışolduğu- sağlık hizmetlerinin bedelinin ödenmemesindenkaynaklanan uyuşmazlıkların, kamu personeli ve emeklileriyönünden ayrım yapılmaksızın idari yargıda;bu tarihten sonra yani kamu personelinin ve emeklileri hakkında 5510sayılı Kanunun bütünüyle uygulanmayabaşlamasından sonraki süreçte ortaya çıkanbireysel uyuşmazlıkların ise adli yargı yerindegörülmesi gerekmektedir.
Olayda,davacı hakkında tesis edilen ve dava konusu edilen işlem15.01.2010 tarihinden sonraki bir tarihe ait olduğundan ve buyönüyle uyuşmazlık adli yargının görevalanına girdiğinden, davanın görev yönündenreddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanannedenlerle, 2577 sayılı Kanunun 15/1-a hükmü uyarıncadavanın görev yönünden reddine” karar vermiş, kararın07/06/2016 tarihinde kesinleştiğianlaşılmıştır.
Davacı vekili, bu kez aynı istemle adliyargı yerinde dava açmıştır.
İZMİR1. İŞ MAHKEMESİ: 28.11.2016 gün ve E:2016/338, K:2016/294 sayılıkararı ile “5510 sayılı Yasanın geçici 4.Maddesi 4 ve 5. Fıkralarında "bu kanunda aksine birhüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi ikenbu kanun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu kanunun4. Maddesinin l/c bendi kapsamına alınanlar, bu kanununyürürlüğe girdiği tarihten önce 5434sayılı kanun hükümlerine tabi olarakçalışmış olup, bu kanunun 4. Maddesinin l/cfıkrası bendine tabi olarak yeniden çalışmayabaşlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri dedâhil 5434 sayılı kanun hükümlerine göreişlem yapılır. Bu fıkra kapsamına girenlerden, 375sayılı kanun hükmünde kararnamenin ek 10. Maddesikapsamında bulunanların emekli kesenekleri ile kurumkarşılıklarının hesabında, işgal ettiklerikadrolar için ilgili mevzuatında belirlenen unsurlar esasalınır. Bu madde kapsamına girenlerinaylıklarının bağlanması, arttırılması,azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptanödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğerödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bukanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil5434 sayılı kanun hükümlerine göre işlemyapılar ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829sayılı kanun hükümleri ayrıca dikkatealınır" düzenlemesi yer almakta olup mülga 5434sayılı yasayla ilgili söz konusu düzenleme itibariyle kurumtarafından davacının talebiyle ilgili yapılandeğerlendirmenin idari işlem niteliğinde olduğu bununlailgili çekişmeye bakma yerine idare mahkemeleri görevalınana girdiği anlaşılmaktadır”gerekçesiyle davanın yargı yolunun caiz olmamasınedeniyle usulden reddine karar vermiş, karar taraflarca istinafedilmeyerek 14.04.2017 tarihinde kesinleşmiştir.
Oluşanolumsuz görev uyuşmazlığınınçözümü için davacı vekili 21.06.2017 tarihlidilekçeyle Mahkememize başvurmuştur.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 25.09.2017günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; idari ve adliyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, EmekliSandığından 59375012.0 sicil numarasıyla emeklimaaşı alan davacıya turistik amaçlı bulunduğuAlmanya’da geçirdiği kalp krizi sonucu 04.01-17.01.2012tarihleri arasında yapılan tedavi gideri ve ilaç bedeli 7.182Euro’nun dava tarihindeki karşılığı 16.810,00 TL’ninyasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyleaçılmıştır.
31.05.2006tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devletmemurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş,beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hak vehükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılıKanun hükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754 sayılıKanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyle açılan davaAnayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58sayılı kararı ile reddedilmiştir.
5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı ret ile sonuçlandırmakla birlikte; sözkonusu kararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir…Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanın bütünlüğüve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanun hükümlerininuygulanması ile ortaya çıkan uyuşmazlıklarınçözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılıkgörülmemiştir.
Ancak,yukarıda açıklandığı üzere 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce statüde bulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ileilgili sosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasındandoğan idari işlem ve idari eylem niteliğindekiuyuşmazlıklarda idari yargının görevinin devamedeceği açıktır…”
Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesikararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Kaldıki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki“…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararıesas alınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır.
Budurumda, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğegirmesinden önce iştirakçi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli,dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar vediğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında bulunan, 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girdiği tarihte devlet memuruolarak emekli olan davacı tarafından açılan davanın,görüm ve çözümünün idari yargıyerinde görüleceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü idariyargı yerinin görevine girdiğinden, İzmir 2. İdareMahkemesinin 15.03.2016 gün ve E:2016/107, K:2016/354 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İzmir 2.İdare Mahkemesinin 15.03.2016 gün ve E:2016/107, K:2016/354sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.09.2017gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Turgay Tuncay
VARLI
Full & Egal Universal Law Academy