T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 474
KARAR NO : 2017 / 528
KARAR TR : 25.9.2017
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararının davalı idarelerce giderilmesi isteminden ibaret bulunan rücuen tazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A. A. T. S. Ş.
Vekili : Av. B.O.
Davalı lar: 1- Bingöl Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. N.H.
2- Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. İ.Ö.D.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilişirket bünyesinde kasko sigortası bulunansigortalıları üzerine kayıtlı olan S. T.’a ait12 … 664 plakalı aracın 03.06.2014 tarihinde D-300 Karayoluİstikametinden, Bingöl ili, Saray Mahallesi, Karanfil Sokakİstikametine seyir halinde iken kaza yaptığını vemaddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini; olaydaaracın, Karanfil Sokağa döndüğü sırada, yolüzerinde bırakılan 100 cm uzunluğunda, 80 cm eninde ve 40cm yüksekliğinde üzerinde 4 adet bordür taş bulunantahta palete çarptığını, çarpmaneticesinde kamyonun ön alt koruma, radyatör ve motor kartelkısmının hasar görmesi neticesinde hasar meydanageldiğini; kazanın oluşumunda davalı kurumların,ilgili trafik kazası tutanağına göre % 100 kusurlu,diğer sürücünün kusursuz olduğunu; kazasonrası aracın tamir ettirildiğini, ilgili meblağın,davalılardan yazılı bir şekilde talep edildiğini ancakdavalıların bugüne kadar herhangi bir ödeme yapmadığını;TTK 1301 maddesinin, Sigortacıya ödediği tazminatıhaksız fiil ile zarara sebebiyet verenlerden ve haksız fiildensorumlu olanlardan mevcut kusur oranına göre geri alma hakkıtanıdığını; sigortalıya ödenilen veharici çabalara rağmen davalılardan tahsil edilemeyen;5.402.00 TL’nin, davalı kurumlardan tahsili için iş budavayı açma zarureti hasıl olduğunu ifade ederek;5.402.00 TL tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydı ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek TC. MerkezBankasının uyguladığı en yüksek Reeskont avansfaizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilinekarar verilmesi istemiyle 6.5.2015 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
BİNGÖL2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 8.5.2015 gün ve E:2015/168, K:2015/322sayı ile, “(…) Dava, trafik kazası nedeniyle ödenenaraç hasar bedelinin kusurlu taraftan rücuen tahsili istemineilişkindir. Yani dava, Türk Ticaret Kanunu’nun 1301.maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Dosyakapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde;Dosyada mevcut kaza tespit tutanağından, davacıya kaskosigortası ile sigortalı aracın karayolunda gitmekte iken, yolüzerinde bırakılan, 100 cm uzunluğunda 80 cm eninde ve 40cm yüksekliğinde üzerinde 4 adet bordur taş bulunan tahtapalete, aracının alt kısmı ileçarptığı, bu çarpma neticesinde kamyonun önalt koruma, radyatör ve motor kartel kısmının hasargörmesi neticesinde hasar meydana geldiğianlaşılmaktadır. Dava konusu olay, davalılarKarayolları Genel Müdürlüğü ve BingölBelediyesi'nin hizmet kusurundan kaynaklanmaktadır.
DavalıKarayolları Genel Müdürlüğü ve BingölBelediyesi, kamu tüzel kişisi olup, görmekleyükümlü bulunduğu kamu hizmetleri sırasındaverdiği iddia olunan zararlardan dolayı sorumluluğu özelhukuk hükümlerine tabi değildir. Kamu tüzelkişilerinin, yasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerikullanırken oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmetkusurundan kaynaklanmakta olup, bu zararların tazmini amacıylaanılan idarelere karşı hizmet kusurlarına dayanılarakİdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanunu’nun 2.maddesi hükmü uyarınca, idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerekmektedir.
Bir kamuhizmeti görmekle yükümlü davalı idareye 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 7/a maddesindekarayollarında can ve mal güvenliği yönünden gereklidüzenlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak görevleriverilmiş bulunmaktadır. Bu görevin 2918 sayılıYasa’da verilmiş olması bunun ihlali nedeniyle oluşacakzarardan dolayı idarenin özel hukuk hükümlerine tabiolacağı sonucu çıkarılamaz. Esasen 2918sayılı Yasa’nın hukuki sorumluluğa ilişkin 85.ve onu izleyen maddelerinde araç işletenin sorumluluğudüzenlenmiş olup, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanansorumluluğu bu yasa kapsamı dışında tutulmuştur.
Yargıyolu, dava şartlarından olup mahkemece davanın hersafhasında res'en gözetilmesi gerekir. Eldeki dava, idarenin hizmetkusuruna dayanılarak açılmıştır. Hizmetkusurundan kaynaklanan davalarda 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunun 2. maddesi uyarınca idari yargınıngörevli olduğu, yargı yolunun kamu düzeni ile ilgiliolması sebebiyle yargılamanın her aşamasında resengöz önünde bulundurulabileceği anlaşılmakla davadilekçesinin yargı yolu bakımından reddine kararverilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yolunagidilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda AçıklandığıÜzere;
1-İşbu davaya bakmakta idari yargı görevli olduğundan davadilekçesinin yargı yolunun caiz olmaması nedeniyleREDDİNE…” karar vermiş, bu karar temyiz edilmeksizinkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ERZURUM2.İDARE MAHKEMESİ: 1.6.2017 gün ve E: 2016/1659 sayı ile,“(…) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun1.maddesinde; Kanunun amacının Karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemek olduğu; "Kapsam" başlıklı2.maddesinde; bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu Kanunun Karayollarındauygulanacağı, 10.maddesinde; yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan, 2918 sayılı Yasa'nın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasa'nın 14.maddesiyle değişik 110.maddesinde;"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir" hükmüne, Geçici21.maddesinde de; "Bu Kanunun 110.maddesinin 1.fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz." denilmiştir.
Aynıkonuda Belediye aleyhine İdare Mahkemesinde açılan başkabir tazminat talepli tam yargı davasında, İdare Mahkemesi 2918sayılı Yasa'nın 110. maddesinin 1. fıkrasınınbirinci ve ikinci cümlelerinin Anayasaya aykırı olduğukanısına varmış, İdare Mahkemesinin bu ikicümlenin iptali istemiyle yaptığı başvuruyu inceleyenAnayasa Mahkemesi 08.12.2011 gün ve E:2011/124, K:2011/160sayılı, 08.11.2012 gün ve E:2012/118, K:2012/170sayılı ve 28.5.2013 gün ve E:2013/59, K:2013/68 sayılıaynı içerikli kararları ile; "2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesinin 1.fıkrasında, bu Kanun’dan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkemeise İdare Mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkemedeğildir. Başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniylereddi gerekir.” kararına varmıştır.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirket tarafındansigorta edilen ve Ç. S.'ın sevk ve idaresinde bulunan 12 …664 plaka sayılı aracın D-300 karayolundan Bingöl ili,Saray Mahallesi, Karanfil Sokağa döndüğü sıradakaza yapması nedeniyle oluştuğu ileri sürülen5.402,00.-TL zararın, ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ilebirlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla,2918 sayılı Yasa'nın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin benzer bir konuda İdare Mahkemesi’nin davayabakmakla görevli bulunmadığı yolundaki kararlarıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininKarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim,01.08.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi'nin(Hukuk Bölümü) 01.07.2013 gün ve E: 2013/762 K:2013/1083sayılı kararı da aynı yöndedir.
20/05/2016tarihli ara kararla Bingöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2015/168,K:2015/322 sayılı görevsizlik kararına ilişkin davadosyasındaki tüm bilgi ve belgelerin birer sureti istenilmişolup, görevsizlik kararının kesinleşme şerhi ile davadosyası içeriğindeki tüm bilgi ve belgeler davadosyamızın içeriğindedir.
Açıklanannedenlerle; adli yargının görev alanına giren davadaMahkememizin görevli olmadığına, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesineve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar ertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Ahmet TevfikERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 25.9.2017 günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasınınMahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararının davalı idarelerce giderilmesiisteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiş;aynı Kanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dava dosyalarınınincelenmesinden; davacı şirket tarafından sigortalı 12 …664 plakalı aracın 03.06.2014 tarihinde D-300 karayolu istikametindenBingöl İli, Saray Mahallesi yönüne seyir halinde ikenBingöl İli, Saray Mahallesi, Karanfil Sokağadöndüğü sırada yol üzerinde bırakılantahta palete çarpması sonucu meydana gelen kaza nedeniyle, sigortalıyaödenen 5.402,00 TL'nin, olayda davalıların hizmet kusurubulunduğu ileri sürülerek, ödeme tarihinden itibarenişletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden rücuentazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargı kollarındagörülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanantüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, davanın görüm ve çözümünde adliyargı yeri görevli olduğundan; Erzurum 2. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Bingöl 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin8.5.2015 gün ve E:2015/168, K:2015/322 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Erzurum 2. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ileBingöl 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 8.5.2015 gün ve E:2015/168,K:2015/322 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.9.2017 gününde Üyelerden Süleyman HilmiAYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nın KARŞI OYLARI ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Turgay Tuncay
VARLI
KARŞI OY
03.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 ve E:2015/580 K:2015/592 sayılı kararlarında belirtilmişolan düşünceler doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.25.9.2017
Üye Üye
Süleyman Hilmi AYDIN Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy