T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 427
KARAR NO : 2017 / 524
KARAR TR : 25.9.2017
ÖZET :Trafikte seyir halinde iken mıcırlı yolda direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücünün, yol kenarında banket üzerinde bekleyen davacıların yakını olan kişiye çarpması nedeniyle meydana gelen ölüm olayı sonucu uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacılar : 1-A. A. (Kendi Adına Asaleten, H. A.,
H. A., A. A., S. A., M. A.,
Z. A. Adına Velayeten)
2-H. A.
3-S. A.
Vekili : Av. N. T.(AdliYargıda)
Davalılar : 1- Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili :Av. A. O. K.
2- A.A.(Yalnızca AdliYargıda)
O L A Y :1-Davacılardan A. A.'nın eşi ve diğer davacılarınannesi olan H. A.'nın, Siirt-Batman karayolu kenarında beklemekteiken 56 AH 574 plaka numaralı aracın mıcırlı alandahakimiyetini kaybederek H. A.'ya çarpması sonucuölümüne neden olması sebebiyle karayolunun bakımıhususunda davalı kurumun kusuru bulunduğu iddiasıyla85.674,00-TL maddi ve 60.000-TL manevi tazminatın ödenmesinehükmedilmesi istemiyle Karayolları GenelMüdürlüğüne karşı idari yargı yerindedava açılmıştır.
DİYARBAKIR3.İDARE MAHKEMESİ: 17.2.2011 gün ve E:2011/340, K:2011/42sayı ile, “(…) 2576 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 14.maddesinin 3/a bendinde dava dilekçeleriningörev bakımından inceleneceği, 15.maddesinin 1/a bendindeadli yargının görevli olduğu konularda açılandavaların reddine karar verileceği hükmebağlanmıştır.
6009sayılı Tebligat Kanunu Ve Bazı Kanunlarda DeğişiklikYapılmasına Dair Kanun'un 14.maddesi ile değişen 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 110. maddesinde,işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavalarının, adli yargıda görüleceği kuralabağlanmıştır.
Davadilekçesi ve eklerinin incelenmesinden; davacıların eşive annesi olan H. A. yol kenarında beklemekte iken, seyir halindeki 56 …574 plaka numaralı aracın yolda bulunan mıcır nedeniyledireksiyon hakimiyetini kaybederek H. A.'ya çarptığı vebu olay neticesinde anılan şahsın öldüğü,ölüm nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararlarıntazmini istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmıştır.
Yukarıdaalıntısı yapılan Kanun hükmü uyarınca, 2918sayılı Kanun'dan doğan sorumluluk davalarında adliyargının görevli olduğu, olayda kazanın yolda bulunanmıcırdan kaynaklanması nedeniyle davalı kurumun 2918sayılı Kanun'dan doğan bir sorumluluğu bulunduğuanlaşıldığından davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Yasasının 15/1 -a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine…” karar vermiş, bu karartemyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
2-Davacılarvekili bu kez, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakkaydıyla trafik kazasında meydana gelen ölüm nedeniyledavalı kurumun hizmet kusuru ile diğer davalı A.A.’inkusurundan dolayı 85.674,00 TL maddi ve 60.000,00 TL manevitazminatın olay tarihi olan 26.05.2010 tarihinden itibaren işleyecekfaizi ile birlikte davalıların müştereken vemüteselsilen sorumlu olduğu kabul edilerek tahsili istemiyleKarayolları Genel Müdürlüğü ve A. A.’ekarşı adli yargı yerinde dava açmıştır.
Davacılarvekili, 26.5.2011 tarihindeki 1.oturumda, davacı A. A. hakkındakidavalarından feragat ettiklerini beyan etmiştir.
a-Siirt2.Asliye Hukuk Mahkemesi; 13.6.2013 gün ve E: 2012/80, K:2013/394sayı ile, uyuşmazlığın esasını inceleyerek;davalı sürücü A.'nin % 80 oranında, davalıKarayolları Genel Müdürlüğü'nün % 20oranında kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulkısmen reddi ile davalı A. yönünden maddi ve manevitazminat istemlerine yönelik olarak açılan davanındavacıların vazgeçmesi ve davalı A.'nin muvafakatettiği gerekçesi ile açılmamışsayılmasına, davalı Karayolları GenelMüdürlüğü yönünden ise davacılar A., H.ve S. A.'nın zararının bulunmadığıgerekçesi ile maddi tazminat istemlerinin reddine, H., Z., S., M., H. veA. için toplam 12.565,59.-TL maddi tazminat, ayrıca tümdavacılar için ayrı ayrı 3.000,00.-TL olmak üzeretoplam 27.000,00.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile tahsiline karar vermiş; bu karardavalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekilitarafından temyiz edilmiştir.
b-Yargıtay17.Hukuk Dairesi: 24.3.2015 gün ve E: 2013/16935, K:2015/4835 sayıile, “(…) 1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destektenyoksun kalma nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılarındesteği Hulkiye'nin davalı A. A.'in idaresindeki aracın yoldakimıcır nedeni ile meydana gelen kaza sonucu vefat ettiğiiddiasıyla Karayolları Genel Müdürlüğüaleyhine açılan davada mahkemece, davalı KarayollarıGenel Müdürlüğü yönündenuyuşmazlığın esasına girilerek davanınkısmen kabul kısmen reddine karar verilmişse de,Karayolları Genel Müdürlüğü kamu tüzelkişisi olup, kamu hizmeti görmekle yükümlübulunmaları nedeniyle kamu hizmetleri sırasında verdikleri iddiaolunan zararlardan dolayı oluşan sorumlulukları özel hukukhükümlerine tabi değildir. Kamu tüzel kişilerininyasalar tarafından kendilerine verilen görev ve yetkilerinkullanılması sırasında oluşan zararlar niteliğiitibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararlarıntazmini amacıyla anılan idarelere karşı hizmetkusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun'un 2.maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir. Ohalde mahkemece, hizmet kusuruna dayanılarak davalı KarayollarıGenel Müdürlüğü aleyhine açılan bu davadaadli yargının yargı yolu bakımından görevsizbulunması nedeniyle davalı Karayolları GenelMüdürlüğü yönünden dava dilekçesiningörevsizlik nedeniyle reddine hükmedilmesi gerekirken,yazılı olduğu biçimde karar verilmesi yerindegörülmemiştir.
Bozma nedeninegöre davalı Karayolları Genel Müdürlüğüvekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yerolmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda(1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıKarayolları Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarınınkabulü ile hükmün BOZULMASINA…” kararvermiştir.
c- Siirt2.Asliye Hukuk Mahkemesi; 22.10.2015 gün ve E:2015/550, K:2015/676sayı ile, “(…) Mahkememizce yapılan yargılama,davacı ve davalı vekili dilekçeleri ve dosyada mevcutdiğer belgeler incelendiğinde; dava konusutaşınmazların mahallinde yapılan keşif sonrasıalınan bilirkişi raporları ve Yargıtay bozma ilamınazara alınarak hizmet kusuruna dayanılarak davalı KarayollarıGenel Müdürlüğü aleyhine açılan bu davadaadli yargı yolunun caiz olmadığı tam yargıdavalarının idari yargıda açılabileceğigözönüne alınarak görevsizlik kararıverilmiş ve aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesiyukarıda açıklandığı üzere;
1-Davada adliyargının yargı yolunun görevsiz bulunması nedeniyledavalı Karayolları Genel Müdürlüğünekarşı açılan davanın görevsizlik nedeniyleREDDİNE,
2-Davacınınidari yargıya dava açmakta muhtariyetine…” kararvermiş; bu karar davacılar vekili tarafından temyizedilmiştir.
d-Yargıtay17.Hukuk Dairesi; 23.5.2016 gün ve E:2016/4788, K:2016/6255 sayı ile,“(…)2247 Sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'ninKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesinde;"Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler.
Yargımerciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin davadosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ilebirlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilir" hükmü düzenlenmiştir.
Dosya kapsamınagöre, davacı tarafından eldeki dava açılmadanönce, Diyarbakır 3. İdare Mahkemesi'ne aynı istemle davaaçıldığı, dava konusuuyuşmazlığın adli yargıda görülmesigerektiği gerekçesiyle yargı yolu bakımındandavanın reddine karar verildiği görülmüş ancak bukararın kesinleşip kesinleşmediğianlaşılamamıştır.
Bu durumdamahkemece, idare mahkemesi kararının kesinleşmişolması halinde eldeki dava dosyası yönündenyargılamayı durdurmak suretiyle (UMK m. 19/1) , dosyanınkül halinde yargı yolu uyuşmazlığınınçözümlenmesi açısından UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderilmesi, bu mahkemece verilecek karar beklenereksonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekildehüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıdaaçıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyizitirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA…”karar vermiştir.
e-SİİRT 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 23.2.2017 gün ve E:2016/582, K:2017/115 sayı ile, davanın başlangıçtanberi geçirdiği bütün aşamalarınaayrıntılı şekilde yer verdikten sonra; (…)Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/05/2016 tarih ve 2016/4788 Esas2016/6255 Karar sayılı ilamına uyulmasına kararverilmiştir.
Diyarbakır3.İdare Mahkemesine müzekkere yazılarak, 2011/340 Esassayılı dosyalarının akıbetinin sorulması,kesinleşmiş ise kesinleşme şerhli onaylıörneğinin Mahkememize gönderilmesinin istenilmiş olup,gelen yazı cevabından Diyarbakır 3. İdare Mahkemesinin2011/340 Esas sayılı dosyasında verilen görevsizlikkararının 25/03/2011 tarihinde kesinleştiğininbildirildiği görülmüştür.
Mahkememizceyapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birliktedeğerlendirildiğine, dava konusu taşınmazlarınmahallinde yapılan keşif sonrası alınan bilirkişiraporları ve Yargıtay bozma ilamı nazara alınarak hizmetkusuruna dayanılarak davalı Karayolları Genel Müdürlüğüaleyhine açılan bu davada adli yargı yolunun caizolmadığı kanaatine varılarak aşağıdakişekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
1-Davanınİdari Yargının Görev alanına girdiğianlaşıldığından ve Diyarbakır 3. İDARE MAHKEMESİNİN2011/340 Esas, 2011/42 Karar sayılı ilamı ile aynı konuyailişkin görevsizlik kararı verildiğinden YARGILAMANINDURDURULMASINA,
2-Dosyanınolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiiçin UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNEGÖNDERİLMESİNE…” karar vermiş, bu karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir.
Siirt 2.AsliyeHukuk Mahkemesi; 13.6.2017 gün ve E:2016/582 sayılı bir üstyazıyla dosyayı Uyuşmazlık Mahkemesinegöndermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Ahmet TevfikERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 25.9.2017 günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasanın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olaykısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu venedeni aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş bir görevsizlikkararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayıinceleyen adli yargı yerinin sahip olduğu seçenekler ileverdiği karar bakımından bir değerlendirmeyapılması gerekmektedir.
1-2247sayılı Yasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarcaileri sürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerineadli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bukararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.
2- 2247sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeriyargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler.” hükmüne göre ise, adliyargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlikkararı veren idari yargı yerine ait olduğunu belirtengerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu daiçermesi gerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması durumunda her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma istencini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme oranla dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır.
Olayda, adliyargı yerince, davada idari yargının görevli olduğubelirtilerek görevsizlik kararı verilmekle birlikteyargılamanın durdurulmasına da hükmedilmiş vekararın kesinleşmesinden sonra, idari yargıya ilişkindava dosyası temin edilmeden re’sen Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmuştur.
Bu haliyle, Siirt2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce re’sen yapılan başvuru, 2247sayılı Yasa’da öngörülen yöntemeuymamaktadır.
Ancak, adli veidari yargı yerleri arasında olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, Asliye Hukuk Mahkemesince,2247 sayılı Yasa’nın 14 ve 19. maddelerindeöngörülen durumun aksine, önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası temin edilmedenUyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğu görülmekteise de; dava konusuna ilişkin bilgi ve belgeler ile idari yargıkararının kesinleşme durumunu gösteren birörneğinin dosyada bulunduğu, bu nedenle idari yargıdosyasının istenilmediği ve sonuçta usule ilişkinbaşka bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, trafikteseyir halinde iken mıcırlı yolda direksiyon hakimiyetinikaybeden sürücünün, yol kenarında banket üzerindebekleyen davacıların yakını olan kişiye çarpması nedeniyle meydana gelen ölüm olayı sonucuuğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; 26.05.2010 günüsürücü A.A.’in, yönetimindeki 56 … 574plakalı araç ile Siirt il merkezi istikametine seyir halinde ikenKezer köprüsü çıkışında, gidişegöre yolun sol şeridinde seyir halinde iken taşıt yoluiçerisinde bulunan mıcırlı alanda aracın direksiyonhâkimiyetini kaybederek yolun gidiş istikametine göre sağtarafından yoldan çıkarak banket üzerinde bekleyen,davacılardan A.A.'nın eşi ve diğer davacılarınannesi olan H. A.’ya çarparak ölümüne nedenolduğu; karayolunun bakımı hususunda davalı kurumun kusurubulunduğu iddiasıyla uğranılan maddi ve manevitazminatın ödenmesine hükmedilmesi istemiyle (KarayollarıGenel Müdürlüğüne karşı) davaaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca,başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Siirt 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusunun reddi ile, ayrıca aynı Mahkemece verilen 23.2.2017 gün ve E:2016/582,K:2017/115 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Siirt 2.Asliye HukukMahkemesinin BAŞVURUSUNUN REDDİ ile ayrıca aynı Mahkemeceverilen 23.2.2017 gün ve E:2016/582, K:2017/115 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.9.2017gününde Üyelerden Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Turgay Tuncay
VARLI
KARŞI OY
3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580K:2015/592 sayılı kararında belirtilmiş olan düşüncedoğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyoruz. 25.9.2017
Üye Üye
Süleyman Hilmi AYDIN TurgayTuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy