T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/542
KARAR NO : 2017/576
KARAR TR : 25.09.2017
ÖZET : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanu-nu’nun 48/9 ve 34. maddeleri uyarınca verilen idari para cezası ile sürücü belgesi geri alma tutanağına karşı yapılan itirazın, aynı Kanun’un 112. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı :K.C.Y.
Davalı :İstanbul Valiliği
Vekili :S.K.
O L A Y : İstanbulValiliği İl Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğünceyapılan denetim sırasında, 34 FV 3484 plaka sayılıaraç sürücüsü davacı adına, alkolcihazına üflemeyi kabul etmediğinden ve araç muayenesüresini geçirdiğinden bahisle, 28.1.2017 gün veII-420219 seri-sıra sayılı Trafik İdari Para CezasıKarar Tutanağı düzenlenerek, davacıya 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 48/9. ve 34. maddeleri uyarınca2.602 TL idari para cezası verilmiş, aynı birim tarafındansürücü belgesi geri alma tutanağıdüzenlenmiştir.
Davacı, idari paracezası ile sürücü belgesi geri almatutanağının iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Davalıvekili süresi içinde, idari para cezası ilesürücü belgesi geri alma tutanağının iptaliistemiyle açılan dava yönünden görev itirazındabulunmuştur.
İSTANBUL12. İDARE MAHKEMESİ: 20.4.2017 gün ve E:2017/391 sayı ile; davaya konu edilen işlemin, idare tarafındankamu gücüne dayalı, re’sen ve tek yanlı iradeaçıklaması sonucu olduğuanlaşıldığından, 2577 sayılı Yasa’dabelirtilen iptal davası niteliğinde olan davada idariyargının görevli olduğu gerekçesiyle görevitirazının reddine karar vermiştir.
Davalı İstanbulValiliği vekilinin, adli yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundasüresi içinde verdiği dilekçesi üzerine, davadosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nagönderilmiştir.
YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI; somut olayda, idari para cezasına konuişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olaraksürücü belgesi geri alma tutanağı dadüzenlendiği ve idari yargı yerinde dava konusu edildiğianlaşılmış ise de; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun“Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde,“diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için, ….ehliyetingeri alınması,…. gibi yaptırımlara ilişkinhükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygundeğişiklik yapılıncaya kadar saklıdır”denilerek, ilgili Kanununda, bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklı tutulan, başka bir deyişle,belirtilen istisnalar içinde sayılan yaptırımlardan biriolan “ehliyetin geri alınması”na ilişkinhükmün, 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesindeyapılan değişiklik ile yukarıda belirtilen şekildeyeniden düzenlendiği ve bu karara karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye yer verilmediğigözetildiğinde, oluşan olumsuz görevuyuşmazlığının çözümünde,sürücü belgesi geri alma tutanağının iptaliistemiyle idari yargı yerinde açılan davanın biröneminin bulunmadığı, davanın adli yargı yerindegörülmesi gerektiği kanaatine varıldığı,görev kurallarının kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağının bilinen bir genel hukuk ilkesi olduğu, incelenenuyuşmazlıkta, öngörülen trafik para cezası vesürücü belgesi geri alma tutanağının 5326sayılı Kanunun 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu, 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılıKanunun 20. maddesiyle 2918 sayılı Kanunun 112. maddesindeyapılan değişiklik ile maddenin yeniden düzenlendiğive bu karara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği gibi idari para cezasına karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye de yer verilmediğinin anlaşıldığı,bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanunladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleridikkate alınacağından, idari para cezası ve sürücü belgesi geri alma tutanağına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varıldığı, UyuşmazlıkMahkemesinin 6.6.2016 tarih ve E:2016/310, K: 2016/355, 26.9.2016 tarihve E:2016/400, K: 2016/433 sayılı kararlarında da bu türdavaların görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğunun vurgulandığı,somut olaya ilişkin davanın da adli yargı yerindegörülmesi gerektiğini belirterek, 2247 sayılıKanun’un 10 ve 13. maddeleri gereğince olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir.
Başkanlıkça,2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göreDanıştay Başsavcısının yazılıdüşüncesi alınmamıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 25.09.2017günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında,“2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan,‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden,savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığınmahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adliceza mahkemeleri arasında çıkan görev ve hükümuyuşmazlıklarının anlaşılması, bunundışında kalan tüm görev uyuşmazlıklarının‘hukuk uyuşmazlığı’ sayılmasıgerektiği sonucuna varılmaktadır. Uygulanması idariorganlara bırakılan cezalar, adli nitelikteolmadığından, bunlar hakkında yapılan itirazlar ya daaçılan davalar ‘ceza davası’ olaraknitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalarailişkin görev ve hükümuyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin HukukBölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği…” açıkça belirtilmiştir. Budurum göz önüne alındığında, olaybölümünde yazılı başvuru konusu görevuyuşmazlığının Hukuk Bölümündeincelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Başvuruyazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247 sayılıYasa'nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre,davalı idare vekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesindeöngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilensüre içinde başvuruda bulunması üzerine YargıtayBaşsavcısı'nca 10.maddede öngörülenbiçimde, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığıanlaşıldığından, usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi .
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,2918 sayılı Yasa’nın 48/9 ve 34. maddeleri uyarıncaverilen idari para cezası ile sürücü belgesi geri almatutanağının iptali istemiyle açılmıştır.
13.10.1983 tarih ve 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu’nun “Alkol, uyuşturucu veyauyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürmeyasağı” başlığı altındadüzenlenen 48. maddesi, 24.5.2013 tarihli 6487 sayılıKanun’un 19. maddesiyle yeniden düzenlenerek maddeye;
“Uyuşturucu veya uyarıcımaddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya daalkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukçateknik cihazlar kullanılmasını kabul etmeyensürücülere 2.000 Türk Lirası idari para cezasıverilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle gerialınır” denilmek suretiyle dokuzuncu fıkra;
“Sürücü belgeleriningeçici geri alma işlemleri bu Kanunun 6 ncı maddesindesayılan görevliler tarafından yapılır ” denilmeksuretiyle de onikinci fıkra eklenmiştir.
Anılan Kanun’un, “Trafikzabıtasının görev ve yetki sınırı ile genelzabıtanın trafik hizmetlerini yürütmeye ilişkinyetkisi” başlığı altında düzenlenen6. maddesinde ise, “Trafik zabıtası ve genelzabıtanın görev ve yetki sınırı;
a)Trafikzabıtası:
Trafik zabıtasıgörevi sırasında karşılaştığı acilve zorunlu hallerde genel zabıta görevi yapmakla da yetkilidir.
Mülkiidare amirlerince, emniyet ve asayiş bakımından zorunlugörülen haller dışında, trafik zabıtasınagenel zabıta görevi verilemez, araç, gereç ve özelteçhizatı trafik hizmetleri dışındakullanılamaz.
b)Genel Zabıta:
Trafik zabıtasınınbulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde polis;polisin ve trafik teşkilatının görev alanıdışında kalan yerlerde de jandarma, trafik eğitimi almışsubay, astsubay ve uzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esasve usullere uygun olarak trafiği düzenlemeye ve trafiksuçlarına el koymaya görevli ve yetkilidir”hükmü yer almıştır.
“Araçlarınmuayenesi” başlığı altında düzenlenen 34.maddesinde, “Trafiğe çıkarılacak motorluaraçların teknik şartlara uyup uymadığıekonomik yapıları da, dikkate alınmak suretiyle belirlizamanlarda muayene edilerek tespit edilir.
(Ek: 17/10/1996 - 4199/14 md.) Bu Kanuna göre, yaptırılmasızorunlu olan mali sorumluluk sigortası geçerli teminattutarları üzerinden yaptırılmamış araçlar,muayeneye alınmazlar.
Motorluaraçların muayenelerinin, yönetmelikte belirtilen süreleriçinde yaptırılması zorunludur.
(Değişik:25/6/1988 - KHK-330/3 md.; Aynen kabul : 31/10/1990 - 3672/2 md.) Muayenesüresi dolmadan kazaya karışması sonucu yetkilizabıtaca muayenesi gerekli görülenler ile üzerindedeğişiklik yapılan araçların ayrıca özelmuayenesi zorunludur. Bu muayeneler öncelikle yapılır.
Karayollarındakullanılmakta olan araçların, teknik şartlara uyupuymadığı trafik zabıtasınca kontrol edilerek her anmuayeneleri yapılabilir.
(Değişik: 21/5/1997 - 4262/4 md.) Muayene süresi geçirilen veya sahipdeğiştirme hali hariç, özel muayeneyaptırılması zorunlu olduğu halde yaptırılmamışaraçları kullanan sürücüler, 1 800 000 lira paracezası ile cezalandırılırlar.
(Ek fıkra : 16/7/2004 – 5228/44 md.) Bu araçlartrafikten men edilir ve en yakın muayene istasyonuna gönderilirler.
(Ekfıkra : 16/7/2004 – 5228/44 md.) Muayene istasyonu açmayetkisi verilen gerçek ve tüzel kişiler; muayenelerisüresi içinde yaptırılmayan veya geçyaptırılan araçlara ilişkin bilgileri, şekli veiçeriği Maliye Bakanlığınca belirlenecek bir tutanakile en yakın trafik kuruluşuna bildirir. Trafik kuruluşunailetilen tutanaklar hakkında bu Kanun hükümlerine göreişlem yapılır” denilmiştir.
Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılıYasa’nın 116. maddesi kapsamında araç tescilplakasına göre düzenlenenler dışında trafikzabıtasınca uygulanan idari para cezalarına karşıaçılan davaları; bu uygulamanın idari cezakapsamında bulunması; Yasada idari cezalarla ilgili davalardagörevli yargı yerini açıkça belli eden birhükme yer verilmemesi; 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılıKanun’un 20.maddesi ile yapılan değişiklikten öncekihali ile, bu Yasada gösterilen adli cezalara hükmetmeklegörevli mahkemeye işaret eden 112. maddeye de herhangi biratıfta bulunulmamış olması karşısında vegöreve ilişkin genel ilkelere göre idari yargınıngörev alanında görmüştür.
1.6.2005 tarihinde 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun yürürlüğe girmesi üzerineUyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce,sözü edilen Kanun’un diğer kanunlarda düzenlenenidari yaptırımlar ile bunlara karşı yapılacakitirazlara ilişkin görev hükümleri üzerindekietkisinin incelenmesi sonucunda: diğer kanunlarda düzenlenen idariyaptırımın, dayanağı olan yasanın amacıdikkate alınarak; Kabahatler Kanunu’nun 1., 2., 16. ve 19.maddelerinde belirtilen koşulları taşıması, 27.maddenin (1) numaralı bendinde belirtilen idari yaptırımlardanolması halinde, idari para cezaları ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin olanlarına karşı 1.6.2005tarihinden sonra yapılacak itirazlarda sulh ceza mahkemelerinin genelgörevli kılındığına ve bu nedenle doğangörev uyuşmazlıklarında adli yargı yeriningörevli bulunduğuna karar verilmiştir.
Dahasonra, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3üncü maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560sayılı Yasa’nın 31. maddesinde, “(1)Bu Kanunun;
a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır.” denilmiştir.
Aynı Kanunun 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenensekizinci fıkrada ise; idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği kurala bağlanmış, bu maddeningerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerinortaya çıkardığı bağlantı sorununaçözüm getirilmesinin amaçlandığı ifadeedilmiştir.
19.12.2006 tarihinde yürürlüğe girenbu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanun’un Adli Kovuşturma veCezaların Uygulanması başlıklı DokuzuncuKısım’a dahil “Bu Kanundakisuçlarla ilgili davalara bakacak mahkemeler ve yetkileri ”başlığı altında düzenlenen 112. maddesinin ilkparagrafında; sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınması hariç olmak üzere bu Kanundaki hafif paracezasını veya bu kanundaki hafif hapis cezasını, belgeleringeri alınması ve iptali veya işyerlerinin kapatılmasıcezasını gerektiren suçlarla ilgili davalara trafikmahkemelerinde, bunların bulunmadığı yerlerde yetki verilensulh ceza mahkemelerinde bakılacağı ifade edilmiş;böylelikle sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin uygulamalar, trafik ve sulh cezamahkemelerinin görevi dışında tutulmuş iken; 12.7.2013tarihli 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle yapılandeğişiklik ile, maddenin başlığı,“Sürücü belgelerinin geri alınmasında veiptalinde yetki”; şeklinde, madde ise, “Bu Kanunun6 ncı maddesinde sayılan görevlilerin ve trafik tescilkuruluşlarının yetkilendirildiği haller hariç olmaküzere, sürücü belgelerinin geri alınmasına veiptaline sulh ceza mahkemeleri karar verir.
Bu Kanunun 51 inci maddesinin ihlali ve 118 inci maddesinin ikincive üçüncü fıkralarında yazılı“100 ceza puanını doldurmak” eylemi nedeniylesürücü belgelerinin geri alınmasına yine bu Kanunun 6ncı maddesinde sayılan görevliler yetkilidir.
Sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınması veya iptaline dair verilen kesinleşmiş mahkemekararı örnekleri, sürücülerin sicillerineişlenmek üzere mahkemelerce ilgili trafik birimlerinegönderilir.
Bu Kanuna göre görülen davalar, diğer kanunlaragöre görülen davalarla birleştirilemez.
…….” denilerek yeniden düzenlenmiştir.
5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde ise, “(1) Diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için;
a) Bir meslekve sanatın yerine getirilmemesi,
b)İşyerinin kapatılması,
c) Ruhsatveya ehliyetin geri alınması,
d) Kara, deniz veya hava nakil aracınıntrafikten veya seyrüseferden alıkonulması,
gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır” denilmiştir.
Sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin karar, 2918 sayılı Kanun’un12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ileyapılan değişiklikten önceki 112. maddesi ve 5326sayılı Kanun uyarınca incelendiğinde, 2918 sayılıKanun’un, bu Kanun’daki suçlarla ilgili davalara bakacakmahkemeler ve yetkilerinin düzenlendiği 112. maddesi uyarınca,sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasınailişkin davaların sulh ceza mahkemelerinin görevine dahiledilmediği ve 5326 sayılı Kanun’un 19. maddesinde,diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için ehliyetin gerialınmasına ilişkin hükümlerin geçici istisnalariçinde sayıldığı dikkatealındığında; sürücü belgeleriningeçici olarak geri alınmasına ilişkin davalara bakmagörevinin idare mahkemesine ait olduğu kuşkusuzdur.
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce,idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlıklarının çözümünde, idaripara cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkinkararın hukuka aykırılığıiddiasının da, idari yargı yerinde görüleceğisonucuna varılarak, idari yargı yerince verilen görevsizlikkararlarının kaldırılmasına kararverilmiştir.
Somut olayda,idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişiile ilgili olarak sürücübelgesi geri alma tutanağı da düzenlendiği ve idari yargı yerinde dava konusu edildiğianlaşılmış ise de; 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun “Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde,“diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için, ….. ehliyetingeri alınması, …….gibi yaptırımlarailişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerineuygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklıdır” denilerek, ilgili kanununda, bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklı tutulan, başka bir deyişle, belirtilen istisnalariçinde sayılan yaptırımlardan biri olan “ehliyetingeri alınması”na ilişkin hükmün, 12.7.2013 tarihve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılandeğişiklik ile yukarıda belirtilen şekilde yenidendüzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkinbir düzenlemeye yer verilmediği gözetildiğinde, oluşanolumsuz görev uyuşmazlığınınçözümünde, sürücü belgesi geri almatutanağının iptali istemiyle idari yargı yerindeaçılan davanın bir öneminin bulunmadığı,davanın adli yargı yerinde görüleceğiaçıktır.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı;bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilen görev kurallarının,geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukukilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen trafik para cezası vesürücü belgesi geri alma tutanağının 5326sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 12.7.2013 tarih ve 6495sayılı Kanun’un 20.maddesiyle 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılandeğişiklik ile maddenin yeniden düzenlendiği ve bu kararakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği gibi idari para cezasına karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye de yer verilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiğiüzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle,görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanunhükümleri dikkate alınacağından, idari paracezası ve sürücü belgesi geri alma tutanağınakarşı açılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile davalı idare vekilinin görevitirazının reddine ilişkin İstanbul 12. İdareMahkemesince verilen 20.4.2017 gün ve E:2017/391 sayılı görevlilikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile davalı idare vekilinin görev itirazınınreddine ilişkin İstanbul 12. İdare Mahkemesince verilen20.4.2017 gün ve E:2017/391 sayılı GÖREVLİLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 25.09.2017 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Turgay Tuncay
VARLI
Full & Egal Universal Law Academy