T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/526
KARAR NO : 2017/564
KARAR TR : 25.09.2017
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : Ş.A.’a velayeten kendi adına asaleten Dilek Fidan
Vekili
:Av. S.İ.
Adli Yargıda
Davalılar :1-S.E.
2-H.E.
3-H. SigortaA.Ş.
4-KarayollarıGenel Müdürlüğü
Vekili : Av. N.B.B.
İdari Yargıda
Karayolları Genel Müdürlüğü
O L A Y : Davacılar vekili davadilekçesinde özetle, müvekkilleri Ş.A. ve D.F.'ın15.8.2012 tarihinde davalılardan H.E.'e ait, diğer davalı S.E.'insevk ve idaresindeki ve davalı sigorta şirketince sigortapoliçesi deruhte edilen 55 BK 613 plaka sayılı aracınkarışmış olduğu maddi hasarlı ve yaralamalıtrafik kazası sonucu yaralandıklarını, söz konusu kazanedeniyle Samsun C.Başsavcılığının 2012/20140sayılı dosyası ile soruşturmabaşlatıldığını, sürücününehliyetsiz olup alkollü araç kullanması nedeni ile ehliyetininalındığını belirterek, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak koşulu ile, müvekkilleri D.F.için 1.000,00-TL maddi, 60.000,00-TL manevi tazminat, Ş.A.için 20.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalı S.E.' den tahsili istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır.
Samsun 2.Asliye Hukuk Mahkemesi: 15.1.2013 gün ve E:2012/634, K:2013/16sayı ile, Asliye Hukuk Mahkemesinde ihtiyari dava arkadaşlarınakarşı açılan davanın bir bölümüticari dava niteliğindeyse ve işbölümü itirazıyapıldıysa Asliye Hukuk Mahkemesinin davayı tümden TicaretMahkemesine göndermesi gerektiği, bu durum usul ekonomisine vesağlıklı yargılamaya katkısağlayacağından, davacı tarafındavacısının HMK'nun 114/c ve HMK 115/2 gereğince(görev) dava şartı noksanlığı nedeniyle usuldenreddine, mahkemelerinin görevsizliğine, dosyanın görevli veyetkili Samsun Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir.
SamsunAsliye Ticaret Mahkemesi: 1.3.2013 gün ve E:2013/129, K:2013/92sayı ile, davanın esasının haksız fiilniteliğinde trafik kazasından kaynaklanmış olması vedavanın bu hükümler uyarınca araştırmayapılarak çözümlenmesi gerektiği; görevlimahkemenin genel nitelikteki Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuanlaşılmakla, mahkemelerinin görevsizliğine kararvermiş, yargı yerinin belirlenmesi için dosya Yargıtayagönderilmiştir.
Yargıtay17. Hukuk Dairesi: 6.5.2014 gün ve E:2013/7400, K:2014/7075 sayıile, Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1483/1. maddesindesigortacıların diğer kanunlardaki hükümler saklıkalmak üzere faaliyet gösterdikleri dalların kapsamındabulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacaklarıbelirtilmiş, aynı Yasanın 4/I-a maddesinde de, her ikitarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukukdavaları ve çekişmesiz yargı işleri iletarafların tacir olup olmadıklarınabakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardandoğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargıişlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesizyargı işi sayılacağının açıkçadüzenlendiği; somut olayda davacılar vekili,davalıların davacıların yaralanmasına neden olanaracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu malimesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu ileri sürerekmaddi tazminatın davalılardan tahsilini istemiş, zorunlusigortanın 6102 Sayılı TTK.nda düzenlenmesine ve aynı Yasanın4. maddesi uyarınca bu kanunda düzenlenen işlerden kaynaklananhukuk davalarının ticari dava niteliğinde olduğunun kabuledilmesine göre, ticari dava niteliğindekiuyuşmazlığın Ticaret Mahkemesinde görülüpsonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle;6100 Sayılı HMK.'nun 21. ve 22. maddeleri gereğince SamsunAsliye Ticaret Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine kararvermiştir.
SamsunAsliye Ticaret Mahkemesi: 28.6.2016 gün ve E:2014/1063, K:2016/588sayı ile, Mahkemelerinin 28.6.2016 tarihli duruşmasında,Davalı Karayolları 7. Bölge Müdürlüğüyönünden dava tefrik edilmiş, Mahkemelerinin yeni esasınakayıt yapılarak yargılamasına devam edilmiş,''Mahkemelerince alınan bilirkişi raporlarında davalısürücü Sinan ERBİL'in yönetimindeki araç ileolay yerine geldiğinde, yolun sağından soluna doğrugeçmeye çalışan yayalarıgördüğünde sola manevra ile birlikte fren tedbirinebaşvurduğu, ancak yaya geçişinin engellendiği olayyerinde, yolun sağından soluna doğru karşıdankarşıya geçmeye çalışan yayalaraçarpmış olduğundan, olayın oluşumuna etki edenkusurlu davranışının bulunmadığından meydanagelen kazada kusursuz olduğu sabit olduğundan, davanın reddinekarar vermiştir.
SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ: 16.2.2017gün ve E:2016/659, K:2017/143 sayı ile, davalı Karayolları7. Bölge Müdürlüğü'nün idari bir kurumolduğu, yaptıkları işlemlerin idari işlemniteliğinde olduğu, davacıların talebinin davalı idaretarafından yapıldığı iddia olunan yolunyapımında hizmet kusuru bulunduğu iddiasınadayandığı, idarenin işlem ve eylemlerinin hukukauygunluğunun denetlenmesi görevinin Adli Yargıya değilİdari Yargı'ya ait olduğu gerekçesiyle, davanınyargı yolu bakımından reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacılarvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
SAMSUN 1. İDAREMAHKEMESİ: 5.7.2017gün ve E:2017/869 sayı ile, dava konusuuyuşmazlığın 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun uygulanmasına ilişkin bir tazminat davasıolduğu, anılan Kanunun 110. maddesi uyarınca davanıngörüm ve çözümünde adli yargı mercileriningörevli olduğu gerekçesiyle, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bukonuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesinekarar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 25.09.2017günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idarenin sorumluluksahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğuöne sürülen zararın tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapımve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleriyapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacılarınyaralanmasına neden olan kaza neticesinde oluştuğuönesürülen zararın tazmini talebiyle bakılan budavanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesiile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu dolayısıyla, Samsun 1. İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Samsun Asliye Ticaret Mahkemesinceverilen 16.2.2017 gün ve E:2016/659, K:2017/143 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Samsun 1. İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Samsun Asliye TicaretMahkemesince verilen 16.2.2017 gün ve E:2016/659, K:2017/143sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,25.09.2017 gününde Üyeler Süleyman Hilmi AYDIN ve TurgayTuncay VARLI’nın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞUİLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Turgay Tuncay VARLI KARŞI OY 3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olan düşüncedoğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyoruz.25.09.2017 ÜYE ÜYE Süleyman Hilmi AYDIN Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy