T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2017 / 363 KARAR NO : 2017 / 519 KARAR TR : 25.9.2017 ÖZET : Yargı kararı ile tazminle yükümlü tutulan ve tazminatın tamamını ödemiş bulunan davacı tarafından, ödenen tazminattan kusur ve sorumluluğu oranındaki tutarın, olayda sorumlu olduğu ileri sürülen Karayolları Genel Müdürlüğünden rücuen tahsili istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :G. S. A.Ş. Vekilleri : Av.B. Ö., Av. A. B. Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü Vekili :Av. G. K.r O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde;58 … 353 plaka sayılı aracın, müvekkili şirketnezdinde sigortalı bulunduğunu; 11.01.2010 tarihinde sigortalıaracın tek taraflı olarak yaptığı kaza sonucu,sigortalı araç içerisinde bulunan U. K. isimli kişininyaralanarak malul kaldığını; bu kaza sonrasında,kazazede tarafından müvekkili şirket aleyhine Bafra 1. AsliyeHukuk Mahkemesinin E:2012/289 sayısıyla davaaçıldığını, davanın K:2014/448 sayı ile karara çıktığını, bu davasırasında alınan bilirkişi raporları ve 6098 sayılıKanun'un 62/1. Maddesine göre açıkça belirtildiğiüzere kararda sigortalı araçsürücüsünün %90 oranında kusurlu olduğunun,Karayolları Genel Müdürlüğü'nün ise yolunbakımındaki aksaklıklar nedeniyle %10 oranında kusurluolduğunun belirlendiğini; Mahkemece yapılan aktüerbilirkişi incelemesi üzerine hesaplanan maluliyettazminatının tamamı üzerinden müvekkili şirketinsigortalısının %90 kusuru bulunmasına rağmenmüvekkili şirket aleyhine hüküm kurulduğunu; sözkonusu ilamın davacılar tarafından Bafra İcraMüdürlüğünün E:2014/5550 sayılıdosyasına konu edildiğini ve müvekkili şirket aleyhine icratakibi başlatıldığını, bunun üzerinemüvekkili tarafından 25.09.2014 tarihinde 187.347,13 TL’ninicra dosyasına ödendiğini; müvekkili şirketin kararaistinaden Bafra İcra Müdürlüğünün E:2014/5550sayılı dosyasına % 100 kusura göre tüm borcu ödediğini,böylelikle, müvekkili şirketin 6098 Sayılı BorçlarKanunu'nun 62/2. Maddesine göre işbu davayı açmakdurumunda kaldığını; (MADDE 62- Tazminatın aynızarardan sorumlu müteselsil borçlular arasındapaylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar,özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığıve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu gözönünde tutulur./Tazminatın kendi payınadüşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazlaödemesi için, diğer müteselsil sorumlularakarşı rücu hakkına sahip ve zarar göreninhaklarına halef olur.) müvekkili şirket aleyhine yukarıdabelirtilen esas numarasıyla açılan dava sonucu 147.716,89-TLmaddi tazminat asıl alacağına hükmedildiğini, kararınkesinleştiğini ve müvekkili tarafından Bafra İcraMüdürlüğünün 2014/5550 esas sayılıdosya hesabına kararda gösterilen ferilerle birlikte 187.347,13-TLödenmiş olduğundan, Karayolları GenelMüdürlüğü'nden %10 kusur oranında 18.734,72-TLtutarında alacaklarının bulunduğunu ifade ederek; fazlayailişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmakkaydıyla, toplam 18.734,72 TL tazminatın davalıdan 25.9.2014tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesiistemiyle 28.1.2015 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. ANKARA 22.ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ: 8.7.2015 gün ve E:2015/54, K:2015/327 sayı ile,“(…) Dava; davacının sigortalı araçsürücüsünün karıştığı trafikkazası nedeniyle 3.kişiye ödenen tazminatın hizmet kusurunispetinde davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olup, davalıdanalacak talebine esas kusurun davalının bakım vesorumluluğunda olan karayolundan gerekli bakımıyapmamasından dolayı kaynaklandığı hususunun ilerisürüldüğü görülmekle, idarenin hizmetkusuruna dayalı olarak açılan tazminat davalarına bakmagörevinin İdare Mahkemelerine ait olduğu, Mahkememizingörev alanında olmadığı anlaşılmakla sairyönlerden beyanlar ve deliller incelenmeksizin görevyönünden aşağıdaki hüküm tesisedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesiyukarıda açıklandığı üzere; Dava dilekçesiningörev yönünden REDDİNE. Davaya bakmakla görevlimahkemenin İdare Mahkemeleri olduğu hususunun tespiti ile davacıvekilinin İdare Mahkemelerinde Tam Yargı davası açmaktaMUHTARİYETİNE…” karar vermiş, bu karar temyizedilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kezaynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. Ankara15.İdare Mahkemesi;24.11.2016 gün ve E:2016/1072, K:2016/5078 sayı ile, 2577sayılı Yasanın 14 ve 15. Maddeleri uyarınca davanınyetki yönünden reddine, dava dosyasının yetkili Samsunİdare Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. SAMSUN 1.İDAREMAHKEMESİ: 8.3.2017 gün ve E:2016/2154 sayı ile, “(…)2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 6099 sayılıKanunun 14. maddesi ile değişik 110. maddesinde,""İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir."; Geçici 21. maddesinde de;"Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir. Dava dosyasınınincelenmesinden; davacı şirket tarafından sigortalanmışolan 55 LT 184 plakalı aracın, 11.01.2010 tarihinde tek taraflıolarak karıştığı trafik kazası nedeniyle hasarauğradığı ve meydana gelen kazada yolunbakımındaki eksiklikler nedeniyle davalı idarenin %10 nispetindekusurlu olduğundan bahisle sigortalıya ödenen bedelindavalı idarenin kusur oranına isabet eden 18.734,72 TL'likkısmının tazminine karar verilmesi istemiyle ilk olarak Ankara22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada, anılan Mahkemenin08.07.2015 tarih ve E.2015/54, K.2015/327 sayılı kararı ileuyuşmazlığın görüm veçözümünün idari yargının görevindeolduğu gerekçesiyle davanın görev yönündenreddine karar verildiği, anılan kararın 03.03.2016 tarihindekesinleşmesi üzerine de bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. Karayolunda meydana gelen trafikkazası nedeniyle İdare Mahkemesinde açılan tam yargıdavasında, İdare Mahkemesi 2918 sayılı Kanun'un 110.maddesinin 1. fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerininAnayasaya aykırı olduğu kanısına varmış,İdare Mahkemesinin bu iki cümlenin iptali istemiyleyaptığı başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi 08.12.2011gün ve E:2011/124, K:2011/160 sayı ve 08.11.2012 gün veE:2012/118, K:2012/170 sayılı aynı içerikli ikikararı ile; “2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 110. maddesinin birinci fıkrasında, buKanun’dan doğan sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceği öngörülmektedir. İtirazbaşvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davaya bakmaktagörevli ve yetkili mahkeme değildir. BaşvurununMahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.”kararına varmıştır. Bu durumda, 2918 sayılıKanun'un 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesiile Anayasa Mahkemesi’nin benzer bir konuda İdareMahkemesi’nin davaya bakmakla görevli bulunmadığıyolundaki kararları gözetildiğinde, bahsi geçen Kanunmaddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla karayollarında oluşan trafik kazalarınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; karayolunda meydana gelen trafik kazası sonucunda oluşanzararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adliyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle,dava konusu uyuşmazlığın çözümündegörevsizlik kararı veren ve bu görevsizlik kararıkesinleşen adli yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarıldığından, uyuşmazlığıçözümleyecek görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin 2247 sayılı Yasa'nın 19. maddesi uyarınca davadosyasının ve temin edilen Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'ninE:2015/54 sayılı dosyasının UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderilmesine ve uyuşmazlığınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi kararına kadarertelenmesine…” karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Ahmet TevfikERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 25.9.2017 günlü toplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, yargı kararı iletazminle yükümlü tutulan ve tazminatın tamamınıödemiş bulunan davacı tarafından, ödenentazminattan kusur ve sorumluluğu oranındaki tutarın, olaydasorumlu olduğu ileri sürülen Karayolları GenelMüdürlüğünden rücuen tahsili istemindenibarettir. Olayda, meydana gelen trafikkazasında araçta bulunan küçük U. K.’in,anne ve babası tarafından G. S. A.Ş.’ne karşıtazminat davası açıldığı; Mahkemece, (araç sürücüsünün sorumluluğu haricinde) hükmolunan tazminatınbu davanın davacısı olan anılan şirketeyüklendiği anlaşılmaktadır. Tazminat davasına bakan Bafra1.Asliye Hukuk Mahkemesince, 9.9.2014 gün ve E:2012/289, k:2014/448sayı ile, “Kaza mahalli yol durumu açısından elealındığında, araç trafiğine açık vekazanın meydana geldiği bu yolda trafikle ilgili hiçbiruyarıcı işaret ve ikaz tabelasınınbulunmadığı, yolun yapım ve bakımından sorumlukuruluşun bu yola gerekli trafik işaretlemelerini gerekli yerlere koymasıgerektiği anlaşıldığından, bu kazanınmeydana gelmesinde sürücünün yüz kötü puanüzerinden %90 oranında kusurlu olduğuanlaşılmıştır.” şeklindeki ifadekapsamında, saptanan kusur ve sorumluluk oranları esasalınarak davanın konusu bakımından ayrımyapılmayıp zararın idare hukuku ilkelerine göre idariyargı yerinde saptanmasının gerekeceği yolunda birgörevsizlik kararı verilmediğine ve hükmolunan tazminat datamamen ödenmiş olduğuna göre, olayda 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b. maddesinde belirtilen"İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları" kapsamında, zarar görentarafından açılmış bir dava yoktur. Öte yandan, ortada, Devlete,il özel idarelerine ve belediyelere ait akitten, haksız fiil vehaksız iktisaptan doğanlar dışındaki alacaklarıntahsil usulünü düzenleyen 6183 sayılı AmmeAlacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamınagiren bir kamu alacağı da bulunmamaktadır. Belirtilen tüm bu hususlara göre, tam yargıdavası niteliği taşımayan ve konusu bir kamualacağı olmayan rücu davasının, Borçlar Kanunuhükümlerine göre adli yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle,Samsun 1.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara 22.AsliyeHukuk Mahkemesinin 8.7.2015 gün ve E:2015/54, K:2015/327 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle, Samsun 1.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Ankara 22.Asliye Hukuk Mahkemesinin 8.7.2015 gün veE:2015/54, K:2015/327 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 25.9.2017 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy