T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 506
KARAR NO : 2017 / 547
KARAR TR : 25.09.2017
ÖZET: Vatani görevini yapmakta iken 2330 sayılı Kanun gereğince malulen emekli olan davacının, sağlık kurulu raporuna dayalı protez bedelinin tamamının davalı kurumca karşılanmaması nedeni ile ödemek zorunda kaldığı 96.830.20 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : G. O.
Vekili : Av. M. Y. Ş.
Davalı :Sosyal Güvenlik Kurumu
Vekili : Av. M.Y.(Adli Yargıda)
O L A Y :Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 2330 sayılıKanun kapsamında vazife malulü olan davacı tarafından,eksik ödenen 96.830.20-TL protez bedelinin ödenmesi istemiyledavalı kuruma yapılan başvurunun reddine ilişkinişlemin iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA4.İDARE MAHKEMESİ: 06.02.2015 gün ve E:2015/95, K:2015/167 sayı ile “5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunun 63. maddesinde, Kurumun, finansmanı sağlanacaksağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f)bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini,miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul veesaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ileSağlık Bakanlığınıngörüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğubelirtilmiştir.
AnılanKanun'un "Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri"başlıklı 101. maddesinde, bu Kanunda aksine hükümbulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerindegörüleceği hükme bağlanmıştır.
Yine 5510sayılı Yasanın Geçici 12. maddesinin 2.fıkrasında "Kamu idarelerinin sağlık hizmetlerininsağlanmasına ilişkin görevleri, yürürlüktenkaldırılan kanunlardaki hak ve yükümlülüklerçerçevesinde ilgili kayıt ve işlemler Kurumtarafından devralınan tarihe kadar devam eder. Devir süreciüç yıl içinde tamamlanır." kuralı yeralmıştır
Bu maddeuyarınca, Maliye Bakanlığınca çıkarılan ve31/12/2009 tarih ve 27449 (5. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete' deyayımlanan "Kamu Personelinin Sağlık Hizmetlerinin SosyalGüvenlik Kurumuna Devrine İlişkin Tebliğ" ile de kamupersonelinin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin14/01/2010 tarihine kadar (bu tarih dâhil) almış olduğusağlık hizmetlerinin kamu personelinin kurumlan tarafındankarşılanacağı, bu tarihten sonraki sağlıkhizmetlerinin ise, kamu personelinin sağlık hizmetlerinindevredildiği Sosyal Güvenlik Kurumuncakarşılanacağı kuralına yer verilmiştir.
Dolayısıyla,davacının ve diğer hak sahibi kişilerin sağlıkhizmetlerinin 15/01/2010 tarihi itibariyle Sosyal Güvenlik Kurumunadevredilmesi sonucunda 5510 sayılı Yasa, kamu personeli vebunların emeklileri ile bakmakla yükümlü olduklarıkişiler yönünden 15/01/2010 tarihi itibariylebütünüyle uygulanabilir hale gelmiş olup; kamu personeli veemeklilerinin ile bakmakla yükümlü oldukları kişilerin14/01/2010 tarihine kadar (bu tarih dahil) almış olduğusağlık hizmetlerinin bedelinin ödenmemesinden kaynaklananuyuşmazlıkların, kamu personeli ve emeklileri ile bakmaklayükümlü oldukları kişiler yönündenayrım yapılmaksızın idari yargıda; bu tarihten sonra,yani kamu personelinin ve emeklileri ile bakmakla yükümlüoldukları kişiler hakkında 5510 sayılı Yasanınbütünüyle uygulanmaya başlamasından sonrakisüreçte ortaya çıkan uyuşmazlıkların,düzenleyici işlemler hariç ajan Yasanın 101. maddesiuyarınca adli yargı yerinde görülmesi gerekmektedir” gerekçesiyledavanın 2577 sayılı Yasa’nın 15/1-a maddesiuyarınca görev yönünden reddine karar vermiş, temyizedilen karar Danıştay Onbeşinci Dairesinin 11.9.2015 gün veE:2015/4284, K:2015/5145 sayılı ilamıyla onanarak kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı taleple adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ANKARA37.İŞ MAHKEMESİ: 3.5.2017 gün ve E:2016/1350, K:2017/191sayıile “Dava, 2330 SY yolu ile 3713 SY ya tabi davacının protezbedelinin bakiye kısmının tahsiline ilişkindir. 2230 SYnın 1. Maddesine göre görev yaparken yaralananlar ile ilgilidüzenlemelerin yer aldığı, 8 . Maddesinde kanun gereğibağlanacak aylıkların kuramca ödeneceği,faturasının hazineden tahsil edileceği belirtilmiş, 3713Sayılı Yasa da ise terör ile mücadele sırasındagörev yaparken yaralananlar sakatlananlar ile ilgili 2330 Sayılıyasanın tazminat ve aylık hükümlerininuygulanacağı 21. Madde de düzenlenmiş, 5434 SY nın 56.Maddesinde de bu durumda olanların 5434 SY ya göre aylığatabi olacakları açıklanmıştır. Her ne kadar 4.İdare Mahkemesi ve Danıştay 15. Dairesi tarafından 5402 SYgerekçe gösterilerek 15/01/2010 dan itibaren 5434 SY ya tabiolanlar bakımından bu kanun kapsamında sağlıkyardımları ile ilgili çıkacakuyuşmazlıkların adli yargı yerindegörüleceği belirtilmiş ise de UyuşmazlıkMahkemesinin daha sonra verilmiş 02/03/2015 tarih 2015/120 esas 137 kararsayılı ilamında 5510 SY nın tüm sigortalılıktürlerinin tek sisteme bağlandığı Anayasa Mahkemesinin15/12/2016 tarih 2016/111 esas 112 karar sayılı hükmü ileyasanın yürürlüğünden önce 5434 SY ya tabiolanların diğer sigortalılarla aynı sisteme tabitutulmasına ilişkin 5510 SY hükümlerini iptalettiğini, bunun üzerine 5754 SY ile 5510 SY ya eklenen geçici1 ve 4. Madde ile 5510 SY nın yürürlük tarihi 01/10/2008den önce 5510 SY nın 4/1 c maddesine tabi olanlar (yani 5434 SY yatabi olanlar ) ile dul ve yetimleri için 5510 SY nınkaldırılan maddeleri dahil 5434 SY ya göre işlemyapılacağının belirtildiği, bu maddelerin iptaliiçin Anayasa Mahkemesine yapılan başvurularındareddedildiği, 5510 SY nın 101 . Maddesinin iptali isteği ileilgili olarak 22/12/2011 tarih 2010/65 esas 2011/169 sayılı karargerekçesinde 5754 SY nın yürürlük tarihiöncesinde memur olanlar için 5434 sonrası için 5510 SYnın uygulanacağı ve bu tarihten sonraki yasaya tabi olanlariçin Adli Yargının görevli olacağı, 5754 SYnın yürürlük tarihinden önceki işlemlerinİdari işlem niteliğini koruduğu, yürürlüktarihinden sonraki işlemlerin ise İdari işlem niteliğindeolmadığı belirtilmiş ve bu tarihten öncekiişlemler sebebi ile açılacak davalara İdari Yargıda bakılacağıbelirtilmiş, yine 10. HD nin 25/11/20213 tarih 2013/6678 esas 22212 kararsayılı dosyasında benzer şekilde polis olup 1990 daşehit düşmüş babaya 2330 SY gereği 5434 SY üzerindenbağlanan vazife malullüğü aylığınıniptaline ilişkin davada idari yargının görevliolacağının belirtildiği benzer şekilde 14/01/2014tarih 2013/24830 esas 2014/287 karar sayılı ilamda da aynısonuca varıldığı anlaşılmakla davaya bakma yetkive görevinin İdari Yargı da olduğuanlaşılmış, Yargı yolu bakımından davaşartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesigerekmiş ve hüküm kurulmuştur. Nitekim aynı vekiltarafından mahkememizin 2016/1034 esas 373 karar sayılıdosyasında da birebir aynı olay ile ilgili yine 9. İdareMahkemesinin benzer şekilde verdiği ve Danıştay tarafındanonanmış görevsizlik kararı üzerine mahkememizdeaçılan protez bedeli bakiyesinin tahsili amaçlı davadamahkememizce 24/10/2016 da aynı gerekçelerle idariyargının görevli olduğu belirtilerek dava şartıyokluğundan usulden red kararı verilmiş, Uyuşmazlık Mahkemesinegiden dosyada mahkemenin 13/03/2017 tarih 2017/153 esas 2017/190 kararsayılı ilamı ile mahkememiz kararının haklıbulunduğu ve idari yargı mahkemelerinin görevli olduğubelirtilmiştir” gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nun114/1-b ve 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden reddine kararvermiş, kararın 22/06/2017 tarihinde kesinleştiğianlaşılmıştır.
Oluşanolumsuz görev uyuşmazlığınınçözümü için davacı vekili 29.06.2017 tarihlidilekçeyle Mahkememize başvurmuştur.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 25.09.2017günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu dosyanın 15. maddedebelirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerineson görevsizlik kararını veren mahkemece, idari yargıdosyası da temin edilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, askerlik görevini yapmakta iken,teröristlerin döşediği mayına basması sonucu heriki bacak diz altını kaybetmesi nedeniyle 2330sayılı Kanun gereğince malulen emekli olan, 01/10/1999tarihinden bu yana 5434 sayılı Yasa uyarınca aylık alandavacının protez bedelinin tamamının davalı kurumcakarşılanmaması nedeni ile ödemek zorundakaldığı 96.830,20 TL’nin yasal faizi ile birliktedavalı kurumdan tahsili istemiyle açılmıştır. 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdine göreücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendihesabına çalışanlar (Bağ-Kur’ lular),tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar(Tarım Bağ-Kur’ luları), tarım işlerindeücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları),devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 inci ve Geçici 4üncü maddelerle, 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ilediğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyleaçılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E:2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan“…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı ret ile sonuçlandırmakla birlikte; sözkonusu kararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeye dayandırmıştır:“…5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434 sayılıKanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunların emeklileribakımından da aynı Kanun hükümleri uygulanmaya devamedecek; ancak 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilafhalinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem ve muameleleridari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumununvarlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir.Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin veAnayasa Mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncememur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar,daha önce olduğu üzere 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olacakları gibi bunların emeklilikleribakımından da aynı Kanun hükümlerinin uygulanmayadevam edileceği; ancak, bu Kanunun yürürlüğegirmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmayabaşlayanların ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesiuyarınca, bu Kanun hükümlerine tabi sigortalısayılacağı ve haklarında 5434 sayılı Kanunundeğil 5510 sayılı Kanunun öngördüğükural ve esasların uygulanacağı dolayısıylaihtilafların da adli yargı yerindeçözümleneceği açıktır. Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığın çözümündeesas alınacağı tartışmasızdır. Bu durumda, 5510 sayılı Yasanınyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin“idari işlem” ve “idari eylem” niteliğinikorumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları ve tam yargı davalarıkapsamında bulunan, 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce devredilen T.C. EmekliSandığı Genel Müdürlüğünden 2330sayılı Kanun kapsamında aylık alan davacıtarafından sağlık kurulu raporu ile temini gerekligörülen sağ diz altı protezi bedelinin tahsili için açılan davanın,görüm ve çözümünün idari yargıyerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü idariyargı yerinin görevine girdiğinden, Ankara 4. İdareMahkemesi’nin 06.02.2015 gün ve E:2015/95, K:2015/167 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 4.İdare Mahkemesi’nin 06.02.2015 gün ve E:2015/95, K:2015/167sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.09.2017gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy