T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 578
KARAR NO : 2017 / 591
KARAR TR : 25.9.2017
ÖZET : Davalı Şirkette çalışırken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :A.K.
Vekili :Av. A. T.
Davalı :Türk Telekomünikasyon A.Ş. GenelMüdürlüğü
Vekili :Av. H. N.D.
O L A Y : Davalı Şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasanın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasanın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen davacı 10.1.2011 tarihinde,Çevre ve Orman Bakanlığı, Orman GenelMüdürlüğü, İdari ve Mali İşler DairesiBaşkanlığı emrine atanmıştır. Davacı vekili,müvekkilinin Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekapsamdışı iş sözleşmesi ile görev yapmaktaiken kendisine 406 Sayılı Kanun’un Ek-29. maddesinde belirtilen“kamu görevlilerine yapılan artışlardanyararlandırılması gerektiği” hükmüuyarınca, müvekkiline 375 Sayılı KHK’nın ek 3.Maddesine göre ödenmesi gereken 400,22 TL tutarındaki eködemenin eklenmemesi nedeniyle, Devlet Personel Başkanlığınakamu kurumuna nakil için gönderilen maaş nakililmühaberinin “yer değiştirme suretiyle atamalardaaylık bildirim formu"nun hatalı ve eksikdüzenlendiğinin tespiti ile; müvekkilinin kamu kurumundaçalışmaya başladığı 10.01.2011 tarihiitibariye bildirim tarihindeki unvanına göre davalışirketten almış olduğu ücret ve ücrete eklenmesigereken 421,88 TL tutarında vardiya primi ve 400,22 TL tutarında eködeme dahil diğer alacak kalemleri toplamının 3.243,34 TLolarak, ayrıca 1.009,04 TL tutarında 112 günlük ikramiyeninsabit bir değer olarak eklenmesi suretiyle maaş nakililmühaberinin belirtilen ücretin toplamda 4.252,38 TL olarakbelirlenmesi ve Devlet Personel Başkanlığı’nabildirilmesi gerektiğinin tespiti istemiyle 11.11.2015 tarihinde adliyargı yerinde dava açmıştır. ANKARA 35.İŞMAHKEMESİ: 2.6.2016 gün ve E:2016/920, K:2016/77 sayı ile,“(…) Dava; ücret ve ücrete eklenmesi gerekenfarkların, ek ödemenin ve 112 günlük ikramiyetutarının eklenmesi suretiyle maaş nakil ilmuhaberenindüzenlenmesi ve Devlet Personel Başkanlığınabildirilmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Davacınınişyeri şahsi sicil dosyası, bordro ve belgeleri, SGKkayıtları getirilmiş, tanıklar dinlenmiş,bilirkişiye hesap incelemesi yaptırılmıştır. 406Sayılı Kanunun 29. Maddesinin 3. Fıkrasının birincicümlesine göre "399 Sayılı Kanun HükmündeKararnameye tabi olarak sözleşmeli personel ve kapsamdışı personel statüsünde çalışanlarhakkında, 4046 sayılı Kanunun 22.maddesinindördüncü ve beşinci fıkrasıhükümlerinin uygulanmasında, Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihteki ünvanlarıesas alınarak Yönetim Kurulunca 15.04.2004 tarihi itibarıyla buünvana göre belirlenmiş olan ücret ve diğer malihaklarına bu tarihten Devlet Personel Başkanlığınabildirildikleri tarihteki kadro ve pozisyonlarına ilişkin olarakbildirim tarihine kadar geçen süre içinde kamugörevlilerine yapılacak artış oran ve/veya miktarlarıuygulanmak suretiyle bulunacak tutar dikkate alınır. Kapsamdışı personelden Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilenlerin 15.04.2004 tarihiitibarıyla ünvanlarına göre ücretininbelirlenmemiş olması durumunda, benzer görevlerde bulunanlardikkate alınarak bu tarih için ücret ve diğer mali haklarıtespit etmeye Yönetim Kurulu yetkilidir" davalı ile nakle tabi kapsamdışıpersonel arasından imzalanan TİP 2 sözleşmenin 7.Maddesindeki kurallara göre "Nakil hakkını saklı tutançalışanın ikramiye, yardım vs gibi mali ve özlükhakları için iş mevzuatına tabi kapsamdışı personel esaslarında yer alan hükümleruygulanır(2.f). Ancak ücretlerde yapılacak artışoranı, kamudaki memur maaş artış oranındaolacaktır(3.f)" 4046 Sayılı ÖzelleştirmeKanununun 22/5.maddesinde "özelleştirme nedeniyle kamu kurum vekuruluşlarına nakledilen sözleşmeli ve işkanunlarına tabi personelin Devlet PersonelBaşkanlığına bildirildikleri tarihteki kadro vepozisyonlanna göre almakta oldukları ücret yanında,bildirim tarihi itibarı ile almakta oldukları ikramiye, ek ödemegibi vs. ek ödemelerin de sabit bir değer olarakbildirileceği" hükümleri yer almaktadır. Gerek yasaldüzenleme ve gerekse sözleşmedeki hükümler dikkatealındığında, davalı kurumda özelleştirmeöncesi kapsam dışı olarak çalışan ve 399sayılı KHK hükümlerine tabi olarak ücreti belirlenendavacının özelleştirme sonrasıçalıştıktan sonra nakledildiği tarihe kadar kamudaaynı statüde çalışanlar için getirilenözlük haklarından yararlandırılarak, nakiledildiklerinde haklarının korunması amaçlanmıştır.Kısaca davacı kapsamdışı olarak kamudaçalışmış gibi sayılmaktadır. Danıştayİdari Dava Daireleri'nin 07.04.2011 gün ve 2011/55-205sayılı kararında "...yasal düzenleme ile TürkTelekom AŞ.'nin özelleştirilmesi sonucunda, işlevselgörevlerde bulunan ve ikamesi kısa sürede imkansızpersonelin isteklerine bağlı olarak makul bir süre kamu görevlerindenaylıksız izinli sayılarak özel hukuk tüzelkişisinde çalışmalarına olanaksağlandığı, söz konusu personelin, aylıksızizinli olarak geçen sürede kamu personeli statülerinin devamettiği, imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetiniyürütmek hakkını elde eden davalı şirkete, devirsonrasında yetişmiş personel yetersizliği nedeniyledoğabilecek aksaklıkların önüne geçilebilmesiiçin, 406 Sayılı Yasa hükümleri ile tanınanayrıcalıkların sonucu olarak da, bünyesinde belli süreile çalışmaya devam eden söz konusu personelin kamukuramlarına naklen atanmasının sağlanmasıamacıyla kimi görevler yüklendiği, 406 sayılıYasa hükümleri uyarınca davalı şirket tarafından,hak sahibi personelinin Devlet Personel Başkanlığınabildirmesi, bildirim ile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler bulunduğu, bu işlemlerin idare hukukualanında hukuki sonuçlar doğurduğu ve ilgili personelinnakledilecekleri kurumdaki statülerini, özlük ve parasalhaklarını belirlediği, söz konusu işlemlerin kamupersoneli hakkında ve idare hukuku alanında tesis edilmiş bireridari işlem niteliğinde oldukları, davalı şirketin,Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasında imzalanan"Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesineİlişkin İmtiyaz Sözleşmesi" ile belli bir kamuhizmetini yürütmek görev ve yetkisi ile donatıldığı,bu görev ve yetkiler dahilinde bazı kamusalayrıcalıkları ve yükümlülükleribulunduğu, belirtilen statüsü ve özel yasahükümleri gereğince bazı kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere sahip olması nedeniyle davalışirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisindenfarklı bir hukuki statü içinde bulunduğu, bu durumda,imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetinin yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Yasa hükümleri ile, kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevlerikapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğu..."nun karar altına alındığı,özelleştirmeden önce statü hukuku hükümlerinetabi davacı niteliğindeki personelin, özelleştirmesonrası belirli bir süreliğine davalı ile özel hukukhükümlerine tabi olarak iş sözleşmesi kapsamındaçalıştırıldığı, nakledildiğindetekrar statü hukuku kapsamına girdiği, davacınıniş sözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda "artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında" olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 Sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığı, buişlemlerin idare hukuku alanında hukuki sonuçlardoğurduğu ve ilgili personelin nakledilecekleri kurumdakistatülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları, davaya konu uyuşmazlığınidari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Bu maddi vehukuki olgular karşısında HMK'nın 114/1-b maddesiuyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle aynıyasanın 115/2.maddesi gereğince davanın usulden reddine kararvermek gerekmiştir HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davanın6100 sayılı HMK'nın 114/1 -b maddesi uyarınca yargıyolunun caiz olmaması nedeniyle, aynı yasanın 115/2.maddesi gereğincedavanın USULDEN REDDİNE…” karar vermiş, bu karartemyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez, davalı şirket tarafından düzenlenen“yer değiştirme suretiyle atamalarda aylık bildirim”formunda (maaş nakil ilmühaberi) “NaklinYapıldığı Yıl İçerisinde AlmışOlduğu İkramiyeler" sütununun boşbırakılması ve naklin yapıldığı yıldaalmış olduğu ücret yerine daha düşük birücretin yazılması suretiyle anılan formun eksik vehatalı düzenlenmesine ilişkin işleminin iptali; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere;müvekkilinin maaş nakil ilmühaberinin eksik ve hatalıdüzenlenmesi nedeniyle kamuda çalışmayabaşladığı tarih olan 10.01.2011 tarihinden itibaren her ayeksik ücret alması nedeniyle uğramış olduğuzararın bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davalı şirkettentazmini istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. ANKARA 17.İDAREMAHKEMESİ: 28.9.2016 gün ve E:2016/3337 sayı ile,“(…) telekomünikasyon şebekeleri üzerindensunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefonhizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar "tekel" olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk Telekom'un, tekel kapsamında kamuhizmeti yürüten, ancak kuruluş yasasındaki sondüzenlemeler ile kendine özgü statüye sahip olan vesermayesindeki kamu payı %50'nin altına düşünceyekadar kamu kuruluşu niteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'dekitamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55'i, Bakanlar Kurulu'nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı "TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)'nin % 55 OranındakiHissesinin Blok Olarak Satışına İlişkin Nihai Devirİşlemlerine Dair Kararın YürürlüğeKonulması Hakkında Karar"ı uyarınca, 14.11.2005tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile (6.550.000.000 USDbedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.'nesatılmıştır. (…) Öte yandan2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un"İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı" başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde: "a) İdariİşlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, b) İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişiler hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları, C) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar" idari dava türleri olarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalarabakılabileceği dava konusu uyuşmazlıkta davalınınözel hukuk tüzel kişisi olması karşısındaidari yargı yetkisi kapsamında açılmış biridari dava bulunduğundan söz etmek olanaksızdır. Sonuçitibariyle, gerek 4673 sayılı Yasa'nınöngördüğü açık kuralçerçevesinde, Türk Telekomun hukuki konumu, gerekse Ek22'nci maddesinde kapsamdışı personel yönündeniçerdiği net düzenlemeler dikkatealındığında ve davalının özel hukuktüzel kişisi olması karşısında, davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesinin benzer olaylara ilişkin olarakverdiği 05.07.2010 tarih ve E:2010/56, 2010/157 sayılı;09.02.2012 tarih ve E:2012/8, K:2012/67 sayılı kararlarında da,uyuşmazlığın görüm ve çözümyerinin adli yargı olduğuna karar verilmiştir. Açıklanannedenlerle, Mahkememizin görevsizliğine, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesi'nce karar verilinceye kadar ertelenmesine…” kararvermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Ahmet TevfikERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 25.9.2017 günlütoplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,davalı şirkette görev yapmakta iken, 406 sayılıYasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasa'nın 22.maddesine göre adı Devlet Personel Başkanlığınabildirilen, sonrasında Kamu Kurumu emrine atanan davacının, TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketinin özelleştirilmesisonrası başka kuruma nakli sırasında düzenlenenmaaş nakil ilmühaberinin eksik düzenlenmesi nedeniyleyapılan eksik bildirim işleminin iptali ve bu işlem nedeniyleyoksun kaldığı parasal hakların tazmini istemiyleaçılmıştır. Telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar“tekel” olarak yürütmekle görevli kılınanve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan TürkTelekomünikasyon A.Ş.’nin, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ilekendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı%50’nin altına düşünceye kadar kamu kuruluşuniteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Ancak,özelleştirme kapsamında bulunan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’deki tamamı Hazineye ait bulunan hisselerden % 55’i,14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile Oger Telekomünikasyon AnonimŞirketine satılmıştır. Olayda, davalının hisse devir (14.11.2005)tarihinde davalı kuruluşta çalışmakta iken 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında kamu kurumu emrineatanan davacının vekili tarafından; davalı şirkettarafından düzenlenen “yer değiştirme suretiyleatamalarda aylık bildirim” formunda (maaş nakililmühaberi) “Naklin Yapıldığı Yılİçerisinde Almış Olduğu İkramiyeler"sütununun boş bırakılması ve naklinyapıldığı yılda almış olduğu ücretyerine daha düşük bir ücretin yazılması suretiyleanılan formun eksik ve hatalı düzenlenmesine ilişkinişleminin iptali; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarısaklı kalmak üzere; müvekkilinin maaş nakililmühaberinin eksik ve hatalı düzenlenmesi nedeniyle kamudaçalışmaya başladığı tarihten itibaren heray eksik ücret alması nedeniyle uğramış olduğuzararın tazmini istemiyle 11.11.2015 tarihinde davaaçılmıştır. 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdariYargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2.maddesinin değişik 1 numaralı bendinde: “a) (Değişik : 8.6.2000-4577/5md.) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, b) İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c)(Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Bunagöre, dava açıldığı tarihte davalımevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayan TürkTelekomünikasyon A.Ş.'nin olması karşısında,idari yargı yetkisi kapsamında açılmış biridari dava bulunduğundan söz etmek olanaksız olduğundan;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilennedenlerle Ankara 17.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Ankara35. İş Mahkemesinin 2.6.2016 gün ve E:2016/920, K:2016/77 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, Ankara17.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 35.İş Mahkemesinin 2.6.2016 gün ve E:2016/920, K:2016/77sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,25.9.2017 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy