T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2017 / 582 KARAR NO : 2017 / 594 KARAR TR : 25.9.2017 ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk K A R A R Davacı : G. S. A.Ş. Vekili : Av. B. Ö. Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü Vekili : Av. M. Ş. H. (Adli Yargıda) O LAY : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; 11/01/2016 tarihindemüvekkili şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ilesigortalı olan 63 … 5958 plaka sayılı aracın tektaraflı maddi hasarlı trafik kazasınakarıştığını, düzenlenen kaza tespittutanağında yolun bakım ve onarımından davalınınsorumlu ve kusurlu bulunduğunu, müvekkiline sigortalıaraçta oluşan hasar nedeniyle sigortalısına 16/03/2016tarihinde toplam 9.384,16 TL hasar tazminatı ödediğinibelirterek fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydı ileödenen bedelden davalının kusur oranına tekabül eden4.692,00 TL 'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. ANKARA 10. ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ: 27.12.2016 günve E:2016/322 K:2016/487 sayılı kararı ile “...Davalı idare aleyhindekidava, idarenin sorumluluğundaki yolda gerekli bakım ve onaranınyapılmaması ve bu nedenle yolun çökmesi nedeniyle hizmetkusuruna dayanılarak açılan rücuen tazminat istemineilişkindir. Yargı yolu kavramı, birhukuk sisteminde, herhangi bir davanın o hukuk sistemine dâhilyargı haklarından hangisinde bakılacağını ifadeeder. Uyuşmazlığın hangi yargı kolundabakılacağı hususu, davanın genel şartlarındanolup mahkemece resen dikkate alınması gerekir. Bir kamu hizmetigörmekle yükümlü davalı idareye 2918 sayılıKTK'nun 7/a maddesinde: karayollarında mal ve can güvenliğiyönünden gerekli işaretlemeleri yaparak önlemleri almak vealdırma görevleri verilmiş bulunmaktadır. Bu görevin2918 sayılı yasada verilmiş olması bunun ihlali nedeniyleoluşacak zarardan dolayı idarenin Özel Hukukhükümlerine tabi olacağı sonucunu doğurmaz. Hizmetkusurundan kaynaklanan zararlar yönünden idare aleyhine tamyargı davasının idari yargı yerindeaçılması gereklidir...” şeklindeki gerekçesi ile “DavanınHMK' nun 114/1 -b, 115/2 maddeleri gereğince yargı yoluyönünden usulden Reddine” karar vermiş, taraflarca aleyhine yasa yolunabaşvurulmayan karar 13.02.2017 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili, bu kez aynı istemle idari yargıyerinde dava açmıştır. MARDİN 2. İDAREMAHKEMESİ: 20.06.2017 gün veE:2017/1186 sayılı kararı ile “2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun l'inci maddesinde, Kanun'unamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2'nci maddesinde, bu Kanun'un trafikle ilgilikuralları, şartlan, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu Kanun'un karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; 7'nci maddesinde, a) Yapım vebakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayımlamak ve kontrol etmek, c) Trafik ve araç tekniğine aitgörüş bildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendirenkonulardaki projeleri incelemek ve onaylamak, d) Yapım ve bakımındansorumlu olduğu karayollarında, İçişleriBakanlığının uygun görüşü alınmaksuretiyle, yönetmelikte belirlenen hızsınırlarının üstünde veya altında hızsınırları belirlemek ve işaretlemek, e) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veyaaldırmak, f) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında trafik güvenliğini ilgilendiren kavşak,durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeritesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarcahazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fizikî yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak, KarayollarıGenel Müdürlüğünün görev ve yetkileriarasında sayılmıştır. Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19/01/2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14.maddesiyle değişik 110.maddesinde"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazaların da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir" hükmüne yerverilmiştir. Dava dosyasınınincelenmesinden; davacı şirket tarafından sigortalanan 63 K 5958plaka sayılı aracın, Mardin İli Derik İlçesiAtlı Köyü Kozbirin Köprüsü Kızıltepeyönüne geldiği esnada, köprü girişindeçökme oluşması sonucu oluşan kasiste aracınsavrulması neticesinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasınedeniyle oluşan zararın sigortalıya ödendiği, yolunbakım ve onarım yükümlülüğüne uymayanKarayolları Genel Müdürlüğü'nün %50 kusurluolduğu ileri sürülerek, davacı tarafındansigortalı araç sahibine ödenen 4.692,00-TL'nin tazminine kararverilmesi istemiyle Karayolları Genel Müdürlüğünekarşı görülmekte olan iş bu davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. Bakılan davada; davacıtarafından sözkonusu kaza nedeniyle oluşanzararlarının tazmini istemiyle Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'neaçılan davada, 27/12/2016 tarih ve E:2016/322 K:2016/487sayılı kararla, İdari Yargı mercilerinin görevliolduğundan bahisle davanın yargı yolu yönünden usuldenreddine karar verildiği, bu kararın taraflarca yasal süresindeistinaf kanun yoluna başvurulmaması üzerine 13/02/2017 tarihindekesinleşmesi nedeniyle davacı tarafından bakılmakta olaniş bu davanın açıldığıgörülmektedir. 2918 Sayılı Kanunundeğişik 110. maddesi, trafik kazasında zarar görenin askerkişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkinolmasına, kamu ya da özel araç olmasına veya olayınhemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun'dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. Sözkonusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek, sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Bu durumda; 2918 sayılıKanun'un 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110'uncumaddesi ile Anayasa Mahkemesinin aynı Kanunun hükmününiptali istemiyle yapılan itiraz başvurularında İdareMahkemelerinin davaya bakmakla görevli bulunmadığıyolundaki kararları gözetildiğinde, bahsi geçen Kanunmaddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ye sorumluluklarıile, çalışma usûllerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adlî yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adlî yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un l'inci maddesi ile "adlî\ İdarî veaskerî yargı mercileri arasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarım kesin olarak çözmeye yetkili"bulunmak üzere kurulan Uyuşmazlık Mahkemesinin benzeruyuşmazlıklarda verdiği istikrar kazanmışkararlarından olan 02.03.2015 tarihli, E:2015/161, K2015/174sayılı kararı, 02.03.2015 tarihli, E:2015/162, K:2015/175sayılı kararı, 28.09.2015 tarihli E:2015/670, K2015/671sayılı kararı, 11.4.2016 tarihli E:2016/163, K:2016/210sayılı kararı da bu yönde olup, adli ve idari yargıarasında çıkan olumsuz görevuyuşmazlıkları adli yargı görevli kılınmaksuretiyle giderildiği gibi, Anayasa Mahkemesinin (27/03/2014 gün ve28954 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan) 26.12.2013tarihli, E:2013/68 ve K:2013/165 sayılı kararında da 2918Sayılı Kanunun 110. maddesi uyarınca açılansorumluluk davalarında adli yargı mercilerinin görevlibulunduğu yönünde karar verilmiştir. Olayda, anılanuyuşmazlıkla ilgili Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin27/12/2016 tarih ve E:2016/322 K:2016/487 sayılı yargı yoluyönünden usulden ret kararının, taraflarca yasalsüresinde istinaf kanun yoluna başvurulmaması üzerine13/02/2017 tarihinde kesinleşmiş olduğuanlaşıldığından; görevli yargı yerininbelirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvuru zorunluluğudoğmuştur. Açıklanannedenlerle, 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için Mahkememiz davadosyasının, Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2016/322sayılı dava dosyasıyla birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine, bu konuda verilecek karara değin davanınincelenmesinin ertelenmesine karar vermiş, dosyaMahkememize gönderilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Ahmet TevfikERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 25.9.2017 günlütoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının, ekindeki adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Engin SELİMOĞLU’nun, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava,sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyleoluştuğu öne sürülen zararın kusuru oranındadavalı idareden rücuan tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu Kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş, aynı Kanunun,“Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır: a) Yapım vebakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek, d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e) Yapım vebakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veyaaldırmak, g) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında trafik güvenliğini ilgilendiren kavşak,durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeritesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarcahazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h) Yetkili birimlerceveya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizi sonucu,altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeye dayalıkaza sebepleri göz önünde bulundurularak önerilen gerekliönlemleri almak veya aldırmak, j) (Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerineaykırı hareket edenler hakkında suç veya cezatutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerindebelirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemekve gerekli işlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek, k) Bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmaktır.” hükmüne yerverilmiştir. Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.01.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyledeğişik 110. maddesinde “İşleteni veya sahibi Devletve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyetverdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafık kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “... Anayasa Mahkemesi’nin dahaönceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir...” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevine girenbir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın görümve çözümü adli yargı yerinin görevinegirdiğinden, Mardin 2. İdare Mahkemesinin BaşvurusununKabulü ile Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 27.12.2016 gün ve E:2016/322 K:2016/487 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle, Mardin 2. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Ankara 10. Asliye HukukMahkemesi’nin 27.12.2016 gün veE:2016/322 K:2016/487 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.9.2017gününde, Üyelerden Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Turgay Tuncay VARLI KARŞI OY 3.11.2015 tarih ve 29521sayılı Resmi Gazetede yayımlanan UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtilmiş olan düşüncedoğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyoruz. 25.9.2017 Üye Üye SüleymanHilmiAYDIN Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy