T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 485
KARAR NO : 2017 / 538
KARAR TR : 25.09.2017
ÖZET: Davalı şirkette çalışırken kurumun özelleştirilmesi nedeniyle kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil bildiriminin ilgili mevzuata uygun düzenlenmemesi nedeniyle uğradığı parasal kaybın giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı : Ş. Ö. Vekili : Av. B.Y. Davalı : Türk TelekomünikasyonA.Ş. Vekili :Av. H.N.D. (AdliYargıda) OLAY : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin davalışirkette iş mevzuatı çerçevesindesözleşmeli statüde çalışmakta iken başkabir kamu kurum ve kuruluşuna atanmak üzere Devlet PersonelBaşkanlığına gönderilen nakil ilmühaberinde23.11.2010 tarihi itibarıyla ödenen aylık 770,00 TL ikramiye ve370,70 TL ek ödemeye yer verilmeksizin hatalı olarakdüzenlendiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklıkalmak üzere 1.000,00 TL alacağın en yüksek banka mevduatfaizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerindedava açmıştır. ANKARA 18. İŞMAHKEMESİ: 14.07.2016 gün ve E:2015/752 K:2016/235sayılı kararı ile “Tarafların iddia ve savunmaları,emsal karar örnekleri, 06/01/2016 tarihli usule, yasaya, yargısaluygulamalara, dosya içeriğine uygun, denetime açık vehüküm için yeterli bulunan bilirkişi raporu iledavalı tarafın dosyaya ibraz ettiği Yargıtay GenelKurulu'nun 18/11/2015 tarih ve 2014/9-1559 E, 2015/2649 K sayılıkararının incelenmesi sonucunda; İbraz edilen Genel Kurulkararında; " davalı Türk Telekomünikasyon A.Ş.arasındaki uyuşmazlıklarda daha önce esasa yönelikkararlar vermiştir. Ancak Danıştay İdari Dava Daireleri'nin07.04.2011 gün ve 2011/55-205 sayılı kararından sonrauyuşmazlığın adli yargı yerindegörüleceği konusunda yeniden değerlendirmeyapılması gerekmiştir. Anılan karara göre "yasaldüzenleme ile Türk Telekom A.Ş.'nin özelleştirilmesisonucunda, işlevsel görevlerde bulunan ve ikamesi kısasürede imkansız personelin isteklerine bağlı olarak makulbir süre kamu görevlerinden aylıksız izinli sayılaraközel hukuk tüzel kişisinde çalışmalarınaolanak sağlandığı, söz konusu personelin,aylıksız izinli olarak geçen sürede kamu personelistatülerinin devam ettiği, imtiyaz sözleşmesi ile bir kamuhizmetini yürütmek hakkını elde eden davalışirkete, devir sonrasında yetişmiş personelyetersizliği nedeniyle doğabilecek aksaklıklarınönüne geçilebilmesi için, 406 sayılı Yasahükümleri ile tanınan ayrıcalıkların sonucuolarak da, bünyesinde belli süre ile çalışmaya devameden söz konusu personelin kamu kurumlarına naklenatanmasının sağlanması amacıyla kimi görevleryüklendiği, 406 sayılı Yasa hükümleriuyarınca davalı şirket tarafından, hak sahibi personelininDevlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirim ileberaber personelin nakledileceği kamu kurumunda yararlanacağıparasal haklara esas olmak üzere memur maaş nakil ilmühaberidüzenlenmesi, personelin ilişiğinin kesilmesi gibi işlemlerbulunduğu, bu işlemlerin idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları, davalı şirketin,Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasında imzalanan"Telekomünikasyon Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkinİmtiyaz Sözleşmesi" ile belli bir kamu hizmetiniyürütmek görev ve yetkisi ile donatıldığı,bu görev ve yetkiler dâhilinde bazı kamusalayrıcalıkları ve yükümlülükleribulunduğu, belirtilen statüsü ve özel yasahükümleri gereğince bazı kamusal ayrıcalıklara veyükümlülüklere sahip olması nedeniyle davalışirketin, herhangi bir özel hukuk tüzel kişisindenfarklı bir hukuki statü içinde bulunduğu, bu durumda,imtiyaz sözleşmesi ile bir kamu hizmetinin yürütmeklegörevli ve yetkili kılınması nedeniyle, diğerözel hukuk tüzel kişilerinden farklı olarak kimi kamusalayrıcalıklara ve yükümlülüklere tabi olan, 406sayılı Yasa hükümleri ile, kamu kurumlarına nakilhakkı bulunan personeli ile ilgili olarak bazı kamusal görevleryüklenen davalı şirketin, belirtilen görevlerikapsamında tesis ettiği işlemlerin idari işlemniteliğinde olduğu ve bu işlemlerden kaynaklananuyuşmazlıkların idari yargının görevindebulunduğunun " kabul edilmiştir. Danıştay İdaridava Dairelerinin gerekçeleri Dairemizce benimsenmiştir.Gerçekten özelleştirmeden önce statü hukukuhükümlerine tabi davacı niteliğindeki personel,özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda "artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında" olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemler idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açıktır. İdariişlemlerle ilgili uyuşmazlığın ise adli yargıyerinde değil, idari yargı yerinde çözümlenmesigerekir. Mahkemece davanın HMK’ nun 114/1-b maddesi uyarınca"yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle aynıyasanın 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesigerekirken, yazılı şekilde esasa girilerek davanın reddinekarar verilmesi hatalıdır..." yönünde hükümkurduğu ve böylece bu tür uyuşmazlıklarda idari yargınıngörevli olduğu belirtilmiş olmakla, davanın idariyargıda görülmesi gerektiği” şeklindekigerekçe ile HMK’ nın 114/1-b maddesi gereğince“Yargı Yolunun Caiz Olmaması” nedeniyle aynıyasanın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine kararvermiş, verilen karar istinaf edilmeksizin 20/10/2016 tarihindekesinleşmiştir. Davacı vekili bu kezaynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. ANKARA 3. İDAREMAHKEMESİ: 07.03.2017 gün ve E:2017/4988 sayılıkararı ile “1953 tarihli ve 6145 sayılı Kanun ile,Türkiye Cumhuriyeti Posta, Telgraf ve Telefon İşletmesikurulmuş; 1924 tarihli ve 406 sayılı Telgraf ve TelefonKanunu'nun 10.06.1994 tarihli ve 4000 sayılı Kanunladeğiştirilen 1. maddesi ile, posta ve telgraf tesis veişletmesine ilişkin hizmetler, Posta İşletmesi GenelMüdürlüğü’nce (P.İ), telekomünikasyonhizmetleri ise, "Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi(Şirket)" tarafından yürütülecek şekildeyeniden yapılandırılmıştır. 27.01.2000 tarihli ve 4502sayılı Kanun'un 1. maddesi ile, 406 sayılı Kanun'un 1.maddesine eklenen dokuzuncu fıkrada, "Türk Telekom, bu Kanun veözel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Kamuİktisadi Teşebbüslerinin kuruluş, teşkilât vefaaliyetleri ile ilgili mevzuat Türk Telekom'a uygulanmaz. Sadece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 02.04.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır" şeklinde düzenlenmiş; anılanfıkra hükmü, 12.05.2001 tarihli ve 4673 sayılıKanun'un 1. maddesi ile değiştirilmiş ve "TürkTelekom, bu Kanun ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonimşirkettir. Bu Kanun hükümleri saklı kalmak üzere, kamuiktisadi teşebbüsleri de dâhil, sermayesinin yansındanfazlası kamuya ait olan kamu kurum, kuruluş ve ortaklıklarınauygulanan mevzuat Türk Telekom'a uygulanmaz. Sermayesininyarısından fazlası kamuda kaldığı sürece,Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimine ilişkin 02.04.1987tarihli ve 3346 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi hükümleriuygulanır. 16.07.1965 tarihli ve 697 sayılı Kanun ile milligüvenlik ve kamu düzeniyle sıkıyönetim ve seferberlikhallerinde telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesineilişkin özel kanunların hükümlerisaklıdır"; Ek 29. maddesinin 03.07.2005 tarihli ve 5398sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik birincifıkrasında, "Türk Telekom hisselerinin devri sonucu kamupayının yüzde ellinin altına düşmesi durumunda;Türk Telekom’da ek 22. maddenin (a) bendinin bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleriuyarınca belirlenen aslî ve sürekli görevlerdeçalışmakta olanlar ile 22.01.1990 tarihli ve 399sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsünde çalışanlarve kapsam dışı personel, kamu görevlerinden yüzseksengün aylıksız izinli sayılır..." hükmüneyer verilmiştir. Öte yandan; 406sayılı Yasa'nın 4502 sayılı Yasa ile değişik2. maddesinin (c) bendinin birinci alt bendinin birinci cümlesinde,"Türk Telekom; telekomünikasyon şebekeleri üzerindensunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefonhizmetlerini, 31.12.2003 tarihine kadar bu Kanun ve görevsözleşmesi çerçevesinde tekel olarak yürütür"denildikten sonra, anılan (c) bendinin birinci alt bendine 12.05.2001tarihli ve 4673 sayılı Yasa ile eklenen üçüncücümlede, "Ancak, Türk Telekom'daki kamu payı %50'ninaltına düştüğünde, Türk Telekom'un tümtekel haklan 31.12.2003 tarihinden önce de olsa ortadan kalkmışolur" kuralına yer verilmiş ve ; 4502 sayılıYasa'nın Geçici 3. maddesi ile de Türk TelekomünikasyonA.Ş., 233 sayılı KHK'nin ekindeki "B-Kamu İktisadiKuruluşları (KİK)" bölümünde yer alankuruluşlar listesinden çıkarılmıştır. Bu düzenlemeler birliktedeğerlendirildiğinde, telekomünikasyon şebekeleriüzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva edentelefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar "tekel" olarakyürütmekle görevli kılman ve çoğunluk hisselerikamuya ait bulunan Türk Telekom'un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50'nin altına düşünceye kadar kamu kuruluşuniteliğini taşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır. Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'dekitamamı Hâzineye ait bulunan hisselerden % 55'i, Bakanlar Kurulu'nun25.07.2005 tarihli ve 2005/9146 sayılı "TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)'nin % 55Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar"ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD bedelle) Oger Telekomünikasyon A.Ş.'nesatılmıştır. Bu sürece göreTürk Telekom personelinin durumu incelendiğinde: Türk Telekom A.Ş., 4502sayılı Yasa'nın 29.01.2000 tarihli ve 23948 sayılıResmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğidikkate alındığında, 29.01.2000 tarihi itibariyle 233sayılı KHK kapsamı dışında kalmış veanılan KHK eki cetvellerden çıkarılmışolması nedeniyle, Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu'nun22.01.1996 tarihli ve E: 1995/1, K: 1996/1 sayılı veözelleştirme kapsamında bulunan kamu iktisaditeşebbüslerinde sözleşmeli veya kapsam dışıstatüde çalışan personelin kurumlan ile olanilişkilerinden doğan anlaşmazlıklarınçözüm yerinin idari yargı olduğu yolundaki İlkeKararı kapsamı dışında değerlendirilmesigerekmektedir. Yukarıda anılan 4502sayılı Kanun'un 13. maddesi ile 406 sayılı Kanun'a eklenenEk 22. maddenin (a) bendinde, "a) Personelin statüsü:Telekomünikasyon hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekligörevler telekomünikasyon alanında sekiz yıl tecrübeyesahip ve en az dört yıllık yüksek öğrenimgörmüş bir genel müdür ile kadro, unvan, derece vesayıları Yönetim Kurulunun önerisi veBakanlığın teklifi üzerine bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüzseksengün içerisinde Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenenkadrolarda istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bupersonel hakkında bu Kanunda öngörülen hükümlersaklı kalmak üzere 399 sayılı Kanun HükmündeKararname hükümleri uygulanır. Bunlarındışında kalan personel iş mevzuatı uyarıncaistihdam edilir. İş mevzuatına göre istihdam edilenlereilişkin kayıt ve şartlar Yönetim Kurulu tarafındantayin olunur" hükmüne yer verilmiş; bu benthükmü, 4673 ve 5189 sayılı Yasalarla yapılandeğişiklikler sonucunda; "a) Personelin statüsü:(Ekibare: 12.05.2001-4673/6. md.) Türk Telekom’daki kamupayı%50'nin altına düşünceye kadar, Türk TelekomYönetim Kurulu üyeliklerine atanacaklarda Devlet memurluğunaatanabilme genel şartlarına sahip olma ve en az dörtyıllık yüksek öğrenim görme şartlarıaranır.(Mülga ikinci ve üçüncü cümle:16.06.2004-5189/12 md.) Bunların dışında kalan personeliş mevzuatı uyarınca istihdam edilir. İşmevzuatına göre istihdam edilenlere ilişkin kayıt veşartlar Yönetim Kurulu tarafından tayin olunur"hükmünü almış; aynı maddenin (b) bendinin ikinciparagrafında da iş mevzuatına tabi olan Türk Telekom çalışanlarınınaylık ücretlerinin kendilerini atamaya yetkili olan YönetimKurulu tarafından tespit olunacağı kuralabağlanmıştır. 406 sayılı Kanun'unanılan Ek 22. maddesi uyarınca, Türk Telekom A.Ş. GenelMüdürlüğü'ne ait asli ve sürekli kadrolarbelirlenerek 04.04.2000 tarihli ve 24010 (Mükerrer) sayılı ResmiGazetede yayımlanan 31.03.2000 tarihli ve 2000/331 sayılıBakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan listede: merkez teşkilatıiçin 100 ve taşra teşkilatı için 100 (6 BölgeMüdürü, 12 Bölge Müdür Yardımcısıve 82 İl Telekom Müdürü) kadro ihdas edilmiş; öteyandan, aynı Yasa maddesinin verdiği yetkiye dayanılarakhazırlanan "Türk Telekomünikasyon A.Ş. KapsamDışı Personel Yönetmeliği" adıaltındaki düzenleme, Yönetim Kurulunun 31.8.2000 tarih ve 407sayılı kararıyla kabul edilmek suretiyleyürürlüğe konulmuştur. Kanunla, Kurumda görev yapanpersonelden asli ve sürekli görev yapacak olanları kadrounvanı itibariyle belirlemek konusunda Bakanlar Kurulu'na yetkiverildiği açıktır. Bu yetki 4502 sayılıKanun'un yürürlüğe girdiği 29.01.2000 tarihi ile 5189sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 2.7.2004tarihleri arasında geçerli olmuştur. Anayasa'nın 128. maddesinde,"Devletin, kamu İktisadî teşebbüsleri ve diğerkamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göreyürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetleriningerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar vediğer kamu görevlileri eliyle görülür"denilmiştir. 406 sayılıKanun’un Ek 29. maddesinin 03.07.2005 tarihli ve 5398 sayılıKanun'la değişik birinci fıkrasında, "TürkTelekom hisselerinin devri sonucu kamu payının yüzde ellinin altınadüşmesi durumunda; Türk Telekom’da ek 22. maddenin (a)bendinin bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri uyarınca belirlenen asli ve sürekligörevlerde çalışmakta olanlar ile 22.01.1990 tarihli ve399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak kadroluveya sözleşmeli personel statüsündeçalışanlar ve kapsam dışı personel, kamugörevlerinden yüzseksen gün aylıksız izinlisayılır. Bu personel belirtilen süre içinde TürkTelekom’da çalışmaya devam eder ve hisse devirtarihinden nakli için Devlet Personel Başkanlığınabildirildikleri tarihe kadarki aylık ücret, harcırah,sağlık giderleri, cenaze giderleri ve ölümyardımı ile diğer mali ve özlük hakları TürkTelekom tarafından karşılanır..." denilerek, yasakoyucu tarafından Türk Telekom’da 22.01.1990 tarihli ve 399 sayılıKanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak sözleşmeli personelstatüsünde çalışanlar ile kapsam dışıpersonel, kamu personeli sayılmıştır. Bakılan olayda, TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi'nde sözleşmelistatüsünde görev yapmakta ikençalıştığı kurumun özelleştirilmesisonucu 406 sayılı Yasanın Ek:29 ve devamıhükümleri ile 4046 sayılı Yasanın 22.maddesiuyarınca başka kamu kurum ve kuruluşlarına atanmaküzere Devlet Personel Başkanlığına bildirimiyapılan davacı tarafından, maaş nakil ilmühaberi eksikdüzenlendiğinden bahisle, davalı kurumdanayrıldığı 23.12.2010 tarihinden itibaren maaş nakililmühaberinin eksik düzenlendiğinin tespiti vemaaşının eksik ödenmesinden dolayıuğradığı zararın davalı şirketten tazminiistemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun "İdari Dava Türleri veİdari Yargı Yetkisinin Sınırı"başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralıbendinde: "a) İdari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları, b) idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar" idari dava türleri olarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalara bakılabilir. Buna göre, iptali istenilenişlemin tesis edildiği tarihte davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.'nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari dava bulunduğundansöz edilemeyeceğinden; uyuşmazlığın, özelhukuk hükümlerine göre görüm ve çözümündeadli yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır” şeklindeki gerekçeyle 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine, dosyaincelemesinin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadarertelenmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Ahmet TevfikERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 25.09.2017 günlütoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasa'nın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen, sonrasında Kamu Kurumuemrine atanan davacı tarafından; maaş nakil ilmühaberindeyer verilmediği ileri sürülen ikramiye ve ek ödemelerkarşılığı alacağın yasal faiziyle birliktetazmini istemiyle açılmıştır. Telekomünikasyonşebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası sesiletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar“tekel” olarak yürütmekle görevli kılınanve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunan TürkTelekom’un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, ancakkuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgüstatüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’ninaltına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğu tartışmasızdır. Ancak, özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’dekitamamı Hâzineye ait bulunan hisselerden % 55’i, 14.11.2005tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile OgerTelekomünikasyon Anonim Şirketine satılmıştır. Olayda, hisse devir (14.11.2005)tarihinde davalı şirket nezdinde çalışmakta iken 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında kamu kurumuemrine atanan davacı tarafından; maaş nakil ilmühaberinindüzeltilmesi ve parasal hakların giderilmesi istemiyle davaaçılmıştır. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türlerive İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralıbendinde: a) (Değişik :8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik:18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar” idari dava türleriolarak sayılmış olup; kural olarak, idari yargıda ancakDevlete ve kamu tüzel kişilerine karşı açılandavalara bakılabilir. Buna göre, maaş nakilbildirimi düzenleme ve dava tarihlerinde davalı mevkiinde kamukuruluşu niteliği taşımayan Türk TelekomünikasyonA.Ş.' nin olması karşısında, idari yargı yetkisikapsamında açılmış bir idari davadan söz etmekimkânı bulunmadığından;uyuşmazlığın, özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle, Ankara 3.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüyle, Ankara 18.İş Mahkemesince verilen 14.07.2016 gün ve E:2015/752 K:2016/235sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 3. İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 18. İş Mahkemesinceverilen 14.07.2016 gün ve E:2015/752 K:2016/235 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.09.2017gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy