T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2017 / 503 KARAR NO : 2017 / 544 KARAR TR : 25.09.2017 ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza sonucu oluştuğu öne sürülen zararın rücuan tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk K A R A R Davacı : A. A.T. S.Ş. Vekili : Av. H. L. P. Davalılar : 1 - Tuzla BelediyeBaşkanlığı Vekili : Av. B.K.(Adli Yargıda) Av.T.O. Ç. (İdari Yargıda) 2 - Karayolları Genel Müdürlüğü Vekili : Av. A. S. (Adli Yargıda)Av. İ.Ö. D. (İdari Yargıda) OLAY : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketitarafından 315656110 nolu kasko sigortalı 34 … 0551plakalı aracın 10/08/2013 tarihinde, İstanbul, Tuzla,Orhanlı mevkiinde seyir halinde iken, yoldaki asfaltçalışması nedeni ile düşük banket veçukur olduğunu, yolda uyarıcı levha olmadığını,bu nedenle aracın hasar gördüğünü,sigortalının olayda kusurunun bulunmadığım,olayın hizmet kusuru sonucu oluştuğunu, 5.110,00 TL zararınsigortalıya ödenme tarihi olan 22.08.2012 tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterekenve müteselsilen tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. İSTANBUL ANADOLU 28.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 10.02.2016 gün ve E:2016/55, K:2016/25sayılı kararı ile “Davacı tarafın iddiaşekline göre, davalı her iki idarenin bakım veonarımından sorumlu olduğu Tuzla - Orhanlı Mahallesimevkiindeki yolda asfalt çalışması nedeniyle oluşandüşük banket ve çukura rağmen çukurunzamanında kapatılmaması, yolda uyarıcı-levhakonulmaması sonucu sigortalı aracın çukuradüşerek zarar görmesi söz konusu olup,, talepKarayolları ve Belediyenin hizmet kusuruna dayanmaktadır.İdarelerin kamu hukuku uyarınca kendilerine yüklenen hizmetkusurundan doğan davalar tam yargı davası olup, idariyargıda görülmesi gerekir. HMK 114/1 -c maddesi uyarıncamahkemenin görevli olması dava şartı olup, mahkemece HMK138 maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verileceğinden,davada mahkememiz görevli olmadığından, idari yargıdatam yargı dava açılması gerektiğinden davanınyargı yolu dava şartı eksikliğinden usulden reddine”şeklinde karar vermiş, verilen karar temyiz edilmedenkesinleşmiştir. Davacı vekili bu kezaynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. İSTANBUL 7. İDAREMAHKEMESİ: 03.04.2017 gün ve E:2016/510 sayılıkararı ile “2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesinin1. fıkrasında; "Adli, idari, askeri yargı mercilerindenbirisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik karan üzerinekendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olanbir yargı merciinin, davada görevsizlik kararı veren merciingörevli olduğu kanısına varması halinde, gerekçelibir karar ile görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvuracağı ve elindekiişin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesinedeğin erteleyeceği" hükmüne, aynı maddenin 5791sayılı Yasayla değişik 2. fıkrasında ise;"Yargı merciinin, önceki görevsizlik kararma ilişkindava dosyasını da temin ederek, gerekçeli başvurukararı ile birlikte dava dosyalarını UyuşmazlıkMahkemesine göndereceği" hükmüne yer verilmiştir. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde; "Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu" vurgulanarak, "Kapsam"başlıklı 2. maddesinde; "Bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı" belirtilmiş,"Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde; "Trafikkazası, karayolu üzerinde hareket halinde olan bir veya birden fazlaaracın karıştığı ölüm, yaralanma vezararla sonuçlanmış olan olay" olarak tanımlanmış,10. maddesinde de; "Yapım ve bakımdan sorumlu olduğuyolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın gerekli görülen kavşaklara ve yerleretrafik ışıklı işaretleri, işaret levhalarıkoymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimleriningörev ve yetkileri arasında olduğu" hükmebağlanmıştır. Öte yandan söz konusu2918 sayılı Kanun'un 19.01.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanun'un 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde, İşleteniveya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafık kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilirhükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanun'unGeçici 21. maddesinde de; "Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz" hükmüyer almıştır. Dava dosyasınınincelenmesinden; davacı sigorta şirketi tarafından, şirketekasko sigortalı 34 .. 0551 plakalı aracın, 10.08.2012 tarihindeİstanbul İli, Tuzla İlçesi, Orhanlı Mahallesimevkiinde seyir halinde iken, yoldaki asfalt çalışmasınedeniyle düşük banket ve çukur oluşması veyolda uyarıcı levha da bulunmaması sonucunda hasarauğradığından ve olayda sigortalının kusurununbulunmadığından bahisle araç sahibine ödenen5.110,00-TL'nin sigortalıya ödenme tarihi olan 22.08.2012 tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerdentahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerindeaçtığı Rücuen Tazminat davası sonucunda,İstanbul 28. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.11.2013 tarih, E:2013/38,K:2013/174 sayılı kararıyla, açılan davada AsliyeTicaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle"Mahkemenin görevsizliği nedeniyle, davanın davaşartı eksikliğinden usulden reddine" karar verildiği,bunun üzerine dosya kendisine gelen İstanbul Anadolu 4. AsliyeTicaret Mahkemesinin 31.03.2015 tarih ve E:2014/2307, K:2015/302sayılı kararıyla, dava konusu olayda Asliye Hukuk Mahkemesiningörevli ve yetkili olduğu gerekçesiyle "Mahkemeningörevsizliğine" karar verildiği, verilen bu kararüzerine yargı yerinin belirlenmesi için dosyanıngönderildiği Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin verdiği03.11.2015 tarih ve E:2015/9689, K:2015/10374 sayılı kararla"İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesinin Yargı YeriOlarak Belirlenmesine" karar verildiği, bunun üzerine dosyayeniden kendisine gelen, İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesinceverilen kararla "dava konusu talebin Karayolları ve Belediyeninhizmet kusuruna dayandığı, davada Mahkemelerinin görevliolmadığı ve idari yargıda tam yargı davasıaçılması gerektiğinden" bahisle "davanınyargı yolu şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine"karar verildiği, söz konusu kararın taraflarca temyizedilmeksizin 16.03.2016 tarihinde kesinleşmesi üzerine de, 28.03.2016tarihinde Mahkememiz kayıtlarına giren dilekçeylegörülmekte olan bu davanın açıldığıanlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun110. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanitiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir;"... Anayasa Mahkemesinin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa'daadli ve idari yargı ayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesive çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun'da tanımlanan Karayolu şeridiüzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz İtirazınreddi gerekir..." (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa'nın 158. maddesininson fıkrasında; "Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi'nin karan esas alınır." denilmektedir. AnayasaMahkemesinin yukarıda gerekçesine yer verilen karan, yasakoyucunun, idari yargının görevine giren bir konuyu adliyargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun'dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa'ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir. UyuşmazlıkMahkemesinin muhtelif kararlarında da bu hususa değinilmektedir. Sonuç olarak, 2918sayılı Kanun'un 19.01.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi'nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin;karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartlan, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı, buna görede oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumlulukdavalarının ve dolayısıyla iş buuyuşmazlığın görüm veçözümünde; 2918 sayılı Yasa hükümleriçerçevesinde adli yargının görevliolduğu” düşüncesiyle 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19.maddesi hükümleri uyarıncagörevli yargı merciinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine karar vermiş,dosya Mahkememize gönderilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Ahmet TevfikERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 25.09.2017 günlü toplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının, ekindeki adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görev esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalı idareninsorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen maddi hasarlı kazanedeniyle davacı tarafından evvelce ödenen tazminatındavalılardan rücuan tahsili istemiyle açılmıştır. 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. Aynı Kanunun,“Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır: a) Yapım ve bakımdansorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparakönlemleri almak ve aldırmak, b)Tüm karayollarındakiişaretleme standartlarını tespit etmek, yayınlamak vekontrol etmek, d)Trafik ve araçtekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e)Yapım vebakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f)Trafik kazalarınınoluş nedenlerine göre verileri hazırlamak vekarayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veyaaldırmak, g)Yapım vebakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h)Yetkili birimlerce veya trafikzabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizi sonucu, altyapı veyolun fiziki yapısı ile işaretlemeye dayalı kaza sebeplerigöz önünde bulundurularak önerilen gerekli önlemlerialmak veya aldırmak, j) (Değişik: 17/10/1996- 4199/5 md.) Trafik zabıtasının görev ve yetkilerisaklı kalmak üzere Bu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 incimaddeleri hükümlerine aykırı hareket edenler hakkındasuç veya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b),(c) ve (d) bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumubir tutanakla belirlemek ve gerekli işlemin yapılması içinen yakın trafik kuruluşuna teslim etmek, k) Bu Kanunla ve bu Kanunagöre çıkarılmış olan yönetmeliklerleverilen diğer görevleri yapmaktır.” hükmüne yerverilmiştir. Öte yandan 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafık kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. 2918 sayılı Kanunun 110uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanitiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“... Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarındada belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştayyetkili kılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idarehukuku alanına giren konularda idari yargı, özel hukukalanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır. Budurumda, idari yargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adli yargınıngörevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisininbulunduğunu söylemek olanaklı değildir. Ancak, idariyargının denetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir...” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerledavanın görüm ve çözümü adli yargıyerinin görevine girdiğinden, İstanbul 7. İdareMahkemesinin Başvurusunun Kabulü ile İstanbul Anadolu 28. AsliyeHukuk Mahkemesinin 10.02.2016 gün ve E:2016/55, K:2016/25 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul 7. İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile İstanbul Anadolu 28. Asliye HukukMahkemesinin 10.02.2016 gün ve E:2016/55, K:2016/25 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.09.2017gününde, Üyelerden Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Turgay Tuncay VARLI KARŞI OY 03.11.2015 tarih ve 29521sayılı Resmi Gazetede yayımlanan UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670, K:2015/671 ve E:2015/580K:2015/592 sayılı kararlarında belirtilmiş olandüşünceler doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.25.09.2017 Üye Üye Süleyman HilmiAYDIN Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy