T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 2017 / 581 KARAR NO : 2017 / 593 KARAR TR : 25.09.2017 ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza sonucu oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk K A R A R Davacı : A. A. T. S. A.Ş. Vekili : Av. M. T. Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü Vekili : Av. İ. K. (Adli Yargıda) O LAY : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; 11.06.2012 tarihindedavalı idarenin bakım ve onarımından sorumlu olduğuD-400 karayolu Mersin Tarsus istikameti Tat bakliyat karşısındayola dökülen yağdan dolayı sigortalı araç sürücüsünündireksiyon hakimiyetini kaybetmesi sebebi ile meydana gelen kazada davacışirketçe kasko sigortalı olan 33 … 323 plakalıaracın hasara uğradığını, trafik kaza tespittutanağına göre olayın meydana gelmesinde davalıidarenin kusurlu bulunduğunu, davanın kabulü ile 3.400,00TL'ninfazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ileödeme tarihi olan 14/08/2012’ den itibaren işleyecek yasalfaizi ile birlikte tahsiliistemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır. MERSİN 2. ASLİYEHUKUK MAHKEMESİ: 21.12.2016 günve E:2016/317 K:2016/652 sayılı kararı ile “...Dava, Tazminat davasıistemine ilişkin bulunmaktadır. Dosyanın AnkaraNöbetçi Asliye Hukuk mahkemesine gönderilerek, kazaolayında karayollarının kusurunun olup olmadığı,ayrıca davacı vekilince hasara ilişkin sunulan hasar dosyasıkapsamında rücu alacak miktarının tespiti içintrafikçi ve hasar hesabı konusunda uzman makina mühendisibilirkişilerden rapor aldırılmış, bilirkişilerraporlarında araç sürücüsü Samet Kurt'un % 75,davalı karayollarının % 25 kusurlu olduğu ve tazminatmiktarının 2.986,68 TL olduğu yönündegörüş bildirmişlerdir. Mahkememizin2013/555 Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılamaneticesinde davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile 2.986,68TL'nin ödeme tarihi olan 14/08/2012 tarihinden itibaren işleyecekyasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesinedair karar verildiği, kararın davalı vekilince temyizedildiği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14/01/2016 tarih ve 2015/7770Esas 2016/315 Karar sayılı ilamı ile mahkememizce verilenkararın "Kamu hizmeti görmekle yükümlü olandavalı Karayolları Genel Müdürlüğü, kamuhizmeti sırasında verdiği iddia olunan zararlardan dolayıözel hukuk hükümlerine tabi değildir. Olay idari karar veeylemlerden doğan zararlar niteliğinde bulunduğundan,zararın ödetilmesi istekleri 11.02.1959 günlü ve 17/15sayılı YİBK kararının 2.bendi hükmünce, tamyargı davasının konusunu oluşturur. Bu davaların ise,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2.maddesihükmü uyarınca, idare aleyhine idari yargı yerinde tam yargıdavası olarak açılması gerekmektedir. Somut olayda,davalı Karayolları Genel Müdürlüğühakkında hizmet kusuruna dayanılarak davaaçıldığından, mahkemece davanın HMK 114/1-bmaddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığından HMK115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyleusulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığınesası incelenerek yazılı biçimde hükümkurulması doğru görülmemiştir"gerekçesiyle bozulduğu Tüm dosyakapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Yargıtay 17. HukukDairesinin 14/01/2016 tarih ve 2015/7770 Esas 2016/315 Karar sayılıilamında belirtildiği üzere, Karayolları GenelMüdürlüğü aleyhine adli yargıda hizmet kusurunadayanılarak dava açılamayacağından, davanın HMK114/1-b ve 115/2. Maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniylereddine karar vermek gerektiği ...” şeklindeki gerekçesi ile DavanınHMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartıyokluğu nedeniyle Reddinekarar vermiş, taraflarca aleyhine yasa yoluna başvurulmayan karar26.06.2017 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili, bu kez aynı istemle idari yargıyerinde dava açmıştır. MERSİN 1. İDAREMAHKEMESİ: 04.08.2017 gün veE:2017/1014sayılı kararı ile “…2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara veyerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. 2918 sayılıYasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”; Geçici21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”hükümleri yer almaktadır. Öte yandan; 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinin gerekçesi;Karayolları Trafik Kanunu, kamuya ait araçların karayoluüzerindeki seyrini (m.85,86,90,106,109 ve diğ.) kendi kapsamınaalmış ve bu nevi araçların sebebiyet verdiklerizararların tazmini davaları doğru olarak adli yargıdagörülmüştür. Yasanın 106. maddesi hükmüaynen şöyledir: "(kamuya) ait motorlu araçlarınsebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır."Kökleşmiş yargısal uygulamaya ve yasaya hâkim sistemerağmen son yıllarda kamu araçları ile işlenenkazalardan doğan zararlara ilişkin davaların idari yargıdagörülmesi gerektiği yönünde UyuşmazlıkMahkemesi kararları kurulmaktadır. Adli Yargıda (özellikleYargıtay), Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarına rağmeniçtihadını müstakar olarak sürdürmektedir. Türk Hukukundakiköklü paradigmalardan biri, "karayolu şeridindekiaraç seyrinin özel hukuk alanı olduğu" hususudur.Yasanın ve bu konudaki hukuk tefekkürünün oturduğuzemin budur. Kamuya ait araçlar yönünden sevk edilen özelkural (m. 106) karşısında başkaca bir sonuca varmak damümkün görülmemektedir. Aynı seyir çizgisindehareket eden, aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımını esas alarak yasaya rağmeniçtihatla farklı görev kuralı oluşturmak, giderekaynı riskten farklı hukuk uygulamalarına yol açmak, hukukve adalet mantığı ile de bağdaşmaz (Any.m.2). Olagelençözüm, bu yönüyle adli-idari yargı görevayırımına ilişkin anayasa normlarıyla da uyumiçindedir. (Any.M. 15.5.1997 t, 72/51 - E/K). İşletenin hukukisorumluluğuna ilişkin kurallar ile tam-yargı hukukunailişkin kurallar; zaman aşımı, kurtuluşkanıtı ve benzeri açılardan bir çatışmaiçindedir. Mevzuat ve uygulama uyumu, adli yargı seçeneğindeancak sağlanabilir. Çünkü adli yargı, idariyargıdaki 1 yıllık hak düşürücüsüreyi değil, Karayolları Trafik Kanunundaki zamanaşımı süresini uygulayacaktır. (KTC m. 109,106 vb.)İdari yargının bağlı olduğu hukuk (İdariYargılama Usulü) ve tam yargısı davası tipi(kısmi dava açma imkânsızlığı),Karayolları Trafik Kanunundaki sorumluluk kurallarının buyargı kolunda uygulanmasına engeldir. Oysa görev, idari yargıdada olsa Karayolları Trafik Kanununu hükümlerininuygulanması zorunludur, (m. 106/1). İdari ve Adli Yargıkollan arasındaki görev uyuşmazlıkları, trafikkazalarından kaynaklanan davaların görülmesindesürekli bir belirsizliğe, gecikmelere ve hak kayıplarınayol açmaktadır. Teklif, sözü edilenbelirsizlikleri, hukuk devletinin ve trafik/tehlike sorumluluğununyapısal özelliği içinde gidermektedir. Zarar göreninkamu grevlisi olması, adli yargı görevini etkilemez.Karayolları Trafik Kanunu, ne kamu araçları ve ne de o araçlariçinde bulunan zarar gören kamu görevlileribakımından doğru olarak bir ayırımyapmamıştır. Yasanın amacı, karayolu trafiğininve araçların ürettikleri risklere dayalı hukukta yeknesakçözüm düzeni oluşturmaktır. Yargısalgörev (usul) de bu amacın dışında değildir. Birbaşka yönüyle teklif, yargı sistemindeki"görevsizlik tartışmalarınınyükünü" ortadan kaldırmakta ve hak aramaözgürlüğü ile adil yargılama hakkınıgüçlendirmektedir. Görev kuralım üretme münhasıryetkisi, anayasaya aykırı olmamak kaydı ile yasama organınaaittir.(Any.m.l42)" şeklindedir. Dava dosyasının incelenmesinden;D-400 karayolu Mersin-Tarsus İstikameti Tat Bakliyatkarşısında kasko ile sigortalı olan 33 … 323 plakasayılı aracın sürücüsünün seyir halindeiken yola dökülen yağ nedeniyle direksiyon hâkimiyetinikaybederek maddi hasarlı kaza yapması olayında ve bunabağlı oluşan maddi hasarda idarenin hizmet kuşumbulunduğundan bahisle 2.986,68.-TL tazminatın yasal faiziyle birlikteödenmesine hükmedilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanunun 110uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılanitiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi,şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırıgörmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir:“... Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarındada belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2., 125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir...” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın 158 incimaddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, AnayasaMahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda; 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim UyuşmazlıkMahkemesi'nin 01.04.2014 tarih ve E:2014/280, K:2014/325 sayılıkararı da bu yöndedir. Açıklanannedenlerle, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21.12.2016 günlü veE:2016/317, K:2016/652 sayılı kararı ile verilengörevsizlik kararının kesinleşmesi üzerineMahkememizde açılan davada görevsizlik kararı verenmerciin görevli olduğu sonucuna varıldığından,2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanununun 19.maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvuru yapılmasına, UyuşmazlıkMahkemesinden karar gelinceye kadar iş bu dava hakkında kararverilmesinin ertelenmesine” karar vererek adli yargı dosyasıile birlikte Mahkememize müracaat etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Ahmet TevfikERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 25.09.2017 günlütoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının, ekindeki adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davalıidarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyleoluştuğu öne sürülen zararın kusuru oranındaidare tarafından rücuan tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu Kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş, aynı Kanunun,“Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır: a) Yapım vebakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek, d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e) Yapım vebakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veyaaldırmak, g) Yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında trafik güvenliğini ilgilendiren kavşak,durak yeri, aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeritesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarcahazırlanan projeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h) Yetkili birimlerceveya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizi sonucu,altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeye dayalıkaza sebepleri göz önünde bulundurularak önerilen gerekliönlemleri almak veya aldırmak, i) (Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek, j) Bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmaktır.” hükmüne yerverilmiştir. Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.01.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “... Anayasa Mahkemesi’nin dahaönceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihselgelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir...” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanıngörüm ve çözümü adli yargı yeriningörevine girdiğinden, Mersin 1. İdare MahkemesininBaşvurusunun Kabulü ile Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 21.12.2016 gün ve E:2016/317 K:2016/652 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle , Mersin 1. İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Mersin 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 21.12.2016gün ve E:2016/317 K:2016/652 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.09.2017gününde, Üyelerden Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay TuncayVARLI’nın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Ali ÇOLAK Üye Alaittin Ali ÖĞÜŞ Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Suna TÜRE Üye Turgay Tuncay VARLI KARŞI OY 03.11.2015 tarih ve 29521sayılı Resmi Gazetede yayımlanan UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580 K:2015/592sayılı kararında belirtilmiş olan düşüncedoğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyoruz. 25.09.2017 Üye Üye Süleyman Hilmi AYDIN Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy