T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017 / 487
KARAR NO : 2017 / 540
KARAR TR : 25.09.2017
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza sonucu oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
K A R A R
Davacı : G.S. A.Ş.
Vekili : Av. A.A.
Davalı : İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. E. Ç.
OLAY : Davacı vekilidava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete 207997641sayılı poliçe ile kasko sigortası bulunan 34 … 1944plaka sayılı aracın 27/01/2014 Gaziosmanpaşa Belediyesihudutlarında bulunan 1437 nolu ışıklarınarızalı olması nedeniyle kaza yaptığını,müvekkil şirketin sigortalısına 10.299-TLödediğini, tespit tutanağına göre 1437 noluışıkların arızalı olması nedeniyle % 50 kusur nispetedilen Büyükşehir Belediyesine başvuruda bulunduğunu,ancak ödeme yapılmadığını ve bu davanınaçılmasının zaruretinin doğduğunu belirterek5.150-TL rücuen tazminatın fazlaya dair faiz ve kusurartışından doğan dava ve talep haklan saklı kalmakkaydı ile 22/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi iletahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL 8.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 28.04.2015gün ve E:2014/493, K:2015/184 sayılı kararı ile“Sinyalizasyon ve trafik ışıklarının kusurundankaynaklandığı belirtilen zararın rücuen tazminiiçin dava açıldığı anlaşılmakla hizmetkusurundan kaynaklanan davanın idari vargı yerindeaçılması gerektiğinden mahkememizingörevsizliği nedeniyle davadilekçesinin reddine, davacının İstanbulİdare Mahkemesinde dava açmakta muhtariyetine” şeklinde kararvermiş, temyiz edilen kararın Yargıtay17.Hukuk Dairesinin 04.11.2015gün ve E: 2015/10013, K:2015/11579 sayılı ilamıylaonanarak 14/01/2016 tarihinde kesinleştiğibelirlenmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle idariyargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL 3. İDAREMAHKEMESİ:02.05.2017 gün ve E:2017/335 sayılıkararı ile “2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1. maddesinde; İdari dava türleri: "a)İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenlertarafından açılan iptal davaları, b) İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtelolanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c)Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar." olarak tanımlanmış, aynı Kanun’un 14.maddesinin (3-a) bendinde, dava dilekçelerinin görev ve yetkiyönünden inceleneceği, 15. maddesinin (1-a) bendinde de, (3-a)bendine göre adli ve askeri yargının görevli olduğukonularda açılan davaların reddine karar verileceğihükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 2247 sayılı 19.maddesinde ise;"Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelenbir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevliolduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ilegörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler. Yargı merciince,önceki görevsizlik kararma ilişkin dava dosyası da teminedilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte davadosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir. ”hükmü yer almıştır.
Dava; davacı şirketesigortalı 34 … 1944 plakalı aracın 27/01/2014 tarihindedavalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle karıştığıiddia edilen kazada oluşan ve sigortalıya ödenen 5.150,00 TLzararın ödenmiş olması nedeniyle ödenen zararmiktarının, davalı idareden hizmet kusuruçerçevesinde tazmini istemiyleaçılmıştır.
Benzer bir uyuşmazlıkta, itiraza konu görevret kararının verilmesine dayanak olan yasa hükmününiptali istemiyle idare mahkemesince yapılan başvuruyu, mahkemesininyetkisizliği nedeniyle reddeden, Anayasa Mahkemesinin 8/12/2011 tarih veE:2011/124, K:2011/160 sayılı kararındaki; "2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesininbirinci fıkrasında, bu Kanun’dan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkemeise idare mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkemedeğildir." yolundaki gerekçe dikkate alındığında,anılan yasada yer alan görev kuralının idarelerin hizmetkusurundan kaynaklanan davaları da kapsadığı sonucunavarılmaktadır.
Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 30/11/2015 tarihve E:2015/786, K:2015/801 sayılı kararı ile bunun gibibirçok emsal nitelikli kararında; 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi çerçevesinde,"Sigortalı araç için araç sahibine ödemedebulunan sigorta şirketince, zararın giderilmesi istemiyle idarealeyhine açılan davanın, adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği açıkça belirtilmiştir.
Bu durumda, görülmekte olan davada da adli yargıyerinin görevli olduğu” düşüncesiyle 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesihükümleri uyarınca görevli yargı merciininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine karar vermiş, dosya Mahkememizegönderilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık MahkemesiHukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Ahmet TevfikERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ,Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 25.09.2017 günlütoplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının, ekindeki adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ındavada idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idarenin sorumluluksahasında kalan yolda meydana gelen maddi hasarlı kaza nedeniyledavacı tarafından evvelce ödenen tazminatın davalıBelediyeden kusuru oranında rücuan tahsili istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafık kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır.
Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “... AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir...” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanıngörüm ve çözümü adli yargı yeriningörevine girdiğinden, İstanbul 3. İdare MahkemesininBaşvurusunun Kabulü ile İstanbul 8. Asliye HukukMahkemesi’nin 28.04.2015 gün ve E:2014/493, K:2015/184 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle İstanbul 3. İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile İstanbul8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.04.2015 gün ve E:2014/493,K:2015/184 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.09.2017 gününde, Üyelerden SüleymanHilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nın KARŞI OYLARI ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Turgay Tuncay
VARLI
KARŞI OY
03.11.2015 tarih ve 29521sayılı Resmi Gazetede yayımlanan UyuşmazlıkMahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/670, K:2015/671sayılı kararında belirtilmiş olan düşüncedoğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyoruz. 25.09.2017
Üye Üye
Süleyman HilmiAYDIN Turgay Tuncay VARLI