T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/357
KARAR NO : 2017/441
KARAR TR : 10.07.2017
ÖZET 2330 sayılı Kanun uyarınca vazife malulü olan davacı tarafından, 37.960,90-TL protez bedelinin ödenmesi talebiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile bu bedelin, fatura tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : B. K.
Vekili : Av. M.Y. Ş.
Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı
Vekili :Av. T.F.
O L A Y :Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacınınterörle mücadele gazisi olup, 2330 sayılı kanunkapsamında vazife malulü emeklisi olduğunu, görev sebebiylesol diz altı ampütasyonlu olduğunu, 2014 yılındaErciyes Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin27.05.2014 tarih ve 964/154026 sayılı raporu ile protezininyıprandığından tamiri ve bakımınınmümkün olmadığından, yenilenmesinin uygungörüldüğüne dair karar verildiğini, diz altıprotezinin yenilendiğini, ancak bedeli olan 59.960,90 TL’nin22.000,00-TL’sının Kurum tarafından ödendiğini,kalan 37.960,00-TL’nın Kurumdan talep edildiğini, ancaktalebinin reddedildiğini, SUT'un 17/ç maddesinde protezin garantisüresi içerisinde eskiyip yıpranması ve tamir kabul ederdurum arz etmesi hallerinde işleyecek ve uygulanabilecek bir madde olduğunu,madde de ödeme limitinin söz konusu olmadığını,17/b maddesinde de malullerin SUT ekli listelerde yer almayan tıbbimalzemeleri temin etmeleri halinde bedellerinin fatura tutarıüzerinden ödeneceğinin düzenlendiğini ilerisürerek bakiye protez bedeli olan 37.960,90-TL’nındavalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle idari yargı yerindedava açmıştır.
ANKARA 17.İDARE MAHKEMESİ: 30.4.2015 gün ve E:2015/556, K:2015/673sayı ile, davacının protez bedelinin ödenmesi talebiyleyapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işleministeminden kaynaklanan sözkonusu davanın görüm veçözümünün anılan 5510 sayılı Kanun'un101. maddesi uyarınca iş mahkemelerinin görevine girdiğigerekçesiyle; 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüYasasının 15/1-a maddesi hükmü uyarınca davanıngörev yönünden reddine karar vermiş, bu karar davacıvekili tarafından temyiz edilmiştir.
DanıştayOnbeşinci Daire: 16.11.2015 gün ve E:2015/7485, K:2015/7601sayı ile, dosyadaki belgeler ile temyiz dilekçesindekiiddiaların incelenmesinden, temyiz istemine konu kararın hukuka veusule uygun olduğu, kararın bozulmasını gerektirecek yasalbir sebebin bulunmadığı sonucuna varıldığıgerekçesiyle, temyiz isteminin reddine, mahkeme kararınınonanmasına karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacıvekilince aynı istemle adli yargı yerinde dava açılmıştır.
ANKARA 16.İŞ MAHKEMESİ: 16.3.2017 gün ve E:2016/288 sayıile, davacıya vazife malulü olması nedeniyle 15.11.1996tarihinden itibaren, 5434-2330 ve 3713 sayılı Kanunlara göre 4.derecede Türk Silahlı Kuvvetleri Vazife Malullüğüaylığı bağlandığı, maluliyetine dayalıprotez bedeli için 05.06.2014 tarihli faturaya dayalı olarak ilerisürülen talebin dava konusu olduğu, davacıyönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği, bu işlemlerdenkaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargınıngörevinde bulunduğu, ancak davacı tarafından daha önceidari yargıda açılan davanın görevsizlik kararıverilerek kesinleştiği, Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş Ve İşleyişi Hakkında Kanunun yargımerciilerinin Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmalarıbaşlıklı 19. Maddesinin "Adli, idari, askeri yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteler." hükmünü içerdiğigerekçesiyle idari yargının görevli olduğuna,Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına karar sonucununbeklenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Birgül KURT ve Turgay TuncayVARLI’nın katılımlarıyla yapılan 10.07.2017günlü toplantısında:
1-İLKİNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, İşMahkemesi’nce anılan Yasa’nın 19. maddesindeöngörülen usul ve yönteme uygun biçimdebaşvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Usuleilişkin herhangi bir noksanlık görülmediğinden görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava; 2330sayılı Kanun uyarınca vazife malulü olan davacıtarafından, 37.960,90-TL protez bedelinin ödenmesi talebiyleyapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin işleminiptali ile bu bedelin, fatura tarihi olan 5.6.2014 tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyleaçılmıştır.
Dosyanınincelenmesinden, davacının 2330 sayılı Kanun uyarıncavazife malulü olarak emekli olduğu, terörle mücadelesırasında gazi olduğu ve sol bacağını dizaltından kaybettiği ve protez takıldığı, eskimesiüzerine davacı tarafından alınan Sağlık KuruluRaporunda, " mevcut protezin yıprandığı,kullanılmayacak durumda olduğu, bakımınınmümkün olmadığından yenilenmesi uygundur"şeklinde karar verildiği, davacının 5.6.2014 tarihli faturaile söz konusu özelliklere sahip diz altı protezini firmadanaldığı, davacı tarafından fatura bedelininödenmesi istemiyle yapmış olduğu başvurununzımnen reddi üzerine fatura bedelinin yasal faizi ile birlikteödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 506, 1479, 2925,2926 ve 5434 sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdinegöre ücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar),kendi hesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular),tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar(Tarım Bağ-Kur’luları), tarım işlerindeücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları),devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 inci ve Geçici 4üncü maddelerle, 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ilediğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yeralan “…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğinikorumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğugibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir. Bu bakımdan5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra,prim esasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanunkapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği gözönünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla,yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkemeolması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortayaçıkan uyuşmazlıklarınçözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılıkgörülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…”
Yukarıda sözü edilen mevzuathükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birliktedeğerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisiolarak çalışmakta olanlar, daha önce olduğuüzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Kaldı ki; T.C.Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğermahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesikararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır.
Bu durumda, 5510sayılı Yasanın yürürlüğe girmesindenönce iştirakçi sıfatıyla çalışmaktaolan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emeklisıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem veyapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları ve tam yargı davaları kapsamında bulunan, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncedevredilen T.C. Emekli Sandığı GenelMüdürlüğünden 2330 sayılı Kanunkapsamında aylık alan davacı tarafından sağlıkkurulu raporu ile temini gerekli görülen sol dizaltıprotezi bedelinin tahsili için açılandavanın, görüm ve çözümünün idariyargı yerinde görüleceği sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Ankara 16. İş Mahkemesi’nin başvurusunun kabulüyle,Ankara 17 İdare Mahkemesince verilen 30.4.2015 gün ve E:2015/556,K:2015/673 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, Ankara 16. İşMahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜYLE, Ankara 17 İdareMahkemesince verilen 30.4.2015 gün ve E:2015/556, K:2015/673sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,10.07.2017 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Birgül
KURT
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Turgay Tuncay
VARLI
Full & Egal Universal Law Academy