T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2017/402
KARAR NO : 2017/464
KARAR TR : 10.07.2017
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. F. P.
Davalı : İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. H. D. S.
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketesigortalı İstanbul SağlıkMüdürlüğüne ait 34 VZ 6335 plakalı araçile 13.01.2013 tarihinde İstanbul/KüçükçekmeceMehmet Akif Bulvarı Bahariye Caddesi üzerinde seyir halinde iken yolyapım ve onarımından sorumlu idarenin yol üzerinde ararefüjü belirten işaret ve yeterli aydınlatmasıolmamasının, ayrıca havanın yağışlıolması sebebi ile sigortalı aracın orta şerideçıkması suretiyle maddi hasarlı tek taraflı trafikkazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göredavalı idarenin % 100 kusurlu olması nedeni ile dava konusukazanın oluştuğunu, davalı idarenin işbu kazanınmeydana gelmesinde hizmet kusuru bulunduğundan sorumluluklarıbulunduğunu, ekspertiz raporuna göre sigortalıya, hasarauğrayan aracın hasar bedeli olan 30.340,01-TL'nin 14.06.2013tarihinde ödendiğini, rücu alacağı içindavalıya başvurulduğunu, davalı tarafından kaza nedeniolarak refujbaşı levhasının olmamasınıgöstermek makul ve mantıklı kabul edilemeyeceğinden hasarbedelinin ödenmesi talebinin karşılanmasının uygunbulunmadığı yolunda cevap verildiğini ileri sürerek, rücuentazminat alacağı olan 30.340,01-TL’nın ödemegünü olan 14.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL23. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 26.5.2016 gün ve E:2013/227, K:2016/184sayı ile, davanın hizmet kusuru nedenine dayalı tazminatdavası niteliğinde olduğu ve hizmet kusurundan kaynaklananzararlar yönünden idare aleyhine tam yargı davasınınidari yargı yerinde açılması gerektiğigerekçesiyle, davanın yargı yolu bakımından usuldenreddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istem ile idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL10. İDARE MAHKEMESİ: 16.5.2017 gün ve E:2016/1832 sayıile, dava konusu uyuşmazlığın 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin birtazminat davası olduğu, anılan Kanunun 110. maddesiuyarınca davanın görüm ve çözümündeadli yargı mercilerinin görevli olduğu gerekçesiyle adliyargının görev alanına giren davanın 2577sayılı Yasa’nın 14/3-a ve 15/1-a maddeleri uyarıncagörev yönünden reddi gerektiğinden, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bukonuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesinekarar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Ali ÇOLAK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin AliÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve BirgülKURT’un katılımlarıyla yapılan 10.07.2017günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
I-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKARPEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyensigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bu kanununkarayollarında uygulanacağı belirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden,dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda;Şirkete sigortalı vasıtanın geçirdiği trafikkazası neticesinde hasarlandığı, bahis konusu olay neticesindevasıtada maddi hasarın meydana geldiği; tespit edilen hasarbedelinin sigortalı vasıta sahibine ödendiği, olayınmeydana gelişinde davalı idarenin yol kusurunun tespit edildiği,meydana gelen hasar nedeniyle sigortalısına tazminat ödeyenşirketin kusur nispetine göre faiziyle birlikte davalıdantahsili istemiyle davanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsigeçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacaksorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu dolayısıyla, İstanbul10. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, İstanbul 23.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 26.5.2016 gün ve E:2013/227, K:2016/184 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 10.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, İstanbul 23.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 26.5.2016 gün ve E:2013/227, K:2016/184sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,10.07.2017 gününde Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan
Nuri
NECİPOĞLU
Üye
Ali
ÇOLAK
Üye
Alaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ahmet Tevfik
ERGİNBAY
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Suna
TÜRE
Üye
Birgül
KURT
KARŞI OY
3.11.2015tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlananUyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.9.2015 gün ve E:2015/670,K:2015/671 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum.10.07.2017
ÜYE
Süleyman Hilmi AYDIN
Full & Egal Universal Law Academy